İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/655 K.2024/1090

Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı…

Esas2021/655Karar2024/1090Tarih16 Temmuz 2024Okuma10 dk · 1.949 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Temmuz 2024
Dosya no
2021/655
Karar no
2024/1090
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/02/2021
Numarası
2020/320 Esas - 2021/75 Karar
Dava
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak
İstinaf karar tarihi
16/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.949 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin ... A.Ş.nin eski yetkilisi olduğunu, davalı banka tarafından şirkete 61.950,00 USD. Bedelli kesin teminat mektubu verildiğini, ... A.Ş.tarafından davalı bankaya teminat mektubu bedelinin ödenmesinin ihtar edildiğini, mektubun paraya çevrildiğini, ... Tel.Yay.

A.Ş.ne teminat mektubu verilmeden önce bu şirket tarafından davalı bankaya teminat mektubu bedelinin ödendiğini, ancak davalı banka teminat mektubu bedelini nakit olarak bloke ettiğini, mektubun dolar üzerinden verildiği için teminat mektubunun paraya çevrilmesi sırasında kur farkında 67.702,46 TL bakiyenin ortaya çıktığını, oysa ki, banka teminat mektubunu verdiği gün yatırılan bedelin dolar olarak bloke etse idi bu şekilde bir bedelin ortaya çıkmayacağını, bu nedenle böyle bir borcu kabul etmediklerini, ödenen 67.702,46 TL için tedbir kararı verilmesini,

bedelin ödeme tarihinden itibaren faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın müvekkili Banka’ya borçlu olmadığından bahisle müvekkili Banka’nın sebepsiz zenginleştiğini iddia etmekle birlikte davacının iddialarının tümünün gerçek dışı olduğunu, zira davacı tarafın dava dışı ..

A.Ş.’nin Banka’ya olan borçlarından taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumlu olup, davacının yapmış olduğu ödemenin kefalet sorumluluğu kapsamında yapıldığını, akdedilen sözleşmenin bir örneğinin sözleşmenin imzalanması anında borçluya teslim edilmiş olduğunu, kendisine ihtarname dışında ayrıca bir bildirim yapılmasına gerek olmadığını, her türlü izahtan vareste olduğunu, davacının tazmin olan teminat mektubunun bedelinin müvekkili Banka tarafından dolar cinsinden nakten bloke edilmesi gerektiğinden bahisle ileri sürdüğü itirazların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,

davacıların tüm iddia ve itirazlarının haksız ve mesnetsiz idilar ve itirazlar olduğunu bu nedenlerle haksız, hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli davanın reddine, davacının dava tutarının %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm masraf ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "... TBK m. 583 uyarınca kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olamaz. Anılan maddede öngörülen nitelikli yazılı şekildir.

Zira kefalet sözleşmesinin belirli bölümlerinin kefilin el yazısı ile belirtilmiş olması gerekmekte olup ayrıca 6098 sayılı TBK’nun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmesi ve bu yasanın m. 584. Hükmü ile eşin kefalet sözleşmesine; sözleşme anında rıza göstermesi şartı getirildiği, Dava dışı ...

A.Ş. ile davalı Banka arasında akdedilen ve davacı yanın müşterek borçlu müteselsil kefil olarak yer aldığı 09.04.2015 tarihli GKS aslının 27’nci sayfasında bulunan “Müşterek Borçlu ve Müteselsil Kefil “ başlıklı çerçevenin içinde; davacı ...’in, El Yazısı İle Yazılmış Adı-soyadı, İmzası, Kefalet Miktarı (360.000 TL ), Tarih (09.04.2015) Ve “müteselsil kefilim.” şerhi bulunduğu görüldüğü, davalı Banka’nın 16.04.2019 / 103775 tarih ve sayılı sayın Mahkemeye muhatap yazısında; kefalet sözleşmesinin alınmadığı belirtildiği, dava dosyası kapsamında yapılan incelemede;

eşinin davacı ...’in Kefaletine muvaffak ettiğine dair muvaffakatname (yazılı onay) alınmadığının tespit edildiği, davalı Banka’nın teminata bloke ettiği tutar ile teminat mektubu tutarının birebir USD cinsinden aynı olması veya teminat mektubunun verildiği tarihteki TL karşılığının çok yüksek tutulması gerektiği halde davalı banka’nın kusurlu hareket ederek neden olduğu zarar için (kur farkından dolayı) davacı ...’den 67.702,46 TL tahsilatta bulunduğu dosyaya sunulan 07.03.2017 tarihli işlem dekontunun kapsamından tespit edildiği, davacI ...’in; söz konusu tutarı davalı banka’ya ...

Bankası A.ş.’den internet üzerinden eft olarak davalı banka’nın İkitelli-İstanbul şubesine gönderdiği, davalı Banka’nın söz konusu tutarı tahsil tarihinde TCMB Efektif Alış Kuru’na göre değerlendirip Amerikan Dolarına çevirip kur farkına mahsup etmesi gerektiği, Ancak davalı banka’nın gayrinakdi krediyi (teminat mektubu) kullandırırken kusurlu davrandığı, Teminat mektubunun riskine karşılık USD cinsinden parayı, gayrinakdi kredi tutarı kadar aynı tutarda bloke etmediği veya TL cinsinden teminata aldığı tutarı kredi tutarının çok üstünde bloke etmediği bu nedenle davacı ...’den yapılan tahsilatın davalı bankanın kusurundan kaynaklandığı,

dolayısıyla ...’in Türk Borçlar Kanunu kapsamında geçerli kefaleti bulunmadığından davalı bankaya ödenecek borcu bulunmadığı, bu bağlamda davalı bankanın haksız olarak yaptığı tahsilat tutarı 67.702,46 TL tahsil tarihine kadar işletilecek yasal faizi ile birlikte iade etmesi gerektiği, İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/120 Esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ve doğrultusunda davacının geçerli kefaleti bulunmadığından davalı bankaya ödenecek borcu bulunmadığı tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda tespit edilmiş olup,

davanın kabulü ile 67.702,46 TL 'nin 07/03/2017 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 584/3 maddesi uyarınca, borçlu şirketin ortağı veya yöneticisi tarafından, borçlu şirket lehine, kefil olunması halinde, eş rızası aranmayacağının, düzenlendiğini, dava konusu edilen olayla ilgili, bankacılık teamüllerinin de araştırılmadığını, davacının davanın başlangıcında, dava dilekçesinde, davacının eşinden rıza alınmadığı için kefaletinin geçersizliğinden hiç bahsetmediğini, dava dilekçesi içeriğinde, davacının kefaletinin hiç olmadığını vurgulayarak dava açtığını, genel kredi sözleşmesi aslını dava dosyasına sunduklarında ise bu kez davacı tarafın,

eşinden rıza alınmadığı için kefaletinin geçerli olamayacağı şeklinde iddialarını değiştirdiğini, mahkemenin teminat mektubu verilmesine karşılık TL yatırıldığını ancak bankanın bu tutarı USD'ye çevirmediği gerekçesiyle kusurlu bulmasının hukuka aykırı olduğunu, USD cinsi teminat mektubu verilmiş olsa bile davacının kendisi veya dava dışı kredi borçlusu ...

Yayıncılık A.Ş. tarafından dolar olarak yatırabilecekken, davacı veya dava dışı şirket tarafından TL olarak yatırıldığını, davacının imzasına havi olan genel kredi sözleşmesinin 9.3.6. Maddesi , 8.3. Maddesinin atıf yapmasıyla genel kredi sözleşmesi'nin 6.3.1. ve 6.3.2. maddeleri uyarınca ...

Bankası tarafından müşteriye veya müşteri için satıcı, imalatçı, ihracatçı ve sair kişilere yapılacak ödemeler TL olsa dahi müşterinin yükümlülüğünün Katılım Bankasının müşteri için garanti ettiği (teminat mektubu konusu) veya kullandırdığı yabancı para cinsinden olacağının düzenlendiğini, mahkemece genel kredi sözleşmesi maddelerinin değerlendirmeye alınmadığını, davacı TL olarak yatırmış olsa bile müvekkili bankanın USD'ye çevirmesi gibi hukuki zorunlululuğu olmadığını, davacının TL olarak değil, USD olarak da yatırmasının mümkün olduğunu, davacının dolar cinsi yükümlülüğünü, TL yatırması nedeniyle kendisinin kusurlu olduğunu,

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu düzenlemelerinde veya taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesinde, müvekkili bankanın yatırılan TL'yi, dava dışı ...A.Ş.'nin onayı alınmaksızın, dolara çevirmesi gibi bir yükümlülüğü olmadığını, aksi yönden düşünülecek olursa, dava dışı ...

Yayıncılık A.Ş. tarafından yatırılmış olunan TL, dolara çevrilmiş olsaydı ancak bu kez, dolar kuru yükselmeyip, dolar kuru düşmüş olsaydı, davacının bu kez de neden kendisinden onay alınmadan banka tarafından dolara çevrildiği yönünde dava açacak veya şikayette bulunacak olduğunu beyanla istinaf başvurularının kabulüne karar verilmesini ve İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/320 Esas ve 2021/75 Karar Sayılı Kararının kaldırılmasına karar verilmesini, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 583. ve 584/f.3. maddelerine ve taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi maddelerine ve hukuka aykırı olan davanın reddine karar verilmesini,

yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava. Dolar cinsinden düzenlenen kesin teminat mektubunun tazmini sırasında teminatın TL üzerinden olması nedeniyle oluşan kur farkının davacı tarafından ödenmesi üzerine ödenen bedelin davalı bankadan tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa incelemesine konu uyuşmazlık temelde; kefalet sözleşmesi için eş rızasının aranması gerekip gerekmediği, Dolar cinsinden düzenlenen kesin teminat mektubunun , teminatın TL üzerinden olması nedeniyle paraya çevrilmesi sırasında doğan kur farkından dolayı davacının sorumlu olup olmadığı noktalarındadır. Dosya kapsamındaki delillere göre davacının dava dışı ... A.Ş. ’nin eski yetkilisi olduğu, davalı bankanın talebi üzerine ...

A.Ş.’ne 61.950 USD bedelli 09.04.2015 tarihli kesin teminat mektubu verildiği, davalı bankaya ... A.Ş. tarafından teminat mektubu bedelinin ödenmesinin 24.01.2017 tarihli yazı ile ihtar edilmesi üzerine davalı banka tarafından teminat mektubunun, teminatın TL üzerinden olması nedeniyle paraya çevrilmesi sırasında 67.702,46 TL fark ortaya çıktığı, davalı bankanın bu farkı davacıdan talep etmesi üzerine 07.03.2017 tarihinde bu bedelin yatırıldığı anlaşılmaktadır düzenlenmiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 583/1. Maddesine göre kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır. Bunun yanı sıra TBK'nın 584/1.

Maddesinde, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğu, ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmayacağı düzenlenmiştir.

Dava dışı ... A.Ş. ile davalı banka arasında akdedilen 09.04.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin 27. Sayfasında “müşterek borçlu ve müteselsil kefil" başlığı içinde TTK'nın 583.maddesine uygun olarak davacının el yazısı ile yazılmış adı-soyadı, imzası, kefalet miktarı, tarih ve müteselsil kefil beyanının bulunduğu görülmüştür.

TBK'nın 584. maddesi kapsamında eşin rızasının alınması kefalet sözleşmesinin tamamlayıcı unsuru değil, geçerlilik unsuru olup, eşin rızasının bulunup bulunmadığı hususunun hakim tarafından resen dikkate alınması gerekir.

Somut olayda ticaret sicil kayıtlarına göre davacının genel kredi sözleşmesinin imzalandığı tarihte dava dışı borçlu şirketin ortağı olduğu gözetildiğinde mahkemenin kefalet sözleşmesinin geçerliliği için eş rızası bulunması gerektiğine ilişkin tespiti yerinde olmamıştır. Diğer yandan dava dışı ... A.Ş. ile davalı banka arasında akdedilen 09.04.2015 tarihli genel kredi sözleşmesinin 6.3.1.

Maddesinde "Döviz/Dövize endeksli finansmanlarda/kredilerde, endekslemede/kullandırmada esas alınacak kur ... Bankası döviz alış kuru; ödemede ise ... Bankası döviz satış kurudur.", 6.3.2.maddesinde "Yabancı para esasına dayalı finansmanlarda/kredilerde, finansman/kredi yabancı para (döviz) üzerinden veya yabancı para ölçüsü ile (döviz endeksli) kullandırılırken, ...

Bankası tarafından Müşteriye veya Müşteri için satıcı, imalatçı, ihracatçı ve sair kişilere yapılacak ödemeler TL olsa dahi Müşterinin yükümlülüğü ... Bankasının Müşteri için garanti ettiği (teminat mektubu konusu) veya kullandırdığı yabancı para cinsinden olacaktır.". 9.3.6. Maddesinde "... taahhütlerinin TL olarak düzenlenmiş olmasına karşın, garanti taahhütlerine dayalı olarak ...

Bankasının yükümlülüğünün döviz veya döviz esaslı olması halinde Müşterinin yükümlülükleri de döviz üzerinden olacak; sözleşmenin dövize ve endekslemeye ilişkin hükümleri uygulanacaktır" düzenlemeleri mevcuttur. Somut olayda davalı banka tarafından tazmin edilen teminat mektubu USD üzerinden verilmiş olup, teminatın TL üzerinden depo edilmiş olması sebebiyle teminat mektubunun paraya çevrilmesi sırasında kur farkı meydana gelmiştir.

Davacı oluşan kur farkı nedeniyle davalı bankaya ödeme yapmış ve bu ödemenin davalıdan tahsilini istemiş ise de davalı bankanın yükümlülüğünün döviz veya döviz esaslı olması halinde davacının yükümlülüğünün de döviz üzerinden olacağı davacının kefil olduğu genel kredi sözleşmesi hükümleri ile kararlaştırıldığı gibi teminat mektubunun tazmin edilmesi suretiyle gayrinakdi kredinin nakdi krediye dönüştüğü ve davacının nakdi krediye dönüşen bedel yönünden kefil olarak sorumluluğu bulunduğu gözetildiğinde mahkemece davanın reddi yerine davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın REDDİNE,2-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.156,19 TL harçtan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının mahsubu ile 728,59 TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde davacıya iadesine,3-Yargılama sırasında davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 17.900,00 TL Avukatlık ücretinin davacı taraftan alınarak davalıya verilmesine,5-Karar kesin olduğundan HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa;

davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,6-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta gideri 130,00 TL olmak üzere toplam 292,10 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

16/07/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/655, K. 2024/1090, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/655
Karar No
2024/1090
Tarih
16 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/655 K.2024/495
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/656 K.2024/1094
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/660 K.2024/1117
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/661 K.2024/1135
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/662 K.2024/1118
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/665 K.2024/508

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.