İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/656 K.2024/1094

Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)- Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı-…

Esas2021/656Karar2024/1094Tarih16 Temmuz 2024Okuma9 dk · 1.854 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
16 Temmuz 2024
Dosya no
2021/656
Karar no
2024/1094
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/12/2020
Numarası
2018/715 Esas - 2020/987 Karar
Dava
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)-Alacak
İstinaf karar tarihi
16/07/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.854 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)- Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın asıl davanın kabulüne karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı- karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin davalı şirketin ana bayisi olduğunu, 2017 yılı için cari işlemleri 17.533.430,90-TL iken müvekkilinin bakiye alacağı olan 31.927,38 TL'nin şimdiye kadar ödenmediğini, borcun ödenmemesi üzerine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötüniyetli olarak itirazı üzerine takibin durduğunu, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu ...

İcra Müdürlüğü'nün... E.sayılı takip dosyasına yapılan haksız ve kötüniyetli itirazın iptali ile 31.927,38-TL alacağın borçludan tahsiline karar verilmesini, alacak muayyen ve likit olduğundan borçlunun %20 aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle, davalıya 05.02.2018 tarihinde yönetim kayyımı tayin edildiğini, kayyım heyetince şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesi yapılan tespitlere göre davacının davalıdan alacağının bulunmadığını, müvekkili şirket kayıtlarına göre 2.019.552,91-TL bakiye borcunun bulunduğunu, tarafların bayilik sözleşmesinin özel şartlar başlığında %20'den fazla fark faturası düzenleyemeyeceği hususunun yazılı olduğunu,

taraflar arasında toplam satış tutarı kayıtlarına göre yaklaşık 3,5 milyon olduğu düşünüldüğünde bu tutar üzerinden hesaplanacak %20 hesaplamada dahi müvekkilinin davacıdan alacaklı olduğunun görüleceğini, açıklanan nedenlerle asıl davanın reddi ile %20'den aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine, karşı davanın kabulü ile müvekkilinin alacağı olan 25.000-TL'nin davacı/karşı davalıdan tahsiline, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "..her iki tarafın usulüne uygun tutulmuş ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucu tanzim edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, davacı/karşı davalı tarafından tanzim edilen faturaların davalı/karşı davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı/karşı davacı tarafından itiraz süresi geçtikten sonra fatura tanzim edilerek davacı/karşı davalıya ihtarname ile gönderildiği, bu faturaların davacı/karşı davalı tarafından defterlerine kaydedilmediği tespit edilmiştir.

Taraflar arasında imzalanan 03/11/2017 tarihli "Mutabakat Zaptı" başlıklı belge ile tarafların, davacı/karşı davalının hak edişi olan, %10 komisyon bedeli 786.272,70 TL tutarında fiyat farkı faturası düzenlenmesi ve cari hesaplara kaydedilerek genel hesaplar üzerinden hareket edilmesi hususunda anlaştığı, yine taraflar arasında imzalanan 17/11/2017 tarihli "Hesap Mutabakat Zaptı" başlıklı belge ile tarafların,

davacı/karşı davalı tarafından düzenlenen faturalar toplamı olan 1.899.520,79-TL+KDV'nin davalı karşı davacının defterlerine işlenmesini takiben aradaki farkın davacı/karşı davalı lehine 31.927,38-TL olduğu hususunda anlaştığı görülmüştür. Mutabakat metninin davalı/karşı davacı şirketin yetkilisi tarafından imzalandığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.

Her ne kadar davalı/karşı davacı vekili tarafından, davacı/karşı davalı şirketin tek yetkilisinin ... olduğu, davalı/karşı davacı şirketin ortaklarının ... ve ...n yetkilisi olduğu, şirketi temsil ederek mutabakat imzalamaya engel bir durumun olmadığı,

bir kısıtlama olmadığı sürece davalı/karşı davacı şirketin ortakları arasındaki uyuşmazlıkların, şirket yetkilisinin şirketi temsil ederek yapmış olduğu hukuki işlemlerin sıhhatine etkisinin olmayacağı birlikte değerlendirildiğinde, takip tarihi itibariyle davacı/karşı davalının davalı/karşı davalıdan 31.927,38 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmış, asıl davada, davanın kabulüne, icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit olduğundan kabul edilen 31.927,38 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Karşı dava yönünden ise, davalı/karşı davacı şirket yetkilisi tarafından imzalanan mutabakat metinleri ve tarafların defter ve kayıtları incelenerek tanzim edilen bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davalı/karşı davacının davacı/karşı davalıdan talep edebileceği alacak tespit edilemediğinden, karşı dava yönünden ispatlanamayan davanın reddine ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı- karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hem asıl hem karşı dava yönünden istinaf başvurusunda bulunduklarını, taraflar arasındaki sözleşmenin sonradan ortaya çıkmış olup, davacı şirket ile sözleşmeyi imzalayan şirket ortağı arasında organik bağ bulunduğunu, sözleşmenin ve mutabakat metninin yetkili temsilci tarafından imzalanmış olmasının sözleşme şartlarının ve fatura içeriklerinin gerçekleştiği anlamına gelmediğini, davacının müvekkiline olan borcunu inkar etmediğini, davacı tarafın müvekkili şirkete olan borcunu kapatmak için zarar fatura düzenleyerek borcu kapattığını idddia ettiğini,

müvekkil şirketin lehine delil olan ve kayıtlarında gözüken bu alacak için kesilen fatura içeriğinin doğru olduğunu, taraflar arasındaki ilişkiyi yansıttığını davacı-karşı davalının ispatlaması gerektiğini, ancak Mahkemece bu konunun irdelenmeden sadece faturaların ve faturalara dayalı olarak yapılan mutabakat metninin gerçek olduğuna hükmedilerek bunun üzerinden hatalı bir nihai hükme ulaşıldığını, asıl davacı-karşı davalı kendi iddia ettiği gibi SUT listesinden kaynaklanan zararlarını ispat edemediğini, bu nedenle müvekkilinden alacaklı değil, kabul ettiği üzere kayıtlardaki şekli ile borçlu olması gerektiğini,

kararının kaldırılmasına ve ispatlanamayan asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl dava fiyat farkı faturasına dayalı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı dava sözleşme gereğince %20'den fazla fark faturası düzenleyemeyeceğine ilişkin hükme dayalı alacak istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı - karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Asıl davada davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu hakkında İstanbul Anadolu 21.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında "01.01.2017 -17.11.2017 tarihleri arası 31.927,38 TL tutarlı fatura alacağı" sebebine dayalı olarak 31.927,38 TL alacağın tahsili amacıyla 27.03.2018 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Asıl davada davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmış, karşı davada davacı tarafça tarafların bayilik sözleşmesinin özel şartlar başlığında kararlaştırılan %20'den fazla fark faturası düzenleyemeyeceği hükmüne dayanılarak alacak davası açılmıştır.

Taraflar arasında davacının bayi, davalının ithalatçı olarak adlandırıldığı 07.01.2017 tarihli "Özel sözleşme" başlıklı 1 yıl süreli bayilik sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin "Özel Hükümler" başlıklı 1. Maddesinde " İthal ürünleri döviz kurlarına bağlı olarak fiyatının sürekli olarak değişmesine rağmen SUT fiyatlarında eş zamanlı değişim olmadığı taraflarca bilinmektedir.

Bu nedenle döviz kurlarında ortaya çıkacak artış yada düşüş nedeniyle ortaya çıkacak zararları taraflar döviz kuru faturası yada fiyat farkı faturasıyla karşılıklı olarak tanzim edeceklerdir. Fark oranı karşılıklı olarak %20 'yi geçemez" şeklinde düzenlemenin yer aldığı anlaşılmaktadır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.

Ticarî defterlerin ibrazı ve delil niteliği, HMK’nın 222. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrasında mahkemenin, ticarî davalarda tarafların ticarî defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebileceği ve aynı maddenin 2. fıkrasında ise ticarî defterlerin, ticarî davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması gerektiği düzenlenmiştir.

Ticarî defter kayıtları ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan tarafın, ticarî defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticarî defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticarî defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir (HMK m. 222/3).

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticarî defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olurlar. (HMK m. 222/4). Taraflardan birinin diğer deliller yanında karşı tarafın ticarî defterlerine dayanmasıyla karşı taraftan ticarî defterlerin ibrazının istenilmesi, ancak ticarî defterlerin ibrazından kaçınılması durumunda, HMK’nın belgelerin ibraz mecburiyetini içeren 219 ve devamındaki hükümler uygulama alanı bulacaktır.

Bu çerçevede HMK’nın 220/3. maddesinde düzenlenen belgenin ibraz yükümlülüğüne aykırı davranışın sonucunda, hâkim, ibraz edilmeyen belgenin/ticarî defterin içeriği hakkında, somut durumun niteliğine uygun düştüğü ölçüde yapacağı değerlendirme sonrasında ibrazı isteyen diğer tarafın beyanının kabul edilip edilemeyeceğine karar verecektir (Pekcanıtez, Özekes, Akkan, Korkmaz,

s. 1834).(Yargıtay HGK'nın 27.01.2022 tarihi ve 2019/11-172 E. - 2022/69 K. sayılı kararı ) Dosyada kapsamına alınan bilirkişi raporunda davacı şirketin sahibi lehine delil niteliğini haiz bulunan ticari defterlerine göre davacı şirketin davalı şirketten 31.927,38 TL alacaklı olduğu; davalı şirketin sahibi lehine delil niteliğini haiz bulunan ticari defterlerine göre davalı şirketin davacı şirketten 2.019.552,91 TL alacaklı olduğu; taraflar arasındaki cari hesap farklılığının davacı tarafından davalıya “fiyat farkı” açıklaması ile düzenlenen 9 adet 1.899.533,68 TL + KDV tutarlı faturadan kaynaklandığı,

davalının düzenlenen fiyat farkı faturalarına 21.12.2017 tarihli ihtarname ile itiraz ettiği ancak itirazın yasal süresinde yapılmadığı belirtilmiştir. Taraflar arasında 17.11.2017 tarihinde akdedilen hesap mutabakat zaptına göre özel sözleşmede tanımlanan ithalatçı yükümlülüklerine göre ithalatçınını ulusal toplantı ve çalışmalarda tanıtıcı faaliyette bulunarak bayinin pazarlama ve satış sürecine katkı sağlaması gerektiğinden ...

A.Ş. tarafından yapılan toplantı masraflarının karşılığı olan 122.866,40 TL'nin fiyat farkı faturası olarak ... A.Ş. tarafından düzenlenen faturalarla ... Ltd.Şti'ne yansıtılması, ... A.Ş. tarafından kullanıma sunulan ürünler için düzenlenen faturalar karşılığında özel sağlık kuruluşları tarafından ... A.Ş'ne düzenlenen faturalar karşılığının (605.779,27 TL) ithalatçı olan ... Ltd. Şti'ne fiyat farkı olarak yansıtılması , ...

A.Ş tarafından takip edilen ihalelerin kesinleşen ihale tutarı (7.862.727,50 TL) üzerinden %10 oranında hesaplanan komisyon tutarının (786.272.70 TL) fiyat farkı faturası ile cari hesap üzerinden ... A.Ş. tarafından düzenlenecek faturalarla ... Ltd.

Şti'ne yansıtılması , komisyon faturalarında KDV oranının %18 olması nedeniyle düzenlemenin her iki tarafı da koruyacak şekilde "fiyat farkı" faturalaması çerçevesinde yapılması , ..., ..., ... ve ... kodlarına eşli ürünlerin toplam alış miktarı üzerinden hesaplama yapılmak suretiyle bayi komisyon oranları da dikkate alınarak ortaya çıkan farkın (384.582,40 TL) doğrudan fiyat farkı olarak cari hesap üzerinden ... A.Ş tarafından düzenlenen faturalarla ... Ltd.

Şti'ne yansıtılması konusunda ve ...'nin cari hesap farkının lehine olmak üzere 31.927,38 TL olduğu hususunda tarafların anlaştıkları görülmektedir.

Taraf defterleri arasında uyuşmazlığa konu davacı tarafından 24.10.2017-16.11.2017 tarihleri arasında düzenlenen 9 adet toplam 2.051.496,37 TL (1.899.533,68 TL+%8 KDV) tutarındaki faturaların, davacı ve davalı şirketlerin kaşe ve imzasına havi , mutabakat yapıldığı tarihteki davalı şirketin yetkilisi tarafından imzalanan ve davalı tarafça inkar edilmeyen 17.11.2017 tarihli mutabakat belgesine uygun olarak tanzim edildiği anlaşılmakla hesap mutakabatı ile üzerinde anlaşılan cari hesap farkı yönünden davacının davalıdan 31.927,38 TL alacaklı olduğu gözetildiğinde mahkemece asıl davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.

Bu nedenle davalı vekilinin asıl davaya ilişkin tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.Karşı davada, davacı, taraflar arasındaki özel sözleşme gereği tarafların %20 den fazla fark faturası düzenleyemeyeceği hükmüne dayalı olarak alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de taraflar arasındaki 17.11.2017 tarihli hesap mutabakat belgesine göre davacı-karşı davalı tarafından düzenlenen ve taraf defterleri arasındaki uyumsuzluğa neden olan fiyat farkı faturalarının, toplam iş hacmine göre yüzdesinin %16,84 olduğu,

bu durumun özel sözleşme hükmüyle uyumlu olduğu kabul edildiğinden karşı davacının özel sözleşme hükmüne dayalı olarak fiyat farkı faturaları nedeniyle alacaklı olduğunu ispatlayamadığı gözetildiğinde mahkemece karşı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı- karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle.

1-Davalı- karşı davacı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun MK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Asıl dava yönünden alınması gerekli olan 2.180,96 TL harçtan davalı-karşı davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 546,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.634,96 TL istinaf karar harcının davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Karşı dava yönünden istinaf karar harcı başlangıçta peşin olarak alındığından davalı- karşı davacıdan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,4-Davalı-karşı davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde

bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/07/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/656, K. 2024/1094, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/656
Karar No
2024/1094
Tarih
16 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/660 K.2024/1117
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/661 K.2024/1135
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/662 K.2024/1118
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/665 K.2024/508
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/668 K.2024/655
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/668 K.2024/484

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.