KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/813
- Karar no
- 2024/831
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/12/2020
- Numarası
- 2018/994 Esas - 2020/765 Karar
- Dava
- İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklı
- İstinaf karar tarihi
- 23/05/2024
Karar Metni
1.809 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin davalı şirkete araç yükü taşınmasına ilişkin nakliye hizmeti verildiğini, davacı şirketin nakliye hizmeti karşılığı sefer başı ve km bazında ücretlendirme ve sair masrafların yansıtılması şeklinde fatura düzenlendiğini, köprü ve otoban ödemelerinin ek olarak fiyata yansıtıldığını, davalının bu durumu kabul ettiğine ilişkin e-mailler bulunduğunu, buna karşılık davalı şirket tarafından taşman yüklere ilişkin hasar faturaları düzenlendiğini, bu durumun davacı tarafından çok sonra fark edildiğini, hangi gerekçe ile kabul edilmediğini davalı şirkete bildirdiklerini,
bu faturalar için davalı şirkete İade faturaları düzenlendiğini, açıklanan nedenlerle davalı şirketin ödemek zorunda olduğu köprü-otoban fark bedelleri ile haksız düzenlenen hasar ve yansıtma faturalara karşı kesilen iade faturaları sebebiyle davalıdan alacaklı olduklarını ve İst. Ana. ... İcra Müd. ... E sayılı dosyada haksız itirazın iptali ve alacağın % 20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Taraflar arasında "Taşıma İşleri Sözleşmesi" bulunduğunu, 3. Köprü nedeniyle yansıtılan faturalarda davacı şirket ile mutabık kalındığını, otoyollara yapılan her türlü zammın taşıma ücretlerine yansıtılacağına dair bir anlaşma yapılmadığını, davacı şirketin 01.10.2017 tarihi itibarı ile çalışmayı durdurduğunu, bu tarihten sonra taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunmadığını, davacı şirketin düzenlediği köprü ücret farkı faturalarının noter kanalı ile iade edildiğini, davalı şirketin daha öncesinden itiraz etmeyerek kabul ettiği ve bedellerini ödediği hasar faturalarına daha sonra yansıtma adı altında fatura düzenlediğini,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla hangi yansıtma faturasının hangi hasar faturasına ilişkin olduğunun da belirsiz olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiğini, haksız takip nedeniyle % 20 den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ... tarafların ticari ilişkilerinde kendi iradeleri ve kontrolleri dışında oluşan mücbir sebeplerden ücret artışlarının kaynaklandığı, dolayısıyla hizmet alan davalı yanın, hizmet veren davacı yan tarafından bu ücretlerin talep edilemeyeceği savı, davacı yanın bu zorunlu artış ücretlerini davalı yandan isteyememesi hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki davalı ... yetkilisi "[email protected] 2 Ocak 2017, 13:43 gruplu" e-postasında davacı ...
Lojistik ...'ya hitaben 3, Köprü fark faturası kesebileceğini kabul ettiklerini bildirdiği, bu bağlamda, C. Sektörel Yönde DEĞERLENDİRME bölümü (b) bendinde izah edildiği üzere. Davacının 3, Köprü fark faturalarını, yapılan e-posta yazışmalar dolayısıyla davacının bu giderlerini davalıdan talep edebileceği hususlarında görüş belirtilmiştir.
Davacı taşıyıcı firmanın köprü geçiş ve oto yol ücretlerindeki artışları davalı firmaya yansıttığı, ancak davalı firmanın köprü geçiş ücretlerini kabul ederken, otoyol artışları ile ilgili davacı faturalarını kabul etmediği, sektörün teamül ve uygulamalarında, taşıyıcı firmalar müşterisine teklif verirken , yani sözleşme yapma aşamasında, yakıt köprü otoban geçişlerinde olası artışlarda göz önünde bulundurarak sözleşmeye olası artışlara ilişkin madde koydukları, aksine durumda bir hak talebinde bulunulamayacağı bilincinde olmalarının gerektiği, taraflar arasında akit altına alınmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı,
yapılan e-posta yazışmaları ile davalı firmanın köprü ücretlerine ilişkin düzenlenecek faturalara onay verdiği, davacının davalıdan otoyol ücretleri ile ilgili talebinin ise, davalının kabulünde olmadığı, bu ve benzeri giderlere ilişkin akit altına alınmış herhangi bir sözleşme bulunmadığı, davalının, davacı taşıyıcının taşıdığı araç yüklerini hasarlandığını iddia ettiğine ilişkin dosyada somut bir belgeye rastlanılmadığı, dolayısıyla bu konunun ispatlanamadığı,
faiz ile ilgili davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığından ve faturalar üzerinde de ödeme vadesinin belirlenmemiş olması nedeniyle takip öncesi faizin uygun olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin ticari olması nedeniyle takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilebileceği, bu nedenlerle davanın kısmen kabülü ile, İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapılan davalı borçlu itirazının kısmen iptali ile takibin 81.223,38 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 81.223,38 TL'ye takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faizi işletilmesine ve şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin verdiği kararın hukuka aykırı olduğunu, 24/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda 3. Köprü fark faturaların geriye dönük talebinin kabulü halinde 81.223,38 TL talep edilebileceği, otoyol fark ücretleri talebinin kabulü halinde 6.112,40 TL kabul edileceği, 236,00 TL ilave nakliye ücretinin kanıtlanmadığı ve talep edilemeyeceği, rapor edildiği ek raporda kök rapordaki görüşün değiştirilmesini gereken bir husus bulunmadığının bildirildiğini, taraflar arasında sadece köprü geçiş ücretleri hususunda 01 Ekim 2017 tarihinden sonra olmak üzere mutabakat sağlandığını,
bu tarihten önce yapılan taşımalardan kaynaklanan 3. Köprü geçiş ücretlerinin davacıya ödendiği incelenmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan hazırlanan raporun hükme esas alınmasının isabetli olmadığını, 3. Köprü fark faturaların e posta yazışmalarıyla davalının kabul ettiği, dolayısıyla davacının bu giderleri davalıdan talep edebileceği yönünde hatalı tespitte bulunduğunu, söz konusu yazışmalar incelendiğinde müvekkilinin yalnızca 1 Ekim 2017 tarihinden itibaren 370 TL üzerinden yalnızca köprü ücreti olarak davacı yanla mutabık kaldığının aşikar olduğunu,
daha önceki aylarda ise köprü ücreti olarak ne miktarda fatura kesilebileceği yönünde davacı tarafa mail gönderildiğini, önceki dönem toplam meblağın ödendiğini, Ekim 2017 öncesinde iddia edilen köprü geçiş ücretlerinin hatalı şekilde hesaplamaya gidilmesinde hükme esas alınmasının hukuka ve ticari teamüle aykırı olduğunu,
yansıtma faturaları yönünden ise davacı ile mutabık kalındıktan ve davacı adına düzenlenip davacı ticari defterlerine kaydedildikten aylar sonra yansıtma faturası adı altında araçlara verdiği hasarların aslında gerçekleşmediğinden bahisle daha önce hiçbir itirazı kayıt ileri sürmeden ödemiş ve kabul etmiş olduğu hasar faturalarının keyfiyen ve dayanaksız olarak yansıtma adı altında iade faturası düzenlemesinin mümkün olmadığı,
bu hususun net bir şekilde ortada olmasına rağmen gerekçeli kararın usul ve yasaya aykırı kurulduğunu, davacının taşınan yüke hasar vermediğini gösteren teslim tutanaklarının sunmadığını ve iddiasını ispat etmediğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava taraflar arasında taşıma sözleşmesinden kaynaklanan eksik cari hesap bakiye ve 9 adet fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda belirtilen gerekçe doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalının kabulünde olan 3. Köprü geçiş ücretlerinin 01/10/2017 tarihinden önceki döneme ilişkin yapılan hesaplamanın doğru olup olmadığı, davacı tarafça davalıya araç hasarlarına ilişkin fatura bedellerinin davalı alacağından mahsubunun gerekip gerekmediği noktalarındadır.
Taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş taşıma sözleşmesi bulunmadığı, ancak sözlü olarak taşıma sözleşmesinin kurulmuş olduğu, davacının bu kapsamda davalının bir kısım taşıma işlerini yerine getirdiği, taşıma işinin yapılmasına ve navlun ücretine ilişkin bir uyuşmazlığın bulunmadığı, uyuşmazlığın 3. Köprüye ödenen ücreti farkları ile otoban ücretlerinin geriye dönük olarak davalıdan talep edilmesi,
davacının taşıma esnasında yüke verdiği zararlar nedeniyle, davalı tarafça düzenlenen faturaların davacı defterlerine kaydedildikten sonra davacı tarafça yansıtma faturası düzenlenerek davalıya fatura edildiği ve davalı tarafça bu faturaların davacıya iade edildiği uyuşmazlığın bu noktalardan kaynaklandığı, taraflar arasındaki taşıma ilişkisini ekim 2017 tarihinde sona erdiği anlaşılmaktadır.
Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasın ile " 9 adet fatura alacağından bakiye ve cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 115.636,69 TL alacağın tahsili istemiyle 31/05/2018tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuş ve eldeki itirazın iptali davası açılmıştır.
Dosyaya ibraz edilip taraflarca içeriği inkar edilmeyen mail yazışmaları ile davalı tarafın 01 Ekim 2017 tarihinden sonraki taşımalar için 3. köprü ücret farkları olarak 370 TL ödemeyi kabul ettiği, daha önceki dönemlere ilişkin fark ödeneceğine dair bir kabulün bulunmadığı gibi otoban ücreti veya farkı ödeneceğine dair de bir bilgi bulunmadığı görülmektedir.Dosyaya alınan bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerindeki cari hesap alacak/borç bakiyeleri 31/10/2017 tarihi itibari ile 644.133,64 TL davalının davacıya borcu bulunduğu şeklinde birebir mutabıktır.
Davalı şirket kayıtlarına göre 31/05/2018 takip tarihi itibarıyla davalı şirket davacıya TL cinsinden 7.926,60 TL borçlu, Euro cari hesabından ise 966,76 Euro alacaklıdır.
Davacı ticari defter kayıtlarına göre ise takip tarihi itibarıyla davacı davalıdan 115.636,69 TL alacaklı, Euro cari hesabına göre 31/12/2017 tarihi itibarıyla 966,76 Euro olduğu, bu miktar davalıya olan borcunun 01/05/2018 tarihinde TL ye çevirerek davalının TL borcundan mahsup ettiği ve 115.636,69 TL takibe konu ettiği alacak miktarına böylece ulaştığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki mail yazışmalarından 1 Ekim 2017 tarihi öncesinde köprü geçiş ücretlerinin aylık olarak mutabakat sağlanarak ödendiği belirlidir. 1 Ekim 2017 tarihinden itibaren maktu olarak 370 TL olarak belirlenen ücretin geriye dönük olarak farklarının ödeneceğine davalı kabulüne ilişkin bir belge dosyada mevcut değildir. Takip konusunun bir yandan 9 adet faturaya dayanırken aynı zamanda cari hesap alacağına da dayandığı görülmektedir.
Dosyada toplanan deliller ile davacının düzenlediği 9 adet fatura da yansıtma faturası olarak düzenlendiği, bilirkişi raporuyla bu faturaların otoban geçiş, 3. Köprü geçiş farkı, 2017 yılı Ekim ayına ait kabul edilen kısma yönelik köprü geçiş farkı gibi kalemlerden oluştuğu belirtilmiş ise de her bir faturanın ayrı ayrı dayanağı belirtilmemiştir.
Davacının 01/10/2017 tarihi öncesine ilişkin davalının bu ücretlerin ödeneceğini dair bir kabulü bulunmadığından bu miktarların talep edilme imkanı yoktur. Ancak 01 Ekim 2017 tarihinden sonası için davalının kabul ettiği 370 TL üzerinden 2017 yılı Ekim ayına ilişkin belirlenecek kısmın davacıya ödenmesi gerekir.
Yine ilave nakliye faturasının dayanağı belgelendirilmediğinden bu yöne ilişkin talebin reddi gerektiği, davacı kayıtlarına itirazi kayıt konulamdan işlenen davalının düzenlediği hasar faturalarına TTK 21/2 gereği 8 gün içinde itiraz edilmediği, taraflar arasında inkar edilmeyen akdi ilişkinin bulunduğu, davalı tarafça hasar faturalarının akdi ilişkiye dayanılarak tanzim edildiği, davacı tarafça da herhangi bir itiazi kayıt konulamadan ticari defterlerine işlenip bedellerinin davalı tarafa ödendiği,
taraflar arasındaki ticari ilişkini sonra ermesi ve faturalara itiraz süresinin geçmesinden sonra yansıtma faturası adı altında davacıya fatura edildiği, bu durumda davalı lehine TTK 21/2 oluşan karinenin aksini yani bahsi geçen hasar faturalarının düzenlenmesine dayanak araçların hasarsız olarak taşınıp teslim edildiğinin davacı tarafça ispatının gerektiği, ancak bu konuda herhangi bir delil bulunmadığı, bu durumda bu fatura miktarlarının davalı lehine geçerli olduğunun kabulü gerektiği anlaşılmaktadır.
Davalının ticari defterlerine göre takip tarihi itibarıyla 7.926,60 TL cinsinden borcu, 966,76 Euro cinsinden bir miktar alacağı olduğu şeklinde kayıt bulunduğu, tarafların mutabakat sağladığı 31/10/2017 tarihinden sonra davalının ödemelerinin bulunduğu, ayrıca davacının düzenlediği ve karşılıklı olarak iade edilen yansıtma faturalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda takip tarihi itibariyle cari hesaptan veya faturalardan davacı alacağının yukarıda izah edilen ölçüler dikkate alınarak denetime elverişli rapor alınarak hüküm altına alınması gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/813, K. 2024/831, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama