İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/913 K.2024/1464

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2021/913Karar2024/1464Tarih11 Ekim 2024Okuma11 dk · 2.105 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Ekim 2024
Dosya no
2021/913
Karar no
2024/1464
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
12/01/2021
Numarası
2017/162 Esas - 2021/12 Karar
Dava
Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
11/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.105 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ...'in müvekkil ile aynı grup bünyesinde olan ... San. Ve Tic. AŞ nezdinde 01/11/2004 tarihinde işe başladığını, daha sonra tüm haklarının korunarak 01/10/2013 tarihinde müvekkil ... İşletmesi'ne naklinin yapıldığını, diğer davalı ...'nın da müvekkil ile aynı grup bünyesinde olan ... San. Ve Tic. AŞ nezdinde 08/09/2008 tarihinde işe başladığını, daha sonra tüm haklarının korunarak 01/10/2013 tarihinde müvekkil ...

Vakfı İktisadi İşletmesi'ne müdür olarak naklinin yapıldığını, davalı ...'in 22/05/2015 tarihinde 15 yıl 3600 prim gün sayısını doldurmuş olması nedeniyle işten ayrıldığını, davalı ...'nın ise müvekkili ile arasındaki hizmet akdini 07/08/2015 tarihli dilekçesi ile istifa etmek suretiyle feshettiğini bildirdiği ve 22/08/2015 tarihinde işten ayrıldığını, iş bu sözleşmenin sona ermesinden sonra 30/11/2015 tarihinde davalı eski çalışanlar ... ve ...'nın müvekkili şirkete rakip diğer davalı ...

Hizmetleri Ltd.

Şti.'ni %50-%50 pay sahibi olarak kurduklarını, müvekkilinin temel olarak malzemelerde yapılan kaynakların tahribatlı ve tahribatsız muayenesi ve muayene eğitimleri, personel belgelendirme ve sertifikalandırma konularında iştigal ettiğini, davalı ... de müvekkili ile aynı işler ile iştigal ettiğini, müvekkil çalışanlarının iş sözleşmelerinin Rekabet Yasağı başlıklı 4.maddesinde yer alan hükmüne aykırı hareket etmelerine yol açarak kendilerine ticari fayda sağlamak suretiyle haksız rekabette bulunduklarını, davalılar ... ve ...'nın müvekkili müşteri portföyüne de vakıf olduklarını,

davalıların iyi niyet kurallarına aykırı olarak ve rekabetin kötüye kullanımı biçiminde kullanmakta olduğunu ve bu surette kendilerine ticari fayda sağladıklarını iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların haksız rekabetinin men'ini, haksız rekabet nedeniyle sonradan artırım hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 50.000,00 manevi tazminat ile 1.000,00 TL portföy tazminatının davalılardan müşterek ve müteselsilen reeskont avans faiziyle tahsil edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, görev itirazında bulunduklarını, dava konusunun iş akdine dayandığını, görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili ...'in 01/11/2004/01/10/2013 tarihleri arasında davacı şirkette çalıştığını, müvekkilinin bulunduğu pozisyon dolayısıyla davacının yaptığı işlere dair teknik bilgiye sahip olmadığını, yazılı bir iş akdi olmadığı gibi rekabet etmeme yükümlülüğünün de bulunmadığını, söz konusu yükümlülüğün iş sözleşmesinin sona ermesiyle ortadan kalktığını,

eğer sözleşmenin tarafları rekabet etmeme yükümlülüğünün iş sözleşmesinin sona erdikte sonra da devam etmesini istiyorsa iş sözleşmesine bu konuda bir şart koyması gerektiğini ya da ayrı bir rekabet yasağı sözleşmesi yapılması gerektiğini, müvekkilinin bu konuda bir sözleşmesinin bulunmadığını, müvekkili ...'nın Yıldız Teknik Üniversitesi Metalürji ve Malzeme Mühendisliği mezunu olduğunu, müvekkilinin mesleğine dair teknik ve teorik bilgiyi üniversite süresince edindiğini, davacı şirkette 08/09/2008/01/10/2013 tarihleri arasında çalıştığını, müvekkilinin istifa etmediğini,

yasal haklarını alamadığı/eksik aldığı/zamanında alamadığı için haklı olarak fesih ettiğini, müvekkillerinin davacı ile rekabet halinde olmadığını, 2015 yılında müvekkili davalı ile davacının birlikte işler yaptığını, taraflar arasında faturaların söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki yazışmalardan birlikte iş yaptıkları sabit olduğunu, davacının sürekli iş yaptığı ve iyi ilişkiler içinde olduğu firmalara iskonto uyguladığını, müvekkili şirketin de bu firmalardan biri olduğunu ve bu iskontolardan faydalandırıldığını, müvekkili ile davacının çalışma alanlarının da bire bir örtüşmediğini,

davacının portföy tazminat talebini kabul etmediklerini, davacının talep ettiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin de haksız ve mesnetsiz olduğunu savunarak; fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davanın reddini, vekalet ücretinin ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep ve beyan etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ..davalılar ... ve ...'nın davacıya bağlı işletmede 01/11/2004 ile 22/05/2015 tarihleri arasında çalıştıkları, her iki davalının kendi talepleri ile iş sözleşmelerini feshettiklerini, davalıların 30/11/2015 tarihinde diğer davalı ... şirketini kurduklarını, davacı ile davalı ... arasında yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesi olmayıp, diğer davalı ... ı ile yazılı bir rekabet yasağı sözleşmesinin mevcut olduğu,

davalıların davacı işletmeden ayrılmalarından sonra aynı konuda faaliyet gösteren davalı şirketi kurmuş olmalarının Türk Ticaret Kanununun 54.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık taşıdığı, davalı ... bakımından aynı zamanda sözleşmenin 4.maddesinin ihlali anlamına geldiği kabul edilecek olsa dahi, Türk Medeni Kanunun 2.maddesinin somut olayda nazara alınması gerektiği, dosyaya sunulan faturalar ve e-posta yazışmaları ile davacı işletmenin davalıların kurmuş oldukları ... şirketi ile 2016 yılında birlikte faaliyet gösterdiği, davacının davalı şirkete fatura düzenlemiş olduğu,

yine vermiş olduğu hizmet nedeniyle iskonto yaptığı, tüm bu hususlar göz önüne alındığında davalıların faaliyetlerinin davacı işletme tarafından bilindiği ve zımnen kabul edildiği, buna göre davacının davalılar yönünden haksız rekabet iddiasında bulunmasının Türk Medeni Kanunun 2.maddesi uyarınca iyi niyet kuralına aykırılık teşkil edeceğinin kabulü ile, yerinde olmayan davanın reddine.." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalıların davacı müvekkili aynı konuda faaliyet gösteren bir işletme kurdukları bu suretle müvekkile karşı haksız rekabet fiilinin varlığının kabul edildiğini, davalılar müvekkili davacının mevcut çalışanlarıyla iletişime geçip, müvekkili yönetiminin bilgisi ve onayı olmaksızın, test ve muayene hizmeti aldığını, dava dilekçelerinde de açıkladıkları üzere, davalı ...

Firması’nın varlığı ve müvekkili şirkete karşı haksız rekabet içerisinde faaliyette bulunduğunun müvekkili şirket Yönetim Kurulu tarafından Ocak 2017’de öğrenilmesi üzerine, müvekkili şirket nezdinde yapılan araştırmalar sonucu, davalıların, müvekkilinin tahribatlı ve tahribatsız muayene ve eğitim bölümünün çalışanları ile irtibat kurarak müvekkili Yönetim Kurulu’nun bilgisi ve onayı olmaksızın, bölümden test ve muayene hizmetleri aldığını, bu hizmetlere karşılık normalde uygulanan fiyattan %20-%35 arası iskontolu olarak verilmesinin sağlandığının da ortaya çıktığını,

zaten davanın temel dayanaklarından birinin davalıların müvekkili şirket yetkililerinin izni ve bilgisi olmaksızın tahribatlı ve tahribatsız muayene işlemlerinin yapılması ve eğitim bölümü çalışanlarına birlikte işler yapılması için tekliflerde bulunması,

muayene ve test hizmeti alması ve bu konuda müvekkili işletme çalışanlarını da haksız rekabete yöneltmesi olduğunu, müvekkili yönetim kurulunun davalıların haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden haberdar olmasının Ocak 2017 olduğunu, müvekkili Yönetim Kurulu yetkililerinin yaptığı araştırmalarda davalıların müvekkili çalışanlarıyla muayene ve test hizmetleri yaptığı ve müvekkili çalışanlarının yönetimin bilgisi ve izni olmaksızın iskonto verdiklerini de bu tarihte öğrendiğini, zaten haksız rekabet teşkil eden bu eylemler müvekkilinin araştırmaları sonucu öğrenilir öğrenmez de dava açıldığını,

davalı ... şirketinin haksız rekabet eylemlerine müvekkilinin zımnen icazet verdiği kanaatinin tam aksine müvekkili yetkilileri ... kuruluşundan uzunca bir süre haberdar olmadığını, ... mevcut müvekkili çalışanlarının da iş sözleşmelerindeki rekabet yasağı hükmüne aykırı hareket etmelerine yol açmış olup, davalılar da aldıkları test ve muayene hizmetleriyle kendilerine ticari fayda sağlamak suretiyle haksız rekabette bulunduklarını, müvekkili şirket yetkilileri davacının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinden haberdar olur olmaz dava yoluna başvurduğunu,

dosya kapsamında davalıların ...'yi kurduktan sonra aynı konuda faaliyet göstermeleri nedeniyle müvekkili müşterilerinde kayıplar yaşandığının ve müvekkilinden trasfer edilen müşterilerin ve kayıtlarda ortak müşterilerin bulunup bulunmadığının tespitinin yaptırılmadığını, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/162 Esas 2021/12 Karar sayılı dosyasından12.01.2021 tarihinde verilen kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ve yeniden yargılama yapılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, haksız rekabetin meni ile maddi - manevi ve portföy tazminatı davasıdır. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıların eylemlerinin haksız rekabet teşkil edip etmediği noktasındadır. Davalı ...'in davacı nezdindeki işinden 22/05/2015 ve davalı ... ise 07/08/2015 tarihli dilekçesiyle istifa etmiştir. Davalılar daha sonra 30/11/2015 tarihinde diğer davalı ...

Hizmetleri Ltd. Şti. Ni kurmuşlardır. Davacı tarafça, davalılar ... ve ...'nın, grup şirketlerden ... San. ve Tic.

AŞ nezdinde çalıştıklarını, daha sonra davalıların kendi istekleriyle işten ayrıldıklarını ve akabinde kendilerine rakip diğer davalı firmayı kurduklarını, davalıların kurduğu firmanın kendileri ile aynı konuda faaliyet gösterdiğini, davalıların eyleminin haksız rekabet niteliğinde olduğunu, iş sözleşmelerinin 4.maddesinde rekabet yasağına ilişkin hükmün de bulunduğu, davalıların kendileri nezdinde aldıkları eğitimler ve vakıf oldukları müşteri portföyünü kullanarak faaliyet yürüttüklerini iddia ederek, maddi ve manevi tazminat ile portföy tazminatı talebinde bulunmuştur.

İstinafa konu uyuşmazlık temelde; davalı tarafa isnat edilen eylemlerin gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği, gerçekleştirilmiş ise TTK 54 ve devamı maddelerindeki düzenlemeler gereği haksız rekabet oluşturup oluşturmadığı, haksız rekabet oluşturması halinde davacının bu yüzden uğradığı maddi-manevi zararı varsa tespiti ile portföy tazminatı talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.

Haksız rekabeti düzenleyen 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nun 54/2 maddesi "Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır." şeklinde haksız rekabeti tanımlamış, TTK m.55 ise dürüstlük kuralına aykırı davranışlar, ticari uygulamalar başlığı altında haksız rekabet hallerinin başlıcaları sayılmıştır.

TTK m.55/1,( b)'da, sözleşmeyi ihlale veya sona erdirmeye yöneltmek: özellikle 1- müşterileri kendisinin bizzat sözleşme yapabilmesi için, onların başkalarıyla yapmış oldukları sözleşmelere aykırı davranmaya yöneltmek, başlıca haksız rekabet hali olarak düzenlenmiştir.

Aynı yasanın 56. maddesi ise "Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse; a) Fiilin haksız olup olmadığının tespitini, b) Haksız rekabetin men'ini, c) Haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, d) Kusur varsa zarar ve zıyanın tazminini,

e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların bulunması halinde manevi tazminata verilmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir.

Davacı lehine ve (d) bendi hükmünce tazminat olarak hâkim, haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir. " düzenlemesini içermektedir. Haksız rekabet varlığı için rekabet ilişkisi, yarar sağlama, kusur ve zarar gerekli olmamakla birlikte tazminat davaları bakımından davalının kusuru aranmaktadır. Diğer dava türleri için ise kusur aranmaz.

Yine Tespit, men ve eski hale iade davaları bakımından zararın varlığı dava şartı değildir. Zararın varlığı sadece tazminat davaları bakımından rol oynar (TK 56/1-d). Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesi. “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir.

Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. Haksız fiillerde ispat yüküyle ilgili özel düzenleme getiren Türk Borçlar Kanunu’nun 50. maddesi gereği zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır.

TTK'nın 58'nci maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören kimsenin maddi tazminat isteyebileceği belirtilmiştir. Kural olarak böyle bir istemin kabul edilebilmesi için haksız rekabeti oluşturan eylemin ve davacının uğradığı zararın kanıtlanması gereklidir. Bu şekildeki tazminat davasında asıl olan, haksız rekabet nedeniyle davacının aktifinde azalma olduğunun iddia ve ispat edilmesidir.

Ancak, bu tür zararın ispat edilmesindeki güçlüğü dikkate alan kanun koyucu, TTK'nın 58/e maddesinde eylemin mali bakımından karşılıksız kalmaması bakımından haksız rekabette bulunanın davranışı sonucu elde etmesi mümkün bulunan menfaatin karşılığını da maddi tazminat olarak hükmetme yetkisini hakime vermiştir.

Somut olayda; dosyada toplanan deliller ve bilirkişi raporları ile davalı ...'nın davacıya ait işyerinde idari işler ve müşteri ilişkileri sorumlusu, davalı ...'ın da müdür olarak çalıştığı, 2015 yılında işten ayrıldıkları uyuşmazlık konusu değildir.

Davalı ... ile davacı şirket arasındaki sözleşmede 6098 sayılı TBK 444 ve devamı maddelerince düzenlenmiş rekabet yasağına ilişkin bir sözleşme bulunduğu, diğer davalı ... ile davacı şirket arasında ise bu yönde düzenleme bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Davacı; kendi işyerinden ayrılan iki davalının işten ayrıldıktan sonra aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurdukları, davalıların kendilerinin tahribatlı ve tahribatsız muayene ve eğitim bölümünün çalışanları ile irtibat kurarak Yönetim Kurulu'nun bilgisi ve onayı olmaksızın bölümden test ve muayene hizmetleri aldığı, bu hizmetlere karşılık normalde uygulanan fiyattan %20-35 arası iskontolu olarak verilmesini sağladığı,

dolayısıyla kendilerine ticari fayda sağladıkları, yine kendilerinin müşteri çevresi ile iş yaptıklarını bu eylemlerin haksız rekabet oluşturduğuna yöneliktir.Davalı şirket ile davacı şirketin aynı alanda faaliyet gösterdikleri anlaşılmaktadır.

Davalı gerçek kişilerin kendileri ya da üçüncü kişi yararına davacıdan edindikleri bilgi ve sırları kullandıkları, davacı müşterilerini ayartmak için dürüstlük kuralana aykırı davranışta bulundukları kesin veya takdiri deliller ile ortaya konulup ispatlanmış değildir. Bu nedenle her üç davalının haksız rekabet içeren herhangi bir eylemi ispatlanmadığından TTK 54 ve devamı maddelerinden kaynaklanan tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Ayrıca davacı vekilinin davalılarının haksız rekabet teşkil eden eylemleri sonradan öğrendiği ve dava yoluna başvurulduğu iddiası yönünden ise basiretli bir tacir olan davacı şirketin iş ve işlemlerinden habersiz olması, davalı şirket ile 2016-2017 yılındaki ticari ilişkiyi sonradan öğrendiği iddiaları dinlenebilir bulunmamıştır. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın, alınması gerekli olan 427,60 TL harçtan mahsubu ile bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2021/913, K. 2024/1464, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/913
Karar No
2024/1464
Tarih
11 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/915 K.2024/1459
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2021/917 K.2024/1411
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/920 K.2024/1465
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/923 K.2024/1366
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/924 K.2024/1456
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/924 K.2024/1367

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.