KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/1332
- Karar no
- 2024/1614
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2022
- Numarası
- 2022/641 Esas - 2022/1014 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 07/11/2024
Karar Metni
1.743 kelime·9 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasındaki Şirketin İhyası davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı tarafa, ... San. Tic. Ltd. Şti. (... Tekstil) ve SGK'yı hasım göstererek Bakırköy 2 İş Mahkemesi nezdinde 2019/193 Esas sayılı dosya ile hizmet tespiti davası açtığını ancak ... San. Tic. Ltd.
Şti. unvanlı şirketin ticaret sicilinden 07.07.2014 tarihinde resen terkin edildiğini yargılama sırasında öğrendiklerini, Bakırköy 2 İş Mahkemesi'nde açılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından kendilerine işbu davayı açmak için mehil verildiğini, açıklanan bu nedenlerle ihyasını istedikleri ... San. Tic. Ltd.
Şti.'nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinden bu davalarında husumeti Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yönelttiklerini, Bakırköy 10 İş Mahkemesi'nin 2016/202 Esas sayılı dosyasında verilen kararda belirtilen tazminat hükümlerinin de ayrıca uygulanabilmesi için mahkememizden ihyasını talep ettikleri şirkete tasfiye memuru atanarak tescil ve ilan edilmesini, açıklanan tüm bu nedenlerle ... San. Tic. Ltd. Şti.
Unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK. m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün resen terkin işlemini, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”,
“6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olduğunu, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7'nci Maddenin 15'nci fıkrasının,
"Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuk menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmüne haiz olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün, mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğü bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istendiğini,
“Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğini,
müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini, açıklanan tüm bu nedenlerle;
müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince "..davacının ihyasını istediği şirket aleyhine ... tarafından Bakırköy 2. İş Mahkemesi 2019/193 Esas sayılı dava dosyası ile hizmet tespit davası açıldığı, dosyanın derdest olduğu ve 16.06.2022 tarihli celsede şirketin ihyası ile ilgili dava açması için davacıya süre verildiği.
Bakırköy 10. İş Mahkemesi 2016/202 Esas sayılı dava dosyası ile işçi ile işveren ilişkisinden kaynaklanan alacak davası açtığı ve davada verilen kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Diğer yandan sicilden kaydı silinen şirket alacaklıları ile hukuki menfaati bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak, şirketin ihyasını isteyebileceklerinden iş bu davayı açmasında da hukuki yarar bulunduğu saptanmıştır.
Hal böyle olunca davanın haklı nedenlere dayandığı ve ihyası koşullarının da bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulüne.." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili müdürlüğün dava konusu şirketi re'sen terkin etmesine ilişkin işlemlerinin hukuka uygun olduğunu, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi hususunda takdir mahkemeye ait olmakla birlikte dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği tarihte derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına müvekkili müdürlüğün kusurlu olduğu ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahisle aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini,
istinaf taleplerinin kabulü ile Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16.11.2022 tarih ve 2022/641 E 2022/1014 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davanın açılmasına neden olmayan müvekkili aleyhine yüklenen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılarak, ihyasına karar verilen dava konusu şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesi talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın geçici 7. maddesine göre terkin edilen şirketin derdest dava dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar vermiş karara karşı davalı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
TTK'nın geçici 7. Maddesi uyarınca, 01.07.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen şirketlerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır.559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 01.07.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması nedeniyle ara bilançoları genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilirler.
TTK'nın geçici 7. maddesinde belirtilen şartların gerçekleşmesi halinde ticaret sicil memurluğu tarafından şirketin sicil kaydı terkin edilir. Terkin edilmeden önce, TTK'nın geçici 7/4-a maddesi uyarınca, kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır.
Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. TTK'nın geçici 7/2. maddesine göre, davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz. TTK'nın geçici 7. maddesine uyarınca yapılan terkin işlemine karşı açılan davalarda husumetin yasal hasım olmayan sicil müdürlüğü yöneltilmesi yeterli olup,ayrıca tasfiye memuruna yöneltilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır.
559 sayılı TTK'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair KHK ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde, asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebilir.
6102 sayılı TTK 'nın geçici 7 nci gereğince terkin edilen şirketin ortakları veya yetkilisi dışında üçüncü kişiler tarafından açılan ihya davaları, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesinde düzenlenen ek tasfiye niteliğindedir.
Re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halinde Derdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması gerekmektedir. Somut olayda davalı ...
Sicil Müdürlüğü tarafından dava dışı şirketin TTK geçici 7. Madde kapsamında 07/07/2014 tarihinde 559 sayılı KHK gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, nedeniyle ticaret sicil gazetesinde gerekli ilan yapılarak süresi içerisinde bir başvuru yapılmadığından sicil kaydı resen terkin edilmiştir.
Sicilden terkin edilen şirket hakkında davacı tarafından açılan hizmet tespitine ilişikn Bakırköy 2. İş Mahkemesi'nin 2019/193 esas sayılı dava dosyasının derdest olduğu,işcilik alacaklarına ilişkin açılan Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2016/202 E-2018/29 Karar sayılı kararının kesinleştiği görülmüştür.
Yasanın amir hükmü uyarınca Geçici 7 maddesi kapsamında kalan terkin edilen şirketin kayıtlı son adresine ve şirketi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ihtar gönderilmesi zorunlu olup, bu kapsamda davalı ... sicil Müdürlüğü tarafından davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiye şirkete ihtar gönderildiğine ilişkin her hangi bir belge sunulmamış,şirkete yapılan tebligatın da iade edildiğine ilişkin sicil müdürlüğü tarafından düzenlenen belgeyi destekleyecek mahiyette herhangi bir mazbata / belge sunulmamış ve sicil dosyasında da rastlanılmamıştır.
TTK geçici 7/ 15. Maddesinde düzenlenen Hak düşürücü ancak yasa da düzenlenen geçerli bir terkin işlemine yönelik açılacak davalarda öngörülmüş olup geçerli bir terkin işlemi bulunmayan haller TTK'nın geçici 7 maddesinde öngörülen hak düşürücü süreye tabii olmadığı gibi henüz yeni bir yasal düzenleme yapılmasa da AYM'nin 22/06/2023 tarih ve 2023/33 Esas ve 2022/117 K sayılı kararı ile de TTK geçici 7/15.
Maddesinde "silinme tarihinden itibaren 5 yıl içinde" ibaresi iptal edilmiştir. Davacının kesinleşen ilamın infazı ve devam eden dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki yararı mevcut olup, terkin edilen şirket yönünden ihya koşulları oluştuğunun kabulü gerekmiştir.
23/5/2024 tarih ve 7511sayılı kanunun 16 maddesi ile TTK'nın geçici 7/15. maddesine eklenen "....Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz" düzenlemesi ve şirketin terkinin den sonra açılan derdest davadaki işlemlere hasren ek tasfiye amacıyla ihya talebinde bulunmasına göre davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemelidir.
Buna göre mahkemece davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar verilmesi verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak re'sen sicilden terkin edilmiş şirketler bakımından ihya kararı verilmesi halindederdest dosya işlemlerine hasren ihya edilen münfesih konumda olan şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması içinTTK 547/2 maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması geretiği gözetilmeden ve davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından, kararın kaldırılmasına şirket ortağı ve yetkilisi ... in tasfiye memuru olarak atanmasına, tasfiye ücreti takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücretinin takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/1332, K. 2024/1614, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama