İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1354 K.2024/55

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

Esas2023/1354Karar2024/55Tarih18 Ocak 2024Okuma9 dk · 1.826 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Ocak 2024
Dosya no
2023/1354
Karar no
2024/55
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/03/2023
Numarası
2022/994 Esas - 2023/135 Karar
Dava
Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan (Menfi Tespit
İstinaf karar tarihi
18/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.826 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı banka ile ... Çelik San. Dış. Tic. Ltd. Şti arasında ... akdedilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borcu temin için üçüncü kişi sıfatıyla davalı banka lehine "Konya, Selçuklu, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ... Nolu Bağımsız Bölüm" olarak kain taşınmaz üzerinde 16/08/2012 tarih ve ... yevmiye ile 150.000,00 TL miktarlı ve "Konya, Selçuklu, ... Mah. ... Ada, ... Parsel, ...

Nolu Bağımsız Bölüm" olarak kain taşınmaz üzerinde 17/08/2012 tarih ve ... yevmiye ile 150.000,00 TL miktarlı ipotek tesis edildiğini, Gaziosmanpaşa ...

Noterliği'nin 17/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı evrakı üzerinden davalı bankaya yönelik olarak keşide ettiği ihtarname ile; yukarıda tesis edilen ipotekler nedeniyle kredi kullandırılıp kullandırılmadığı, kullandırılmış ise borç bakiyesinin ve ödeme planının bildirilmesi, ipoteklerin kaldırılması, anılan ipoteklerden dolayı yeni kredi kullandırılmaması, ayrıca kredi sözleşmesi nedeniyle şahsi kefil sıfatıyla imza atmış ise kefaletinin geçersiz olduğu ve şahsi kefaleti bakımından herhangi bir işlem yapılmaması hususlarını ihtar ettiğini ve ayrıca Gaziosmanpaşa ...

Noterliği'nin 17/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı evrakı üzerinden kredi borçlusu ... Çelik San. Dış. Tic. Ltd. Şti'ye yönelik olarak keşide ettiği ihtarname ile ipotekleri kapsamında olan borcun bankaya ödenmesi, ipoteklerin kaldırılması hususlarının ihtar edildiğini, üçüncü kişi ... Ltd. Şti'nin cevaben Bakırköy ...

Noterliği'nin 27/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı evrakı üzerinden keşide ettiği ihtarname ile ödemelerin düzenli şekilde yapıldığını, yeni krediler kullanılmaya devam edileceğini, bu işlemler nedeniyle herhangi bir zararların olmayacağının kendilerine bildirildiğini, akdedilen ipoteklerin tesisinde 6098 sayılı TBK'nın 583 vd. Maddelerinde öngörülen şekil şartları ile eş rızasının olmaması nedeniyle ipotek sözleşmesinin şahsi kefaletinin geçerli olmadığını, tüm bu nedenlerden bankaya yönelik olarak keşide edilen Gaziosmanpaşa ...

Noterliği'nin 17/11/2015 tarih ve ... yevmiye numaralı evrak üzerinden düzenlenen ihtarnamenin bankaya tebliğ edildiği 19/11/2015 tarihi itibariyle kredi borçlusu ... Ltd. Şti tarafından yapılan ödemeler nazara alınmak suretiyle bankaya borçlarının bulunup bulunmadığı, varsa miktarının tespiti ile ihtarnamenin tebliğinden sonra kullandırılan krediler nedeniyle sorumluluklarının olup olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... Bankası Beşyüzevler Şubesi ile dava dışı ... Ltd.

Şti arasında Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeden kaynaklanan borca ... ve ...'ın kefil olduğunu, ancak davacı ...'in bu kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borca yönelik olarak şahsi kefaleti olmadığını, ancak davacı ...'in 17/08/2012 tarih ve ... yevmiye ve 16/08/2012 tarih ve ... yevmiye numaralı ipotek belgeleri ekindeki resmi senet ile ipotek limiti ile sorumlu olmak dışında senet akit tablolarının 5 maddesi ile tesis edilen ipoteğe ilaveten ipotek tutarı kadar müteselsil kefil sıfatıyla da ayrıca sorumlu olmayı kabul ettiğinden kendileri ile ...

Ltd. Şti arasında akdedilen kredi sözleşmesinden kaynaklanan borçtan dolayı ipotek nedeniyle ve şahsi kefaleti nedeniyle 600,00 TL sorumlu bulunduğunu, üçüncü kişi ... Ltd.

Şti'nin 24/10/2017 tarihi itibariyle teminatlı şirket kredi kartı kredisi, gayrinakdi çek kredisi, teminatlı BCH kredisi nedeniyle 560.562,85 TL riski/ borcu bulunduğunu, ancak bu miktar alacağın herhangi bir takibe konu edilmediğini, Yargıtay HGK 28/02/2001 tarih, 2001/19159 Esas ve 2001/197 Karar sayılı kararı ile ipotek resmi senedi ile ayrıca borçlunun şahsi kefaletinin öngörülmesinin geçerli olduğunun içtihat edildiğini, bu nedenle davacının borçtan sorumlu olduğunu ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince 2017/798 Esas - 2019/442 Karar sayılı 08/05/2019 tarihli karar ile :İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davanın kabulü ile davacının şahsi kefaleti nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, Konya ili, Şelçuk ilçesi, ... Mah. ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm üzerinde 16/08/2012 tarih ve ... yevmiye no ile tesis edilmiş ve Konya ili, Şelçuk ilçesi, ...

Mah. ... ada, ... parsel, ... nolu bağımsız bölüm üzerine 17/08/2012 tarih ... yevmiye no ile tesis edilmiş olan ipoteklerin fekkine" karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 2020/1027 Esas - 2022/1145 Karar sayılı ilamı ile: "...davada iki ayrı talebin bulunduğu, sadece bir talep yönünden harç alındığı belirlenerek davaya konu toplam alacağa yönelik olan davada mahkemece işin esasına girilmeden önce 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28/a ve 32. maddeleri uyarınca eksik peşin harç tamamlanmadan yargılamaya devam edilemeyecek olup, davanın harçlandırılmamış kısmı yönünden usulen açılmış bir davanın varlığından söz edilemeyeceği ve harçlandırılmayan kısım yönünden kurulan hükmün;

hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu ve fazlasına karar veremeyeceği düzenlemesini içeren HMK.'nun 26. maddesine aykırı olacağı; bu nedenle, öncelikle dava değeri üzerinden eksik peşin harcın tamamlatılması gerektiği hususu gözetilmeden yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verimesi doğru bulunmamıştır." gerekçesi ile karar kaldırılmıştır.

Dosyanın gönderildiği ilk derece mahkemesince ipoteğin fekkine ilişkin talep yönünden dosya tefrik edilerek başka bir dosyaya kaydına karar verilmiş, eldeki dosyadaki uyuşmazlık sadece kefil sıfatıyla borçlu olmadığının tespitine yönelik olarak yargılama yürütülmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARINDA ÖZETLE

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...

16/08/2012 ve 17/08/2012 tarihlerinde akdedilen İpotek - Kefalet Sözleşmesi, kefalet ilişkisi yönü ile 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK hükümlerine tabii olup, şahsi kefalet ilişkisinin sıhhati kanunun 583. maddesinin "Kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır" şeklindeki hükmüne tabi ise de somut olay itibariyle memur önünde resmi şekilde yapılan kefelat sözleşmesi bakımından bu şartların aranmasına gerek yoktur.

Ancak aynı kanunun 584. maddesi ile borca kefalet sözleşmesinin geçerli olması için eşin rızası hem adi şekilde hemde resmi şekilde yapılan sözleşmelerde mevcut olması sözleşmenin geçerlilik şartıdır. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında akdedilen sözleşmede eş rızasının mevcut olmadığı anlaşıldığından şahsi kefaletin geçerli olmadığı görülmektedir.

Bir an için şahsi kefalet sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilecek olsa bile 6098 sayılı TBK'nın 599. maddesi ile borçlunun maddi durumunun kefalet sözleşmesinin yapılmasından sonra bozulması halinde kefilin alacaklıya yazılı bildirimde bulunarak doğmayan borçlar bakımından kefaletten dönebileceği açıkça öngörülmüş olduğundan ve somut olayımız itibariyle de davacının şahsi kefil olmak suretiyle sorumlu olmayı kabul ettiği borcun sorumluluğun sonlandırılmasına yönelik ihtarnamenin davalı bankaya 19/11/2015 tarihinde tebliğinden önce doğmuş olan borçların 31/12/2016 tarihinde sıfırlandığı ve mevcut borcun 19/11/2015 tarihinden sonra

davacının bildirimine aykırı olarak kullanılan kredi ilişkisinden kaynaklandığı, bu nedenle davacının bildirimden sonra kullandırılan kredilerden kaynaklanan borçtan sorumlu tutulamayacağı görülmektedir.

Aynı şekilde davacının ipoteğin tesisinden sonra borçlu maddi durumunun bozulması nedeniyle ipotek sözleşmesinden kaynaklanan sorumluluğunun da sona erdirilmesi amacıyla davalı bankaya yönelik olarak keşide ettiği ihtarnamenin davalı bankaya 19/11/2015 tarihinde tebliğ edildiği, tebliğden önce kullanılan krediler nedeniyle doğmuş olan borçların 31/12/2016 tarihinde sıfırlandığı ve mevcut borcun 19/11/2015 tarihinden sonra davacının bildirimine aykırı olarak kullanılan kredi ilişkisinden kaynaklandığı, bu nedenle davacının bildirimden sonra kullandırılan kredilerden kaynaklanan borçtan sorumlu tutulamayacağı görülmektedir.

Aksi düşünce ipotek sözleşmesinden üçüncü kişi lehine ipotek veren ipotek borçlusunun sözleşmeden dönme hakkının elinden alınması olur ki bu da Borçlar Hukuku'nda temel ilke olan sözleşme serbestisi ilkesine aykırı bir durum olur. Her sözleşmede olduğu gibi aksi kanun tarafından açıkça öngörülmediği sürece sözleşmenin tarafları sözleşme serbestisi çerçevesinde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.

Bu kapsamda üçüncü kişi lehine ipotek veren kişide ipotek sözleşmesinden geri dönme hakkını kullandığı andan sonra kullandırılan kredilerden sorumlu tutulamaz. Dosya kapsamı, alınan bilirkişi raporu ve ek raporu denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğundan davanın kabulü ile davacının şahsi kefaleti nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir." şeklinde hüküm tesis etmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, kendisinden kefaletine ilişkin bir talepte bulunulmadığını, icrai işlem vesaire gerçekleştirilmediğini, yargılama devam ederken davacının taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin kaldırıldığını, ipotek akit tablolarının beşinci maddesindeki kefaletlerin geçerli olduğunu, TBK 599 maddesi gereği kefaletten dönme şartlarının oluşmadığı,

davacının sözleşme serbestisi kapsamında ipotek ve kefalet sözleşmelerini imzaladığını, davacının hem ipoteklere üçüncü kişi hem de müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiğini, bilirkişi raporuna yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini ileri sürmüştür. Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığı ve istinafa cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.

GEREKÇE

Eldeki dava; davacının dava dışı kredi müşterisinin davalı banka ile yaptığı genel kredi sözlemesi ve diğer sözleşmelerine kefaleti nedeniyle davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile aynı sözleşmelerin teminatı olarak verilen ipoteklerin fekki istemine ilişkin olarak açılmıştır.

İlk derece mahkemesince 08/05/2019 tarihinde verilen 2017/798 Esas - 2019/442 Karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusu sonucu dairemizce yargılamanın eksik harçla yürütülmesi nedeniyle kaldırılması üzerine ilk derece mahkemesince ipoteğin fekkine ilişkin talep bu dosyadan tefrik edilerek başka bir esasa kaydedilmiştir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davalının dava açmakta hukuki yarar bulunmadığına yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan değerlendirmede; hukuki yarar 6100 sayılı HMK 114 maddesinde düzenlenen dava şartlarındandır.

Menfi tespit davalarında hukuki yararın bulunduğunun kabulü için a) davacının bir hakkı yada hukuki durumu güncel bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı b)bu tehdit nedeniyle davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte olmalı c) alınacak tespit hükmü bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır. (Prf. Dr. Baki Kuru, Prf. Dr. Ramazan Arslan, Prf.

Dr. Ejder Yılmaz Medeni usul hukuk ders kitabı 24. Baskı sayfa 260) Somut uyuşmazlıkta; tapu sicil müdürlüğünde düzenlenen ipotek akit tablolarının 5. maddesi ile ayrıca ipotek tutarı kadar sorumlu olunacağı düzenlemesi bulunmaktadır.

Eldeki davaya davalı vekilince verilen cevap dilekçesinin 2. sayfasında bahsi geçen kefaletin geçerliliği savunulmakta, dilekçenin talep sonucu bölümünün b maddesinde " davacının ipotek veren ve müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep edildiği," görülmektedir.

Bu durumda davacının dava dışı asıl borçlu şirketin borçlarından bahsi geçen düzenleme gereği kefil sıfatıyla sorumlu olmadığının tespitini istemesinde güncel ve korunmaya değer hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerekmekle bu yöne ilişen istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Davalının bilirkişi raporu hüküm kurmaya yetersiz olduğu gerekçesine dayalı istinaf sebebi yönünden yapılan değerlendirmede; dosyaya alınan bilirkişi raporu ayrıntılı ve hüküm kurmaya elverişli bulunmakla davalının bu yöne ilişen istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilin TBK 599 maddesinde düzenlenen kefaletten dönme şartların yerine gelmemesi nedeniyle kefaletin geçerli olduğuna yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesince davacının kefaletinin TBK 599 maddesindeki dönme şartlarının gerçekleşmiş olması nedeniyle değil, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK 584. Maddesinde kefaletin geçerliliği için öngörülen eş rızasının bulunmaması nedeni ile geçerli olmadığına hükmedilmiştir.

Davacı ile davalı arasında 16/06/2012 ve 17/08/2012 tarihinde akdedilen ipotek sözleşmelerinin 5. Maddesi ile kurulan kefalet sözleşmelerinin eş rızasını içermediği, Uyap üzerinden alınan nüfus kayıt örneğine göre davacının 07/09/2000 tarihinden itibaren evli olduğu, uyuşmazlığa konu sözleşmelerin 16/06/2012 ve 17/08/2012 tarihlerini taşıdığı anlaşılmakla bu yöne ilişkin istinaf talebi de yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 20.493,00 TL nispi istinaf karar harcından peşin alınan 5.123,25 TL nispi harcın mahsubu ile bakiye 15.369,75 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.18/01/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/1354, K. 2024/55, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararında Özetle
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1354
Karar No
2024/55
Tarih
18 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1357 K.2024/68
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1358 K.2024/51
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/1358 K.2024/63
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2023/1359 K.2024/55
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1361 K.2024/67
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/1361 K.2024/121

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.