İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1814 K.2024/138

Dairemizden verilen 12/10/2021 tarih ve 2020/418 Esas 2021/1165 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2023 Tarih ve 2022/977 Esas 2023/3986 Karar sayılı ilamıyla dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak…

Esas2023/1814Karar2024/138Tarih7 Şubat 2024Okuma9 dk · 1.896 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
7 Şubat 2024
Dosya no
2023/1814
Karar no
2024/138
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
21/12/2018
Numarası
2016/844 Esas - 2018/1168 Karar
Dava
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
07/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.896 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Dairemizden verilen 12/10/2021 tarih ve 2020/418 Esas 2021/1165 Karar sayılı kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2023 Tarih ve 2022/977 Esas 2023/3986 Karar sayılı ilamıyla dosyanın Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp duruşmalı olarak yapılan incelemesi sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, ilişkinin başlangıçta öngörülen süre kadar devam edeceğini nazara alarak yapmış olduğu intifa bedeli ödemesinin geçersiz ve müvekkili şirket tarafından kullanılamayacak süresine karşılık gelen 76.944,09-TL nin + K.DV si ile birlikte ödeme tarihi olan 24.07.2018 tarihinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli avanslar için uyguladığı faiz oranında faizi ve faizin KDV'si ile birlikte davalı şirketten tahsilini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesi dava ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki 5 yıl süreli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi 18 Eylül 2015 tarihinde sona erdiğini, davacı tarafın dava dışı ... şirketi ile yeni beş yıllık bayilik sözleşmesinin imzalamamasının davalı müvekkili şirketin sorumluluğunda olmadığını, bu ve açıklanan sebeplerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, delillerin tetkikiyle sabit olacağı üzere, husumet ve zamanaşımı itirazları ile haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu ilk derece Mahkemesince dava hakkında, "4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkındaki Kanunun 4. maddesi çerçevesinde Rekabet Kurulu’nca 2002/2 (2007/2 Rekabet Kurulu Tebliği ile değişik ) ve 2003/3 sayılı Tebliğler ile yapılan düzenleme neticesinde bayilik sözleşmelerinde süre 5 yıl ile sınırlanmıştır.

4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkındaki Kanun ile Rekabet Kurulu'nun 2002/2 ve 2003/3 sayılı tebliğlerine göre dikey anlaşmalara ilişkin tebliği, sözleşmelerdeki sürenin 5 yılı geçemeyeceği, bu süreyi aşan sözleşmelerin tebliğ hükümlerine göre en geç 18.09.2005 tarihine kadar düzeltilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Dolayısıyla sözleşmelerin sürelerinin revize edilmesi, uyumlaştırılması öngörülmüştür. Davacının dava konusu intifa bedelini ödediği tartışmasızdır.

Nitekim Borçlar Kanunun 61. maddesine göre zenginleşen, başkası aleyhine haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi iade etmek zorundadır. İade borcunun konusu ve kapsamı, BK. 63 ve 64.maddelerinde (TBK 79 vd. maddelerinde) aynen iade ilkesine göre düzenlenmiştir. Aynı zamanda BK 63 ve 64. maddeler hükümleri, iade borcunun kapsamını zenginleşenin iyi veya kötü niyetli olmasına göre farklı bir çözüme tabi tutmuştur.

Borçlar Kanunu 63/2. madde hükmüne göre zenginleşen, zenginleşmeyi kötüniyetle elden çıkarmış ise, sadece iade zamanında malvarlığında mevcut zenginleşmeyi değil, elden çıkardığı zenginleşmenin tamamını iade etmekle yükümlüdür. Zenginleşmeyi iade edeceğini ve dolayısıyla zenginleşmenin haklı bir sebebe dayanmadığını bilen veya bilmesi gereken kimse, kötü niyetli zenginleşendir.

Davalı taraf, dava konusu bedeli taraflar arasındaki sözleşmeye istinaden aldığından ve bu sözleşmenin bir kısmının ifası, daha sonra tarafların herhangi bir kusuru olmaksızın, imkansız hale geldiğinden; davalının kötüniyetli olduğundan söz edilemez. BK 63/1.maddesine göre, iyi niyetli zenginleşenin iade borcunun kapsamı, fiilen elde ettiği değil, fakat geri isteme anında malvarlığında mevcut bulunan, henüz elden çıkarmadığı zenginleşme ile sınırlıdır.

İyi niyetli zenginleşenin iade borcunun ve dolayısıyla zenginleşmenin hesaplanacağı tarih, zenginleşmenin fiilen gerçekleştiği tarih olmayıp, alacaklının bu zenginleşmeyi geri istediği tarihtir. Alacaklı bunu dava dışı bir yolla talep etmişse, o tarih; sebepsiz zenginleşme davasıyla talep etmişse, davanın açıldığı tarih esas alınmalıdır.

Bu nedenlerle, davalının sebepsiz zenginleştiği ve almış olduğu intifa bedelii kullanılmayan süresine denk gelen kısım itibari ile iade etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu kapsamda intifa hakkının tesis tarihi ile normal bitiş tarihi tarihine göre intifa hakkı süresinin 5.478 gün olarak hesaplandığı ve kalan süreye isabet eden tutarın 829.921,50-TL olduğu hesaplanmıştır.

HMK'nın 26. maddesi delaletiyle taleple bağlılık ilkesi gereğince anılı gerekçelerle davacı tarafın 76.944,09-TL alacak isteminin yerinde olduğu, yine davacı tarafça keşide edilen Üsküdar ...

Noterliğinin 29/01/2016 tarihli ihtarnamesi ve ihtarnamede verilen 3 günlük süreye ve sürenin son günü olan 06/02/2016 tarihinin tatile denk gelmesi nedeni ile 08/02/2016 temerrüt tarihinden itibaren faiz talep edebileceği, KDV Kanunu’nun 24/c maddesinde KDV matrahına dahil olan unsurlar arasında faizin de sayıldığı, anılan yasa hükmüne göre hüküm altına alınan avans faizinin KDV’sine de hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla; davanın kabulüne dair hüküm kurmak gerekmiştir." gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya davalı şirket adına davalı tarafından 15 yıllık intifa hakkı tesis edildiğini, davacının bu hakka dayanarak dava dışı ... şirketi ile 5 yıllık Akaryakıt Bayilik sözleşmesi gerçekleştirdiğini, Petrol piyasasında sözleşmelerin Rekabet Kurumu kararları doğrultusunda 5 yıl süre için yapıldığını, fakat davacı ile dava dışı ... şirketi arasındaki bayilik sözleşmesi intifa hakkı bitmeden son bulduğundan davacı tarafından intifa hakkının kullanılamadığı ve söz konusu intifa hakkının kısaltılmış olduğu ileri sürülerek kullanılmamış kısım için intifa bedellerinin geri istenmiş olması,

müvekkil şirketin intifa hakkını kullandırmamasından kaynaklanmayıp, dava dışı ... şirketi ile olan sözleşmenin süresi bittikten sonra yenileneceği inancı ile hareket edilip, sonuç istendiği gibi olmamasından kaynaklandığını, intifa hakkını kullanamaması karşısındaki sorunun davalı şirket olmadığını, davacının kullanılmayan kısım adı altında şirketlerinden herhangi bir şekilde bedel talep etmesinin hukuka ve sözleşme hükümlerine aykırı olduğunu, söz konusu yatırım tutarının, işletme yardım bedellerinin ve sair ödemelerin muhatabının davalı şirket olmadığını, davacının 18/09/2015 tarihi ile hak ve alacağının kalmadığını,

yatırım bedellerinin geri istenmesinin sözleşmenini rekabet kurulu kararı ile sona ermesi sebebiyle davalının herhangi bir kusurunun bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kalan intifa süresine isabet eden intifa ivaz bedelinin istirdatı davasıdır. Tapuda davalı şirket adına kayıtlı olan Karabük İli, Merkez İlçesi ... Mah., ... mevki, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde 15 yıl süreyle ve 1.598.000,00 TL bedel karşılığında davacı ... lehine 03/07/2008 tarih ve ... YN'lu resmi senet ile intifa hakkı tesis edilmiştir. Sonrasında davalı ...

Tic.Ltd.Şti. tarafından 07/07/2008 tarihli ... seri nolu 1.885.640,00-TL lik "15 Yıllık (180 Ay) İntifa Bedeli" açıklamalı fatura düzenlenmiş ve davacı şirket tarafından dosyada mevcut ... Bankası dekontuna göre 24/07/2008 tarihinde 1.683.062,00-TL lik tutarın davalı şirkete ödenmiştir. Daha sonra dava dışı ... İnş. Ltd.

Şti. tarafından 28/08/2015 tarihinde davacıya gönderilen ihtarname ile 18/09/2010 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesinin süre maddesine istinaden 18/09/2015 tarihinde bayiliğin sona ereceği, bu tarihten sonra şirketlerinin sözleşmenin yenilemeyeceği ihtar edilmiştir.

Süreç içerisinde Rekabet Kurulu’nun 12.3.2009 tarihli duyurusuyla, akaryakıt sektöründe intifa sözleşmesinin muafiyetten yararlanma süresi en fazla beş yıl olarak belirlenmiş olup, beş yılı aşan sözleşmeler bakımından 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nde tanınan muafiyet koşulları ortadan kalkacağı belirtilmiştir.

Rekabet Kurulu kararında belirtildiği üzere, 18.09.2005 öncesi yapılan sözleşmelerin beş yıllık süresi 18.09.2010 tarihinde son bulmuş, sonraki tarihli sözleşmeler ise imza tarihinden itibaren beş yılın eklenmesiyle bulunacak tarihte sona erecektir. Rekabet Kurulu'nun bu duyurusundan sonra, protokol ile intifa süresinin de bayilik sözleşmesi ile uyumlu hale getirileceği kararlaştırılmış olup en nihayetinde davaya konu Karabük İli, Merkez İlçesi ...

Mah., ... mevki, ... ada, ... parsel sayılı taşınmaz üzerinde Karabük Tapu Müdürlüğünün 03/07/2008 tarih ve ... YN'lu işlem ile 15 yıl süre ile davacı lehine tesis edilen intifa hakkı, 22/12/2015 tarih ve ... YN'lu tescil işlem belgesinde davacı vekilinin "... Taşınmaz üzerinde bulunan intifa hakkının süresi dolduğundan/kendi isteğim ile terkinini talep ederim." şeklindeki beyanı sonucu terkin edilmiştir.

Davacı tarafça, intifa bedelinin kullanılmayan kısmına karşılık gelen kısmının iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, "avalının sebepsiz zenginleştiği ve almış olduğu intifa bedelii kullanılmayan süresine denk gelen kısım itibari ile iade etmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu kapsamda intifa hakkının tesis tarihi ile normal bitiş tarihi tarihine göre intifa hakkı süresinin 5.478 gün olarak hesaplandığı ve kalan süreye isabet eden tutarın 829.921,50-TL olduğu hesaplanmıştır. HMK'nın 26. maddesi delaletiyle taleple bağlılık ilkesi gereğince anılı gerekçelerle davacı tarafın 76.944,09-TL alacak isteminin yerinde olduğu" kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bu kararın istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 12/10/2021 Tarih ve 2020/418 E. - 2021/1165 K. sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak. Protokol ile intifa süresinin kısaltılmasından mütevellit ... tarafından ödenmiş bulunan intifa bedellerinin kullanılmayan kısmına karşılık gelen bakiyesini talep hakkı saklı tutulmuş ise de, terkin sırasında bu hak kullanılmadığı gibi, çekincesiz olarak ...

A.Ş.'nin talebi ile intifa hakkı bedelsiz olarak terkin edildiğine göre, artık bakiye intifa bedeli istenemeyeceğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili tarafından temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemizce uyulan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/06/2023 Tarih ve 2022/977 E. - 2023/3986 K. sayılı bozma ilamı ile.

Davacı tarafın bedelsiz olarak açıkça terkin isteminin olmadığı ve yukarıda belirtilen malik ile bayilik sözleşmesinin taraflarının imzalamış olduğu protokolün 3 üncü maddesi hususları ile dosyadaki diğer bilgi ve belgeler birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekçesiyle Dairemiz kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Yargıtay bozma ilamı üzerine Dairemizce HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca duruşma açılarak taraf beyanları alınmış, usul ve yasaya uygun bulunan Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir. Yargıtay bozma kararına uyulması halinde, bozma ilamı kapsamında inceleme yapılması ve karar verilmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu(TMK)'nun 796/1. Maddesine göre, intifa hakkı taşınmazlarda tescilin terkini ile sona erer.

İntifa hakkı sahibi, süresi dolmadan intifa hakkının terkinini talep edebilir. Bu halde terkin ivazlı veya ivazsız yapılabilir. Somut olayda, davacı lehine 03/07/2008 tarihinde 15 yıl süre ile tesis edilen intifa hakkı, 22/12/2015 tarihinde davacının istemi ile terkin edilmiştir. Her ne kadar tescil işlem belgesinde davacı vekilinin "...

Taşınmaz üzerinde bulunan intifa hakkının süresi dolduğundan/kendi isteğim ile terkinini talep ederim." şeklindeki beyanı bulunsa da, esasen henüz intifa süresi dolmamış olup, rekabet kurulu kararı gereğince intifa hakkı terkin edilmiştir. Ayrıca terkin sırasında, terkinin ivaz karşılığında yapıldığına ilişkin bir beyanda bulunulmamıştır.

İntifa hakkı terkininin ivaz karşılığında yapılması halinde, 492 sayılı Harçlar Kanunu‘na bağlı (4) sayılı tarifenin “I- Tapu İşlemleri” başlıklı bölümünün 20’nci maddesinin (e) fıkrası terkin bedeli üzerinden harç alınacağından, bu bedelin terkin sırasında işlemi yapan tapu dairesine bildirilmesi gerekir. Terkin sırasında, bir bedel bildirilmediğinden, intifa hakkının ivazsız terkin edildiği anlaşılmaktadır.

18/09/2010 tarihli protokolün 3. maddesi ile intifa süresinin kısaltılmasından mütevellit ... tarafından ödenmiş bulunan intifa bedellerinin kullanılmayan kısmına karşılık gelen bakiyesini talep hakkı saklı tutulmuş ise de, yukarıda açıklandığı gibi saklı tutulan bu hakkın terkin sırasında bedel gösterilerek kullanılması gerekli olup, terkin sırasında herhangi bir terkin bedeli bildirilmediği, dolayısıyla hakkın kullanılmadığı açıktır.

Tekrar etmek gerekirse, diğer sona erme sebeplerinin yanında intifa hakkının terkini ivazlı veya ivazsız yapılabilir. İvazlı olarak terkin yapılması halinde bunun terkin belgesinde yer alması gerekir. Yani ivazsız terkin için değil, ivazlı terkin için açık bir iradenin bulunması gerekir. Bu kapsamda, çekincesiz olarak ...

A.Ş.'nin talebi ile intifa hakkının bedelsiz(ivasız) olarak terkin edildiği nazara alındığında, gelinen aşamada artık bakiye intifa bedelinin talep edilmesi mümkün değildir.

Yargıtay bozma kararı kapsamında yapılan yargılama ve değerlendirme sonunda, dosyada mevcut deliller, yargıtay bozma ilamı ve tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; davacının bakiye intifa bedelini talep edemeyeceği sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle.

1-Davanın REDDİNE, 2-Başlangıçta peşin olarak alınan 1.314,02 TL karar ve ilam harcının işin hitamında ödenmesi gereken 427,60 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından 492 sayılı Harçlar Kanunun 31. maddesi gereğince fazla alınan 886,42 TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya ödenmesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama masraflarının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 17.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi uyarınca, artan gider avansının davacıya; davalının yatırdığı avanstan artan kısmın kendisine iadesine, 6-İstinaf ve Temyiz Yargılamasına İlişkin Olarak; a-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan posta masrafı 50,00 TL ile istinaf başvuru harcı 121,30 TL toplam 171,30 TL masrafın davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 07/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2023/1814, K. 2024/138, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1814
Karar No
2024/138
Tarih
7 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1818 K.2024/129
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1824 K.2024/130
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1827 K.2024/261
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1832 K.2024/161
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1838 K.2024/456
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1843 K.2024/218

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.