İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1827 K.2024/261

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/1827Karar2024/261Tarih15 Şubat 2024Okuma12 dk · 2.394 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
15 Şubat 2024
Dosya no
2023/1827 Esas
Karar no
2024/261
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
08/06/2017
Numarası
2016/111 E. - 2017/104 K.
Davanın konusu
Marka (Manevi Tazminat İstemli
İstinaf karar tarihi
15/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.394 kelime·12 dk okuma·2 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin 1967 yılından bu yana inşaat sektöründe ... tanıtım işareti ile faaliyetlerini bugüne kadar nizasız ve fasılasız olarak sürdürmekte olduğunu, ... markasının büyük miktarlarda maddi harcamalar yapılarak yoğun reklam ve emek ile bugün inşaat sektörünün en tanınmış, iktisadi değeri çok yüksek ve dahi prestijli markası haline geldiğini ve bu marka ile müvekkilinin tüm ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, ancak hal böyle iken davalının, haksız ve izinsiz olarak ... ibaresini inşaat hizmetlerinde kullandığını ve işyeri tabelalarında,

kartvizit ve benzeri tanıtım evrakları üzerinde ... işaretini kullandığını ve 2003 yılında tescil ettirdiği www...com alan adı ile yayınlar yaptığının taraflarınca tespit edildiğini ve bu durumun müvekkili marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek davalının ticaret unvanından ... ibaresinin çıkartılmasını, sicilden terkinini, davalının inşaat sektöründe ... ibaresini hizmet markası ve tanıtma vasıtası olarak kullanmak suretiyle haksız olduğunun hükmen tespitini, haksız rekabetin men'ini, tecavüzün men ve ref'ini, haksız rekabet durumunun ortadan kaldırılmasını,

davalının ... marka ve ibareli her türlü tanıtma vasıtalarının toplatılarak imhasını, 100.000,00 TL manevi tazminatın, davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, davalının müvekkilinin tescilli sınai hakları ve unvanı ile iltibas yaratan www.....com ve www.....com alan adlarının kullanımının önlenmesini, bu sitelere erişimin engellenmesini ve hükmün ilanını talep etmiştir.

CEVAP VE KARŞI DAVA

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin ... ait 18.07.2014 tarihinde kurulmuş bir aile şirketi olduğunu, ancak şirket ortaklarının bu şirketten önce 13.08.1998 tarihinde ... Tic. Ltd.

Şti.'ni kurduklarını, her iki şirketin de faaliyetlerine günümüze kadar devam ettiğini, ancak 2014 yılından sonra aktif olarak faaliyet gösteren şirketin işbu dosya davalısı müvekkili şirket olduğunu, ayrıca ... adına Galata, Üsküdar, Çapa, Koca Mustafapaşa vergi dairelerindeki kayıtlar incelendiğinde, 1983-1994 yılları arasında da şahıs şirketi olarak ... adı altında inşaat işleri yaptığını, ... ibaresinin müvekkili şirket ortaklarının soyadı olduğunu, Aşçıoğlu ibarelerinin karıştırılmasının imkansız olduğunu, bu durumun sadece logolara bakıldığında bile görülebileceğini, müvekkilinin ... markasının gerçek hak sahibi olduğunu,

söz konusu ibarenin ilk olarak müvekkili tarafından kullanıldığını, davacı tarafından yapılan tescillerin kötü niyetli olduğunu ve korunmaması gerektiğini, tazminatın fahiş olduğunu savunarak asıl davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde ; davacı karşı davalı adına tescilli ... sayılı “... Şekil” ve ... sayılı “...” markalarının hükümsüzlüğünü istemiştir.

MAHKEME KARARI.

İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2017 tarihli 2016/111 Esas-2017/104 Karar sayılı kararıyla; her iki tarafın tescilli ticaret unvanının ek unsurunun ... ibaresini taşıdığı, her iki şirketin de inşaat sektöründe faaliyetlerinin olduğu, dolayısıyla ticaret unvanını aynı sektörde kullanacak olmaları nedeniyle sonradan tescili yapılan davalının unvanındaki ibarenin davacının ticaret unvanından ayırt edicilik sağlamasına yeterli olmadığı, ek ibarenin her iki taraf şirket ortaklarının soyadlarından oluştuğu, bu hususun tescile engel olmadığı,

ancak ilk tescil ettirenin davacı yan olması ve davalının aynı ibareyi ticaret unvanında ek unsur olarak kullanmasının ticaret unvanına tecavüz oluşturduğu, bu nedenle asıl davadaki ünvan terkinine yönelik talebin kabulü gerektiği, yine davalının ... ibaresini ticaret unvanında yazılı olduğu şekilde kullanmayıp, başlı başına veya sadece ...

A.Ş olarak markasal kullandığı, bu kullanımın dava tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (556 sayılı KHK)'nin 9/e ve 61 inci maddeleri gereğince, davacının tescilli ... ibareli markasına tecavüz oluşturduğu, bu fiillerin aynı zamanda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun)'nun 55 inci maddesi kapsamında haksız rekabet fiilini de oluşturduğu,

ayrıca davacının tescilli markasındaki ... ibaresini davalının ...com ve...com adlı internet sitelerinin alan adlarında ve site içeriğindeki sayfalarda markasal olarak kullandığı ve davalının bu fillerinin davacı markasına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle asıl dava yönünden davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, davacının tescilli ... + ŞEKİL ibareli markasına davalı yanın ... ibaresini markasal kullanmak suret ile tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, davalının ... ibaresini inşaat sektöründe, tabela, broşür ve vb. Her türlü tanıtım materyallerinde,

ticari evraklarında kullanmasının yasaklanmasına, tabeladaki ... ibaresinin silinmesine, silinememesi halinde bu materyallerin toplatılarak imhasına, davalı adına tescilli www...com ve www..com adlı internet alan adlarına Türkiye de erişimin engellenmesine, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin masrafı davalıdan tahsil edilmek sureti ile Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek üç büyük gazeteden birinde bir kez ilanına, karşı dava yönünden ise.

2002 yılında başvurusu yapılan ve davacı/karşı davalı adına tescil edilen ... sayılı marka yönünden davalının bu markayı kötü niyetli tescil ettiği yolunda somut delil sunulmadığı, tescil tarihinden itibaren yaklaşık 14 yıllık bir süre geçmiş olması sebebiyle karşı davacının sessiz kalmak suretiyle hükümsüzlük davası açma hakkını kaybettiği, hükümsüzlüğü istenilen her iki markanın da şekil logosu ile birlikte esaslı unsur niteliğinde değerlendirilebilecek ... ibaresi olduğu, karşı davacının ortaklarının soyadının da aynı ibareden oluşmuş olmasının diğer tarafın tescilinin kötü niyetli yapıldığı anlamına gelmediği,

556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkralarında belirtilen hükümsüzlük hallerinin davacı/karşı davalının hükümsüzlüğü istenilen her iki markası yönünden de mevcut olmadığı gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF BAŞVURUSU.

Davalı/karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporu ile mütalaa arasında farklılıklar olduğunu, bilirkişi raporunda müvekkili şirketin varlığından önce kurulan sitelerin müvekkile ait olduğunu kabul edip, erişimin engellenmesine dair tespitler yapan bilirkişilerin, bu sitelerin sahibinin müvekkil şirket ortakları olduğunu ve bağlantısını kabul ettiğini, ancak 1980'li yıllardan bu yana aynı ortakların ... adı altındaki faaliyetlerini kabul etmediğini, mütalaada ise müvekkili şirketin ... soyadı altında uzun yıllardır farklı şirket çeşitleri ile faaliyet gösterdiğinin, her iki tarafında uzun yıllardır sektörde oldukları,

tarafların birbirlerinin varlığından haberdar olduklarının, her iki tarafın da ... markasını kullanmasının tescilden çok önce olduğunu, birbirini tanıyan taraflardan davacı-karşı davalının habersiz marka tescili gerçekleştirmesinin kötü niyetli olduğu ve ayrıca 14 yıl bu duruma sessiz kalan davacı-karşı davalının sessiz kalma dolayısıyla hak kaybına uğradığını, huzurdaki davanın kötü niyetli olduğu tespit edildiğini, müvekkil şirketin 2002 yılından bu yana tescilli olan markaya karşı hukuki yollara başvurmayışı sessiz kalma nedeniyle hak kaybı olarak değerlendirilmişken,

davacı-karşı davalının müvekkil şirkete karşı 14 yıldır sessiz kalmasının hak kaybı olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, manevi tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.

Dairemizin 16/09/2019 tarihli 2020/435 Esas-2021/912 Karar sayılı kararıyla; davalı tarafça ticaret ünvanının amacı dışında markasal olarak kullanıldığı, davalının, davacının iştigal alanı ile örtüşür şekildeki hizmetlerle ilgili tescil yaptırdığı ve davalının “Aşçıoğlu” ibaresini unvanına aldığı, bu seçimin davacının markasından istifade eder şekilde olduğu, davalının basiretli tacir gibi hareket etmediği, davalı şirketin ticaret unvanının davacının daha eski tarihli tescili sebebiyle terkini gerektiği bu yönde kurulan mahkeme kararının yerinde olduğu,

sessiz kalma yoluyla davacının hak kaybından bahsedilemeyeceği, davalı hakkında verilen takipsizlik kararının hukuk hakiminin yaptığı değerlendirme ile çelişmeyeceği, davalı tarafından alınan tek taraflı mütalaanın bağlayıcı olmadığı, dolayısıyla rapor ve mütalaa arasında çelişki olduğu iddiası ile yeninden rapor alınamayacağı, haksız rekabet şartlarının mevcut olduğu, davalının tüm istemlerinde dava tarihi itibariyle geç kaldığı, markasal tecavüzün bulunduğu, davacı markası ile davalının ticari ünvanı arasında güçlü benzerlik bulunduğu, ticaret ünvanının terkininin gerekli olduğu, mahkemenin bu hususlarda verdiği kararın yerinde olduğu,

ancak davacının aynı soy isme sahip olması, aynı sektörde faaliyet göstermesi, davalının markasal kullanımına ticaret ünvanı tesciline kadar ses çıkarmaması ve çelişkili davranışı nedeniyle 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (4721 sayılı Kanun)'nun 2 nci maddesi kapsamında manevi tazminat isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,

asıl dava yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, davacının tescilli ... + ŞEKİL ibareli markasına davalı yanın ... ibaresini markasal kullanmak suret ile tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, davalının ... ibaresini inşaat sektöründe, tabela, broşür ve vb. Her türlü tanıtım materyallerinde, ticari evraklarında kullanmasının yasaklanmasına, tabeladaki ... ibaresinin silinmesine,

silinememesi halinde bu materyallerin toplatılarak imhasına, davalı adına tescilli www.....com ve www.....com adlı internet alan adlarına Türkiye de erişimin engellenmesine, manevi tazminat talebinin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin masrafı davalıdan tahsil edilmek sureti ile Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek üç büyük gazeteden birinde bir kez ilanına, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ BAŞVURULARI.

Davacı/karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; karşı tarafın yıllarca müvekkili şirkete ait ünvan ve logosunun haksız kullanıldığını ve bu suretle ticari itibarını zedelediğini, davalı tarafın bazı inşaat projelerini yarım bırakarak müşterilerini mağdur ettiğini ve bu kişilerin müvekkili şirkete başvurduklarını, halbuki müvekkili şirketin ticari ahlaka ve usullere uygun çalıştığını, piyasaya bir borcu olmadığı halde bu başvurulara maruz kaldığını, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin yerinde olduğunu belirterek kararın bu yönden bozulmasını istemiştir.

Davalı/karşı davacı vekili temyiz dilekçesinde ; karşı taraf ile aradaki akrabalık ilişkisi nedeniyle markanın kullanılmasının her iki taraf için de sorun olmayacağını, müvekkilinin davacı tarafça bir çok açılış, lansman ve kutlamaya davet edildiğini, uzun yıllar kullanıma sessiz kaldığını, mahkemece aldırılan rapor ile taraflarınca sunulan mütalaa arasındaki çelişki nedeniyle raporun hükme esas alınmayacağını, 2004 yılında kurulan ve erişimi engellenen siteleri kuranların müvekkili şirketin ortakları olduğunu, müvekkilinin sanki üç yıllık bir şirket gibi değerlendirildiğini,

halbuki 1980'li yıllardan bu yana aynı ortakların ... adı altında faaliyette bulunduğunu, karşı tarafın da bu durumu bildiğini, habersiz ve kötüniyetli olarak marka tescili gerçekleştirdiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/04/2023 tarihli 2021/8183 Esas-2023/2277 Karar sayılı kararıyla.

6769 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibinin taleplerinden birinin manevi tazminat olduğu, mahkemece hem tecavüzün tespit ve men'ine karar verilmiş olması hem de manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin çelişki olduğu gibi, davalı şirketin 2014 yılında kurulduğu nazara alındığında, 2016 yılında açılan dava nedeniyle sessiz kalma nedeniyle hak kaybına uğradığının kabul edilemeyeceği gerekçesiyle; hükmün temyiz eden davacı yararına bozulmasına,

asıl davada davalı vekili ile karşı davada davacı vekilinin tüm, asıl davada davacı vekilinin bozma kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının REDDİNE, karar verilmiştir.Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, davacı-karşı davalı vekili bozma ilamına uyulmasını, davalı-karşı davacı vekili önceki kararda direnilmesini talep etmiştir. Usul ve yasaya uygun görülen Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuştur.

GEREKÇE. Davacı-karşı davalı vekilinin asıl davada markaya tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, durdurulması ve markaya tecavüz nedeniyle manevi tazminata hükmedilmesini , davalı-karşı davacının, karşı davada, davacı markasının hükümsüzlüğünü talep ettiği, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın reddine karar verildiği, karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.

Dairemizin 16/09/2021 tarihli kararı ile mahkeme kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulduğu, karara karşı taraf vekillerince temyiz başvurusunda bulunulduğu, Yargıtay bozma kararında, davalı-karşı davacının temyiz itirazlarının tümüyle reddine, asıl dava yönünden ise davacı-karşı davalı vekilinin manevi tazminata yönelik temyiz itirazları dışında temyiz itirazlarının reddine karar verildiği anlaşılmakla, Yargıtay bozma kararı kapsamında yargılamaya devam olunarak, tarafların usuli kazanılmış hakları saklı tutularak,

bozma dışında kalan hükmün aynen tekrarına karar verilmiştir.Asıl davada manevi tazminat yönünden yapılan incelemede, tarafların aynı sektörde faaliyet gösterdiği, davalı tarafça davacının ticaret unvan tescil tarihinden uzun yıllar sonra aynı çekirdek unsura sahip, ... ibareli ticaret unvanını adına tescil ettirdiği, bu ibareyi markasal olarak ... A.Ş.

Şeklinde ayrıca ... ibaresini internet sitesi alan adları ve içeriğinde kullanarak markaya tecavüz ettiği, sessiz kalma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı tarafın dava tarihinde yürürlükte olan 556 Sayılı KHK 62/1-b maddesi gereğince manevi tazminat talep etme koşullarının oluştuğu kanaatiyle, mahkemece davalının tecavüzünün yoğunluğu, niteliği ve dosya kapsamının dikkate alınarak hükmedilen 20.000 TL manevi tazminatın yerinde olduğu kanaatine varılmış, Yargıtay bozma kararı sonrasında duruşmalı inceleme yapılmakla, mahkeme kararının kaldırılmasına,davalı-karşı davacının istinaf başvurusunun esastan reddine,

mahkeme hükmünün aynen tekrarı ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Duruşmalı inceleme yapılmakla 6100 Sayılı HMK 353/1-b-2-3 maddeleri gereğince İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 08/06/2017 tarihli 2016/111 Esas-2017/104 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,2- Davalı-karşı davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun REDDİNE,3-A-ASIL DAVA YÖNÜNDEN :-Asıl dava yönünden davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile,

davalının ticaret unvanından “...” ibaresinin terkinine, davacının tescilli ... + ŞEKİL ibareli markasına davalı yanın ... ibaresini markasal kullanmak suret ile tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve refine, -Davalının ... ibaresini inşaat sektöründe, tabela, broşür ve vb. Her türlü tanıtım materyallerinde, ticari evraklarında kullanmasının yasaklanmasına, tabeladaki ... ibaresinin silinmesine, silinememesi halinde bu materyallerin toplatılarak imhasına, -Davalı adına tescilli www.....com ve www.....com adlı internet alan adlarına Türkiye de erişimin engellenmesine,

-Takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, -Karar kesinleştiğinde özetinin masrafı davalıdan tahsil edilmek sureti ile Türkiye genelinde yayın yapan tirajı yüksek 3 büyük gazeteden birinde bir kez ilanına, B-KARŞI DAVA YÖNÜNDEN :-Karşı davanın reddine, 4-A-Asıl davada.

A.a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, markaya tecavüz yönünden 427,60 TL maktu ve manevi tazminat davası yönünden 1.366,20 TL olmak üzere toplam 1.793,80 TL harcın 1.707,75 TL peşin harçtan mahsubu ile, noksan alınan 86,05 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,A.b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince markaya tecavüz davasında hesaplanan 25.500,00 TL maktu vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak,

davacı-k.davalıya verilmesine,A.c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince manevi tazminat yönünden hesaplanan 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak, davacı-k.davalıya verilmesine,A.d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince reddedilen manevi tazminat yönünden hesaplanan, 20.000,00 TL vekalet ücretinin, davacı-karşı davalıdan alınarak,

davalı-k.davacıya verilmesine,A.e-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan 1.741,25 TL dava ilk masrafı, 230,50 TL tebligat-tezkere ve 1.700,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.671,75 TL yargılama giderinin, davanın kabul-red oranına göre 2.753,81 TL.'sinin, davalı-k.davacıdan alınarak,

davacı-k.davalıya verilmesine,B-Karşı davada, B.a-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan, 427,60 TL ilam harcından, 29,20 TL peşin harcın mahsubu ile 398,40 TL bakiye karar harcının davalı-k.davacıdan tahsiline,B.b-Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hesaplanan 25.500,00 TL vekalet ücretinin, davalı-karşı davacıdan alınarak,

davacı-k.davalıya verilmesine,B.c-Davalı-k.davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken asıl dava yönünden 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı ve karşı dava yönünden alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 855,20 TL'den peşin yatırılan 459 TL harcın mahsubu ile bakiye 396,20 TL harcın davalı-karşı davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

5/b-Davalı-karşı davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5/c-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 10.200,00 TL vekalet ücretinin davalı-karşı davacıdan tahsiliyle davacı-karşı davalıya verilmesine,6- Temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin.

6/a-Temyiz yargılaması için davalı-karşı davacı tarafından yapılan temyiz başvuru harcı ve temyiz yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6/b- Temyiz yargılaması için davacı-karşı davalı tarafından yapılan 292,10 TL temyiz başvuru harcı ve 21,25 TL temyiz yargılama giderleri olmak üzere toplam 313,35 TL'nin davalı-karşı davacıdan alınarak,

davacı-karşı davalıya verilmesine,7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 15/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/1827, K. 2024/261, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Cevap Ve Karşı Dava
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1827
Karar No
2024/261
Tarih
15 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1832 K.2024/161
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1838 K.2024/456
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2023/1843 K.2024/218
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2023/1855 K.2024/359
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1856 K.2024/251
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1858 K.2024/195

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.