KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/1342
- Karar no
- 2024/1983
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/05/2024
- Numarası
- 2024/438 Esas - 2024/518 Karar
- Dava
- Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 31/12/2024
Karar Metni
1.766 kelime·9 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... Şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ...'un hali hazırda ... adlı galericiler sitesinde ekspertiz dükkanı ve ikinci araç el satış işi yaptığını, ancak ağırlıklı faaliyet alanı ekspertiz işine dair olduğunu, İş bu dava konusu arabaları da alıp esasında daha önceden görüştüğü hazır olan ve araçları alacaklarını kendi adlarına işlemleri yürütmesini istedikleri müşterilerine araç bedelinin üzerine yüzde 3 kar koyarak satmayı amaçladığını, davalılardan ...'in de ...adı altında araç alım satım ticareti ile uğraşmakta olup müvekkilinin davalılardan ...'i 2023 yılının Ocak ayından itibaren sattığı araçların ekspertizini müvekkilinin dükkanında yapması nedeniyle tanıdığını,
bu davalının sık araç alıp sattığı için müvekkilinin yanına da sık gelip gitmeye başladığını ve müvekkili ile de samimiyeti arttırıp belli bir güven tesis ettiğini, davalılardan...'in yine sattığı bir aracın ekspertizi için 04.01.2024 tarihinde müvekkilinin yanına geldiğini ve yapılan sohbette müvekkilinin "ben de işin içindeyim ama senin çevren çok daha geniş ben de babamızdan miras kalan aracımı takasta kullanıp üzerine 60-70 bin TL koyup değiştirmek istiyorum" dediğini, davalı ...t'ın ta "ben araçlarımı İntercitiy den alıyorun.
Orada güzel bağlantılarım var ,bana çok kolaylık sağlıyorlar, ilişkilerim son derece güçlü" dediğini, davalı ...'in İntercitiyden kastı ise davalılardan ...
Turizmi olduğunu, davalı ...'in müvekkiline diğer davalı ...Turizmin sayfasına girmesini ve istediği aracı beğenmesini istediğini, müvekkilinin de söz konusu davalının İnternet sitesinden ... plakalı ...marka aracı beğendiğini, müvekkilinin davalılardan ...'e ... plakalı ... aracı takas olarak verebileceğini, üzerine en fazla 60-70 Bin TL ödeyeceğini söylediğini, davalı ...'ın ise "bende nakit var alırız sen bana aracını takas eder üzerine de 60-70 bin TL verirsin" dediğini ve tarafların bu şekilde anlaştığını,
müvekkilinin10.01.2024 tarihinde ... plakalı ... marka aracın ruhsatının hazır olduğunun söylenmesi üzerine diğer dava konusu araçlar için gittiği Ataşehir' deyken notere geçip aracını taksa olarak ...'e devrettiğini, müvekkili ile davalının bu anlaşma sonrası ertesi gün yani 05.01.2024 tarihinde ... şubesine gittiklerini ve davalı ...'ın güvenlik noktasından geçerken ...geçtiğini, müvekkili ile davalı ...'ın davalı firmanın önce ofis bölümüne geçtiklerini, alınacak aracı (... plakalı ...) incelediklerini, sonrasında ödeme işlemlerinin gerçekleştiğini, müvekkilinin bu yeni arabası ile davalı ...'ın ise müvekkilinin takasta kullandığı ...,
Plakalı ... ile döndüklerini, müvekkilinin ... plakalı ... aracını alıp evine döndükten sonra davalı ... müvekkilimi 20:00 sularında aramış müşterisi var ise yeni güzel arabalar olduğunu söylediğini, müvekkilinin müşterilerinden olan ...'in ... ,...'nun yine ... ,...'in ise ... istediğini tüm işleri müvekkilimin takip etmesini, kendisine araç satış bedeli üzerinden yüzde 3 kar vereceklerini müvekkiline ilettiklerini, müvekkilinin bu durumu davalı ...' e ilettiğini ve tarafların ilk olarak 08.01.2024 tarihinde araçların bulunduğu diğer davalı ...
Turizme ait ... Şubesine gittiklerini, davalı ...'in buradaki güvenlik görevlisine de ... geldiğini bir diğer davalı olup ...
Turizm şirketininde satış sorumlusu olan ...'ın bilgisi ve haberi olduğunu söylemesi üzerine içeri alındıklarını, müvekkilinin yine araçları inceledikten sonra ofis bölümüne geçtiklerini, davalı ...'ın ...de çalışan ...'ın ... nolu ibanına da 3.000 TL komisyon göndermesi gerektiği bilgisinin verildiğini, müvekkilinin de davalı ...ve ...'ın bu isteği üzerine bu şahıslara talep edilen ödemeleri gönderdiğini, müvekkilinin müşterilerine vermek için dekont ,makbuz vs istediğinde kendisine zaten sözleşmelerde yazdığının bedel alınmasa aracın teslim edilmeyeceğinin söylendiğini,
davalı firma çalışanı olan ...'ın sadece kendi çalıştığı şube değil diğer şubelerle de bağlantıları gereği sürekli iş ve işlemlerin içinde olduğunu, müvekkilinin müşterisi ... için aldığı .... plakalı ... aracı alıp diğer müşterisi olan ... için aldığı ...plakalı ... aracı ise çekiciye yükleterek davalı şirketten çıkarttığını, .diğer araç olan ve müşterisi ... için alınan ... marka aracın ise sözleşmesi ve satış belgeleri ile çıkış belgesini aracın içerisinde bırakıp anahtarını da yanına alarak 10.01.2024 tarihinde gelip almak üzere teslim aldığı yerde bıraktığını,
sonrasında 10.01.2024 tarihinde ... için alınan aracın teslim alındığını ve oradan yine gerekli prosedürü uygulayarak çıkıldığını ancak sonrasında tem trafikten aracın muayenesinin bittiği ve geri götürülüp muayene edilmesi gerektiği bilgisinin verildiğini, 11.04.2024 tarihinde ... plakalı .... marka aracın muayene için davalı firmaya geri götürüldüğünü, müvekkili ...
11.04.2024 tarihinde hala araçların devri için ... aranmayınca ve de bu tarihten sonra diğer davalı ... müvekkilini oyalamaya başlayıp sonradan telefonlarını açmayınca müvekkilinin hemen davalı firmanın Ataşehir şubesine gittiğini ve davalı ... dolayısıyla tanıdığı ve farklı şubelerde de olsa tüm işlerini organize ettiğini bildiği ...'ın yanın gittiğini, ...'in 4 gündür söz verdiği ödemeleri yapmadığını ve araçları iade etmesi gerektiğinin söylendiğini, müvekkilinin de ödemelerini yaptığını beyan ettiğini, davalı firma çalışanı ...'ın ise ben ...'a çok iş yaptım ona güvenerek hata ettim deyip müvekkilinden özür dilediğini,
müvekkilinin hazır olan müşterisi ... ,... ,... adına alınan arabalar için yani ... , ...ve ... plakalı araçlar için davalı ...'in beyan ve talebi üzerine diğer davalı kardeşi ...'in banka hesabına 08.01.2024 tarihinde 600.000,00 TL ,09.01.2024 tarihinde 391.000,00 TL ve de davalı ...
Turizmin banka hesabına da 750.000,00 TL ödeme gönderdiğini, ayrıca davalı ...'e de elden 619.000,00 TL ve kendi için takasta kullandığı ve 680.000 TL sayılan .... plakalı .... ün üzerine de 60.000 TL elden ödeme yaptığını, tüm bu yaşanılanlar sonrası firma yetkililerinin müvekkiline bizim de ihmalimiz var size telafi için indirimli yeni arabalar verelim dahi dediklerini, müvekkilinin bu teklifi kabul etmediğini yasal yollara başvuracağını beyan ettiğini ve iyi niyet çerçevesinde de kendisinde olan ... ve ...
Plakalı araçları ise 13.01.2024 tarihinde İstanbul -Beylikdüzü'ndeki iş yeri olan ... adresinden davalılardan ...'a teslim ettiğini, davalı ...
Turizm ait matbu Taşıt Satış Sözleşmelerinin 5.maddesi incelendiğinde kararlaştırılan satış bedelinin araç teslimi öncesi satıcıya nakden ve defaten ödenmesi şartı olduğu ve bu şart yerine getirilmeden araçların fiilen teslim edilemeyeceğinin açık ve net bir şekilde anlaşıldığını, zaten müvekkilinin de iş bu sözleşmedeki şarta ve sözleşmeye güvenerek hareket ettiğini, davalı firma çalışanının da müvekkiline bunu güvence gösterdiğini, yine araçların fiilen teslim edilmiş davalı firma sözleşmeleri, güvenlik bölgesinden çıkış için gerekli evrakları, araçların yedek anahtarlarını bile müvekkiline teslim ettiğini,
davalı firmanın araçları fiilen teslim ettiği tek durumun araç bedellerinin ödenmiş olması şartı yada davalıya ait taşıt konsinye teslim sözleşmesinden de anlaşılacağı üzere ilgilisi ile bu sözleşmeyi akdetmiş olması olduğunu, dava konusu araçların resmi devirlerinin olmamasına rağmen fiilen satışların gerçekleştirildiği araçların teslim edildiğini, gelinen son noktada müvekkilinin davalıların kusurlu, hukuka aykırı tutum ve davranışları sonucunda ciddi anlamda maddi zarara uğradığını, zira ...
Plakalı araç için 770.000,00 TL ,... Plakalı araç için 865.000,00 TL ,...
Plakalı araç için (... plakalı ... takası sonucu) 740.000,00 TL toplamda ise 2.375.000,00 TL zarara uğradığını, adı geçen ...'nun kendi davasını müstakil olarak açıp takip edeceğinden iş bu davanın konusuna dahil edilmediğini, anılan nedenlerle haklı davalarının kabulü ile müvekkilinin ... ,... ve ... plakalı araçların fiilen gerçekleşen alım satımı nedeniyle davalılarca uğradığı zarar olan 2.375.000,00 TL nin davalılarca müştereken ve müteselsilen araçların fiilen teslim tarihinden itibaren başlamak üzere resekont avans faizi (ticari faiz) ile ödenmesine,
yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Somut olayda hangi mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi için öncelikle taraflar arasındaki ilişkiyi saptamak gerekli olup,davacı vekili,davalılar ile olan araç ticaretinde müvekkillerinin kandırılarak para alındığını,bu paranın iadesini talep etmiştir.
6098 sayılı Borçlar Kanunu'nun 36.maddesinde "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir." şeklinde olup aldatılan taraf sözleşme ile bağlı olmadığından verdiğini karşı taraftan isteyebilir.
Buna göre aldatma hukuksal nedenine dayanmakta olup,uyuşmazlık alım satım sözleşmesinden kaynaklandığı, TBK.md.36 ve 207.maddelerine dayanılan davanın,TTK'nun 4.maddesinde sayılan diğer anlatımla bu maddede 6098 sayılı TBK'na atıf yapan sözleşmelere ilişkin olmadığından mutlak ticari davalardan olmadığı ve davalıların tacir sıfatı bulunmadığı,diğer anlatımla her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hukuk davası(nispi ticari dava) niteliğinde de olmadığı nazara alındığında uyuşmazlığın genel hükümler çerçevesinde Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
Ticari olmayan davalarda görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olup asliye hukuk mahkemesi ile ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki TTK'nun 5/3. maddesi uyarınca görev ilişkisidir. Göreve ilişkin usul kuralları HMK'nun 114/1-c maddesi uyarınca dava şartıdır.
Dava şartları kamu düzeninden olup kamu düzenine ilişkin hususlarda resen dikkate alınacak hususlardan olup dava şartı yokluğu halinde HMK'nun115/2.maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; henüz cevap süresi dolmadan verilen görevsizlik kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının tacir olmadığı ve kabul anlamına gelmemek kaydıyla taraf sıfatı bulunduğu varsayımında dahi görevli mahkemenini Asliye Hukuk Mahkemesi değil Tüketici Mahkemesi olacağı göndereme gelebilecekken mahkemece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli mahkeme olarak gösterilmesinin hatalı olduğunu, haksız davalıya yöneltilen husumet yönünden kötüniyetli olarak ikame edilen davanın davacı şirket yönünden husumet yokluğundan her halükarda esastan reddi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, uğranılan zararın tazmini iptali davasıdır.Bu aşamada istinafa gelen uyuşmazlık temelde, uyuşmazlığın çözümünde görevli olan mahkeme noktasındadır.Davacı tarafça, davalıların kusurlu, hukuka aykırı tutum ve davranışları sonucu uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)’nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır.
TTK'nın 5/1. Maddesine göre de, aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın tüm ticari davalara asliye ticaret mahkemesi bakmakla görevlidir.Mahkemece yapılan araştırmada davalının ticari işletmesi bulunduğuna ilişkin herhangi bir kayda ulaşılmamıştır. Her ne kadar davacının bir kısım şirketlerde ortaklığı bulunduğu iddia edilmiş ise de, şirket ortaklığı bir tarafın tacir olarak kabul edilmesi için tek başına yeterli değildir.
Davacının araç alımına ilişkin işi bir ticari işletme faaliyet kapsamında yerine getirdiğine ilişkin dosya kapsamında bir iddia ve ispat bulunmamaktadır. Bunun yanı sıra Asliye Ticaret Mahkemesinin görevinin tayininde uyuşmazlığa konu mal ve/veya hizmetin türü ve ticari iş karinesi etkili değildir.
Zira Türk Ticaret Kanunu ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir(Hukuk Genel Kurulunun 16/09/2015 tarih, 2014/1026 Esas ve 2015/1765 Karar).Somut olaya konu dava, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olmadığından ticari dava niteliğinde değildir. Taraflar arasındaki hukuki ilişkinin taraflardan yalnızca birinin ticari işletmesi ile ilgili olması halinde dahi davanın ticari dava olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bunun yanı sıra eldeki dava, TTK'nın 4/1. maddesinin alt bentlerinde sayılan dava türlerinden de değildir. Bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde asliye ticaret mahkemesi görevli değildir. Davacının ikici el araç satışı yaptığını beyan etmesi nedeniyle taraflar arasında her hangi bir tüketici işlemi bulunmadığı da nazara alındığında HMK'nın 2. maddesi uyarınca eldeki davaya konu uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesince asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... Şirketi vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1342, K. 2024/1983, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama