KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Dosya no
- 2024/164
- Karar no
- 2024/312
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/12/2023 (Ara Karar
- Numarası
- 2023/874 Esas
- Talep
- İhtiyati Tedbir
- İstinaf karar tarihi
- 29/02/2024
Karar Metni
1.087 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; Beşiktaş ...Noterliği’nin 07 Mayıs 2012 tarih ve ... yevmiye numaralı “Alacak Temlik Sözleşmesi” ile davalıların temliken alacaklısı bulunduğu dosyalarının tümüne ilişkin; evvelemirde İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ve diğer dosyalar hakkında takip ve tahsil işlemlerinin durdurulması da dahil olmak üzere işlem yasağı getirilmesine ve 2004 sayılı Kanun’un 72. maddesi uyarınca yatırılacak bedelin işbu dava sonuna kadar alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "icra veznesine yatırılacak olan paranın alacaklıya verilmemesine yönelik istem yönünden de, tedbire konu edilen takiplerin 2006 ve sonrası yıllara ilişkin olduğu, dosyanın teati aşamasında olup henüz cevap sunulmadığı, delillerin toplanmadığı, dosyanın delil durumu itibariyle mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı, gecikme sebebiyle ciddi bir zararın doğabileceğine ilişkin kanaat oluşmamakla koşulları oluşmayan tedbir isteminin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; mevcut durumda söz konusu tedbir için tüm koşulların gerçekleştiğini, davacı yancı İİK'nın 72/III maddesi uyarınca alacak miktarı ve alacak miktarının yasada belirtildiği üzere yüzde 15’inden az olmayan teminat miktarı yatırılmak suretiyle kanunen haiz olunan hak kapsamında ihtiyati tedbir talep edildiğini, somut olayda taraflarınca Beşiktaş ...
Noterliği’nin 07 mayıs 2012 tarih ve ... yevmiye numaralı “alacak temlik sözleşmesi” ile davalıların temliken alacaklısı bulunduğu dosyalarının tümüne ilişkin; (evvelemirde istanbul ... icra müdürlüğü’nün ... e. sayılı dosyası ve İstanbul ... icra müdürlüğü’nün... e. sayılı dosyası ve diğer dosyalar hakkında) takip ve tahsil işlemlerinin durdurulması da dahil olmak üzere işlem yasağı getirilmesi ve İİK 72. maddesi uyarınca yatırılacak bedelin işbu dava sonuna kadar alacaklıya verilmemesi yönünde mahkemece ihtiyati tedbir kararı verilmesinin talep edildiğini, İİK'nın 72. maddesinde: “(Değişik: 538 - 18.2.1965 / m.43) Borçlu,
icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını isbat için menfi tesbit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.” denildiğini, yasada açıkça belirtildiği üzere borçlu teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteme hakkına sahip olduğunu, yerleşik içtihatların da haklılığını gösterdiğini,
dava konusu olayda davalı taraf davacının iyi niyetini ve kendisine duyduğu güveni kötüye kullanmak suretiyle haksız ve kötü niyetli olarak hareket etmiş davacıyı mağdur duruma düşürmüş olup, işbu durum hukuk normları ve hakkaniyet kuralları ile bağdaşmadığını, istinaf konusu kararda belirtildiğinin aksine ciddi bir zararın doğması söz konusu olup, kaldı ki uyuşmazlık konusu olayda karşı tarafın “kötü niyetli” eylem ve işlemleri olduğunu, davalı ... tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak cebri icra işlemleri, usulsüz işlemler (elbirliği mülkiyetine aykırılıklar, mükerrer işlemler,
temlik alınan borcun yanlış hesaplattırılması …) başlıca olmak üzere bir dizi hukuka aykırı ve kötü niyetli işlem yapıldığını, uyuşmazlık konusu alacak ferileriyle birlikte ... ve ... tarafından elbirliği şeklinde inançlı işlemle temlik alınmış olmasına rağmen ...'nun hukuka aykırı olarak tek başına alacağın tahsili amacıyla icra takibi işlemlerine başladığını, davalı tarafların haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli eylem ve işlemleri neticesinde davacının mağdur olmuş; hukuken olmayan bir alacağa ilişkin zarara uğradığını, bu cümleden olarak; istinaf konusu ara kararın kaldırılarak,
İİK'nın 72/III bendi uyarınca davacının alacak miktarını yatırmak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, menfi tespit davasında İİK'nın 72/3. Maddesi kapsamında icra takibinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, istemidir. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, talep konusuna ilişkin olarak ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır.
İhtiyati tedbir isteyen davacı tarafça, davaya konu icra davalı tarafın güvenilir kişi belirlenmesi nedeniyle yapılan bir takım işlemler ile gerçekte kredi borcunun davalı tarafça ödenmemesine rağmen onların aracılığıyla ödenmesi nedeniyle alacağın temliğinin davalılar adına yapıldığını ve davalı tarafın icra dosyalarında gerçek bir alacağı bulunmadığı iddiasıyla açılan menfi tespit davasında, icra takiplerinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 72/3. Maddesi, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir, şeklinde düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbirin koşulları bakımından İcra ve İflas Kanununda bir düzenleme bulunmadığından genel hükümlerin uygulanması gerekir. 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1.
Maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir.
HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, icra takiplerinin alacağın temliği sözleşmesine dayalı olması karşısında, yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle sunulan deliller istem hakkında haklılığını yaklaşık ispata elverişli değildir.
Davalı tarafın icra takiplerindeki taraf sıfatı bakımından ise bu hususta sulh hukuk mahkemelerinde açılmış davalar bulunduğu tarafların beyanında anlaşılmış olup, takipteki taraf sıfatının bu aşamada değerlendirilmesi mümkün değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/164, K. 2024/312, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama