İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1649 K.2024/1698

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması…

Esas2024/1649Karar2024/1698Tarih21 Kasım 2024Okuma13 dk · 2.523 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
21 Kasım 2024
Dosya no
2024/1649
Karar no
2024/1698
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
23/11/2023
Numarası
2023/247 Esas - 2023/896 Karar
Dava
İtirazın İptali
İstinaf karar tarihi
21/11/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.523 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin, borçlu Tasfiye Halinde ... Limited Şirketinin bünyesinde çalıştığını, işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla borçlu şirkete karşı İstanbul 17. İş Mahkemesi 2015/932 Esas sayılı dosyası ile görülen dava açıldığını, işbu dava sonucunda yerel mahkemece hüküm kurulduğunu, davalıların yöneticisi ve/veya ortakları oldukları diğer davalı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...

Esas sayılı dosyası ile ilamlı icra takibi başlatıldığını ve kesinleştiğini, Müvekkilinin alacağının tahsil edilememesi nedeni ile İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/379 E. 2022/829 K. Sayılı dosya ile davalı şirket yöneticilerinin basiretli tacir gibi davranmamasının, şirket öz kaynaklarının ve sermayesinin şahsi menfaatleri doğrultusunda kullanmalarından,

şahsi ve ticari(şirket) para ilişkilerinin birbirine karıştırılmasından ve şirket malvarlığını azaltmaları sonucunda doğmuş olan 10.000,00 TL belirsiz alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte şirket tüzel kişilik perdesinin aralanması ile şirket ortaklarının/yöneticilerinin sorumluluğuna gidilerek tazmini yoluna gidildiğini, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/379 E. 2022/829 K. Sayılı ilam ile mahkemece, dava belirsiz alacak davası olarak açılmasına rağmen taraflarına taleplerini arttırmak üzere süre verilmediğini, yalnızca harca esas değer olan 10.000,00 TL bedel yönünden davanın kabul edildiğini,

kabul edilen 10.000,00 TL için ayrıca ilamlı olarak icra takibi başlattıklarını, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/379 E. 2022/829 K. Sayılı ilamı ile dava dışı Tasfiye Halinde ... Limited Şirketi'nin yetkililerinin müvekkilinin alacaklarından sorumlu olduğu sabit olduğundan, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyadan mahkemenin hükmettiği 10.000,00 TL tutarındaki bedel hariç kalan bakiye yönünden iş bu İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı ilamsız takip başlattıklarını, borçlular vekili tarafından borca kötü niyetle ve haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu beyanla davanın kabulü ile. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı takip dosyasındaki haksız itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere belirlenecek icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle;Müvekkilleri ..., ... ve ... aleyhine açılan itirazın iptali davasında İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/379 E. 2022/829 K. Sayılı ve taraflarından istinaf edilen hukuka uygun olmayan hatalı karara dayanıldığını, söz konusu hükmün kanun ve dosyada mevcut delillere aykırı olduğunu, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin gerekçesinin aksine davalı şirketin ticari defterlerinin sunulmadığı değerlendirmesi yerinde olmadığını, mevcut olan 2 bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere davalılardan şirkete ait ticari kayıtlar sunulduğunu ve incelendiğini,

her iki bilirkişi raporunda da özetle müvekkili gerçek kişilerin şirketi hiçbir şekilde bilerek zarara uğratmadıkları ticari faaliyetten kaynaklı şirketin zarara uğradığı açık tespiti olduğunu, müvekkili şirket ortaklarının şahsi olarak şirketten 2015 yılı itibariyle 1.219.444,67-TL alacaklı durumda olduğunu, yani davalı gerçek kişiler şirketin içini boşaltmamış tam tersine şirketi ayakta tutabilmek için şahsi mal varlıkları ile katkı ve finansal kaynak sağladığını, tasfiye edilen ...

Seyahat Ltd.Şti. Şehirler arası yolcu taşımacılığı konusunda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ticari faaliyetini ekonomik sebeplerle sürdüremediğinden tasfiye kararı aldığını ve tasfiyesini resmi olarak sonuçlandırdığını, müvekkillerinden ...'in 86 yaşında olup sağlık sorunları sebebiyle çok uzun zamandır şirketin fiili yönetiminde hiçbir zaman bulunmadığını, şirketin mal varlığını eksiltecek kasıtlı hiçbir tasarrufu olmadığını, müvekkili ... Kırşehir ...

Noterliğinin 31.12.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesi ile Tasfiye Halinde ... Ltd.

Şti. 'deki tüm paylarını devrettiğini, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından aleyhe verilen kararda bu husus dahi hiçbir şekilde incelenmeden hatalı olarak hüküm kurulduğunu, ...'in 31.12.2012 tarihi itibariyle şirketin paydaşı olmadığını, Bu sebeple de davacı tarafından ... aleyhine icra takibi yapılması ve huzurdaki davanın açılması da yerinde olmadığını, müvekkilinin Tasfiye edilen ... Ltd.

Şti.'nin mal varlığının eksiltilmesi de söz konusu olmadığını, bu nedenle ... yönünden de davanın red edilmesinin gerektiğini, müvekkili ... 'inde hiçbir zaman davacının alacaklı olduğu şirketin kaynaklarını şahsi çıkarları için kullanmadığını, müvekkilinin tüm enerjisini ve gayretini şirketi faaliyette tutmak için harcadığını, ancak sektörde çok büyük şirketlerin dahi rekabet etmekte yaşadıkları güçlükler Tasfiye edilen ... Ltd.Şti. tarafından aşılamadığını, ..., ...

Turizm, ..., ...

Turizm gibi bilinen şirketler faaliyetlerini rekabet güçlükleri sebebiyle sürdüremediğini, süreç içinde kapanmak zorunda kaldıklarını, davaya dayanak gösterilen İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/379 E. 2022/829 K. Sayılı kararı istinaf edildiğini, istinaf incelemesi sonucu bozulması veya ortadan kalkması gereken bir karar olduğunu, söz konusu davada davanın kabulüne karar verebilmesi için dava dosyasında hiçbir hukuki, mali veya başkaca geçerli bir gerekçe bulunmadığını, beyanla; haksız ve dayanaksız davanın reddine, alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Taraflar arasındaki uyuşmazlık. İstanbul ...

İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, 192.999,36 TL alacak üzerinden itirazın iptali ile takibin devamı istemi ile tarafların karşılıklı %20 icra inkar tazminatı/kötü niyet tazminatı istemi ve takibin dayanağının İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/379 E- 2022/829 K. Sayılı dosyası kapsamı ve tüzel kişilik perdesinin aralanması talebi olarak tespit edilmiştir.Davacı vekili ön inceleme duruşmasında davanın dayanağını tüzel kişilik perdesinin aralanması ve İstanbul 21 ATM nin 2020/379-2022/829 sayılı kararı olarak açıklamıştır.

Davacı vekili tüzel kişilik perdesi arkasına saklanılarak davacı müvekkilinin alacağının ödenmediği sebebiyle ... Ltd.Şti ortakları olan davalıların sorumlu tutulmasını istemektedir. İstanbul 21 ATM nin 2020/379-2022/829 sayılı dosyasında ... Ltd.Şti dava edilip "alacak davası" olarak dava açılmasına rağmen, huzurdaki davada, ... Ltd.Şti hakkında icra takibi başlatılmadığı gibi, icra takibine sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davası da açılmamıştır.

Davalıların ortağı olduğu ... Ltd.Şti hakkında yapılan icra takibi ve bu takibe sıkı sıkıya bağlı itirazın iptali davası açılmadığından tüzel kişilik perdesinin aralanması koşulları huzurdaki davada değerlendirilemeyecektir.

Getirtilen İstanbul 21 ATM nin 2020/379-2022/829 sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında davalıların davacı ve diğer alacaklıları zarara uğratmak kastı ile şirketi kötü yönettiklerine dair bir saptama da bulunulmadığı,kaldı ki bu saptamanın TTK 553 kapsamında şirket ortaklarının sorumluluğu hukuki sebebine dayanılarak istenebileceği, davacının mahkememiz dosyasında bu hukuki sebebe dayanmadığı, bu hukuki sebebe dayanmış olsa bile tazminatın dava dışı şirkete ödenmesinin istenebileceği görülmüştür.

Mahkememizce husumet yokluğu sebebiyle HMK 114/1-d ve 115/2 md gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulen reddine" karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkili, davalı şirket bünyesinde işçi olarak çalışmış olup, müvekkillerin işçilik hak ve alacaklarının tahsili amacıyla borçlu şirkete karşı ile dava açıldığını, işbu dava sonucunda verilen mahkeme kararı kesinleştiğini, ilamlı icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı şirketten alacağı müvekkilinin hak etmiş olduğu işçilik hak ve alacaklarından kaynaklandığını, her ne kadar gerekçeli kararda üçüncü kişilerin şirket kurucuların, yönetim kurulu üyelerinin,

yöneticilerin ve tasfiye memurlarının sorumluluğuna ancak dolaylı zararlarının varlığı halinde gidilebileceğini ve TTK md. 556/1 uyarınca ancak şirketin iflası halinde söz konusu olacağı belirtilmişse de gayrifaal bir şirketin mevcut olması nedeni ile müvekkilinin doğrudan zararının mevcut olduğunu, şirketin gayri faal olduğunun vergi kayıtlarının incelenmesi ile de ortaya çıkacağını, şirket yetkililerinin kasıtlı olarak şirketin faaliyetlerini durdurduğunu, mal kaçırma kastı ile hareket edilerek muvazaalı olarak gerçekleştirilen işlemler,

şirketin işletme konusunun gerçekleştirilmesinin imkansız hale gelmesi ve TTK md.556/1'in somut uyuşmazlıkta uygulanmasının maddenin amacı ile bağdaşmayacağı hususlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, doğrudan zararlarının kabulü ve tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ile davalı şirket ve yöneticilerin sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini, davalıların sabit mahkeme kararı ile müvekkilinin kesinleşmiş alacağından sorumlu olduğunun açık olduğunu, iş bu icra dosyasında ilamlı olarak takip başlatılamayan kısım yönünden takip başlatılmış olup, verilen hüküm gereğince haklı davalarının kabulü ile itirazın iptali gerektiğini,

açıklanan nedenlerle İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/247 E. Ve 2023/896 K. Sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması ile yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili katılma yoluyla istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın reddi kararının yerinde olduğunu, davacının, dava dilekçesi ve istinaf başvuru dilekçesinde iddia ettiği hususların yerinde olmayan ve hukuki dayanağı bulunmayan iddialar olduğunu, İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/379 E. 2022/829 K. Sayılı dava dosyasında mevcut olan 2 bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiği üzere şirkete ait ticari kayıtların sunulduğunu ve incelendiğini,

her iki bilirkişi raporunda da özetle müvekkili gerçek kişilerin şirketi hiçbir şekilde bilerek zarara uğratmadıkları ticari faaliyetten kaynaklı şirketin zarara uğradığının açık tespiti olduğunu, dava dışı Tasfiye edilen ... Seyahat Ltd.Şti.

Şehirler arası yolcu taşımacılığı konusunda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, ticari faaliyetini ekonomik sebeplerle sürdüremediğinden tasfiye kararı aldığını ve tasfiyesini resmi olarak sonuçlandırdığını, müvekkillerinin alacaklılardan mal kaçırma veya başkaca bir hukuka aykırı eylem içinde olmadığını, açıklanan nedenlerle davacının istinaf taleplerinin reddine, cevap dilekçesi ile birlikte icra takibine konu alacağın %20 'si oranında tazminat talep edilmiş olmasına rağmen davanın reddi kararında tazminata hükmedilmemiş olması yönü ile kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, şirket tüzel kişiliği perdesinin aralanması suretiyle alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptaline istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince husumet yokluğu sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulen reddine karar verilmiş, karara karşı davacı ve davalılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davacı tarafça tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin davada verilen karara dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibinde davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, kötüniyet tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. Davacı takip alacaklısı tarafından davalılar aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ...

Esas sayılı takip dosyasında 192.651,52 TL asıl alacak ve 347,84 TL işlemiş faiz üzerinden, "İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi nin 2020/379 Esas ve 2022/829 Karar sayılı kararına dayanılarak mevcut alacağa istinaden doğan alacak" sebebine dayanılarak 20.01.2023 tarihinde ilamsız takip başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur.

Davacı, dava dışı şirketten işçilik haklarına ilişkin iş mahkemesinde açtığı davayı kazandığını, kararın kesinleşmesi üzerine ilamlı icra takibi başlattığını ancak alacağını tahsil edemediğini, davalıların dava dışı şirket yöneticisi olup , dava dışı şirketi işlevsiz ve atıl hale getirdiklerini, şirketin sürekli zarar etmesine sebep olduklarını, bu nedenle zararının tazmini istemiyle davalılar hakkında ilamsız icra takibi başlattığını beyan ederek İİK'nun 67.maddesine dayalı olarak itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.

Davalılar ise tasfiye edilen ... Seyahat Ltd. Şti.'nin malvarlığının eksiltilmesinin söz konusu olmadığını, ..., ... Turizm, ..., ... Turizm gibi bilinen şirketlerin faaliyetleri sonucu rekabet güçlükleri sebebiyle dava dışı şirketin faaliyetlerini sürdüremediğini, ...'in dava dışı şirketin fiili yönetiminde hiçbir zaman bulunmadığını, ...'in Kırşehir ... Noterliğinin 31.12.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı hisse devir sözleşmesi ile Tasfiye Halinde ... Ltd.

Şti.'deki tüm paylarını ...'e devrettiğini savunmuşlardır. Dosya kapsamına alınan İstanbul 17. İş Mahkemesinin 2015/932 Esas - 2017/1097 karar sayılı dosyasında davacı tarafından dava dışı Tasfiye Halinde ...

Limited Şirketi aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacağı, ücret alacağı, AGİ alacağı, fazla mesai alacağı, ulusal bayram ve genel tatil günleri alacağı, hafta tatil günleri alacağı hakkında davanın kabulüne karar verildiği, davacı tarafça Tasfiye Halinde ... Seyahat Limited Şirketi aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı ilamlı icra takibi başlatıldığı ve takibin kesinleştiği görülmektedir.

Yine dosya kapsamına alınan İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/379 Esas ve 2022/829 Karar sayılı dosyasında davacı tarafından Tasfiye Halinde ...

Seyahat Limited Şirketi ve davalılar aleyhine açılan davada yapılan yargılama sonucunda yerel mahkemece davalıların üzerine kayıtlı çok sayıda taşınmaz mal tespiti yapıldığı ancak bunun kaynağınnı davalılarca tatmin edici bir şekilde ortaya konulamadığı, davalıların şirketin tüm ticari defterlerini sunmadığı, davalı şirketin borca batarken davalı yönetici ve ortakların bu kadar taşınmaz mal alınmasının, şirketten örtülü sermaye aktarımı olarak kabul edildiği, kesinleşen kapak hesabına göre davacının davalı şirketten alacağı takip tarihi itibarıyla 97.577,67 TL olduğu,

tüzel kişilik perdesinin kaldırılması ve işçi olan davacının alacağına kavuşması için davalı gerçek kişilerin sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalılar ... ve ...' in İstanbul ...

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında borçlu görünen diğer davalı şirket ile birlikte tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile talep ile bağlı kalınarak 10.000 TL ile sorumlu tutulmasına, davacının geri kalan kısma yönelik karar hakkının saklı tutulmasına karar verildiği, kararın istinaf incelemesinde olduğu anlaşılmaktadır.Anonim şirket yönetici, kurucu ve yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 553 vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, 555/1 maddesine göre şirketin uğradığı zararın tazminini şirketin ve pay sahiplerinin talep edebileceği düzenlenmiş.

556. maddede ise alacaklıların ancak şirketin iflası halinde tazminatın şirkete ödenmesini isteme hakkı bulunduğu belirtilmiştir. Diğer yandan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/5447 Esas ve 2021/7321 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere temel hukuk kurallarının en önemlilerinden biri sözleşmelerin ve borç ilişkilerinin nisbiliği ilkesidir. Alacak hakkı ancak hukuki ilişkinin tarafları arasında ileri sürülebilir.

Ticaret şirketlerinde ise sınırlı sorumluluk ilkesi, ortaklardan ayrı ve bağımsız malvarlığı oluşumunun sonucudur. Diğer bir ifadeyle tüzel kişilerin ve ortakların mal varlığı ve sorumlulukları birbirinden ayrılmaktadır.

Ticaret şirketlerinde sınırlı sorumluluk ya da ayrı malvarlığı ilkesinin alacaklıların menfaatlerine zarar verecek şekilde kötüye kullanılması durumunda, alacaklıların hak ve menfaatlerini korumak için hukuk sistemlerinde hakkaniyet gereği “Tüzel Kişilik Perdesinin Kaldırılması Teorisi” geliştirilmiş ve tüzel kişiliğin arkasına sığınılarak durumu kötüye kullanan ortakları şirket borçlarından şahsen sorumlu tutma imkanı getirilmiştir.

Teorinin uygulanmasının yasal dayanağı olarak dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını düzenleyen MK’nın 2. maddesi kabul edilmektedir. Tüzel kişiliğin kötüye kullanıldığı bazı istisnai hallerde tüzel kişilik perdesi aralanmak suretiyle, gerçek ya da tüzel kişi ortakların sorumluluğu cihetine gidilebilmektedir.

Uygulama ve doktrinde, tüzel kişi ile ortaklarının ya da birden fazla tüzel kişi şirketin birbirinden ayrı olan çalışma alanlarının ve malvarlıklarının birbirine karışması halinde ve ayrıca borçlu şirketin sermayesinin yetersiz kalması durumunda, yani istisnai hallerde tüzel kişilik perdesinin kaldırılması teorisinin uygulanmasının mümkün olabileceği kabul edilmektedir.

Bu teorinin uygulanmasına ancak tüzel kişilik kavramının arkasına saklanılarak dürüstlük kuralına aykırı davranıldığı, kendisine tanınan hakkın kötüye kullanılarak üçüncü kişilerin zarara uğratıldığı, zarara yol açan tüzel kişinin sorumluluğuna hükmedebilmek için ise başka bir yasal nedene dayanılmasının mümkün olmadığı durumlarda başvurulmalıdır.

(ÇAMOĞLU, Ersin, Ticaret Ortaklıkları Bağlamında Perdenin Kaldırılması Kuramı ve Yargıtay Uygulaması, Banka ve Ticaret Hukuku Dergisi, C.32, .S.2, BATIDER, 2016, s.11-15 ) Somut olayda davacı tarafça, dava dışı şirketin de taraf olduğu İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/379 Esas sayılı tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak açılan dava dosyasında talep edilen alacağın devamı niteliğinde, davalılar hakkında ilamsız takip yapılmış olup, dava konusu icra takibinin dayanağı olarak bu mahkeme kararı gösterilmiştir.

Ancak davaya konu icra takibi yönünden, takip tarihi itibariyle kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunmadığı gibi dava dışı şirket de icra takibinde borçlu olarak gösterilmemiştir.

Mahkemenin kabulünün aksine davacı tarafça eldeki davada şirket ortaklarının sorumluluğu hukuki sebebine dayanılmış ise de itirazın iptali davası takibe sıkı sıkıya bağlı olup, davanın takibe bağlılığının, takibin tarafları ve alacağın miktarının yanısıra alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğu (YHGK.

2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı) gözetildiğinde somut uyuşmazlıkta davacının takip dayanağına konu tüzel kişilik perdesinin aralanmasına ilişkin mahkeme kararı dışında yöneticinin sorumluluğu esaslarına göre inceleme yapılması mümkün değildir.

O halde ilk derece mahkemesince usulüne uygun takip bulunmadığından özel dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.

Diğer yandan davanın usulden reddine karar verilmekle birlikte davalıların kötüniyet tazminatı hakkında mahkemece olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş ise de eldeki davada davalılar hakkında başlatılan icra takibinde davacının kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından sonucu itibariyle doğru olan karar nedeniyle taraf vekillerinin istinaf istemleri yerinde görülmemiştir.

HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Davacı ve davalılar vekili tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerilerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 21/11/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1649, K. 2024/1698, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1649
Karar No
2024/1698
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1649 K.2024/1776
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1649 K.2024/1657
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1650 K.2024/1617
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1651 K.2024/1616
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2024/1652 K.2024/1759
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1652 K.2024/1618

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.