KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1652
- Karar no
- 2024/1618
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 11.09.2024 TARİHLİ ARA KARAR
- Numarası
- 2024/527 Esas
- Dava
- Alacak
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma
Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava sonuçlanıncaya kadar tahsilin akamete uğramaması için, yargılama neticelenip, karar kesinleşinceye kadar olmak üzere dava konusu alacağı karşılamaya yeter miktarda davalının banka hesaplarına, menkul ve gayrimenkul malları üzerinde alacağı güvence altına almak için öncelikle teminatsız olarak eğer bu talep kabul görmezse mahkemenin takdir edeceği uygun bir teminat karşılığında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince ihtiyati haciz talebinin değerlendirildiği 11.09.2024 tarihli ara kararla ; "... Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (İİK mad. 258/2)İhtiyati hacız talep edebilmek için alacağın, bir para alacağı olması gerekir, paranın kaynağı ve bağlı olduğu belgenin bir önemi yoktur. Teminat alacaklarına ilişkin mevcut veya takibin sonucunun güvence altına alınması için ihtiyati haciz talep edilemez.
İhtiyati haciz talep edebilmek için alacağın rehinle de güvence altına alınmamış olması gerekir. Takip hukukunda, rehinli alacaklarda, önce rehne başvurma zorunluluğunun geçerli olmadığı durumlarda (İİK mad. 45/11. 167/1) ihtiyati haciz de istenebilir.
Alacağa ilişkin şartlar ise; para alacağı olması, vadesi gelmiş alacak olacak, alacak aynı zamanda rehinle temin edilmeyecek, rehin olması asıl borçlu yönünden ihtiyati haciz alınmasını engeller ise de, kefiller yönünden ihtiyati haciz talep edilebilir, benzer şekilde rehin veren kefil ise yine bu kefil(ler) yönünden ihtiyati haciz kararı verilemeyecektir.
Diğer şart ise alacağın vadesinin gelmiş olmasıdır, kural bu olmakla birlikte Mahkemece vadesi gelmeyen alacaklar için İİK madde 257’deki şartlar oluşacak ve alacaklı usulünce sunulan deliller ile alacaklı olduğunu ispat ederse, bu alacağın İİK madde 257/3 kapsamında alacağı muaccel kabul edilecektir.
Davada dava konusu alacağın varlığı yargılamayı gerektirdiği gibi yaklaşık ispat koşulunun varlığına da kanaat oluşturacak bir durumun bu bulunmadığı..." gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
İhtiyati haciz talebindeki beyanlarını aynen tekrarla; davalının, müvekkiline olan borcunu ödemediği gibi, başka tacirlere de borcu olduğu bilgisini taraflarına ulaştıığını, borçlu firmanın her ne kadar Türkiye Cumhuriyeti sınırlarında faaliyet göstermekte olsa da yabancı sermaye olup, ülkemizde faaliyet gösterdiğini, davalının ifadan kaçınması sonucu, yargılama neticelendiğinde, alacağın tahsili mümkün olamayabileceğini, öğrendikleri kadarıyla davalının borçlarını ödememekte aleyhinde açılmış birden fazla dava ve takip olması nedeniyle de müvekkilinin alacağının güvence altında da olmadığını, Uyaptan sorgulama yapıldığı takdirde,
davalının borçlu olduğu birden çok güncel icra dosyasının bulunduğu, birden fazla hukuk yargılaması bulunduğunun tespit edilebileceğini, taraflarınca dosyaya sunulan mal teslim ve ambar fişi kayıtları, taraflar arasında mal teslimine ilişkin mail içerikleri ve kayıtları, sözleşme, fatura ve ihtarnamenin alacağın varlığını yaklaşık olarak ispat ettiğinden ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, talebin reddine ilişkin hüküm kurulmasının hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satımdan kaynaklı faturaya bağlanmış alacağın tahsili istemine; istinaf başvurusu ise dava sırasında reddedilen ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararın yerinde olup olmadığı, somut olayda ihtiyati haczin şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde, ihtiyati haciz üst başlığı altında ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir.
Maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent hâlinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.
İİK'nın 258. maddesi hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir.
Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İlk derece mahkemesince davacının ihtiyati haciz talebinin, alacağın varlığının yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunu sağlayan delil bulunmadığı, sunulu belgelerin bu konuda yeterli olmadığı gerekçeleriyle reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Fatura tek başına alacağı kanıtlayacak belgelerden değildir. Fatura konusu mal ve hizmetin davalı borçluya tesliminin de kanıtlanması gerekir. Mahkeme dava açıldıktan sonra dosya üzerinden yaptığı değerlendirme ile ihtiyati haciz talebini reddetmiş ise de; davacının delil listesinde yer alan ve teslime dair belgeler, cari hesap özeti hiç değerlendirilmeden ve gerekçede tartışılmadan sonuca gidildiği anlaşılmıştır. Bu husus doğru görülmemiştir.
İlk derce mahkemesince davacının esasa etkili delilleri değerlendirilip tartışılmaksızın karar verildiği dikkate alındığında, istinafa konu ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1.a.6 maddesi uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2024/1652, K. 2024/1618, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama