KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1654
- Karar no
- 2024/2045
- İncelenen kararın mahkemesi
- MUĞLA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/08/2024 Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2024/801 Esas
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Bam karar tarihi
- 12/11/2024
- Karar yazım tarihi
- 12/11/2024
Karar Metni
1.215 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili ihtiyati haciz talepli dava dilekçesinde özetle: Ekli vekaletname uyarınca Davacı ...
Şirketi vekili olduklarını, davalı ile müvekkili arasında otel rezervasyon işlemlerinden kaynaklı ticari ilişki söz konusu olup müvekkilinin davalı otelin call center ve rezervasyon işlemlerini yürütmekte olduğunu, tarafların arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak müvekkilinin bakiye alacağı mevcut olmasına rağmen davalı yanın, müvekkilinin vadesi gelmiş alacaklarını ödemekten kaçındığını,
bakiye alacağa ilişkin dilekçe ekinde Cari Hesap Ekstresi ve buna bağlı fatura ekleri sunulmuş olup taraflarınca cari hesap ekstresi doğrultusunda Muğla 1. İcra Dairesi 2024/766 E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını ancak karşı yanca haksız ve dayanaksız olarak borca itiraz edilmesi sebebiyle takibin durduğunu, yapılan haksız itiraz akabinde itirazın iptali zorunlu dava şartı gereği arabuluculuk sürecinin başlatıldığını, ancak karşı yan ile yürütülen arabuluculuk görüşmeleri sonucunda uzlaşma sağlanamadığını,
taraflarınca icraya konu borca ilişkin tüm delil ve belgeler sunulmuş olup davalının borca itirazlarının dayanaksız olduğunu, davalının sunulan hesap ekstresi ve buna bağlı fatura bedellerini ödemesi gerekirken ödemediğini, davalının, icra takip dosyasına sunduğu cari hesap ekstresi ve buna bağlı faturalardan dolayı borçlu bulunmakta olduğunu, davalının icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalı yana ait cari hesap ekstreleri ve defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediğinin görüleceğini,
davalının itirazlarının takibi uzatmaya yönelik hukuki dayanağı olmayan itirazlar olup; haksız ve dayanaksız itirazlarının kaldırılarak takibin devamına, ayrıca borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep etme gereğinin hasıl olduğunu, ayrıca arabuluculuk sürecinde ve sonrasında borçlunun mallarını kaçırma eğilimine girdiğini; borçlunun taşınır, taşınmaz, üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
MAHKEMECE
"..., 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesinde ihtiyati haciz talep edilebilmesinin koşulları sayılmıştır. 2004 sayılı İİK'nun 257. maddesine göre, ihtiyati haciz istenebilmesi için alacağın vadesinin gelmesi ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli olup, tam ispat gerekmeyip yaklaşık ispat yeterli olduğu gibi, borçlunun gerçek kişi veya tüzel kişi olması şeklinde bir ayrım da söz konusu değildir.
İ.İ.K' nun 258. maddesinin 1.fıkrası uyarınca da "...alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur..." Bu hükme göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de; özellikle hukuki bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması gerekmektedir.
Her ne kadar talepte bulunan vekili tarafından talep dilekçesinde belirtilen faturadaki miktarın ödenmediği belirtilerek borçlunun taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklar üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de;
Faturanın tek taraflı düzenlenen belgeler olduğu faturadaki alacakların muaccel olup olmadığı, varlığı ve miktarı ancak yargılama sonunda tespit edilebileceğinden dolayısıyla alacaklı tarafından ihtiyati haciz talep edilen alacakların muaccel hale geldiği yönünde yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş olması, borçlunun muaccel hale gelmeyen alacakları yönünden de İİK.'nun 257/2. maddesi koşullarının borçlu şirket yönünden gerçekleştiğine dair delil ibraz edilmediğinden talepte bulunanın koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " gerekçesi ile; "2004 Sayılı İİK'nun 257. vd. maddeleri gereğince koşulları oluşmayan ihtiyati haciz talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.
Mahkeme kararına karşı ihtiyati haciz isteyen davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi ara kararı ile yaklaşık ispat şartının gerçekleşmemiş olduğundan bahisle ihtiyati haciz taleplerinin reddine karar verdiğini, dosyaya sunmuş oldukları Yargıtay kararında da görüleceği üzere taraflar arasındaki sözleşmenin, alacağın varlığı ve miktarı konusunda yaklaşık ispat olgusunu karşıladığını, hal böyle iken Muğla Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine kararını kabul etmenin müvekkilinin muaccel olan alacaklarına kavuşamaması anlamına geldiğini beyanla borçlunun mal kaçırma ihtimaline karşın,
müvekkili şirketin alacağının sürüncemede kalmaması adına borçlu şirkete ait borçlunun menkul, gayrimenkul ve 3. şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Talep, itirazın iptali davası sırasında verilen ihtiyati haciz isteminin reddine yönelik ara karara ilişkindir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır.
İhtiyati haciz İİK’nın 257-268. maddelerinde düzenlenmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257/1.maddesinde; "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir" düzenlemesi muaccel bir başka deyişle vadesi gelmiş alacaklar yönünden ihtiyati haciz koşulları düzenlemiş olup, muaccel olmayan/vadesi gelmemiş alacak yönünden ise ihtiyati haciz koşulları aynı yasanın 257/2.maddesinde ise;" Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:
1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksatıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa;(1)
Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder." şeklinde düzenlemesi bulunmaktadır.
İİK'nın 258.maddesinde ise; "İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.
Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra: 17/07/2003 - 4949 S.K./60. Md.; Değişik fıkra: 02/03/2005-5311 S.K./16.mad) İhtiyatî haciz talebinin reddi halinde alacaklı istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruyu öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir." hükümleri mevcuttur.
Somut olayda; davacı tarafından davalı şirket hakkında ticari hizmet sözleşmesi kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali davası açıldığı, mahkemenin 20/08/2024 tarihli tensip ara kararıyla ihtiyati haciz isteminin ara kararla değerlendirilmesine karar verilip, 20/08/2024 tarihli ara karar ile ihtiyati haciz isteminin reddine karar verildiği, dava dilekçesinin ekinde sözleşme örneği ve cari hareket dökümü örneği sunulduğu, hizmetin alındığına ilişkin delil sunulmadığı görülmüştür.
Dosyadaki belgelere, ara kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle ihtiyati haciz kararı verilmesi için mutlak ispat şartlarının oluşmasına gerek bulunmayıp, yaklaşık ispat ölçülerinde ispat yeterli olacağından dosya kapsamına göre yaklaşık ispat kuralının somut olay yönünden gerçekleşmemesine, muaccel bir alacağın olup olmadığı ve miktarının yargılamaya muhtaç olmasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına göre; kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
inceleme konusu ara kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıda belirtilen şekilde karar verilmiştir.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2024/1654, K. 2024/2045, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama