KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1659
- Karar no
- 2024/1643
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/05/2024
- Numarası
- 2024/260 D. İş 2024/258 Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz (Finans
- İstinaf karar tarihi
- 12/11/2024
Karar Metni
1.316 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati haciz talep eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
İhtiyati haciz kararına itiraz eden karşı taraf vekilinin itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz talep eden tarafın bankanın para borcunu rehin sözleşmesi ile teminat altına aldığını belirterek ihtiyati haciz kararına itiraz ederek kaldırılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Karşı tarafça sunulan deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacı lehine davalıya ait ... ve ... plakalı araçlardan rehin hakkı bulunduğu dolayısıyla İİK 257 maddesinde belirtilen koşulun gerçekleşmediği anlaşıldığından karşı tarafın 10/06/2024 tarihli ihtiyati haczin kabulü kararına itirazının kabulü ile 31/05/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle. Yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, İİK.
45/1 Maddesi gereğince alacağın rehinle teminat altına alınması halinde asıl borçlu (somut olayda kredi borçlusu) yönünden öncelikle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmakta olduğunu, yine kanunun lafzından da anlaşılacağı üzere istisnanın istinası ise rehin tutarının borcu karşılamaya yetmemesi olduğunu, Yerel mahkemeye yapılan ihtiyati haciz başvurusuna dayanak evrakın munzam senet olduğunu, kambiyo senetlerine özgü yolu ile takip İİK'nun 45. Maddesine göre önce rehine başvuru kuralının istisnasını teşkil etmekte olup,
bu nedenle gerek davalı/borçlunun itirazları gerekse işbu itirazları dayanak alarak yerel mahkemece verilen ihtiyati haczin kaldırılması kararı usul ve yasaya aykırı olduğunu, ihtiyati haciz kararının icraya konulduğunu, İİK’nun 261/1. maddesindeki 10 günlük yasal süresi içinde yapıldığını, aynı Kanun’un 264/1. maddesindeki 7 günlük yasal hak düşürücü süre içinde de asıl takibe geçildiğini, böylece borçlular tarafından itiraz edilmeksizin takip ve dolayısıyla hacizlerin kesinleştiğini,
sonradan yapılan itiraz üzerine ihtiyati haciz kararının kaldırılmasının kesinleşen hacze etki etmeyeceğini ve yine yerel mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının, açılan icra takibinin kesinleşmesi neticesinde kesin hacze dönüştüğünden yerel mahkemenin yapılan itiraza ilişkin davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar vermesi gerekirken, ihtiyati haczin kaldırılmasına ilişkin kararının hukuka aykırı olduğunu, kesinleşmiş bir takip ve haciz söz konusu olduğunu, bu aşamada davalı/borçluların itirazlarını icra hukuk mahkemesi huzurunda öne sürmeleri gerektiğini beyanla,
ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davalı/ borçluların maddi ve hukuki dayanaktan yoksun itirazlarının reddi ile masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili amacıyla davacıya keşide edilip veilen bonoya dayalı olarak asıl borçlu ve kefiller hakkında ihtiyati haciz talebine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmiş, kefil borçlu ... vekilinin alacağın rehinle temin edilmiş olmasına dayalı itirazı üzerine 05/07/2024 tarihli ek karar ile mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiş, karara karşı ihtiyati haciz isteyen vekilince istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati haciz talep edebilmek için, İİK'nın 257/1. maddesine göre alacağın para alacağı olması, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş olması ya da İİK'nın 257/2. maddesindeki şartların bulunması gerekir.
İhtiyati hacze karar vermenin ön koşulu İİK 258(1) maddesi ikinci cümlesinde de belirlendiği üzere ihtiyati haciz sebeplerinin varlığının istekçi tarafından mahkemede kanaat oluşturacak şekilde dosyaya sunulmasıdır. Bu anlamda ihtiyati haczin olağan haciz yolu olmaması nedeniyle her vadesi gelen alacak ya da ilamla hükmedilmiş bir alacak doğrudan ihtiyati haciz kararına konu olmaz.
İstekte bulunanın alacağın varlığı ile borçlunun mal varlığına önceden el konulmasını gerektiren nedenlere ilişkin ikna edici nitelikte ihtiyati haciz sebeplerini bildirmesi ve bu konudaki delil ve belgelerini istemine ekli olarak sunması zorunludur.Nitekim yasanın 260 (3) maddesinde de ihtiyati haciz kararında haciz konulmasının sebebinin yazılmak zorunda olduğu gösterilmiştir.
Bu düzenlemeden ister vadesi gelsin ister gelmesin olağan haciz yolu dışında ihtiyati haciz kararı vermeyi gerektirir nedenlerin kararda gösterilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda talep eden tarafın bu nedenleri dosyaya sunması gerektiğinin arandığı açıktır.İİK.'nın 45. maddesine göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflâsa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı yalnız rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir.
Ancak rehinin tutarı borcu ödemeye yetmezse alacaklı kalan alacağını iflâs veya haciz yolu ile takip edebilir. Anılan hüküm, asıl borçlu ile ilgili olarak düzenlenmiş olup, alacağı rehinle temin edilen bir kimsenin “rehni veren” hakkında doğrudan doğruya genel haciz yolu ile takibe geçmesini önlemekte ve rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tâbi şahıslardan olsa bile, alacaklının yalnız rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabileceğini düzenlemektedir.
Buna göre, İİK'nun 45. maddesi asıl borçlu için getirilmiş bir kural olup, müteselsil kefiller hakkında uygulanmaz. Rehin, müteselsil kefilin, kendi kefaletinin teminatı olarak verilmişse, müteselsil kefil asıl borçlu konumuna geleceğinden İİK.
45. maddesi artık müteselsil kefil hakkında da uygulama alanı bulacaktır.6098 Sayılı TBK 586/2 maddesi "Alacak, teslime bağlı taşınır rehni veya alacak rehni ile güvenceye alınmışsa, rehnin paraya çevrilmesinden önce kefile başvurulamaz." düzenlemesini içermektedir. Trafik siciline tescilli araçlar üzerine konulan rehinler teslime bağlı rehin olmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda; ihtiyati hacze itiraz eden borçlu .... ile yapılan rehin sözleşmesi dosyaya ibarz edilmemiştir.
Dolayısıyla rehin sözleşmesinin asıl borçlunun borcu ile birlikte kefilin kefaletinden kaynaklanan sorumluluğunu da teminat altına alıp almadığı hususu anlaşılamadığı gibi rehin bedeli de anlaşılamamaktadır. Rehin paraya çevrilip alacağı karşılamaması halinde karşılanamayan (açık kalan) alacak kesimi için haciz veya iflas takibi yapabilir.
(Baki Kuru İcra iflah Hukuku el kitabı ikinci baskı sayfa 986) Ancak ihtiyati hacze dayanak senedin TTK hükümleri uyarınca bononun tüm unsurlarını taşıdığı anlaşılmaktadır. İİK'nın 167/1 maddesi uyarınca alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi yapılabilir.
Zira, İİK'nın 45. maddesinde poliçe ve emre muharrer senetlerle çekler hakkındaki 167 nci madde hükmü mahfuz tutulmuş olup, alacağın rehinle temin edilmiş olması kambiyo takibi yapılmasına veya ihtiyati hacze engel teşkil etmez.
Öte yandan senedin, teminat senedi olduğu iddiası İİK 265. maddesinde sınırlı olarak sayılan ihtiyati hacze itiraz nedenlerinden olmayıp, ancak açılacak bir davada iddia veya açılan bir davada savunma olarak ileri sürülebilecek niteliktedir.Yargıtay İçtihatları birleştirme Büyük Genel Kurulunun 2021/2 E. 2023/1 K sayılı kararı ile.
Rehinle teminat altına alınmış ve ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacıyla, borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile hemde kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip yapılamayacağı içtihat edilmiştir. Sözü edilen kararda alacaklının bu yollardan birini tercih etmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta ihtiyati haciz isteyenin rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlattığına ilişkin bir veri bulunmamaktadır. Bu durumda ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmesi gerekmektedir.Kabule göre de ihtiyati hacze itiraz etmeyen borçluları da kapsar şekilde itirazın kabulüne karar verilmesi hatalı olmuştur.HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda.
Mahkemece ihtiyati ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati haciz isteyen vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/1659, K. 2024/1643, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama