KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Dosya no
- 2024/323
- Karar no
- 2024/1371
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 23/11/2023
- Numarası
- 2022/468 Esas - 2023/1058 Karar
- Dava
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali
- İstinaf karar tarihi
- 26/09/2024
Karar Metni
2.347 kelime·12 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile ... San. Tic. A.Ş. Arasında imzalanan 11/09/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi, 02/12/2013 ve 20/06/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ve 11/09/2012 tarihli Gayrinakti Çek Kredisi Sözleşmesine istinaden ... San. Tic. A.Ş.'ne ticari kredi kullandırıldığını, davalılardan ..., ..., ...
11/09/2012 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi, 02/12/2013 ve 20/06/2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ve 11/09/2012 tarihli Gayrinakti Çek Kredi Sözleşmesini, ..
Gıda İnş.Ltd.Şti.'de 02/12/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını, kendilerine muacceliyet ihtarnamesi tebliğ edildiğini, bu nedenle davalı kefiller kefalet limiti ve ayrıca kendi temerrütlerinden kaynaklanan faiz ve sair fer'ileri ile birlikte tespit edilecek toplam tutardan sorumlu olduklarını, bu bakımdan davalıların itirazlarının haksız olduğunu, yapılan itirazların reddinin gerektiğini, takipte talep edilen faiz ve faiz oranı da taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, yasa, usul ve içtihatlara uygun olduğunu, davalıların işlemiş faize ve faiz oranına itirazlarının haksız olduğunu,
davanın kabulüne, davalıların borca itirazlarının iptaline, takibin takip talebinde yazılı şartlarla Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, haksız itiraz eden davalılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin temerrüdünün gerçekleşmediğini, takibin haksız olduğunu, bankanın asıl borçlusu olan ... San.Tic.A.Ş.
Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesine başvurarak ifasının ertelenmesini istediğini, davacı tek bir kredi alacağı için mükerrer alacak talep etmekte olup, mükerrer takipler yaptığını, davacının temerrüdü sabit olması halinde kredinin asıl borçlusundan tahsil kabiliyeti bulunan bir alacak için mükerrer takip yapma ve dava açma hakkının bulunmadığını, Müvekkilin davacı alacaklıya takipte belirtilen 52.513.574.44-TL tutarında bir borcunun olmadığını, davacı bankanın yasal olarak kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzalayan müvekkillere başvurma hakkı bulunmadığını, davacının icra inkâr tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını,
haksız ve kötüniyetli davacının kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini, usul ve esas yönünden hukuka aykırı, ispatı mümkün olmayan haksız ve mesnetsiz davanın tümden reddine, davacının icra inkâr tazminatı taleplerinin reddine, haksız takip ve dava nedeniyle davacının takip tutarının %20’ nden aşağı olamamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Davacı banka tarafından uygulanan kapital faiz ve temerrüt faiz oranlarının sözleşmeye ve 3095 sayılı mevzuata uygun olduğu anlaşılmakla, takip talebinde belirtilen miktarlar ve faiz oranları üzerinden takibin aynen devamına karar vermek gerekmiştir.
Dava konusu olan nakdi alacak kalemlerinin İİK nun 67/2 maddesi gereğince likit olması ve kabul edilen miktarlar yönünden itirazın haksız olması nedeniyle davacı lehine icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile; tahsilde tekerrür olmamak şartı ile hesaplanan 10.562.285,93 TL icra inkar tazminatının tamamından davalı borçlular ... ve ...'nun, 10.557.611,68 TL'lik kısmından davalı borçlu ..'nun ve 5.078.569,45 TL'lik kısmından davalı borçlu ....Ltd.
Şti.'in sorumlu olacak şekilde tahsili ile davacıya verilmesine, davanın kısmen kabulüne,..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
29.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda 4.661.465,44 USD meri teminat mektubu bulunduğu tespit edilmiş iken hükme 4.661.465,44 TL meri teminat mektubu bulunduğunun geçirildiğini) davacı Banka'nın USD nitelikli olan gayrinakdi alacağının haksız olarak azaltıldığını ve 29.09.2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen USD nitelikli olan gayrinakdi alacağın dahi hatalı ve eksik olarak Türk Lirası olarak hükme geçirildiğini, Yerel Mahkemenin hatalı, usule ve kanuna aykırı hükmünün bozulması gerektiğini, müvekkil bankanın davalılardan olan asıl alacak,
işlemiş faiz ve faizin %5'i oranında gider vergisi alacağı eksik ve hatalı hesaplandığını ve hükme bağlandığını, takip başlatıldığı tarih itibariyle müvekkil bankanın %36 temerrüt faiz oranı, müvekkil banka'nın TCMB’na bildirdiği 25.09.2014 tarihli “işletme ve diğer krediler” başlığı altındaki faiz oranı olan %27’nin %100 fazlası olan %54 temerrüt faiz oranın dahi altında olduğundan davalılardan %36 temerrüt faizi talebinde bulunulmasında hukuka aykırılık bulunmadığını,
bilirkişi heyeti tarafından temerrüt tarihinin 12.09.2015 olarak kabul edilmesi ve hesaplamanın da bu tarih esas alınarak yapılmaması mahkemenin de hatalı karar vermesine sebebiyet verdiğini, davalılar, 11.09.2012 tarihli Genel Ticari Kredi Sözleşmesi,
02.12.2013 ve 20.06.2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri ve 11.09.2012 tarihli Gayrinakdi Çek Kredisi Sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kendilerine muacceliyet ihtarnamesi tebliğ edildiğini, bu nedenle davalı kefiller kefalet limiti ve ayrıca kendi temerrütlerinden kaynaklanan faiz ve sair fer’ileri ile birlikte tespit edilecek toplam tutardan sorumlu olduklarını, bu bakımdan da davalıların itirazı haksız olduğunu, itirazlarının reddinin gerektiğini,
02.12.2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nin faiz hükümlerinin düzenleyeni 4. maddesinde müvekkil Bankanın kullandırılacak kredinin türüne göre sabit faiz uygulamasının kararlaştırılmadığı hallerde uygulanacak faiz oranlarını günün koşullarına göre belirleme hakkına sahip olduğunu, cari, gecikme ve temerrüt faiz oranlarında ortaya çıkan artışların aynen müşteriye yansıtılacağı davalılarca kabul ve taahhüt edildiğini, takipte talep edilen faiz ve faiz oranı da taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, yasa, usul ve içtihatlara uygun olduğunu, davalıların işlemiş faize ve faiz oranına itirazları da haksız olduğunu,
davalılar itirazlarında haksız ve kötüniyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiklerini, takip tarihi itibarıyla ...., ..., ... bakımından 52.878.514,77 TL, ... Gıda İnş. Ltd. Şti. bakımından 24.423.700,00 TL alacağımızın mevcut olduğunu, kredi kullandırım belgeleri, Bankamız defter ve kayıtları ile sabit olduğunu, bu nedenle davalıların Bakırköy ... İcra Dairesi'nin ...
E. sayılı dosyasına konu borca yönelik itirazlarının iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla aynen devamına, davalılar aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle, reddedilen kısımlar için Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 tarih 2022/468 Esas 2023/1058 Karar sayılı kararının istinaf incelemesi yapılarak talep doğrultusunda kaldırılmasını, yeniden yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmesini, mahkeme kararı icraya konu edildiğinden istinaf incelemesi sonuna kadar Tehir-i İcra kararı verilmesini,
istinaf talebinin kabulü ile HMK. m. 350 ve İİK. m. 36 uyarınca öncelikle tehir-i icra kararı verilmesini, reddedilen kısımlar için Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 23/11/2023 Tarih 2022/468 Esas 2023/1058 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı olan kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını, davanın kabülünü, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 24/01/2019 tarih ve 2015/1075 e.
2019/89 K sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın istinaf üzerinde dairemizin 07/04/2022 tarih ve 2020/787 E. 2022/443 K sayıl ilamı ile "davalı borçlulara keşide edilen ihtarnamenin davalı ...’ya 10.09.2015 tarihinde, diğer davalılara ise 09.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede borçlulara 3 gün mehil verildiği dikkate alındığında, davalı ...’un 14.09.2015, diğer davalıların ise 13.09.2015 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden davalıların sorumlu oldukları temerrüt faizi alacağının buna göre hesaplanması gerekir.
Bu bakımdan, ilk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak davalı borçluların hukuki durum ve sorumluluklarının belirlenmesi gerekirken davalıların temerrüt tarihinin tespitinde uygulanma yeri bulunmayan TBK m.93’e göre, davalıların temerrüt tarihini belirleyen ve buna göre hesaplama yapan bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin yerinde olmadığı" gerekçesi ile kaldırılmıştır. Somut olayda, davacı banka ile dava dışı ....
San ve Tic A.Ş arasında 11.09.2012 tarihli 287.500.00 TL limitli gayri nakdi çek kredi sözleşmesi, 11.09..2012 tarihli 6.900.000.00 USD limitli genel ticari kredi sözleşmesi, 02.12.2013 tarihli 7.000.000.00 USD limitli genel kredi sözleşmesi ve 20.06.2014 tarihli 25.000.000.00 USD limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerde davalılar ...'nun 42.450.000 USD ve 287.500 TL; ...'nun 42.450.000 USD ve 287.500 TL; ...’nun 42.450,000 USD ve 287.500 TL; ... İnş.
Ltd Şti'nin ise 8.050.000 USD limit dahilinde müşterek borçlu müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, kredi geri ödemelerin aksaması üzerine 07.09.2015 tarihinde hesabın kat edilerek aynı tarihte noter ihtarnamesi keşide edildiği, ihtarnamelerin davalı ...’ya 10.09.2015, diğer davalılara ise 09.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği dosya kapsamında sabittir.
İstinafa gelen uyuşmazlık davalıların temerrüt tarihinin belirlenmesi, faiz oranının tespiti ve icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır. Taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde, ödemelerde aksama olması halinde hesabın bankanın tüm alacağı muaccel hale getirerek alacağa akdi ve temerrüt faizi ile birlikte talep edebileceği öngörülmüştür.
Nitekim davacı banka tarafından 07.09.2015 tarihinde kredi hesapları kat edilmek suretiyle alacak muaccel olmuş ve aynı tarihli davalılara keşide edilen ihtarname ile davalıları temerrüde düşürmüştür. Dairemizin kaldırma kararında da belirtildiği şekilde; kat ihtarnamesinin tebliği ve davacı tarafından ödeme için herhangi bir süre verilmesi ve o sürenin geçmesiyle temerrüt oluşur.
Buna göre, davalı borçlulara keşide edilen ihtarnamenin davalı ...’ya 10.09.2015 tarihinde, diğer davalılara ise 09.09.2015 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede borçlulara 3 gün mehil verildiği dikkate alındığında, davalı ...’un 14.09.2015, diğer davalıların ise 13.09.2015 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekeceğinden davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf istemi yerinde değildir.
Kaldırma kararı sonrasında ilk derece mahkemesince bilirkişi heyetinden ek rapor alınmış ve 29/09/2022 tarihli rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinde faiz oranı kararlaştırılmamış ise de sözleşmenin “Faiz, Temerrüt Faizi, Vergi Ve Masraflar, Komisyon “ başlıklı 4. maddesi ile; c)-Müşterinin kredinin anapara, faiz, dönem faizi, taksit, komisyon, masraf, kur farkı, ücret, fon kesintisi vergi ve diğer eklentileri vb.leri ödemede gecikmesi halinde gecikme faizi uygulanır. Gecikme Faizi akdi faiz oranına azami %50 'si oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir.
Ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha yüksek ise gecikme faizi Cari Faiz oranına azami 50'si ilave yapılmak suretiyle tespit edilir. d-) Müşterinin temerrüde düşmesi halinde Temerrüt Faizi uygulanır. Temerrüt faiz oranı akdi faiz oranına azami %100 'ü oranında ilave yapılmak suretiyle tespit edilir. Ancak cari faiz oranı akdi faiz oranından daha yüksek ise gecikme faizi Cari faiz oranına azami %100'ü ilave yapılmak suretiyle tespit edilir.'' düzenlemesi bulunmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı borçlular yönünden kaldırma kararımızda belirtilen temerrüd tarihi ve davacı bankanın Genel Kredi Faizi'ni 14.04.2014 tarihli “KTG Segmentler Faiz ve Komisyon Fiyatlama yapısı Hk.” Konulu yazısı ile yıllık %16 ve 05.10.2015 tarihli “Kurumsal Krediler TL.
Tabela Faiz Oranı HK." Konulu yazısı ile Kurumsal krediler TL tabela faiz oranının 06.10.2015 tarihinden itibaren yıllık %18 ve Komisyon olarak yıllık %2,5 oranları üzerinden taraflar arasında imzalanmış sözleşmenin 4. maddesine göre yıllık %16 ve %18 akdi faiz oranlarının %100 fazlası yıllık %32 ve %36 Temerrüt faiz oranları gözetilerek hesaplanması isabetli olmuştur.
Davacı vekilince hükme esas alınan bilirkişi raporunda 29/09/2015-01/10/2015 tarihleri arasında yapılan tahsilatların düşümü ve teminat mektubu tazminlerinin eklenmesine ilişkin hesaplamalarda hataların bulunduğu ve temerrüd faizi oranlarının doğru uygulanmadığına dair iddialarının yerinde olmadığı görülmüştür.
Ancak mahkemece hükme esas alınan raporda çelişki de oluşturacak şekilde davacı bankanın yukarıda anılı yazısı ile belirttiği faiz oranı üzerinden hesaplanan %36 temerrüt faiz oranı gözetilmeksizin nakdi asıl alacak tutarlarına takip tarihinden itibaren %32 temerrüt faizine hükmedilmesi isabetli olmamıştır.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; mahkemece takip tarihinden itibaren %32 oranında temerrüd faizi üzerinden takibin devamına karar verilmesi isabetli görülmediğinden davacının istinaf isteminin kısmen kabulüne, bu hususta yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
26/09/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/323, K. 2024/1371, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama