İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/654 K.2024/1415

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2024/654Karar2024/1415Tarih4 Ekim 2024Okuma9 dk · 1.892 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Ekim 2024
Dosya no
2024/654
Karar no
2024/1415
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
13/02/2024
Numarası
2023/544 Esas - 2024/71 Karar
Dava
İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
04/10/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.892 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... San. Ve Tic. A.Ş. Ne ait emtiaların Çin'den Türkiye'ye getirilmesi işinin davalılar tarafından gerçekleştirildiğini, davalı ... Ltd Ye ... AŞ'nin fiili taşıyan olduğunu, diğer davalı ... Hiz.

A.Ş.'nin akdi taşıyan olduğunu, yükün tahliyesi esnasında ... numaralı konteyner içeriğindeki emtiaların hasara uğradığının tespit edildiğini, müvekkilinin sigortalısının zararını tazmin ettiğini, ödenen hasar bedelinin tahsili için İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalıların itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin ...

Ltd şirketinin temsilcisi olmadığını, hukuken müvekkiline dava yöneltilemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, oluşan hasarın ambalaj eksikliğinden meydana geldiğinin açık olduğunu, bu durumun davacı tarafından sunulan ekspertiz raporunda belirtiğini ve yapılan ödemenin lütuf ödemesi kapsamında kalması gerektiğini, oluşan hasarın taşıma sırasında meydana geldiğinin tespit edilemediğini, ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, yükün alıcısı tarafından ihtirazı kayıtsız ve hasarsız olarak teslim alındığını, davanın ...Ltd firmasına tebliğinin gerektiğini beyanla müvekkiline karşı ...

Ltd'ye izafeten dava açılamayacağından müvekkilinin dosyadan çıkarılmasını ve davanın ... Ltd ye firmasına doğrudan tebliğ edilmesini, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dosyaya sunulu ... tarafından düzenlenen ... numaralı konişmentonun incelenmesi ile gönderinin Çin de mukim ..., gönderilenin ... San. Tic. A.Ş olduğu, mal teslimi için başvurulacak birim olarak ...

Taşımacılığın kaydının bulunduğu görülmüş, davalı... konişmentoyu düzenleyen ... acentesi olduğunu kabul etmediği, davacı tarafça ... acentesi olduğunu ispatlamak için yük teslim formunu sunduğu, yük teslim belgesi uyarınca teslimatın davalı ... yapıldığının görüldüğü,

yük teslim belgesi ve konişmento uyarınca teslimat için başvurulacak birimin davalı ... olmasının davalının acente iddiasını kabul etmemesi iddiası karşısında davalının ... acentesi olduğunu göstermeyeceği, dosyada 29.12.2021 tarihli Martı Konteyner Hizmetleri tarafından düzenlenen alıcı ... adına düzenlenen navlun faturası dışında ... tarafından düzenlenen navlun faturasının bulunmadığı,

TTK105/ 1 maddesine göre acenteye dava açılması için öncelikle davalının acente olması ve dava konusu taşımaya aracılık etmesi gerekmekte olup dosyadaki bilgi ve belgelerden de davalı ... acentesi olduğu ve taşımaya aracılık ettiğine dair bulunmaması sebebiyle pasif husumet ehliyeti yokluğu sebebiyle ... Ltd ye izafeten ... açılan davanın usulden reddine," karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece acentenin dava konusu taşımaya aracılık etmemesi sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, dosya kapsamında mübrez belgeler, acentenin dava konusu taşımaya aracılık ettiğini kanıtladığını, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir an için yerel mahkemece acentenin dava konusu taşımaya aracılık etmediği düşünülse bile işbu davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle usulden reddedilmesinin isabetli olmadığını, ...

A.Ş.'nin dosyada mübrez belgeler uyarınca dava konusu deniz taşımasında acentelik faaliyetinde bulunduğunu ve taşımaya aracılık ettiğini, ancak hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydıyla, bir an için ... şirketinin acente olmadığı düşünülse dahi Yerel Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, zira Yerel Mahkemece acente olmadığı belirtilen şirketin dava dosyasından kaydının silinerek, taraflarına yurt dışı tebligat işlemlerinin gerçekleştirilmesi adına süre verilmesi gerektiğini, hatalı bir şekilde davalarının usulden reddedilmesinde isabetsizlik olduğunu, Zira.

TTK m. 105 gereği taşıyanın acentesine karşı tebligat işlemleri yürütülebildiğini ve ilgili madde hükmü ve güncel Yargıtay kararları uyarınca Türkiye'de taşıyana acentesi aracılığı ile dava yöneltilebildiğini, ancak işbu davada fiili taşıyan ...

LTD doğru bir şekilde hasım gösterilmiş olmasına rağmen, pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davalının dava konusu taşıma işinde acente sıfatında olmadığını, davacı tarafından iddia edilen bu hususun ispat edilemediğini, yerel mahkeme tarafından davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygundur olduğunu, davalı şirket ile ... firması arasında acente hususunda hiçbir sözleşme ilişkisi bulunmadığını, davacının haksız çıkar sağlamak saikiyle hareket ettiğini, davalıya husumet yönlendirmeye çalıştığını, dosya kapsamı irdelendiğinde;

davalının herhangi bir acentelik sözleşmesinin tarafı olmadığını veyahut ... firmasını temsilen herhangi bir hukuki işlem gerçekleştirmediğinin açıkça görüldüğünü, dosyadan anlaşıldığı üzere dosya davalısı ... ile herhangi surette arasında acentelik ilişkisi bulunmayan ve acentesi olmayan davalı şirketin dosya tarafı yapılmasının mümkün olmamasından bahisle pasif husumet yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığını beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava; '' Emtia nakliyat sigorta poliçesi'' kapsamında ödenen hasar bedelinin, fiili taşıyıcının acentesinin hasım gösterilerek başlatılan takip ve itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiş karara karşı davacı tarafça yukarıda yazılı sebeplerle istinaf isteminde bulunulmuştur.

İstinaf konusu uyuşmazlık temelde; takip talebinde ve dava dilekçesinde fiili taşıyanın acentesi olduğu gerekçesiyle izafeten taraf gösterilen...A.Ş. nin fiili taşıyan "... ltd" firmasının acentesi olup olmadığı veya TTK 103/1-b maddesi gereği pasif husumetinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.

6102 sayılı TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemiş olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. İstanbul ...

İcra Dairesinin ... E. Dosyası incelendiğinde: alacaklının davacı ... A.Ş., borçluların 1- ... Ltd ye izafeten ... A.Ş, 2- ... A.Ş 3- ... A.Ş olduğu, 1.858,96 USD alacağın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu ve itirazın iptaline ilişkin eldeki davanın açıldığı, bilahare eldeki davalı yönünden davanın tefrik edilerek yargılamanın yürütüldüğü anlaşılmaktadır. İtirazın iptaline ilişkin eldeki davanın da ... Ltd'ye izafeten ...

A.Ş'ye yönelik olarak açıldığı görülmektedir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat bir davayı açabilme veya davada davalı olarak yer alabilme yetkisini ifade eder ve medeni hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukundaki karşılığıdır. Buna karşın husumet ise tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir.

Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda da acentenin tanımına yer verilmiştir. Kanun’un 102. maddesindeki düzenleme: “. (1) Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak, belirli bir yer veya bölge içinde sürekli olarak ticari bir işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir.

(2) Bu Kısımda hüküm bulunmayan hâllerde aracılık eden acentelere Türk Borçlar Kanununun simsarlık sözleşmesi hükümleri, sözleşme yapan acentelere komisyon hükümleri ve bunlarda da hüküm bulunmayan hâllerde vekâlet hükümleri uygulanır.(3) Taşıma, deniz ticareti, sigorta, turizm gibi alanlara ilişkin özel düzenlemeler saklıdır…” şeklindedir. Yasanın103. Maddesi ise ; “.

(1) Özel kanunlardaki hükümler saklı olmak üzere, bu Kısım hükümleri şunlar hakkında da uygulanır: a) Sözleşmeleri yerli veya yabancı bir tacir hesabına ve kendi adına yapmaya sürekli olarak yetkili bulunanlar. b) Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar…” acentenin uygulama sahası içinde sayılmıştır. TTK’nın 105.

Maddesi; "…(1) Acente, aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkilidir. (2) Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acente, müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabilir.

Yabancı tacirler adına acentelik yapanlar hakkındaki sözleşmelerde yer alan, bu hükme aykırı şartlar geçersizdir.(3) Acentelerin ad ve hesabına hareket ettikleri kişilere karşı Türkiye’de açılacak olan davalar sonucunda alınan kararlar acentelere uygulanamaz” hükmüne yer verilmiştir.

Görüldüğü üzere TTK’nın 105/2. maddesine göre acente; sözleşmenin kurulmasına aracılık ettiği veya akdettiği sözleşmeden doğan uyuşmazlıktan dolayı müvekkili adına dava açabileceği gibi müvekkiline izafeden (müvekkili namına) acenteye karşı açılması mümkün bulunmaktadır. Eş söyleyiş ile; bu tür davalarda adına sözleşme yapılan müvekkil şirkete izafeten acente aleyhine dava açılabilir ve asıl şirkete izafeten acente aleyhine karar verilebilir.

Çünkü acenteler imzaladıkları ya da aracılık yaptıkları sözleşmeleri kendi nam ve hesaplarına değil, acentesi bulundukları kişi adına düzenlerler. Dolayısıyla kural olarak, bu sözleşmelerden dolayı sorumlulukları yoktur (Ulaş, I.: Uygulamalı Zarar Sigortaları Hukuku, Ankara 2012, s. 22, 23).

Acentenin TTK 105 maddesinde düzenlenen müvekkilini temsili sınırlı kanuni temsil olup maddi hukuk bakımından hak sahibi ve usul hukuku bakımından 'sıfat'a sahip olan acente değil; müvekkildir. Acentenin dava ve takiplerde yetkisi sıkı şartlara bağlı olup dar yorumlanması gereken bir imkandır. Bu temsil yetkisi ticari temsilcinin aksine müvekkil ile müşteri arasındaki her türlü sözleşme veya ilişkiden doğan uyuşmazlığı kapsamaz.

Uyuşmazlığın konusunun sözleşmenin acentenin bilfiil aracılık yaptığı veya müvekkili nam ve hesabına akdettiği bir sözleşme olması gerekir. İkincisi söz konusu kanuni yetki sözleşmeden doğan uyuşmalıklarla ilgili olup müvekkilin haksız fiili sebebiyle açılmış davalarda acente müvekkilini temsil edemez. ( Prf.dr.Hüseayin Ülgen Prf.dr. M.Helvacı, Prf dr.

A.kaya, Prf dr.N.F Nomer Ertan, Ticari işletme hukuk Vedat Kitapçılık 6. Bası sayfa 845 vd.) TTK 103/1-b "Türkiye Cumhuriyeti içinde merkez veya şubesi bulunmayan yabancı tacirler ad ve hesabına ülke içinde işlemlerde bulunanlar…” hakkında özel kanunlardaki hükümler saklı kalmak üzere acenteliğe ilişkin TTK yedinci kısım hükümlerinin uygulanacağı düzenleme altına alınmıştır. Bu durumda TTK 105 ve 103/1-b düzenlemeleri birlikte değerlendirildiğine. TTK nun 102.

Maddesinde düzenlenen tanıma uymadığından acente sayılmayan kişilerin sözleşmenin kurulmasında aracılıkta bulunması yada müvekkili adına sözleşme akdetmesi halinde TTK 105/1 Maddesine göre; aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkili" olduğu ve 105/2 maddesine göre de Bu sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı bu kişilerin müvekkili adına dava açabileceği gibi, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği" sonucuna ulaşılmaktadır.

Müvekkilin Türkiye acentesi'nin bir kısım işlemlerde bulunması tek başına taşıma sözleşmesinin yapılmasına davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğini ispata yeterli değildir. Buna göre eldeki davada uyuşmazlık konusu taşıma işinde acentelik yaptığı iddia edilen ...A.Ş fiili taşıyanın acentesi olmadığını savunmaktadır. Savunmanın aksine acente olduğuna dair herhangi yazılı bir belge sunulmamıştır.

Bahsi geçen firmanın taşımaya ilişkin müvekkili adına navlun sözleşmesi düzenlemediği gibi sözleşmenin kurulmasına aracılık etmediği, taşımaya ilişkin konişmentoyu düzenlemediği, navlun faturası düzenlemediği, navlun ücreti tahsil etmediği anlaşılmaktadır. Konişmentonun "..." da fiili taşıyan tarafından düzenlendiği sabittir. Konişmento üzerinde "...

A.Ş" ad ve adresinin "mal teslimi için" başvuru yeri olarak gösterilmiş olması ve yükün teslim belgesinin de bu firma tarafından düzenlenmiş olması bahsi geçen firmanın uyuşmazlık konusu taşıma işinde acente olduğunu göstermediği gibi TTK 103/1-b maddesi gereği hakkında acenteye ilişkin hükümlerin uygulanması da gerekmez.

Bu durumda acentenin aracılık ettiği sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı açılacak davalara ilişkin bir düzenleme olan TTK'nın 105. maddesinin somut olayda uygulanma olanağı yoktur. Somut olayda itirazın iptali davası hakkında icra takibi başlatılan davalı ... Ltd ye izafeten ... A.Ş yönelik açılmış olup, hakkında izafeten takip başlatılan ... A.Ş nin takip talebinde ve davada ...

Ltd' yi temsil edemeyeceğinden mahkemece davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi doğrudur. Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.04/10/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/654, K. 2024/1415, 4 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/654
Karar No
2024/1415
Tarih
4 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/655 K.2024/788
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/655 K.2024/569
  • Konya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/655 K.2024/664
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/656 K.2024/848
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/656 K.2024/645
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/657 K.2024/1154

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.