KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/659
- Karar no
- 2024/1917
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/11/2023
- Numarası
- 2023/555 Esas - 2023/827 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.264 kelime·6 dk okuma·6 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün Davalı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ihyası talep edilen Tasfiye Halinde ...
Limited Şirketi'nin kendi kendini tasfiye ettiğini, 24/06/2020 de tasfiye sonunda sicilden terkin edilip bunun 26/10/2022 tarihli Sicil Gazetesinde de ilan edildiğini; ancak İstanbul Deri Serbest Bölge Gümrük Müdürlüğünce düzenlenen belgelerde bu şirkete ait iken serbest bölgeye giren emtiaların bir şekilde bu serbest bölgeden çıkarılıp alıcı şirketlere ulaştığının tespit edildiğini böylece ihyası istenen şirketin kamu borcu olduğunun belirlendiğini; hakkında vergi mahkemesinde dava açılmış olduğunu; fakat alacağın tahsili için şirkete yeniden tüzel kişilik kazandırılması gerektiğini belirterek;
tasfiye halinde ...Limited Şirketi'nin ihya yoluyla Ticaret Siciline tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, ihyası istenen şirketin kendi kararıyla tasfiye sürecine girdiğini, tasfiye işlemlerini tamamlayarak sicilden terkin için ticaret siciline başvuru yapıldığını; ticaret sicili olarak şirketlerin tasfiye sürecine müdahale yetkilerinin bulunmadığını; sınırlı bir denetim haklarının bulunup; bu denetim haklarının da usulüne uygun alınmış bir tasfiye kararı ile tasfiye sürecinin kapatılmasına ilişkin kararların ve söz konusu işlemlerinde seçilmiş tasfiye memuru tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin kontrolü ile sınırlı olduğunu;
bu nedenle sicil müdürlüğünün hatalı bir işleminin söz konusu olmadığını; mahkemece ihyaya karar verilecekse yargılama gideri ve vekalet ücretlerinden sorumlu tutulmamalarını talep etmiştir.Davalı tasfiye memuru ise davaya cevap vermemiş, davayı da takip etmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece.
"Ortada bir kamu alacağının bulunduğu iddia edilmekte, bunun için ihyası istenen şirkete borç tahakkuk ettirilmekte, onun tarafından borca itiraz edilmekte ve itiraz ret edilince de ret kararının iptali için terkinden hemen evvel ve yaklaşık 2 ay kadar önce bu şirket tarafından Vergi Mahkemesinde dava açılmakla; artık şirketin tasfiyesinin hatalı olduğu; en azından Vergi Mahkemesinde dava açmış iken tasfiye memuru tarafından tasfiyenin tamamlanmaması, terkin için Ticaret Siciline başvurulmaması gerekmektedir.
Kamu alacağının tahsili için şirketin yeniden tüzel kişilik kazanması zorunlu olup, bu nedenle mahkememizce TTK 547.
Maddenin şartlarının doğmuş olduğu kabul edilmiş, mahkememizce kamu alacaklarının tahsili yönünden de bu süreç ile ilgili olarak şirketin ihyasına", tasfiye memurunun aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ise şirketin tasfiyesine müdahale imkanının bulunmadığından bu davayı haksız yere neden olmadığı değerlendirilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ... Tic. Ltd. Şti. 'nin 2019 yılında ruhsatlarının iptal edilmesi ve Serbest Bölgedeki kullanmakta olduğu alan için hakkında Tahliye kararı çıkması nedeniyle şirket ilgili alanlı boşaltmış ve iştigal ettiği ticaret alanında artık hiçbir iş yapamaz hale gelmiş,
... firması ve sahibi ... hakkında devam eden İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/455 E. dosyasında ise davasının muhatabı şirket ile aynı durumda olan birçok şirket bulunmakta olup şirket ve sahiplerinin bilgisi dışında gümrük memurlarının yer aldığı kişilerce bir kaçakçılık eylemi gerçekleşmiş olup ...in sahibi olan ve yargılanan ...'nın bu davadan beraat edeceği kuvvetle muhtemel olup iş bu ceza yargılamasından ilgili firma ve sahibi beraat etmesi durumunda iş bu davaya konu olan vergi borçlarının da sebepsiz kalacağını,
davacının Ticaret bakanlığı bu kaçakçılık eyleminden kaynaklanan vergi alacakları için ... firmasına vergi alacağı tahakkuk ettirmiş olup hem ... hem de ...'nin bu kaçakçılık eylemini gerçekleştirdiğine dair suçlarının daha sabit olmadığını, ... firması hakkında davacı tarafça yürütülen kaçakçılık işlemi nedeniyle ilgili firma iş yapamaz hale gelmiş her geçen gün gelen vergi ödemeleri, bağkur gibi giderler nedeniyle ilgili şirketin tasfiye edilerek sona erdirilmek istenmiş,
firma sahibinin yabancı bir şahıs olması nedeniyle tasfiye memurunun Türk vatandaşı olma zorunluluğu nedeniyle ... tasfiye memurluğu görevini üstlenmiş ve şirketin tasfiyesini gerçekleştir olup davacı bakanlık ... firmasının kaçaklılık suçu işlemini gerçekleştirdiği sabit olmadan usule aykırı olarak ilgili vergi borçlarının tahakkuk ettirmiş olup, ... firması ve müvekkil tasfiye memurunun yapmış olduğu tasfiye işlemi hukuka uygun olup davacı bakanlığın suçu sabit olmayan firmaya düzenlemiş olduğu vergi cezalarının ise asıl hukuka aykırı olduğunu,
bahsedilen resen nazara alınacak sebeplerle ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın 547. Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tamamlanmamış kamu alacakları nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak
tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Somut olayda ihyası talep edilen tasfiye halinde Tasfiye ... Ltd. Şti 'nin davalı ...
Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının, 25/10/2022 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine terkin edilmeden önce yapılan ithalat işlemleri ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanmadığı anlaşılmıştır.
Şirket hakkında gümrük mevzuatından kaynaklanan işlemler tamamlanmadan davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup, tasfiye memuru tarafından yapılan ilan sonucu başvuru olmaması alacağı düşürmeyeceği gibi tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceğinden davacının,
terkinden evvel şirket tarafından yapılan ithalat ve gümrük işlemlerinden kaynaklanan yasal işlemlerin tamamlanması için şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmaktadır.(Y11.H.D'nin 23/10/2023 tarih ve E: : 2023/5273- K: 2023/6079).
Yapılan idari işlemlerde davacının haklı olup olmadığı hususu eldeki davada incelenmesi gereken bir konu olmadığından davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Bu durumda mahkemece davanın kabulü ile davaya konu şirketin ihyası ile ticaret sicil müdürlüğüne tesciline karar verilmesinde ve tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olması ve yasal hasım
konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmamasına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasında bir isabetsizlik bulanmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/659, K. 2024/1917, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama