KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/740
- Karar no
- 2024/1921
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/03/2024
- Numarası
- 2023/695 Esas - 2024/166 Karar
- Dava
- Şirketin İhyası
- İstinaf karar tarihi
- 27/12/2024
Karar Metni
1.196 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin davalı ... Sicil Müdürlüğünce 15/09/2021 tarihinde ticaret sicil kaydı kapatılarak ve tasfiye edilerek tüzel kişiliğinin sona erdirilen ...-... ticaret sicil numaralı Kağıthane adresinde mukim Tasfiye Halinde ...
Şirketinde 13/12/2013 tarihinde üretim depolama elamanı olarak çalışmaya başlamış olduğunu çalışması iş akdinin hiçbir gerekçe gösterilmeksizin haksız olarak feshedildiği 31/08/2019 tarihine kadar özverili bir biçimde devam ettiğini,
müvekkilinin iş akdinin haksız feshinden doğan işçilik alacaklarının tahsili amacı ile şirket aleyhine İstanbul 14. İş Mahkemesinin 2021/45 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını verilen10/10/2023 tarihli karar ile 12.125,98 TL kıdem tazminatını fesih tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte 4.738,57 TL ihbar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 9.145,15 TL maaş alacağının arabuluculuk temerrüt tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte 10.865,33 TL fazla mesai ücretinin arabuluculuk temerrüt tarihinden itibaren işleyecek
mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte ve 7.665,27TL AGİ alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verildiğini, davalı şirketin ticaret sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle mahkeme ilamı ile mezkur şirketin ödemesine karar verilen müvekkilinin haklı alacaklarının tahsili adına icra takibi başlatılmadığını, bu nedenler alacağının tahsili için dava konusu Tasfiye Halinde ...
Şirketin' nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Kanuna göre işlem yapıldığını, sorumlunun tasfiye memuru olduğunu, ticaret sicili müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını beyanla, davanın reddine, müvekkili aleyhinde yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir. Diğer davalı cevap vermemiştir. Bir belge de ibraz etmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince davanın KABULÜ ile, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-... sicil numarasında kayıtlı, Tasfiye Halinde .... A.Ş.' nin İstanbul 14. İş Mahkemesinin 2021/45 esas sayılı dosyasının devam ettirilip infazı ile sınırlı olmak üzere TTK' nın 547/2 maddesi uyarınca ek tasfiye amacıyla ihyasına, Tasfiye memuru olan davalı ...'in ek tasfiye süresince yetkisinin devamına ve ücret takdirine yer olmadığına," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle şirketin ihyasına karar verilmişken lehe vekalet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, tasfiye sürecinde tasfiyenin gereği gibi yapılmasından davalı tasfiye memurunun sorumlu olduğunu, davanın açılmasına tasfiye işlemlerini gerektiği gibi yürütmeyen tasfiye memurunun sebebiyet verdiğini, bu sebeple davalı tasfiye memurunun, hükmedilen yargılama giderleri ile birlikte AAÜT uyarınca davacı taraf lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinden de sorumlu olması gerekmekte iken yerel mahkemece işbu hususun göz ardı edildiğini,
davacı vekili olarak tarafımız lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin usule ve yasaya aykırı olduğu göz önünde bulundurularak yerel mahkeme ilamının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Dava, TTK'nın 547.
Maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.
(2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir". Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.
Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp,
tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Somut olayda ihyası talep edilen ...
A.Ş.' nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı iken tasfiyeye girdiği, tasfiye memuru davalının,09/01/2021 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği, davacı tarafından ihyası istenen şirket hakkında işçilik alacağı istemli açılan İstanbul 14. İş Mahkemesinin 2021/45 Esas sayısı ile dosyanın derdest olduğu görülmüştür.İhyası talep edilen şirket hakkında devam eden bir dava bulunmasına rağmen davaya konu şirketin tasfiyesi tamamlanmış olup,
tasfiye memurunun TTK 541/3 maddesindeki sorumluluğu da gözetildiğinde derdest bir davanın bulunması ve davanın da şirket aleyhine sonuçlaması halinde tasfiyenin usulüne uygun eksiksiz tamamlandığından bahsedilemeyeceğinden bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğu ve terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla mahkemece davaya konu şirketin derdest dava dosyası ile ilgili ek tasfiye işlemleri ile sınırlı olarak şirketin yeniden ticaret siciline kayıt tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak mahkemece tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olduğu hususu gözetilmeden yazılı şekilde davacı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yine tescil kararının TTK 547/2 maddesi uyarınca ilanına karar verilmemesi doğru bulunmamıştır.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından,kararın kaldırılmasına, tescil kararının ilanına ve davacı kurum lehine davalı tasfiye memurundan yargılama gideri ve maktu vekalet ücreti tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2024/740, K. 2024/1921, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama