KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2025
- Dosya no
- 2025/75
- Karar no
- 2025/75
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Ara karar tarihi
- 25/11/2024
- Numarası
- 2024/687 Esas
- Dava
- Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin
- İstinaf karar tarihi
- 05/02/2025
Karar Metni
1.046 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle.
Davalı şirketin uluslararası kara, hava ve deniz yolu taşımacılığı, uluslararası gemi, kara yolu ve hava yolu acenteliği alanlarında faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin 30.09.2009 tarihinde 2646 pay ile şirket ortağı olduğunu, davalı şirketin 3577 payı ...'a, 3577 pay ...'ya ve 2646 payın müvekkiline ait olduğunu, buna ek olarak müvekkilinin 30.09.2009 tarihinde 40 yıl süre ile davalı şirkete müdür olarak atanmış ve atacağı münferit imzası ile temsil yetkisine haiz olduğunu, aradan geçen süre boyunca müvekkilinin gerek şirket ortağı gerekse de müdür sıfatıyla görev ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiğini, son durumda,
şirket ortakları ile müvekkili arasında anlaşmazlıklar meydana gelmiş ve onarılması mümkün olmayacak derecede güven ilişkisi zedelendiğini, bu durum taraflar arasında çekilmez ve süreklilik arz eden bir durum haline geldiğinden müvekkilinin nezdinde ortaklığın devam etmesini imkansız kıldığını, müvekkilinin davalı şirketteki ortaklığından ayrılmasına karar verilmesi ile ayrılma akçesinin, kar payının ve ortaklara ödenen maaşın ödenmesini talep ettiğini, Müdürler Kurulu toplantısında alınan 2023/01 ve 2023/02 karar nolu kararların hukuka aykırı olduğunu, oybirliğiyle ile karar verildiğinin bildirildiği ancak müvekkilinin imzasının olmadığını,
şirket ortakları, şirketin kurulmuş olduğu tarihten bu yana ilgili hak ve yetkilere yalnızca şirket ortağı olmaları sebebiyle sahip olurken müdürlük sırafı ile herhangi bir ilgili bulunmaması rağmen, müvekkilinin ortaklıktan kaynaklanan yetkileri de tamamen haksız ve dayanaksız olarak askıya alınmış ve fiilen kullanılmaz hale getirildiğini, bu hususlarda şirket ortakları ... ve ... hakkında işbu davaya konu ... Hizmetleri Ticaret Ltd. Şti. ile ayrıca ... Tic. Ltd.
Şti. şirketlerinde yapmış oldukları hukuka aykırı eylemlerden dolayı suç duyurusunda bulunulduğunu, bu dosyalar birleştirilerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/146190 Sor.
Numaralı dosya üzerinden soruşturmanın devam ettiğini, müvekkilinin ayrılma akçesi ile işbu dava tarihi itibariyle davalı şirket tarafından müvekkiline ödenmesi gereken fakat ödenmemiş olan kar payı haklarının güvence altına alınabilmesi için işbu dava sürecinde davalı şirketin banka hesaplarına, menkul ve gayrimenkul mallarına tedbir konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ... dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; ihtiyati tedbir kararının ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği, davanın davacının davalı şirket ortaklığından çıkmasına izin verilmesi ve ayrılma akçesinin tespit ve tahsili ve kar payının tespit ve tahsiline ilişkin olduğu, davalının mal varlığı değerlerinin uyuşmazlık konusunu oluşturmadığı gibi somut olayda ihtiyati tedbir isteyenin haklılık durumunun tespiti yargılamayı gerektirmekte olup, yasanın aradığı yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ortakların müvekkile karşı kötü niyetli davrandıklarını, işbu tedbir talepleri kabul edilemezse müvekkil açısından geri dönüşü imkansız sonuçlar doğuracağını, müvekkilin hakkı olan ancak hakkını alamadığı ödemeler için davalı şirketin banka hesaplarına, menkul ve gayrimenkul mallarına tedbir konulması gerektiğini, aksi takdirde, davalı tarafça menkul ve gayrimenkul malların satılması durumunda telafisi imkansız zararlar meydana geleceğini,
zira azınlık ortak olan ve tüm yetkileri elinden alınan müvekkilin bu durumu tedbir kararı olmaksızın kontrol etmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin aksi kanaate olması durumunda ise, banka hesapları hariç yalnızca menkul ve gayrimenkul mallara tedbir konulmasını, deliller değerlendirilmeden ticaret sicil kayıtları dahi istenmeden ve incelenmeden ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik karar verildiğini, ancak bu şekilde hiçbir araştırma yapılmaksızın talebin reddedilmesinin kabul edilemez olduğunu,
koşulları oluşan ihtiyati tedbir taleplerinin kabul edilmesi ve yasaya ve hakkaniyete aykırılık teşkil eden kararın iptaline karar verilmesi halinde doğacak hakların güvenceye kavuşturulması gerektiğini, yerel mahkeme kararının müvekkil lehine kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini, aksi kanaatte ise yalnızca davalı şirkete ait menkul ve gayrimenkul mallara tedbir konulmasını talep ve istinaf etmiştir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: davacının iddialarının ispatına yönelik hiçbir delil sunmadığı gibi yaklaşık olarak ispat ettiği hiçbir husus bulunmadığını, nitekim, müdürlük sıfatının sona erdirilmesinin, imza sirkülerinin iptal edilmesinin, temsil yetkisinin değiştirilmesinin, huzur hakkının yalnızca müdürler kurulu üyelerine ödeneceği yönünde karar alınmasının hukuka uygun olduğunun İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından tespit edildiğini, mahkemenin ihtiyati tedbir talebi bakımından yaklaşık ispatın sağlanamadığı yönündeki gerekçesinin dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğunu,
davacının ihtiyati tedbir talebinin huzurdaki davanın uyuşmazlık konusu hakkında olmadığını ve yerel mahkemenin bu gerekçesinin de yerinde olduğunu, müvekkili olduğu şirketin malvarlığını azaltmaya yönelik herhangi bir eylemi olmadığını, ihtiyati tedbir talebinin kabulünün müvekkil şirketin faaliyetini ve mali durumunu olumsuz yönde etkileyeceğini beyanla, istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep. Derdest limited şirket ortaklığından çıkmaya izin verilmesi, ayrılık akçesi ve kar payı ve ortaklara ödenen maaşın ödenmesine ilişkin davada şirketin banka hesaplarına, menkul ve gayrimenkullerine ihtiyati tedbir konularak satışının önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir istemidir. İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı tedbir isteyen istinaf talebinde bulunmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 389/1. maddesi ise, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir.
HMK'nun 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davacının iddiaları ihtilaflı olup tespite muhtaç durumdadır. Yaklaşık olarak haklılık ispat edilmiş olmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355.
Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/75, K. 2025/75, 5 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama