İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/868 K.2025/1342

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen dava davalısı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2025/868Karar2025/1342Tarih9 Ekim 2025Okuma12 dk · 2.482 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
9 Ekim 2025
Dosya no
2025/868
Karar no
2025/1342
İncelenen kararın mahkemesi
BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
26/03/2025
Numarası
2023/172 Esas - 2025/346 Karar
Dava
Ticari Şirket (Tasfiyeye İlişkin)|Ticari Şirket (Fesih İstemli
İstinaf karar tarihi
09/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.482 kelime·12 dk okuma·8 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün asıl ve birleşen dava davalısı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Asıl Dosya Yönünden;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette % 15 pay sahibi olduğunu,davalı şirketin sahibi bulunduğu petrol istasyonunu kiralayarak gelir elde ettiğini, burayı da sattığını, şirketin gelir getirecek başka bir faaliyetinin de kalmadığını, davalı şirket adına birçok taşınmaz kayıtlı olduğunu, şirketin diğer ortaklar tarafından keyfi idare edildiğini, ortaklar arasında güven ilişkisinin kalmadığını, şirketin kar payı dağıtmadığını ileri sürerek ihtiyati tedbir ile şirketin haklı nedenle feshine, bu talep kabul edilmediğinde müvekkilinin gerçek pay değerinin hesap edilerek yasal faiziyle müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin feshi için gereken haklı nedenlerin bulunmadığını, davacının kişisel husumet nedeniyle ve kötüniyetle bu davayı açtığını, davacının taleplerinin mesnetsiz ve usul ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/567 Esas sayılı dosyasında;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin bir aile şirketi olup başlangıçta ve uzun yıllar yine bir aile şirketi olarak %0.08 pay ile davalı şirketin ortağı olan ...

Avize Sanayi Ticaret A.Ş.ile birlikte 4 aile bireyinin eşit oranlarda kalan hisselerin sahibi bulunduğu toplam beş ortaklı bir yapıya sahip olduğunu, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığını, davalı şirketin hakim ortak ...'nın çıkarları doğrultusunda kötü niyetli yönetildiğini belirterek öncelikle ileride telafisi imkansız zararlara sebebiyet vermemek adına müvekkilin ve şirketin haklarının korunması amacıyla huzurdaki yargılama tamamlanıncaya dek; davacı müvekkilin ve şirketin haklarının korunması amacıyla davalı şirkete yönetim kayyumu atanmasına, aksi halde tedbiren şirkete denetim kayyumu atanmasına,

davalı şirketin banka hesaplarının tespiti için bildirilecek bankalara müzekkere yazılarak davalı şirketin banka hesaplarına ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirketin bildirilen mal varlıkları ile Uyap'a entegre sistemler üzerinden yapılacak sorgulama neticesinde davalı şirkete ait olduğu tespit edilen diğer menkul ve gayrimenkul malları üzerine 3.kişileri devri önlemek yönünden ihtiyati tedbir konulmasına,

yapılacak yargılama neticesinde davalı şirketin TTK.nın 531.maddesi gereğince fesih ve tasfiyesine, aksi halde müvekkilin ortaklıktan çıkartılarak şirketin karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değeri üzerinden hesaplanacak pay bedelinin yasal faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; fesih ve tasfiye istemli davanın tarafları ve konusunun, Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/1041 Esas sayılı dosyası ile aynı olduğunu, bu nedenlerle açılan davanın derdestlik yönünden ve aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, önceki olayların dava konusu edilemeyeceğini, anonim şirketin feshine karar verilebilmesi için gereken haklı sebep bulunmadığını, davacının kötüniyetli olduğunu, davacının taleplerinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, haksız ve mesnetsiz olduğunu, şirketin faaliyette olmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını,

şirketin tek başına kar dağıtımı yapamamış olması hususunun da feshi için haklı sebep teşkil etmediğini, müvekkilinin şirkete ait olan akaryakıt istasyonunun satışından söz ederek ve düşük bedelle satıldığından bahsederek üstelik de tamamen gerçek dışı olduğu halde bile bile mevzu ederek, tamamen mesnetsiz ve gerçek dışı beyanlarla ilgili talepte bulunduğunu, müvekkilinni şirketin inşaat yatırım faaliyetleri kapsamında 08.05.2018 tarihinde Esenyurt İlçesi ...

Ada, 59 parselde kayıtlı gayrimenkulün satın alınması ile ilgili gayrimenkul alındığını, tapu devri yapılmamış diyerek şirket yetkilisi ...'nın bu durumu bilerek şirketten para çıkarmak amacıyla yaptığından bahsederek üstelik de böyle bir bahsin gerçek dışı olduğunu bile bile huzurda mevzu ederek, tamamen mesnetsiz ve gerçek dışı beyanlarla ilgili talepte bulunduğunu, şirketin kurucusu baba muris Aşur ...'nın vefatından itibaren, şirket ortağı ...'nın yönetici bulunduğu dönemde ve davanın açılışından beri geçen süre dahil olarak şirketin hiçbir malı satılmadığını, ...

Gayrimenkul Yatırım A.Ş. hakkındaki beyan ve iddiaları da hukuki mesnetten yoksun gerçek dışı ve kötü niyetli beyanlar olduğunu belirterek haksız mesnetsiz ve tamamen kötü niyetli tüm ihtiyati tedbir ve kayyum atanmasına dair taleplerinin reddine, davanın "aktif husumet yokluğu", "derdestlik" ve "zaman aşımı" nedeni ile reddine, haksız, mesnetsiz ve tamamen kötü niyetli davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tüm bu açıklamalar ışığında; davacının asıl davayı davalı şirketteki sahibi olduğu %15 oranındaki hisseye dayalı olarak açtığı, aynı içerikli olarak Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne açılarak dosyamızla birleşen davada ise (Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/567 Esas sayılı dosyası) dava dışı ... ...'dan satın aldığı ve Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/154 Esas - 2019/553 Karar sayılı kararı ile kesinleşen ilave %15 oranındaki hissesine dayalı olarak açıldığı,

toplamda davacının davalı şirketin %30 oranında hissedarı olduğu, somut olayda asıl davanın 2017 yılında açıldığı da gözetildiğinde şirketin önemli oranda hissedarı olan davacı yönünden başlatılan dava süreçleri ile sonuç alınamadığı, davalı şirketin hali hazırda birkaç taşınmazı kiraya vermesi dışında gelirinin bulunmadığı, davalı şirketin kendi iştigal alanında uzun yıllardır hiçbir faaliyetinin bulunmadığı,

alınan ve denetime elverişli bilirkişi raporları ile davalı şirkete ait taşınmazların rayiç değerlerinden düşük bedelle satıldığı ve ortaklarına uzun süre kar payı dağıtılmaması hususunun şirketin uzun yıllardır faal olmaması da gözetildiğinde somut olayda fesih şartlarının bulunduğu, şirketin devamında gerek ortaklar gerekse de kamunun menfaatinin bulunmadığı,

taraflar arasında açılan çok sayıda dava olduğu ve yenilerinin de açıldığı dikkate alındığında şirketin fesih ve tasfiyesinin ortaklar arasındaki uyuşmazlığı çözme konusunda hakkaniyete en uygun yöntem olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların kabulü ile davalı şirketin fesih ve tasfiyesine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Asıl ve birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Haklı sebeple fesih davası ikame etmenin hukuki unsurları oluşmadığını, davacının işbu kanun yolundan beklenen hukuki bir menfaati bulunmadığını, talep ve dava evvel emirde iyi niyet ilkelerine aykırı olduğunu, her şeyden önce bu nedenle reddi gerekirken, aksine kararla davanın kabulüne ve şirketin feshine karar verilmiş olması her şeyden önce sadece bu nedenle dahi usul ve yasaya ve hakkaniyete ve olayın mahiyetine aykırı düştüğünü,

ortaklık haklarını ve dava haklarını bu amaca yönelik olarak açıkça ve kime ne zarar verdiğine bakmadan kötüye kullanmak suretiyle istisnasız ve aslında tamamen kendinden ve kötü niyetinden kaynaklı nedenlerle ve tek taraflı olarak,

mümkünse yıldırmak ve bıktırmak amacıyla her şeye muhalefet etmeye ve haksız ve mesnetsiz nedenler ileri sürerek ardı ardına davalar açmaya başladığını, huzurdaki davanın açılış tarihi itibari ile ilişkilendirilen olaylarla ilgili geçen süre nazara alındığında, dava süresinde açılmadığını, fesih için haklı sebep oluşmadığını, ilgili beyanlarının gerçek dışı olduğu yapılan yargılamalar ile sabit olarak gözler önüne serildiğini, akaryakıt İstasyonuna dair iddialar ve ilgili BAM kararındaki gerekçeler ile yapılan bilirkişi incelemesi çelişkileri ve hataları olduğunu,

Dava konusu edilen akaryakıt istasyonunun sadece arsası müvekkil şirket ...ye ait olup davalı tarafından satılan da sadece arsadan ibaret olduğunu, üzerindeki akaryakıt istasyonu ve her türlü teçhizat ve yapılar başka şirket ... Turizm A.Ş.'ye ait ve ayrıca bu diğer şirket tarafından satılmıştır denmek sureti ile arsanın davalı şirkete ait olduğu ve istasyon ve demirbaşların diğer şirket ...

Turizm AŞ'ye ait olduğu mahkemece yapılan inceleme ile saptanmış ve gayrimenkulün değerine satılmış olduğu ve ortada bir zarar bulunmadığı hususları da açıkça tespit edildiğini, her ne kadar sadece arsa davalıya ait olsa da yapılan diğer değerlendirmeler de BAM kararını karşılamamakta ve ters düşmekte olup bahis konusu ilgili karara mesnet alınan raporda bilirkişilere verilen göreve rağmen ilgili BAM kararı da hiç nazara alınmamış ve tıpkı BAM ilgili kararından daha önceki ve makbul görülmeyen kaldırılan yerel mahkeme kararına mesnet alınan evvelki 12.04.2019 tarihli bilirkişi raporunda olduğu ve yapıldığı gibi,

aynen çevrede bulunan başka istasyon ilanlarının olduğu gibi ele alınıp hepsi aynı imiş gibi ve dahi bunların bu ilan edilen fiyatlara satılıp satılmadığı dahi incelenmeden ve hatta hatalı değerlendirilerek sanki Bölge Adliye Mahkemesi ilgili kararı hiç yokmuş gibi hatalı, eksik ve aykırı değerlendirilme yapıldığı görüldüğünü, emsal alınan akaryakıt istasyonlarının hiçbirisinin satışı da gerçekleşmiş olmayıp bu halde de alınan emsallerin, yapılan değerlendirme usulünün ve değerlendirmenin ve bildirilen kanaatin de tamamen gerçek dışı,

yanlış ve ilgili BAM Kararına da aykırı bulunduğu hususları açık olduğunu ve bu hali ile ilgili raporun kabulünün ve bir karara mesnet alınmasının mümkün bulunmadığı açık olmasına rağmen, ilgili hatalı ve gerçek duruma aykırı rapor esas alınmış ve böylece verilen karar da usul ve yasaya ve olayın mahiyetine aykırı düştüğünü, davanın zamanında da açılmamış bir dava olduğunu,

zamanında açılmamış olması ve yıllar sonra bir bahane yaratılmak istenerek ileri sürülmesi de kötü niyetin bir başka göstergesi olup benzin istasyonunun arsasının ucuza satıldığı iddiasının gerçek dışı olduğu açık olması yanında davacının bu nedene dayanarak şirketin feshini istemesi olayın mahiyeti ve içinde bulunulan hukuki durum gereği olarak da hukuken olanaksız olduğunu,2015 yılında yapılmış olunan akaryakıt istasyonu satışı hakkında bu husus da kapsamak üzere 26.05.2016 tarihinde yapılan Genel Kurul'a davacının katılmış bulunduğu ve işbu hususların görüşüldüğü iş bu ilgili Genel Kurul'da ibraya olumlu oy verdiği açıkça ortada olan

davacının iş bu aynı konu nedeni ile sonradan dava açıp talepte bulunamayacağı açık ve hukuki düzenleme gereği olup gerçekten de TTK 558/2 ve ilgili yasal hükümlerin açık hükümleri dikkate alındığında İBRA oyu kullanan ortağın aynı konuda üstelik yıllar sonra aleyhe dava açamayacağı ve bunun yasal düzenlemelerin ruhuna açıkça aykırılık teşkil edeceği ve iyi niyet ilkeleri ile de bağdaşmayacağını, bu husus aynı davacının muris baba Aşur ...'nın vefatından sonra yönetici kalan ağabeyine karşı aynı konuda açtığı bir diğer sorumluluk davasında Bakırköy 6.ATM 2018/532 Esas,

2022/44 Karar no.lu davada da bire bir aynı konuda olarak ibra etmiş olduğundan dava konusu edemeyeceği hususu açıkça belirtilerek haksız ve mesnetsiz olduğu davanın reddine dair Mahkeme Hükmüne gerekçe edilmiş olduğu açıkça görülmüş bir husus olup haklı sebeple fesih davası bir son çaredir ve tali bir araç olduğunu buna rağmen gerekli şartlar oluşmadığı halde şirketin feshine dair verilen karar bu bakımdan da usul ve yasaya ve olayın mahiyetine aykırı olduğunu, huzurdaki davacı dava dilekçesinde konu ettiği bire bir aynı hususları, istasyon ve arsası satışı,

diğer gayrimenkuller vs bütün bahis ettiği konularda yönetici ağabeyi ...'ya karşı sorumluluk tazminat davaları olarak ayrıca dava konusu ettiğini, davanın Bakırköy 6. ATM'nin 2019/954 E ile görülmekte ve derdest olduğunu, davada konu edilen aynı hususlar, aynı davacı tarafından arz olunan davada yönetici ağabeyine karşı sorumluluk davası konusu edildiğinden,

sorumluluk davasına konu edildiğini ve haklı bulunduğu takdirde tazmin edilecek iş bu aynı hususlar nedeni ile fesih davası açılamayacağı gerek doktrin görüşleri ve gerekse yasal düzenlemeler ile açıkça ortada ve bunlara rağmen şirketin feshine dair verilen karar usul ve yasaya ve hukuk normlarına ve olayın mahiyetine ve hakkaniyete açıkça aykırı düştüğünü ayrıca olayda ise tüm incelemeler ile açıkça ortaya çıktığı üzere, her şeyden evvel şirketin mali yapısının son derece güçlü olması, aktiflerinin varlığı ve son derece değerli bulunması,

şirketin halen vakti ile yaptığı yatırımlardan kira geliri vb gelirler elde ediyor bulunması ve ayrıca mali gücü oranında ve herhangi bir kredi ve borçlanmaya da gitmeksizin yeni yatırımlarda bulunuyor ve bunları da takip ediyor olması ve dahi böylece zaten kuvvetli olan mali yapısını çok kuvvetle ihtimalle gelecekte çok daha kuvvetli ve faydalı hale getireceği hususlarının yapılan yargılama ile ve bu konulardaki mali incelemeleri kapsayan bilirkişi incelemelerine göre açıkça ve sabit olarak ortaya çıktığından,

hakim ortakların azınlık hisse sahibi ortakları sömürüyor olmasından asla ve asla söz edilmesinin mümkün bulunmadığı ve söz konusu olmadığı aynı ile vaki olarak ortada olup yerel mahkemenin gerekçe olarak gösterilen hususlardan davalı şirketin faaliyette olmadığı iddiası da gerçeği yansıtmadığını, Mahkemece haklı nedenle fesih kararının gerekçesinde belirttiği şirketin uzun yıllardır faal olmaması tespitleri hatalı ve doğru olmayan tespitlerden ibaret olup kabulü mümkün olmadığını,

açıkça ortaya çıktığı üzere fesih kararı verilebilmesi için yasal olarak bulunması zorunlu tutulan haklı bir nedenden söz etme imkanı olmadığını ve dahi fesih için aranan hukuki nedenlerin de bulunmadığını, kar payı dağıtılmadığına dair iddia ile şirketin feshi istenemeyeceğini, ki kar payı da dağıtıldığını, açıkça ortada olduğu üzere bu bakımdan da haklı neden oluşmadığını, şirkette iki ortak bulunduğuna ve kararın buna dair ilgili kararda yapılan gerekçelendirme de gerçek duruma aykırı olup, yanlış bir gerekçelendirme olduğunu,

davacının diğer beyan ve iddiaları da aynı doğrultuda olarak gerçek dışı ve kötü niyetinin bir devamından ibaret olduğu gibi aynı zamanda da iddianın genişletilmesi hükmünde olup buna dair beyan ve iddiaların bu bakımdan da reddi gerektiğini , birleşen dava yönünden Bakırköy 1.ATM'nin 2021/567Esas, 2023/219Karar no.lu birleşen davada davacı söz konusu ettiği ilgili hisse devrinden önceki olayları huzurda dava konusu ettiğini, yine aynı benzin istasyonunun ucuza satıldığından bahisle ve aynı nedenlere dayanan fesih talebine dayanan iddialarını tekraren bu davada da ileri sürdüğünü beyanla,

ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Asıl ve birleşen dava, anonim şirketin haklı nedene dayalı olarak fesih ve tasfiyesi davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık, şirketin feshi için gerekli koşulların oluşup oluşmadığı ve çıkma payıyla ilgili olarak harcın tamamlanmasının ve vekalet ücretinin çıkma payına göre belirlenmesinin gerekli olup olmadığı noktasındadır.

Davacı, davalı şirkette ... ...'dan iktisap ettiği %15 payla birlikte toplam %30 oranında pay sahibidir.Davacı taraf, davalı şirketin faaliyet konusuna ilişkin tek taşınmazın düşük bedelle satıldığı, Esenyurt'daki taşınmazın alınma sebebinin şirketten nakit çıkarmak olduğu, şirketin gayri faal duruma getirildiği,

kar payı dağıtılmadığı ve güven ilişkisinin sarsıldığından bahisle davalı ... şirketin fesih ve tasfiyesine, olmadığı takdirde çıkma payı ödenerek çıkmaya izin verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/567 Esas sayılı dosyası eldeki dava ile birleştirilmeden önce ilk derece mahkemesince davanın kabulü ile alternatif çözüm olarak davanın şirket ortaklığından çıkmasına karar verilmiş, bu kararın davalı vekili tarafından esas yönünden, davacı vekili tarafından vekalet ücreti yönünden istinaf edilmesi üzerine davalının istinaf başvurusunun kabulü ile Dairemizce,

eksik inceleme nedeniyle mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilerek yeniden yargılama yapılması için dava dosyası ilk derece mahkemesine gönderilmiştir.

Kaldırma sebebine göre ise davacının istinaf başvurusu bu aşamada incelenmemiştir.İlk derece mahkemesince yeniden yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporu alındıktan sonra bu kez davanın kabulü ile şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmiştir.Dosyada alınan bilirkişi raporları ve sunulan belgelere göre, ilk derece mahkemesince, taraflar arasındaki dava süreçleri, davalı şirketin taşınmazlarını kiraya vermesi dışında başka gelirinin bulunmadığı,

davalı şirkete ait taşınmazların rayiç değerlerinden düşük bedelle satıldığı ve ortaklarına uzun süre kar payı dağıtılmadığı kabul edilerek şirketin feshi için haklı sebeplerin bulunduğunun kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak, şirketin gayri faal olmayıp taşınmazlarından kira geliri elde etmesi ve ilk derece mahkemesinin ilk kararında fesih ve tasfiye yerine davacının ortaklıktan çıkmasına karar verilmiş olduğu nazara alındığında mahkemece fesih ve tasfiye yerine alternatif çözüm yolları değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, şirketin devamında gerek ortaklar gerekse de kamunun menfaatinin bulunmadığı kabul edilerek, şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle asıl ve birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Asıl ve birleşen dava davalısı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Asıl ve birleşen dava davalısı tarafından yatırılan istinaf karar harçlarının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/868, K. 2025/1342, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Dava
  7. Cevap
  8. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  9. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/868
Karar No
2025/1342
Tarih
9 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/868 K.2025/858
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2025/868 K.2025/2628
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi E.2025/868 K.2025/879
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/868 K.2025/767
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/869 K.2025/915
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/869 K.2025/873

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.