KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/906
- Karar no
- 2025/941
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/03/2025
- Numarası
- 2025/128 D.İş - 2025/134 D.İŞ Karar
- Dava
- İhtiyati Haciz
Karar Metni
1.182 kelime·6 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati hacze itiraz eden vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP
İhtiyati hacze itiraz eden vekili itiraz dilekçesinde özetle.
İcra İflas Kanununda ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin neresi olacağının açık bir biçimde değil ancak dolaylı olarak m.258/1de göstermiş bulunduğunu, Genel hükümler çerçevesinde borçlunun ya da alacaklının ikametgahları yargı çevresinden alınması gereken ve başlatılması gereken ihtiyati haciz kararı ve kambiyo senedine müstenit icra takibi yetkili mercilerde başlatılmadığını, müvekkilinin ikametgahı yargı çevresi Büyükçekmece, alacaklının ikametgahı yargı çevresi Küçükçekmece olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir yetki sözleşmesinin bulunmadığını, yetkisiz mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını,
teminatın arttırılmasını, itiraz ve beyanlarımızın dinlenmesini için duruşma günü tayin edilmesini, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, kararın kaldırılmasının mümkün olmaması halinde müvekkilinin olası zararlarını karşılamaya yetecek miktarda olmayan teminat miktarının arttırılmasını, itirazlarının neticesinin kesinleşmesine kadar geçecek sürede alacaklı yanca yatırılmış olan teminat miktarının alacaklı yana ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstinaf incelemesine konu ek kararı veren ilk derece mahkemesi tarafından ihtiyati hacze itiraz hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "İtiraz üzerine dosya yeniden ele alınmış ve yaniden yapılan değerlendirme uyarınca mahkememizce verilen kararın kaldırılmasını gerektirir durumların olmadığı, İİK 265 te belirtilen ihtiyati haciz koşullarının dosyada mevcudiyetini koruduğu kanaati ile ve gerek senet metni üzerindeki yetkili mahkeme olarak İstanbul ifadesinin olması, gerek mahkememizce alınan teminatın yeterli olması birlikte değerlendirildiğinde ihtiyati haczin kaldırılmasına yönelik talebin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati hacze itiraz eden vekili istinaf dilekçesinde özetle.
İcra İflas Kanununda ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin neresi olacağının açık bir biçimde düzenlenmediğini, genel hükümler çerçevesinde borçlunun ya da alacaklının ikametgahları yargı çevresinden alınması gereken ve başlatılması gereken ihtiyati haciz kararı ve kambiyo senedine müstenit icra takibinin yetkili mercilerde başlatılmadığını, müvekkilinin ikametgahı yargı çevresi Büyükçekmece, alacaklının ikametgahı yargı çevresi Küçükçekmece olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bir yetki sözleşmesi de bulunmadığını,
alacak iddiasının döviz olduğu göz önüne alındığında kararın tesis edildiği tarihten bu yana bile döviz kurunda yaşanan dalgalanmalar değerlendirildiğinde, hükmedilen teminat miktarının düşük kaldığını, hal böyleyken teminatın döviz cinsinden belirlenmemiş olmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, söz konusu teminat miktarının müvekkilinin olası zararlarını karşılamaktan uzak kalacağını, ayrıca müvekkilinin adresi, yeri yurdu belli olup kaçma şüphesi bulunmadığı gibi dosyaya ibraz edilmiş olan kaçma ya da malvarlığını elden çıkartma şüphesine dair herhangi bir delil de bulunmadığını,
kaldı ki müvekkilinin alacaklı yana böylesi bir borcu da bulunmadığını, müvekkili ile karşı taraf arasında mevcut bir borç alacak ilişkisi bulunmadığını, senedin baskı ve zor altında imzalanmış olması müvekkilinin borçlu olduğu anlamına gelmeyeceği gibi iradesi dışında borçlandırılmasının hukuk sistemi tarafından korunamayacağını, mahkemenin ek kararında teminatın iadesinden bahsedilmiş olmasının da kabul edilebilir olmadığını, nitekim müvekkilinin borçlu olmadığı sabit olup teminatın icra dosyasının kesinleşmesi halinde iadesine yönelik kararın haksız olduğunu beyanla,
ilk derece Mahkemesince verilen ihtiyati haciz kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE
Talep, kambiyo senedine(bono) dayalı olarak verilen ihtiyati haczin itirazen kaldırılması, istemidir.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, ihtiyati haczin şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. İhtiyati haciz isteyen tarafça, 01/02/2025 keşide, 06/03/2025 vade tarihli 225.255,00 USD bedelli bononun ödenmediğinden bahisle, ihtiyati haciz kararı verilmesi talep edilmiş, Mahkemece talep kabul edilerek ihtiyati haciz kararı verilmiştir.
Bunun üzerine ihtiyati hacze itiraz eden tarafından, ihtiyati haczin yetkili mahkemeden istenmediği iddiasıyla ihtiyati haczin kaldırılması istemiyle incelemeye konu itiraz yapılmıştır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 257/1. Maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.
İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir.
Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir.
Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 Tarih, 2019/2300 E-2019/5531 K).
Borçlu tarafından kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati hacze karşı İİK'nın 265/1. maddesine uyarınca, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzurunda yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edilebilir. İİK'nın 265/3.
Maddesinde ise, Mahkemenin, gösterilen sebeplere hasren tetkikat yaparak itirazı kabul veya reddedeceği, düzenlenmiştir. Buna göre mahkemece ihtiyati hacze vaki itiraz, ancak kanunda gösterilen ve itiraz eden tarafından ileri sürülen itiraz sebepleriyle sınırlı olarak incelenebilir.
İİK'nın 258. maddesinde ihtiyati hacze 50. maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verileceği düzenlenmiş, aynı yasanın 50. maddesiyle de "Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.
Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe salahiyetlidir." şeklindeki düzenleme uyarınca ihtiyati hacizde yetkili mahkemenin belirlenmesi hususunda HMK'nın yetkiye ilişkin hükümlerine atıfta bulunulmuştur. Buna göre, ihtiyati hacizde, akdin yapıldığı yer(İİK. M.
50); borçlunun talep tarihindeki yerleşim yeri(HMK m. 6/1); sözleşmenin ifa edileceği yer(HMK m. 10); borçlu birden fazla ise, bunlardan birinin yerleşim yeri(HMK m. 7/1); tacirler veya kamu tüzel kişileri aralarındaki uyuşmazlık hakkında aksi kararlaştırılmadıkça sadece sözleşmeyle yetkili kılınan yer(HMK m. 17/1) mahkemesi / mahkemeleri yetkilidir.
Bu açıklamalara göre, bonodan kaynaklanan borcun alacaklısı, borçlunun yerleşim yerinde, bononun keşide yerinde veya ödeme yerinde ihtiyati haciz talebinde bulunabilir.Somut olayda, talebe konu bononun ihtiyati hacze itiraz eden tarafından keşide edilmiş olması ve ihtiyati haciz talep edenin düzgün ciro silsilesi ile bonoya hamil olması nedeniyle ihtiyati haciz yönünden yaklaşık ispat gerçekleşmiş durumdadır.
Her ne kadar ihtiyati hacze itiraz eden tarafından taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunmadığı ileri sürülmüş ise de, bono üzerinde uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiş durumdadır. Tarafların tacir olmadığına ilişkin bir iddia da bulunmadığından, ihtiyati haciz talebinde bono üzerindeki yetki kaydına göre İstanbul mahkemeleri yetkilidir. Dolayısıyla aleyhine ihtiyati haciz istenenin yetki itirazı yerinde değildir.
İhtiyati haciz kararında, yabancı para alacağının Türk Lirası karşılığı üzerinden %15 teminat alınmış olup, ilk derece mahkemesinin teminata ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiştir. senedin baskı ve zor altında imzalanmış olduğu, borç bulunmadığı ve teminatın iadesi hususları ise ihtiyati hacze itiraz sebeplerinden olmayıp inceleme konusu değildir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2025/906, K. 2025/941, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama