İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2026/155 K.2026/304

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

Esas2026/155Karar2026/304Tarih20 Şubat 2026Okuma15 dk · 3.033 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
20 Şubat 2026
Dosya no
2026/155
Karar no
2026/304
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
01/10/2025
Numarası
2025/618 Esas - 2025/759 Karar
Dava
Şirketin İhyası
İstinaf karar tarihi
20/02/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.033 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı tasfiye memuru vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı müvekkili ...'ın, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2018/226 Esas sayılı dosyası üzerinden açılan davada verilen karar istinaf mahkemesince bozularak yerel mahkemeye tekrar gönderilmiş, yerel mahkeme de 2025/90 Esas sayılı dosya ile yeniden dosya açarak 19/06/2025 tarihli duruşma zaptı ile "Kaldırma ilamı doğrultusunda davacı vekiline terkin olunan davalı olarak gösterilen ... hakkında ihya davası açmak üzere dört haftalık süre verilmesine," şeklinde ara karar kurarak taraflarına süre verilmiş olup işbu ara kararı yerine getirdiklerini, dolayısıyla,

...'ne yönelik olarak, şirketin ihyasını sağlamak amacıyla işbu davanın açılması zarureti doğmuştur. İşbu dava ile ihyasını istedikleri ... adlı şirketi, ticaret sicilinden 26/04/2022 tarihinde ticaret sicilinden terkin edilmiş olup ticaret sicil adresinden terkin edilmeden önceki adresi "Kayışdağı Mah. ... Sk. ... İç Kapı ...Ataşehir / İSTANBUL"dur. Huzurdaki dava; tasfiyesi tamamlanarak sicilden terkin edilen şirketin ihyası talebine ilişkindir.

TTK 547 maddesi’nin 1.fıkrasında “Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler.” denilmek suretiyle alacaklıların şirketin ihyasını talep edebileceğini düzenlemiştir.

Ek tasfiye sadece tasfiyenin kapanmış olmasına rağmen halen alınması zorunlu ek tedbirlere gereksinim duyulması halinde söz konusu olabilir. Zorunluluk yoksa ek tasfiyeye gidilemez. Bu hüküm bağlamında şirketin yeniden sicile kaydedilmesini ve ek tasfiye yapılmasını zorunlu kılabilecek durumlar TTK 547.maddenin gerekçesinde açıkça belirtilmiştir. Buna göre.

“Şirketin yararına sonuç doğuracak bir davanın açılması, şirketin bir davada davalı olarak bulunması veya aleyhine icra takibi yapılması söz konusu” ise ek tasfiye yoluna gidilebilecektir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E. 2015/12146 K. 2015/11425 T. 2.11.2015 kararında.

“X ihtilaflı alacakların depo edilmemiş olduğu gerekçesiyle, alacaklıların alacaklarını alabilmesi için TTK 547. maddesi gereği davalı şirketin yeniden ticaret siciline tescili talebi yerinde görülerek, davanın kabulü ile İstanbul l. İcra Müdürlüğü’nün ..., İstanbul 13.İcra Müdürlüğü’nün ... ve... Esas sayılı icra takip dosyalarının yürütülüp sonuçlandırılması ve infazı işlemleri ile ilgili ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere, İ..

M.’nün ... sicil numarasında kayıtlı davalı Tasfiye Halinde... Limited Şirketi’nin TTK. 547. maddesi uyarınca yeniden ticaret siciline tesciline, ek tasfiye işlemlerinin önceki tasfiye memuru X tarafından yapılmasına karar verilmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı tasfiye memurunun bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, ……….. oybirliğiyle karar verildi.” Dolayısıyla gerek kanunun lafzında gerekse Yargıtay kararlarından görüldüğü üzere tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceği açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin üye işyeri borçlarının tamamının ödenebilmesi için şirketin ihyası gerekmektedir.

İhyasını istediğimiz şirket, genel kurul kararına binaen ticaret sicilinden terkin edilmiştir. Bu genel kurul toplantısında tasfiye kurulu teşkil edilmiş ve tasfiye kurulu üyeleri olarak münferiden temsile yetkili ... başkan olarak seçilmiştir. Başkan olan şahsa birlikte husumet yönetilmiştir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğinin sona ermesinden söz edilecektir.

Dosya arasına celbedilen ticaret sicil kaydının incelenmesinde şirketin tasfiyesinin sona erdiği, şirketin İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2018/226 Esas ve İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2025/90 Esas sayılı dosyasında davalı olarak ekleneceği, dava terkinden sonra açılmış olsa da alacağın terkinden evvel doğduğu ortadadır. Davanın sonlandırılabilmesi için tarafımıza ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu anlaşılmaktadır.

Yerel mahkemece tarafımıza kesin süre verilmiş olup işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olmuştur. Bu kapsamda, müvekkilinin alacağına kavuşabilmesi adına ve mahkemece kurulan ara kararın yerine getirilmesi ve davanın yürütülebilmesi adına, ticaret sicilinden terkin edilen ... ... Limited Şirketi'nin ihyasını mahkemeden talep etme zarureti doğmuştur.

Başka iki müvekkilin aynı konuyla ilgili olarak davalı ...'ne yönelik İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesnin 2025/587 Esas sayılı dosyası ile ikame etmiş olduğu ihya davası bulunmaktadır. İşbu dosya ile görülen yargılama halen devam etmektedir.

Usul ekonomisi açısından işbu dosyaların birleştirilmesini talep ettiğinden bahisle ...nün sicilinde kayıtlı ... unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasına, ihyasına karar verilen tüzel kişiliğin temsili adına uygun görülecek şeklinde yeni veya eski tasfiye kurulu veya tasfiye memuru atanmasına, bu kararın Türkiye Sicil Gazetesinde ilan edilmesine, işbu dosya ile İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesnin 2025/587 Esas sayılı dosyanın birleştirilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... vekili 25/07/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle.

1. Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, ticaret siciline tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirir ve sonuca bağlar; yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, "..Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.

Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir.Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır." (TTK.m. 32). Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verir.

Aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddeder. 2. Tasfiye Sürecinde Yetki Ve Sorumluluk Şirket “Tasfiye Memuru”ndadır. Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olması memurların sorumluluğunu gerektirir. Tasfiye memurları alacaklıların haklarını korumakla görevlidir (6762 Sayılı TTK m. 224 ve 6102 sayılı TTK m. 285).

Henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerekmektedir (6762 Sayılı TTK m. 445 ve 6102 sayılı TTK m. 541). Bu yapılmadan şirketlerin tasfiye süreci sonuçlandırılıp, bakiyeler mevcut pay sahiplerine dağıtılmış ve şirket kayıtları sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliği ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebilir.

Tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesi mümkün değildir. TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğü tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yapmış olup, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesi kanuna aykırı olacaktır.

Nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğu düzenlenmiştir (TTK m. 553). Buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmamaktadır.

3. Mahkemece, Dava Konusu Şirketin Ek Tasfiyesine Karar Verilmesi Durumunda TTK M. 547/2 Gereğince Tasfiye Memuru Atanması Zorunludur. TTK m. 547/2'ye göre, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilmesi durumunda şirketin ek tasfiye amacıyla ticaret siciline yeniden tescili ile birlikte bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerekir.

Zira Kanun'un gerekçesinde de ifade edildiği üzere, önceki tasfiye memurlarının görevi terkin işlemiyle birlikte son ermektedir. "...dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi 'Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.' hükmünü haiz olup, mahkemece,

şirket ihyasına karar verilmesinin yanısıra 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesi uyarınca tasfiye memuru atanması ile tescil ve ilanı gerektiğinin gözetilmemesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarihli, E. 2014/4365 K. 2014/6858 sayılı ilâmı.

Bir başka husus olarak da, ek tasfiye kapsamındaki işlemlerin gerçekleştirilmesi maksadıyla atanacak tasfiye memurunun/memurlarının TTK m. 536'da düzenlenen şartları haiz olması gerekmektedir. Buna Göre. Mahkemece Atanacak Temsile Yetkili Tasfiye Memurlarından En Az Birinin Türk Vatandaşı Olması Ve Yerleşim Yerinin Türkiye'de Bulunması Şarttır (TTK M.

536/4). "...mahkemece, tasfiye memuru olarak re'sen seçilen K1'in atanmasına karar verilmişse de dosya kapsamından adı geçenin tasfiye memuru olarak atanmak için yasada belirtilen şartlara haiz olup olmadığı belli olmadığı gibi, kimlik bilgileri de dosya içeriğinden anlaşılamamıştır. Mahkemece, bu açıklanan hususlar açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir." Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 30.01.2012 tarihli, E. 2011/4650 K. 2012/489 sayılı ilâmı.

"6102 sayılı Kanun'un 536 ncı maddesinin dördüncü fıkrasına göre, tasfiye işlerinin sağlıklı yürütülebilmesi için tasfiye memurlarından en az birinin Türk vatandaşı olması, bu kişinin Türkiye'de yerleşim yerinin bulunması ve şirketi temsile yetkili olması önemli bir gereklilik olup, aranan bu kanuni şartların tümünün aynı kişide gerçekleşmesinde zorunluluk bulunduğu, eldeki davada ise ek tasfiye işlemlerini gerçekleştirmek üzere tasfiye memuru olarak atanan......'in dosyada yer alan belgelerden Alman uyruklu olduğu görülmekle;

öncelikle adı geçenin Türk vatandaşlığının bulunup bulunmadığı ile bulunuyorsa diğer şartları da taşıyıp taşımadığı araştırılarak, gerekli tüm koşulları sağlamadığının anlaşılması durumunda, adı geçenin yerine anılan kanun maddesindeki şartların tümünü birlikte taşıyan başka bir kişinin tasfiye memuru olarak atanması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.04.2024 tarihli, E. 2024/2093 K. 2024/2840 sayılı ilâmı.

4. Müvekkili Davanın Açılmasına Sebep Olmamıştır, Bu Nedenle “Yargılama Giderleri” Ve “Vekâlet Ücreti”nden Sorumlu Tutulamaz. Müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkil, “yargılama masrafları”ndan sorumlu tutulamaz.

Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkil aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemez. "...her ne kadar husumet Ticaret Sicili Müdürlüğüne yöneltilmeli ise de, ortaya çıkacak yargılama giderleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne yüklenemez. Çünkü Ticaret Sicili Müdürlüğü sadece yasal hasım konumundadır ve davanın açılmasına da sebep olmamıştır." ..., Anonim Ortaklıkta Ek Tasfiye (İhya), ...

Yayınevi, 2015, s. 95. "...ihya [ek tasfiye] davasında husumet, ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yöneltilmiş ise de, yargılama giderlerinin yasal hasım niteliğindeki ticaret sicil müdürlüğüne yükletilmesi doğru değildir." Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 07.04.2013 tarihli, E. 2013/5462 K. 2013/7536 sayılı ilâmı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 07.01.2020 tarihli, 2020/1600 E. 2020/3388 K., 04.04.2016 tarih, 2016/2926 E. ve 2016/3585 K., 05.06.2015 tarihli, 2015/6610 E. 2015/7818 K., 09.02.2015 tarihli, 2014/16398 E. 2015/1464 K., 16.01.2014 tarihli, 2013/18445 E. ve 2014/1153 K. sayılı gibi çok sayıda ilâmı ve yerleşik uygulama da bu yöndedir.).

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2020/777 K. 2020/1119 T. 22.10.2020 ve E. 2024/347 K. 2024/470 T. 21.03.2024. "Davalı ... sicil memurluğunun yasal hasım olduğu, tasfiye işlemlerinde her hangi bir yetki ve sorumluluğunun bulunmadığı, davanın açılmasına ticaret sicil müdürlüğünün sebep olmadığı anlaşılmakla, mahkemece verilen karar yerinde olup DAVACI VEKİLİNİN HER İKİ DAVALIYA KARŞI DAVANIN KABULÜNE KARAR VERİLMİŞ OLUNMASINA RAĞMEN, DAVALI ...

SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ ALEYHİNE VEKALET ÜCRETİ VE YARGILAMA GİDERİNE HÜKÜM EDİLMEDİĞİNE YÖNELİK İSTİNAF SEBEBİ YERİNDE GÖRÜLMEMİŞTİR. (YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 2013/5218 ESAS- 2013/20796 KARAR SAYILI KARARI DA BENZER MAHİYETTEDİR.)" İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin, E. 2021/506 K. 2021/631 T. 22.04.2021 ilâmı ve "DAVALI ...

SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ İSE OLAĞAN TASFİYE SONUCU TERKİNİN GERÇEKLEŞTİĞİ HALLERDE TASFİYENİN TAM OLARAK YAPILDIĞINI DENETLEME İMKANI VE TASFİYE SÜRECİNE DAHİL OLMASI MÜMKÜN OLMADIĞINDAN YASAL HASIM OLDUĞUNUN KABULÜ YERLEŞİK YARGI UYGULAMASIDIR. DAVALI ...

SİCİLİ MÜDÜRLÜĞÜ ALEYHİNDE YARGI GİDERİ VE VEKALET ÜCRETİ TAKDİRİNE YER OLMADIĞINA KARAR VERİLMESİNDE İSABETSİZLİK YOKTUR." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 24.03.2023 tarihli, E. 2023/579 K. 2023/451 sayılı ilâmı. "Davacı vekili yargılama giderinin davalı ...

Sicili Müdürlüğü'nden tahsilini talep etmekte ise de; terkin sebebinin TTK nın geçici 7.maddesine dayalı olarak yapılmadığı, olağan tasfiye süreci sonunda sicil kaydının terkin edildiği anlaşılmaktadır. Olağan tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan davalı ... Sicil Müdürlüğü “yargılama masrafları”ndan ve davacının vekalet ücreti talebinden sorumlu tutulamaz.

Davanın açılmasına sebebiyet vermeyip davanın niteliği gereği “yasal hasım” konumunda bulunan sicil müdürlüğü aleyhine yargı gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden davacı vekilinin yargı giderinin davalı ...'nden tahsiline karar verilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir. DAVALI ...

SİCİL MÜDÜRLÜĞÜ İSE OLAĞAN TASFİYE SONUCU TERKİNİN GERÇEKLEŞTİĞİ HALLERDE TASFİYENİN TAM OLARAK YAPILDIĞINI DENETLEME İMKANI VE TASFİYE SÜRECİNE DAHİL OLMASI MÜMKÜN OLMADIĞINDAN YASAL HASIM OLDUĞUNUN KABULÜ YERLEŞİK YARGI UYGULAMASIDIR.

DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN SUNULAN EMSAL KARARLAR İSE, OLAĞAN TASFİYE SÜRECİ SÖZ KONUSU OLMADIĞINDAN ELDEKİ DAVA EMSAL NİTELİKDE DEĞİLDİR." İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 13.05.2024 tarihli, E. 2024/747 K. 2024/724 sayılı ilâmı olduğundan bahisle yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle; müvekkili müdürlük yönünden davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı / Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde özetle. 1- Dava Hakkındaki Genel Değerlendirmeler Dava konusu olan ihya talebi, ... ... Ltd. Şti. hakkında açılmıştır. İhya davası, iflası veya tasfiyesi gerçekleşmiş olan bir şirketin yeniden faaliyete geçirilmesi amacıyla açılmaktadır.

Ancak, bahse konu şirketin tasfiye süreci tamamlanmış, Kartal 10. Noterliğinin 03.05.2023 tarih, ... sayı ile tasdikli, 02.05.2023 tarihli 2 Sayılı Genel Kurul Kararıyla tescil edilmiş ve ...nce 08.05.2023 tarihinde Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edilmiştir. Bu nedenle şirketin mevcut durumu ve finansal yapısı dikkate alındığında, ihya talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğu izahtan varestedir. 2- Şirketin Mevcut Durumu Ve Tasfiye Süreci Davalı ... ... Ltd.

Şti.'nin tasfiye süreci tamamlanmıştır. Tasfiye işlemleri tüm yasal düzenlemelere uygun olarak yapılmıştır. Şirketin malvarlığı, borçları ve alacakları göz önünde bulundurularak yapılan tasfiye işlemlerinde herhangi bir usulsüzlük bulunmamaktadır. Şirketin Ticaret Sicil Kaydı, ...ne ibraz edilen belgelere istinaden ve Türk Ticaret Kanununa uygun olarak terkin edilmiştir.

3- İhya Talebinin Hukuki Dayanağı Ve Geçerliliği Davacı yanın ihya talebinin yasal bir dayanağı bulunmamaktadır. Davalı ... ... Ltd. Şti.'nin malvarlığı tüketilmiş, aktif faaliyet gösterebilecek ekonomik potansiyelden yoksundur. Bu nedenle davacının ihya talebinin reddi gerekir. 4- Tasfiye Sürecine İlişkin ... Müvekkili, davalı ... ... Ltd. Şti.'nin tasfiye memuru olarak süreçte yer almıştır.

Davalı şirketin mevcut durumda yeniden faaliyete geçirilmesi için gerekli koşullar mevcut olmadığı için şirketin ihyasının mümkün olmadığı su götürmez bir gerçektir. Davalı şirketin finansal durumu, tasfiye sürecinin tamamlanmış oluşu, Ticaret Sicil Kaydı'ndan terkin işleminin yapılmış olması şirketin yeniden faaliyete geçmesine engeldir. Öte yandan müvekkilinin tasfiye sürecindeki sorumluluğu, şirketin yönetim ve temsil organı olarak tasfiye işlemleriyle sınırlıdır.

Müvekkilinin tasfiye işlemlerinde kusuru yoktur. Mahkemedeki işbu davanın açılmasında da müvekkilinin kusuru yoktur. Bu nedenle davacı yanın ihya talebi hukuki dayanaktan yoksundur. Talebin ve neticeten davanın reddi gerektiğinden bahisle davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; Davanın Kabulüne; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünde ... sicil numarası ile kayıtlıyken ticaret sicil tarafından 08/05/2023 tarihinde sicilden terkin edilen ...'nin; İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2025/90 Esas sayılı dosyasının yargılama süreci ve verilecek kararın infazı süreci ile ilgili ve sınırlı olmak üzere ihyasına, Şirkete tasfiye memuru olarak şirketin tasfiye memuru olarak zaten göreve atanmış ...(TC:...)'ın atanmasına,..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı Tasfiye Memuru ...

İstinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin, ihyası istenen ve ticaret sicilinden terkin edilen şirketin tasfiyesine ilişkin işlemlerde tasfiye memuru olarak görev yaptığını, davaya bu sıfatla dâhil olduğunu, mahkemece verilen kararda, şirketin ihyasına ve terkin kararının kaldırılmasına hükmedildiğini ancak söz konusu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece verilen karar, şirketin terkinine neden olan tasfiye sürecinin usulüne uygun şekilde tamamlanıp tamamlanmadığı,

şirketin ihyasına neden ihtiyaç duyulduğu ve bu talebin şirketin menfaatleriyle orantılı olup olmadığı hususlarında yeterli değerlendirme yapılmaksızın verildiğini, müvekkilinin, tasfiye işlemlerini hukuka uygun şekilde yerine getirdiğini, şirketin ihyasına neden olacak zorunlu ve hukuken geçerli bir sebep bulunmadığını, ayrıca, hükmedilen vekâlet ücretinden tasfiye memuru sıfatıyla müvekkilinin sorumlu tutulmasının da açıkça hukuka aykırı olduğunu, tasfiye memurunun yargılamanın tarafı olmaması nedeniyle aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmesinin mümkün olmadığını, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/618 E.,

2025/759 K. sayılı ve 01.10.2025 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca tasfiye sonucu ticaret sicilinden terkin edilen şirketin derdest dava nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davalı tasfiye memuru tarafından, istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.TTK'nın 547. maddesi gereğince " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar,

şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir".

Alacaklıların çağrılması ve korunması başlıklı 541/3 maddesinde " şirketin, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçlarını karşılayacak tutarda para notere depo edilir" hükümleri düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.

Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.TTK 547.

Maddesi uyarınca şirketin TTK hükümleri uyarınca genel kurulunun tasfiye kararı alması, atanan tasfiye memurları tarafından yapılan işlemler sonucu tasfiye sonu bilançosu açıklanarak sicilden şirketin terkin edilmesine yönelik davalarda ise, husumet ticaret sicil memurluğu ile son tasfiye memurlarına yöneltilir.TTK 547 maddesi uyarınca açılan ihya (ek tasfiye) davaları için kanunda herhangi bir zaman aşımı ve hakdüşürücü süre düzenlenmemiştir.

(Yargıtay 11. H.D'nin 28/04/2022 tarih ve E: 2022/2520 -K: 2022/3557)Somut olayda ihyası talep edilen İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nde kayıtlı Tasfiye halinde ...'nin nin tasfiyeye girdiği, tasfiye memurunun 08/05/2023 tarihinde şirketin tasfiye kapanışı yapılarak ticaret sicilden kaydının terkin edildiği,

davacı tarafından ihyası istenen şirket aleyhine açılan İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesi'nin 2025/90 Esas sayılı dosyanın derdest olduğu görülmüştür.Bu hale göre davacının anılan dava dosyası nedeniyle şirketin ihyasını istemekte haklı ve hukuki hukuki yararı bulunduğundan terkin edilen şirket yönünden ek tasfiye koşulları oluştuğu anlaşılmakla,

davalı tasfiye memuru vekilinin tasfiyenin usulüne uygun yapıldığı ve şirketin ihyasını gerektiren koşulların oluşmadığı yönünde ileri sürülen istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK 326 maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün,

tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumluluğu bulunmamaktadır.Buna göre mahkemece davanın kabulüne ve şirketin ticaret sicil kaydının ihyasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355.

Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı tasfiye memurunun yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Tasfiye memuru vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN RE DDİNE, 2-Tasfiye memuru tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Tasfiye memuru tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)ç maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2026/155, K. 2026/304, 20 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. Dava
  5. Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/155
Karar No
2026/304
Tarih
20 Şubat 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/155 K.2026/163
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/155 K.2026/145
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/155 K.2026/130
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/156 K.2026/116
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2026/156 K.2026/119
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2026/156 K.2026/171

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.