KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/1929
- Karar no
- 2023/1592
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/09/2019
- Numarası
- 2015/358 E. - 2019/893 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 14/12/2023
Karar Metni
1.449 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 17/09/2015 havale tarihli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili hakkında davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/1515 D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararı alındığını ve müvekkili aleyhine aynı alacaklı tarafından İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile kambiyo senetlerinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından başlatılan icra takibinin dayanağının ...
Bankası Ihlamurdere Beşiktaş şubesi muhataplı ... çek numaralı, 16/08/2015 keşide tarihli ve 26.500,00 TL bedelli bir adet çekin oluşturduğunu, müvekkili ile davalı ... arasında 09/02/2015 tarihli "çek değişim protokolü" imzalandığını, iş bu protokol ve cezai yükümlülüklerin keşideciye ait olacağının kararlaştırıldığını, protokol imzalanmasından sonra 16/02/2015 keşide tarihli 26.500,00 TL tutarındaki ...
Bankası çekini davalı ...'a iade ederek yerine davalı ... tarafından cirolanarak 30/03/2015 keşide tarihli 28.500,00 TL bedelli keşidecisi .... Ltd. Şti olan başka bir çeki müvekkiline teslim ettiğini, Müvekkilinin çeki iade etmesine rağmen, iade edilen 16/02/2105 keşide tarihli 26.500,00 TL tutarındaki ...
Bankası çekin arkasındaki müvekkili cirosunun iptali unutularak teslim edildiğini, davalılar müvekkilinin bu unutkanlığını fırsat bilerek çekin üzerinde tahrifat yaparak ve tarihini değiştirerek ciro silsilesinde oynama yaparak çekin arkasını yazdırdığını ve takibe konu ettiklerini, yapılan tahrifatta 16/02/2015 olan keşide tarihi 16/08/2015 olarak düzeltildiğini ve bu şekilde kullanıldığını çek teslim bordrosunda belirtilen yeni çekin de karşılıksız çıktığını, İstanbul Anadolu CBS ye şikayette bulunulduğunu beyanla, İstanbul Anadolu ...
İcra müdürlüğünün ... e sayılı icra dosyasından ve icra takibine dayanak yapılan ...
Bankası Ihlamurdere - Beşiktaş şubesi muhataplı ... çek numaralı, (16/02/2015) 16/08/2015 keşide tarihli ve 26.500,00 TL bedelli bir adet çekten dolayı borçlu olmadığını tespitine ve takibin iptaline, davalıların dava değerinin %20 si oranında haksız takip tazminatına mahkum edilmesine, mahkum edilen bedelin müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 17/01/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle. Müvekkilinin iyi niyetli 3. Kişi olduğunu para gibi tedavül niteliği bulunan kıymetli evrakta müvekkilinin çekin kimden ne şekilde geldiğini ve cirantalara ait imzalarında doğru olup olmadığını araştırma yükümlülüğü olmadığı gibi böyle bir imkanının da olmadığını, yani müvekkilinin davalı kambiyo senedinin nedenini, asıl borç ilişkisinin varlığını kanıtlamak zorunda olmadığını, TTK 818.
Maddenin yollaması ile 687. Maddesine göre keşideci ile ciranta arasında olan ilişkinden dolayı ileri sürülen def-ilerin yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini beyanla, haksız ve kötü niyetli olarak açılan iş bu davanın reddine, %20 den az olmamak üzere davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...İstanbul Anadolu ...
İcra müdürlüğünün ... e sayılı takip dosyası alacaklısı ile davalı ... ve takibi yürüten av ...'nin kardeş olduğu, takip alacağının esasen Av. ...'nin avukatlık ücreti karşılığı ...'tan çeki aldığı, davacı ... ile ticari ilişkisinin olmadığını, tüm davalıların bilmesinin hayatın olağanına uygun olduğu, zira davalılar ... ve ...'nin avukat ...'nin kardeşi oldukları İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığında verilen şüpheli ve tanık ifadelerinde de davaya konu çekin ... tarafından teslim edilmediği, çekten dolayı takip alacaklısına ve diğer cirantalara borcunun olmadığı,
ayrıca Av. ...'nin takip öncesi ciro ve imzasını karalayarak ciro silsilesini bozduğundan ciro silsilesinde kopukluk olduğu, davalı ...'nin çekin hamili olmasına rağmen çekin iktisabında iyi niyetli olmadığı ve ağır ihmalinin bulunduğundan meşru hamil olmadığı, davacının çekin son hamiline ve çek üzerindeki cirantalara borcunun olmadığı, çekin bedelsiz olduğu anlaşılmakla, İstanbul Anadolu ...
İcra Müdürlüğünün ... e sayılı dosyasında yürütülen takip ve takibe dayanak ... tarafından keşide edilen ...
Bankası Ihlamurdere/Beşiktaş şubesinin hesabından keşide edilen 06/08/2015 (16/02/2015) keşide tarihli ve 26.500 TL bedelli ... nolu çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir.Davacı ... tarafından davalılardan ...'a çek değişim protokolü ile imzalanarak verilen çekten önce ...'a teslim edilen davaya konu çekin davacıya kötü niyetle teslim edilmediği,
takip alacaklısı ve davaya konu çek üzerindeki tüm cirantaların davacı ...'ın çek nedeni ile borçlu olmadığını bilebilecek durumda olmalarına rağmen davaya konu çek nedeni ile yasal takip başlatılması için ciro silsilesinde bulundukları, tüm cirantaların çekin iktisabında ve tedavülünde ağır kusurlu oldukları anlaşılmakla davaya konu çek asıl alacak miktarı olan 26.500,00 TL'nin %20 si oranında kötü niyet tazminatının tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, para gibi tedavül niteliği bulunan kıymetli evrakta müvekkilinin çekin kimden ne şekilde geldiğini ve cirantalara ait imzaların da doğru olup olmadığını araştırma yükümlülüğü olmadığını, TTK 818.maddenin yollaması ile 687.maddesine göre keşideci ile ciranta arasında olan ilişkiden dolayı ileri sürülen def’ilerin yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, keşideci ... ve ciranta Davacı ...'ın aralarında çek değişim protokolü olduğunu cirosunu protokol esnasında silmeyi unuttuğunu belirttiğini, söz konusu protokolün her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu,
...'ın cirosunu silmeyi unuttuğunu belirtmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kıymetli evraka dayandığından soyutluk ilkesinin geçerli olduğunu, kişisel def’ilerin kambiyo senedini ‘iyi niyetle’ devralan 3. Kişilere ileri sürülemeyeceğini, keşideci ... ile lehtar davacı ... arasındaki temel ilişkiden dolayı yetkili hamil müvekkili ve davalı alacaklı ...'nin sorumlu tutulduğunu, davanın reddi gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Davada , dava dilekçesi ve ekleri ile mahkeme ara karar ve kararlarının müvekkiline usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, dosyanın fiziken 02/03/2020 tarihinde tetkikinde dosya içeriği öğrenildiğini, usulsüz tebligat nedeni ile davanın usulden bozulması gerektiğini, -Müvekkilinin iyi niyetli 3. kişi olduğunu, para gibi tedavül niteliği bulunan kıymetli evrakta müvekkilinin çekin kimden ne şekilde geldiğini ve cirantalara ait imzaların da doğru olup olmadığını araştırma yükümlülüğü olmadığını,
TTK 818.maddenin yollaması ile 687.maddesine göre keşideci ile ciranta arasında olan ilişkiden dolayı ileri sürülen def’ilerin yetkili hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, keşideci ... ve ciranta Davacı ...'ın aralarında çek değişim protokolü olduğunu cirosunu protokol esnasında silmeyi unuttuğunu belirttiğini, söz konusu protokolün her zaman düzenlenmesinin mümkün olduğunu, ...'ın cirosunu silmeyi unuttuğunu belirtmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kıymetli evraka dayandığından soyutluk ilkesinin geçerli olduğunu, kişisel def’ilerin kambiyo senedini ‘iyi niyetle’ devralan 3. Kişilere ileri sürülemeyeceğini,
keşideci ... ile lehtar davacı ... arasındaki temel ilişkiden dolayı yetkili hamil müvekkili ve davalı alacaklı ...'nin sorumlu tutulduğunu, davanın reddi gerektiğinden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın, İstanbul Anadolu ....
İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında yürütülen ... tarafından keşide edilen ... Bankası Ihlamurdere/Beşiktaş şubesine ait 16/02/2015 keşide tarihli ve 26.500 TL bedelli ... nolu çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkemeci davanın kabulüne karar verilmiş, davalılar ... ve ... istinaf isteminde bulunmuştur.
Dava konusu çek incelendiğinde, çekin lehtarının davacı ... olduğu, ... dava konusu çeki ciroladığı, ... cirosundan sonra karalanmış ... cirosunun bulunduğu, sonrasında sırasıyla ... ve ... cirosunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya içerisindeki İstanbul Anadolu CBS'nin 2015/123268 soruşturma sayılı dosyasında ...'nin tanık sıfatı ile beyanı ve ...'nin beyanları dikkate alındığında, çekin ...'in elinden alınmadığı, avukatlık ücretine karşılık keşideciden alındığı, ... ile hiç bir ticari alışverişi olmadığı, ...'ın iddiasının alınan ifade ve beyanlarla desteklendiği, davalıların çeki iktisap ederken ağır kusurlu hareket ettiklerinin kabulü ile hüküm kurulmasında aykırılık bulunmadığı,
senet borçlusu ile senet alacaklısı arasındaki kişisel itiraz ve savunmaların senedi şeklen düzgün ciro silsilesi yolu ile ele geçirmiş olan iyiniyetli hamile karşı da ileri sürülemeyeceği iddia edilmiş ise de, ... ile davalılar arasında başka cirantaların bulunmaması nedeniyle, kişisel def'inin davalılara karşı ileri sürülebileceği ve çekin ... elinden alınmamış olması nedeniyle hamilin çeki kötü niyetle ve iktisapta ağır kusurlu olduğu kabulünde hata bulunmadığı, bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin dosya kapsamına ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak dosya kapsamında iddia ve savunmaya, saptanan dava niteliğine ve toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve değerlendirilmesine ilişkin kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalıların, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/1929, K. 2023/1592, 14 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama