KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2020
- Dosya no
- 2020/2
- Karar no
- 2020/18
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 07/02/2017
- Numarası
- 2014/791 E., 2017/76 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/09/2020
Karar Metni
822 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı ile davalı arasında düzenlenen 05/03/2014 tarihli satış vaadi sözleşmesine istinaden davalıya 25/06/2014 ve 25/07/2014 vade tarihli her biri 25.000,00-TL bedelli iki adet çek verildiğini, ancak, davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmeyerek satış vadi sözleşmesine konu taşınmazı davacıya devretmediğini, bu nedenle dava konusu çeklerin bedelsiz kaldığını belirterek, dava konusu çeklerden nedeniyle davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye gönderilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece; toplanan deliller kapsamında, dava konusu çeklerin keşide tarihinden itibaren yasal süresi içerisinde muhatap bankaya ibraz edilmediği; bu kapsamda, davacının, dava konusu çeklerden dolayı müracaat borçlusu olarak yasal sorumluluğunun da kalmadığı; dava konusu ... seri nolu çekin davalı ... adına lehtar olarak düzenlendiği görülmekte ise de ... seri nolu diğer çekin davalı adına lehtar olarak düzenlendiği ve davalıya teslim edildiğinin TMK.m.6 uyarınca usulen ispat edilemediği dikkate alınarak; davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekilinin istinaf sebepleri; ... seri nolu çek bankaya ibraz edilmemişse bu durumun çek nedeniyle sorumluluğu ortadan kaldıran bir sebep olmadığı, söz konusu çekin ilamsız icra takibine konu edilebileceği, davalıya icticvap davetiyesi çıkarılmasına rağmen davalının buna riayet etmediği, bu anlamda çekin kendisine verildiğinin sabit olduğu, davalının satış vaadi sözleşmesinin gereklerini yerine getirmediği, davalının vekili bulunmamasına rağmen davalı lehine vekâlet ücretine hükmedildiği hususlarına ilişkindir.
Dava, kambiyo senedi(çek) nedeniyle menfi tespit talebine ilişkin bulunmaktadır. Dosya kapsamına sunulan bilgi ve belgelerden; taraflar arasında Kadıköy ...
Noterliği'nin 05/03/2014 tarih ve ... yevmiye nolu Düzenleme Şeklinde Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi düzenlendiği, bu sözleşme ile sözleşmede belirtilen bağımsız bölümün davacıya satılarak devredileceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından biri 25/06/2014 vade tarihli ... nolu, 25.000,00-TL bedelli, diğeri 29/07/2014 vade tarihli, ... nolu 25.000,00-TL bedelli iki adet çekin davalı adına düzenlenerek verildiği, tapu kayıtlarına göre satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile davacıya devredileceği kararlaştırılan taşınmazın davalı adına kayıtlı olmadığı,
25/06/2014 tarih ve ... nolu çekin 30/12/2014 tarihinde ... Bankası A. Ş. Takas merkezi aracılığı ile bankaya ibraz edildiği, ancak çekin keşide tarihinde oynama olması ve düzeltme parafının keşidecinin imzası ile uyumlu olmaması nedeniyle çek bedelinin ödenmediği anlaşılmaktadır.
Mahkemenin ara kararı ile davalıya çekin ciro ya da temlik yoluyla elinden çıkarılıp çıkarılmadığı, halen yedinde bulunup bulunmadığı, çekin nerede olduğu hususlarında isticvap edilmek üzere icticvap davetiyesi gönderildiği, davetiyenin 14/12/2016 tarihinde davalının mernis adresine tebliğ edildiği, davalının buna rağmen isticvap davetiyesine riayet etmediği görülmektedir.
Dosya kapsamında toplanan deliller, çeklerden birinin bankaya ibraz edilmiş olması, çeklerin davalı adına düzenlenmesi, davalının isticvap davetiyesine riayet etmeyerek isticvap edileceği konulardaki vakıaların sabit olacağı hususları gözönünde bulundurulduğunda dava konusu çeklerin davalıya teslim edildiğinin sabit bulunmasına, tapu kayıtlarına göre taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile davacıya devredileceği kararlaştırılan bağımsız bölümün davacıya devredilmediğinin açık bulunmasına, çekin vade tarihi geçmiş olsa bile çeklerin ilamsız icra takibine konu edilebilecek bulunmasına, bu anlamda davacının hukuki sorumluluğunun sona ermemesine,
davacının çekler sebebiyle menfi tespit talebinde bulunma hususunda hukuki yararının bulunmasına göre, Mahkemece açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi hatalı bulunmaktadır. Ancak bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b/2 maddesi gereğince Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne şeklinde yeniden hüküm kurulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2, K. 2020/18, 24 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama