KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2020
- Dosya no
- 2020/2339 Esas
- Karar no
- 2020/266
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Numarası
- 2020/300 E.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/11/2020
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Dava, İİK'nın 72/2. maddesi gereğince icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacılar vekili, dava dilekçesi birlikte İİK'nın 72/2. Maddesi uyarınca hakkındaki icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, 18.06.2020 tarih ve 2020/300 esas sayılı karar ile, talebin yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşullarının somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle talebin reddine karar verişlmiştir.
Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karar, davacı vekilince istinaf edilmiş, istinaf başvurusunda özetle, dava dilekçesinde dayanılan sebeplerle aynı sebeplere dayanılmıştır.
2004 Sayılı İİK'nın 72/2. maddesi uyarınca "İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme talep üzerine alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere gösterilerek teminat mukabilinde icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir." Diğer yandan 6100 Sayılı HMK'nun 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde,
uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." Tedbir kararının verilebilmesi için 6100 Sayılı HMK'unu 390. maddesi uyarınca "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı somut davada, taraflar arasında yapılan marka devir sözleşmesi gereğince, 510.000,00 TL bedel karşılığında 23 adet markanın davacıya devrinin kararlaştırıldığını,
kararlaştırılan bedelin bir kısmının nakit ve bir kısmının senet olarak davalıya verildiğini ancak, sözleşmenin konusu 23 adet markadan 16 adedinin mahkeme kararı ile hükümsüz kaldığını, geriye kalan 7 adedi hakkında ise dava devam ettiğini belirterek 480.000,00 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, ayrıca teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini tedbren talep etmiştir.
Davacı daha sonra mahkemeye sunduğu ıslah dilekçesi ile 4 adet senet yönünden 160.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle davayı ıslah etmiştir.
Davacının iddiaları, sözleşme içeriği, ve mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat koşulunun somut olayda sağlandığı dikkate alınaraki istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince ilk derece mahkemesinin 18.06.2020 tarihli ara kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden (ihtiyati tedbir kararının kabulü) hüküm verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2339, K. 2020/266, 5 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama