KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
- Dosya no
- 2020/2408
- Karar no
- 2024/75
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 20/02/2020
- Numarası
- 2018/774 E. - 2020/165 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 18/01/2024
Karar Metni
1.223 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasından senede dayalı icra takibi başlatıldığını, takibin dayanağı olarak dava konusu senedin gösterildiğini, bu senede dayalı olarak 111.744,00 Euro ve işleyecek faizlerin talep edildiğini ayrıca davalı yanın istanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/1724 D.
İş sayılı dosyası ile müvekkiline ait malvarlıkları üzerinden ihtiyati haciz talep edildiğini, mahkeme tarafından anılan bono miktarının % 15 oranında teminatın yatırılmasıyla müvekkilinin tüm malvarlığına haciz konulduğunu, haksız ve mesnetsiz olarak girişilen icra takibi ve alınan ihtiyati haciz kararıyla müvekkilinin çok zor duruma düştüğünü, müvekkilinin davalıya hirçibir borcu bulunmadığını, proje kapsamında alınan paraya teminat olması amacıyla müvekkili tarafından icra takibine konu senedin keşide edildiğini, bu nedenle taraflar arasında herhnagi bir borç ilişkisinin varlığının söz konusu olmadığını,
davalı tarafından müvekkiline gönderilen proje bedeli ile işbu icra takibine konu senetin aynı miktara tekabül ettiğini, görüldüğü üzere gerçekten de teminat senedi olarak verilen ancak davalı tarafın icra takibine konu ettiği senetin herhangi bir borç ilişkisinden kaynaklı olmadığını, bu durumun aksi yöndeki iddiaların davalı tarafın ispat edilmesi gerektiğini belirterek,
müvekkilinin takipten veya takibin dayanağı sözleşmeden ötürü davalıya borçlu olmadığının tespitine ve müvekkili yönünden icra takibinin iptaline, davalı kötü niyetli olduğundan takip konusu alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; lehdarı müvekkili ... keşidecisi ise davacı ... olan bir adet senetin vadesi geldiği halde ödenmemiş olduğu için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı dosyasından takibe konulduğunu, ödeme emrinin davacı borçlu tarafından tebliğ alınmakla kesinleşmiş olduğunu, davaya konu senetin kıymetli evrak hukukuna göre gerekli unsurları taşımakla geçerli bir senet olduğunu, teminat senedi olduğu iddiasının davacı tarafından ispatlanması gerektiğini, dava dilekçesinde yer verilen ispat kuralının olayda uygulanma imkanı olmadığını, davacının müvekkilini yıllarca oyalamış ve borcunu ödememiş olduğunu, müvekkiline borcunu ödemediği gibi huzurdaki davayı açarak müvekkilini mağdur etmeyi sürdürdüğünü beyan ederek,
davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli davası sebebi ile dava konusu ettiği miktarın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; takip konusu senedin teminat senedi olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece, kendileri tarafından ileri sürülen yazılı deliller dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu, "Bono karşısında buna eşdeğer bir yazılı delil sunulmadığından davacının bu senetten dolayı borçlu olmadığına ilişkin iddiası ispatlanamamıştır." şeklinde bir gerekçe ileri sürüldüğünü, ancak dosyaya ibraz edilen banka dekontlarının açıklama kısmında çok bariz bir şekilde "... " yazdığını,
böylesine açık şekilde uyuşmazlığa konu senedin teminat senedi oluşuna delalet olan bir belgenin yazılı belge olarak değerlendirilmemiş olmasının yerel mahkemenin verdiği hükmü hukuka aykırı hale getirdiğini, Taraflar arasındaki tek ilişkinin, davalı tarafın müvekkilinin dahil olduğu ...
Otel Projesinde yer almak istemesi sonucunda davalının 100.000,00-Euro bedel karşılığında projeye dahil olacağı hususunda anlaşmaları olduğunu, davalının, müvekkili ile anlaştıktan sonra 100.000,00-Euro parayı müvekkiline banka havalesi ile gönderdiğini, bu bedeli müvekkiline gönderen davalının, bunun karşılığında gönderdiği bedel miktarınca proje tamamlanana kadar 111.744,00-Euro bedelli teminat senedini talep ettiğini ve müvekkilinin de bu teminat senedini davalıya teslim ettiğini, ödeme dekontundaki açıklamanın bu durumu doğruladığını,
söz konusu banka havalesi dekontunun açıklama kısmındaki "Burgazada Yatırım Bedeli" ibaresinin taraflar arasındaki ilişkinin ispatı niteliğinde olduğunu, söz konusu dekontun yazılı delil olarak kabul edilmediği halde dahi delil başlangıcı olarak sayılabilecek belgelerin varlığı halinde tanık dinlenilmesinin mümkün olduğu yönünde birden fazla yargıtay içtihadı bulunduğunu,Senedin üzerinde "teminat senedi" ibaresinin bulunmuyor olmasının, tek başına söz konusu senedin teminat sağlamak amacıyla verilmemiş olduğunu göstermeyeceğini beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı takip dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine 04.08.2018 tanzim tarihli 111.744 Euro bedelli senede dayalı icra takibi yapıldığı, davacının söz konusu senette keşideci, davalının ise lehdar olduğu, senet unsurlarının tam olduğu görülmüştür. Davacı, dava ve takip konusu senedin, davalının ''...
Otel Projesinde'' yer almak istemesi nedeniyle ödediği bedelin teminatı olarak düzenlendiğini, açıklama kısmında ''..." yazan banka dekontlarının bu durumun ispatı sayılması gerektiğini ileri sürmüş ise de; teminat iddiasının yazılı delillerle ispatı gerektiği, dava konusu senet üzerinde bir teminat kaydı bulunmadığı gibi, senedin teminat olarak düzenlendiğine dair taraflar arasında yapılmış herhangi bir yazılı belge de olmadığı, dosyaya sunulan banka dekontundaki açıklama kısmında yer alan "...
Yatırım Bedeli" ibaresinin, senedin teminat amacıyla düzenlendiğini ispata yeterli olmadığı, dolayısıyla Mahkemece davanın reddine verilen kararda bir isabetsizlik olmadığı, aski yöndeki istinaf başvuru nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2408, K. 2024/75, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama