İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2462 K.2024/104

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2020/2462Karar2024/104Tarih18 Ocak 2024Okuma11 dk · 2.274 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
18 Ocak 2024
Dosya no
2020/2462
Karar no
2024/104
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
18/02/2020
Numarası
2017/475 E. - 2020/164 K.
Davanın konusu
Alacak (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
18/01/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.274 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirketin İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası ile dava dışı ... A.Ş ve ... San. Tic. A.ş hakkında icra takibi başlattığını , Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... talimat dosyası ile 05/11/2014 tarihinde dava dışı takip borcundan dolayı davacı şirketin merkezinin bulunduğu ... merkezi ... Blok No...

Yenimahalle/Ankara adresine hacze geldiğini, alacaklının talebi ile yapılan evrak incelemesi sonucu müvekkilinin e-mail adresinde ... hisse paylarının devrine ilişkin kararında yer aldığı .... Tic. A.Ş'nin 26/05/2014 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantı tutanağı, ... hissesinin ... ve ... devrini gösterir dava dışı ...

A.Ş'ye ait hisse devir sözleşmeleri, devir sonrası hisse durumuna ait ticaret sicil tasdiknamesi ve ticaret sicil gazetesine rastlanıldığını, alacaklı vekilinin muvazaa iddiası sonucu haciz işlemlerine başlanıldığı, müvekkil şirket yetkilisi ... ile dava dışı ...

A.Ş arasında organik bağın bulunmadığı, dava dışı borçlu A.Ş'nin 4. Ayda bu adresten taşındığı, kendilerinin 5. Ayda taşınmazı kiraladıklarını, adres değişikliğinin ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, kardeşi ...

A.Ş'nin eski ortağı olduğunu ancak hissesini devrettiğini, e-mail'e gönderilen belgelerin de kardeşi tarafından hisse devrisine ilişkin işlemlerde fikir edinmek amacıyla gönderildiğini, kaldı ki takip konusu borcun kardeşinin hissesinin devrinden sonra yeni yönetim tarafından yapılan borçlar olduğu,

beyan edilmiş ise de alacaklı vekilinin talebi doğrultusunda toplam 4.400,00-TL kıymet taktiri edilen malların haczedildiğini ve yediemin sıfatıyla davacı şirket yetkilisi ...'na teslim edildiğini, haciz sonrasında müvekkili şirketin 11/11/2014 tarihinde haczin geçerli olmadığı ve malların müvekkili şirkete ait olduğundan bahisle istihkak davası açıldığını,

duruşma tarihi 31/03/2015 günü olarak belirlenmiş iken davalı şirketçe 20/01/2015 tarihinde tekrar müvekkili şirketin merkezine gelinerek daha önceki hacizli malların muvazaa altına alınacağı ayrıca ek haciz yapılacağı belirtilerek işlem başlatıldığını ve hacizli malların nakliye aracına yüklendiğini, müvekkili şirketin itibarının sarsılmaması için haciz işlemlerinin son verilmesi istenmiş ise de alacaklı şirket vekilince ancak takip dosyasındaki borç kadar senet verilmesi halinde haciz işlemlerinin durdurulacağının beyan edildiğini,

bunun üzerine tahsil harçları hariç olmak üzere dosya hesabı yapılarak haciz mahallinde hazır bulunan şirket çalışanları ... borçlu, davalı ...'nin alacaklı olduğu 20/01/2015 keşide tarihli, 21/01/2015 ödeme tarihli, 34.000,00-TL bedelli senet düzenlendiğini ve icra dosyası borcu karşılığında davalı şirket vekiline teslim edildiğini müvekkili şirketçe 21/01/2015 tarihinde davacıya gönderilen ihtarname ile bu senedin geçerli olmadığı, senedin iade edilmesi gerektiği, aksi halde menfi tespit ya da istirdat davası açılacağının ihtar edildiğini, davalı şirketçe senedin iade edilmemesi üzerine 22/01/2015 tarihinde Ankara ....

İcra Müdürlüğünün ... talimat dosyasına 34.000,00-TL'lik senet bedeli şirket yetkili ... tarafından ödendiğini, davalı şirket Avukatından ibraname ve senet aslının teslim alındığını, müvekkilinin takip borçlusu olmamasına rağmen cebri icra baskısı ile dosya borcunun tamamını ödemek zorunda kaldığı için istirdat davası açmak zorunda kaldıklarını, taraflar arasında organik bağın olduğunu kabul etmek için Yargıtay tarafından belirlenen kriterlerin hiçbirisinin somut olayda bulunmadığını, her iki şirketin ortakları ve ticaret siciline kayıtlı adreslerinin farklı olduğunu ve ayrı ticari defterler ve muhasebe kayıtları bulunduğunu,

kira sözleşmesine göre davacının 01/05/2014 tarihinde haciz yapılan adrese taşındığı, dava dışı borçlu ... A.Ş'nin ise 22/04/2014 tarihinde bu adresten taşındığını, birlikte ikamet ettikleri dönem bulunmadığını, yine davalı şirketçe haciz edilen depoya kaldırılmakla tehdit edilen malların müvekkilce alındığını, buna ilişkin faturayı ibraz ettiklerini, müvekkili şirketin elektrik taahhüt hizmeti verdiğini, dava dışı borçlu ...

A.Ş'nin elektrik malzemesi sattığını, bu iki şirketin ticari alışverişte bulunduklarını, aralarında fatura düzenlenmesinin muvazaalı bir iş olduğunu kanıtlamayacağını, üstelik müvekkil şirket yetkilisi ... da dava dışı ... AŞ ve ortaklarından alacaklı olup haklarında Ankara ....

İcra Müdürlüğünün ... ve ... sayılı dosyaları ile icra takibi başlattıklarını, müvekkili şirketin e-maillerinde görülen hisse devirlerine ilişkin belgelerin aralarında organik bağ olduğunu gösteremeyeceğini, ... kardeşi tarafından fikir alış verişinde bulunmak amacıyla gönderilmiş şahsi e-mailler olduğunu müvekkilinin borçlu olmadığı bir takip dosyası nedeniyle cebri icra baskısı gördüğünü, bir çok kereler şirket merkezine haciz işlemlerinin uygulanması için gelindiğini, bilgisayarların sökülüp nakliye aracına yüklendiğini ve ticari itibarının zedelendiğini, müvekkili şirket ile borçlu şirketler arasında organik bağ bulunmadığını,

davalı tarafça muvazaa iddiasının da ispatlanamadığını ileri sürerek, 34.000,00-TL ödenmek zorunda kalan miktarın 22/01/2015 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

HMK'nun 6. maddesi gereği genel yetkili mahkemenin davalının davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu şeklinde düzenlendiğini, ayrıca İİK 72/ son maddesinde de menfi tespit ve istirdat davalarının, takip yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının ikametgahı mahkemesinde de açılabileceği biçiminde kararlaştırıldığını, davalının yerlemiş yerinin Sarıyer/İstanbul olduğunu, icra takibinin de İstanbul ....

İcra Müdürlüğünde başlatıldığını, dolayısıyla Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkisiz olduğunu, davanın yetki yönünden reddi ile dosyanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiğini, davacı şirketin müvekkilinin Ankara'daki şube adresine göre dava açtığını, belirtmiş ise de şubenin bulunduğu yerde dava açılabilmesi için şubenin işleminden doğan bir davanın bulunması gerektiğini, huzurda davanın ise müvekkil şirketin şubesinin işleminden kaynaklanan bir dava olmadığını, bu nedenle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, Esas yönünden ise;

istihkak davası sonucunda verilen kararların maddi anlamda kesin hüküm oluşturduğunu, davacı şirketin istirdat davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davacı şirket ile dava dışı borçlu ... AŞ arasında organik bağ bulunduğunu ve her iki şirket yetkililerinin kardeş olup muvazaalı hareket ettiklerini, haciz adresinin borçlu şirket ... A.Ş'nin ticaret sicilinde kayıtlı adresi olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece.

"Davanın KABULÜ ile;1-34.000,00TL'nin 22/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir.İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davacı; dava dışı borçlu şirket .... Tic.

A.Ş.’ nin borcundan dolayı davacının adresinde haciz uygulandığını, haciz adresinde borçlu şirkete ait evrak bulunmasının şirket ortaklarının kardeş olmasından kaynakladığını, borçlu şirketin haciz adresinde kendilerinden önce faaliyet gösterdiğini, istihkak davası devam ederken ek haciz ve muhafaza için aynı adrese yeniden gelindiğini, muhafaza tehdidi altında 34.000 TL’ lik senet düzenleyerek alacaklıya verdiğini, daha sonra ihtarname ile senedin geri istendiğini, senet iade edilmediğinden ödeme yapmak zorunda kaldığını, cebri icra baskısı ile ödenen tutarın istirdadının gerektiğini ileri sürerek huzurdaki davayı ikame etmiş, mahkemece,

18.02.2020 tarihinde, davanın kabulüne yönünde karar verildiğini, borçlular aleyhinde İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını, Borçlu .... Tic. A.Ş.’ nin (...) mallarının haczi için, 05.11.2014 tarihinde Ankara .... İcra Müdürlüğünün ... Tal. sayılı dosyasıyla ... Merkezi ... Blok No: ... Yenimahalle/Ankara adresine gidildiğini, adreste hazır bulunan ...; adresin ... Tic. Ltd.

Şti.’ ne (...) ait olduğunu, kendisinin bu şirketin yetkilisi olduğunu, borçlu şirket ...’ un haciz adresinden 2014 yılının 4. ayında ayrıldığını, 3. Şahıs ...’ ın ise adrese 2014 yılının 5. ayında taşındığını, kardeşi ...’ nun borçlu şirkette hissesi bulunduğunu, ancak kardeşinin bu hisseleri sattığını, borçlu şirket ile aralarında hiçbir organik bağ bulunmadığını, iki firmanın ortaklarının ve evveliyatlarının farklı olduğunu beyan ederek istihkak iddiasında bulunduğunu,

bunun üzerine adreste evrak araştırmasına geçilmiş ve yapılan araştırma neticesinde borçlu şirket ... tarafından düzenlenen ve borçlu ... adına düzenlenen faturalar ve mahalde mevcut bilgisayarlarda borçlu şirket ...’ un ticaret sicil tasdiknamesi, olağan genel kurul toplantı tutanağı, hisse devri sözleşmesi ve ticaret sicil gazetesi örneği bulunduğunu, 3 şahıs ... yetkilisi olan ve mahelde hazır bulunan ... borçlu şirket ... eski yetkilisi olduğunu, ... da şirketin eski yetkilisi ve ortağı olduğunu, 03/06/2014 tarihinde hissesini devrederek ortaklıktan ayrıldığını, davacı şirket;

haciz adresinin kendisine ait olduğunu, haciz ve muhafaza korkusuyla protokol imzalamak, senet düzenlemek ve ödeme yapmak zorunda kaldığını iddia ettiğini, Haciz adresinde borçlu şirkete ait çok sayıda evrak bulunduğunu,, haciz adresinin borçlu şirketin eski ticaret sicil adresi olmasından, davacı şirket yetkilisinin borçlu şirketin eski yetkilisi olmasından ve kardeşinin de borçlu şirketin eski yetkilisi ve ortağı olmasından anlaşılacağı üzere iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu, haciz sırasında ileri sürülen istihkak iddiası,

İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/826 E. 2014/871 K. sayılı dosyasıyla incelenmiş ve takibin devamına karar verildiğini, takibin devamı kararına istinaden 20.01.2015 tarihinde aynı adrese yeniden gidilmiş ve davacı tarafça istihkak iddiası yinelendiğini davacı taraf borcun ne şekilde kapatılacağı konusunda anlaşmaya varmak istediğini, taraflar arasında protokol yapılarak borcun ne şekilde kapatılacağı kararlaştırıldığını, protokolün haciz baskısı altında düzenlendiği iddiası ve bu hususta sunulan deliller gerçeği yansıtmadığını, bilirkişi raporuna göre eksik inceleme ile karar vermiş olup kararın kaldırılması gerektiğini,

bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, İİK m.72 uyarınca istirdat istemine ilişkindir. Davacı,davalı tarafından dava dışı ... A.Ş ve ...

A.Ş aleyhine İstanbul ....İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde, Ankara ....

İcra Müdürlüğünün ... talimat dosyası ile davacı şirketin iş yerinde yapılan haciz işlemi sırasında borçlu olmadığı ve borçlu şirketlerle organik bağı bulunmadığı halde, icra tehdidi altında davalı ...'nin alacaklı olduğu 20/01/2015 keşide tarihli, 21/01/2015 ödeme tarihli, 34.000,00-TL bedelli senet düzenlendiğini ve icra dosyası borcu karşılığında davalı şirket vekiline teslim edildiğini, 22/01/2015 tarihinde Ankara ....

İcra Müdürlüğünün ... talimat dosyasına 34.000,00-TL'lik senet bedelinin borçlu olmadığı halde ödendiğini beyanla yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. İstanbul ....İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında , davalı ...Ş nin dava dışı borçlular ... A.ş ve ... Ltd. Şirketi aleyhine 15/10/2014 vade tarihli, 25.000 TL bedelli, ... Yenimahalle şubesine ait çeke dayalı başlatılan takipte , Ankara ....

İcra Müdürlüğün ... talimat numaralı dosyasında 05/11/2014 tarihinde davacı şirket adresinde haciz yapılarak haczedilen malların yediemin olarak şirket yetkilisine bırakıldığı, davacı tarafın İstanbul 21. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/826 E sayılı dosyası ile 07/11/2014 tarihinde İstihkak davası açtığı ve davanın reddi üzerine 20/01/2015 tarihinde davacı iş yerinde muhafaza haczi yapıldığı, hacizli malların araca yüklenmesi aşamasında muhafaza haczinden vazgeçildiği,

bu arada taraflar arasında protokol düzenlenerek icra dosyası borcu için 20/01/2015 keşide, 21/01/2015 vade tarihli, lehdarı davalı şirket olan 34.000 TL bedelli senet düzenlenerek verildiği, davacı tarafça keşide edilen 21.01.2015 tarihli ihtarnamede senedin haciz sırasında haciz baskısı altında verildiği bu konuda yasal yollara başvurma haklarını saklı tuttukları beyanı içeren ihtarneme keşide edildiği ve senet bedelinin 22/01/2015 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır.

Bilirkişi raporunda , dava dışı ... A.Ş ile davacı ...nin ortakları, adresi, faaliyet konularının ile aynı olmadığı, bu sebeple aralarında organik bağ tespit edilemediği, dava dışı ... A.Ş'nin 2012,2013 ve 2014 yılı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, ... A.Ş ile davacı ...

Şti arasında borç alacak ilişkisine rastlanılmadığı, haciz tutanağında kıymet takdir edilen ve yedi emin sıfatıyla davacı şirket yetkilisine teslim edilen malların fatura muhteviyatı mallar olduğunun tespiti halinde bu malların davacı ...ye ait olmadığının kabul edilmesi gerektiği, davacı vekili tarafından icra tehdidi altında verilen senedin 22.01.2015 tarihinde Ankara ...

İcra Müdürlüğü'nün ... talimat dosyasına davacı şirket yetkilisi ... tarafından ödendiğini tespit edilmiştir. Tüm hukuki işlemlerde olduğu gibi kambiyo ilişkisinin hukuken geçerli olarak doğduğunu kabul etmek için tarafların karşılıklı iradeleri ile meydana gelmiş olması şarttır.İrade açıklaması, bir hukuki işlemin temel kurucu unsurudur.

Bu nedenle hukuki işlemin geçerli ve amacına uygun bir hukuki sonuç doğurabilmesi için o hukuki işlemi yapan kişi veya kişilerin sağlıklı bir şekilde oluşmuş iradelerinin bulunması ve yine bu iradelerinin istenilen hukuki sonuca uygun şekilde açıklanması gerekmektedir. Senedin haciz tehdidi altında düzenlendiği defi borçlanma iradesinin sakatlandığına ilişkin olup herkese karşı ileri sürülebilen, mutlak nitelikte bir hükümsüzlük defidir.

Dosya kapsamına göre, davacı şirketin dava dışı borçlular ... A.Ş ve ... Ltd. Şirketi aleyihine başlatılan İstanbul ...

İcra müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasında borçlu sıfatının bulunmadığı, 3. Kişi konumunda olan davacı şirkette haciz işlemi yapılarak hacizli malların yediemin olarak şirket yetkilisine bırakılması sonrası hacizli malların mahafaza altına alınması için tekrar gidilmesi üzerine protokol düzenlenerek dava konusu 20/01/2015 keşide tarihli, 21/01/2015 ödeme tarihli, 34.000,00-TL bedelli senet düzenlenerek alacaklı şirket vekiline verildiği ve bedelinin icra dosyasına mahsuben , keşide edilen ihtarneme ile borçlu olunmadığı itirazi kaydıyla ödendiği,

bu haliyle bononun düzenlenip verilmesinin haciz tehdidi altında gerçekleştiğinin haciz tutanağı, protokol içeriği, ihtarneme içeriği ile sabit olduğu, borçlu ... şirketinin bir dönem ortağı olan ... ile yine bir dönem yönetim kurulunda görev alan davacı şirket yetkilisi ...'nun kardeş oldukları, şirketler arasında ticari ilişki bulunduğu , ... şirketinin davacı şirketten önce aynı adreste faaliyet yürüttüğü, ve Nisan 2014 tarihinde haciz yapılan adresten taşındığı,

borçlu şirket ortaklarından ...'nun 03.06.2014 tarihinde ... şirketinden hisselerini devrederek ayrıldığı görülmekle birlikte şirketler arasında organik bağ bulunduğunun kabulüne yeter delil bulunmadığı, davalı tarafça şirketler arasında organik bağ bulunduğuna ilişkin olarak ayrıca davacı adresinde borçlu ...'a ait şirket evraklarının tespit edildiği, bu belgelerin borçlu şirketin kayıt dışı faaliyetini davacı adresinde devam ettirdiği ileri sürülmüş ise de, tespit edildiği belirtilen belgelerin mail yoluyla davacı şirket yetkilisine kardeşi tarafından gönderildiği,

davacının bu belgelerin bilgilendirme amaçlı gönderildiği iddiasının aksine delil bulunmadığı, istihkak iddiasına ilişkin yargılama dosyasında alınan bilirkişi raporunda da organik bağın tespit edilemediğinin belirtildiği, takip konusu çekin düzenlendiği tarihte davacı şirket yetkilisi ve kardeşinin borçlu ... şirketi ile fiilen bağlarının bulunmadığı birlikte dikkate alındığında organik bağ iddiasının sübut bulmadığı, dolayısıyla borç ilişkisinin dışında olan davacı şirkete bu şekilde haciz ve muhafaza işlemlerine girişilmesi nedeniyle oluşan baskı altında verilen bononun keşidecinin serbest iradesine dayalı düzenlenmediği,

davacının borçlu olmadığı halde haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla ödeme yaptığı anlaşıldığından tahsil edilen bedelin istirdadını talepte haklı olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince toplanıp değerlendirilen deliller ile kararda gösterilen yasal ve yeterli gerekçeye göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalı vekilinin, istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/02/2020 tarih ve 2017/475 E., 2020/164 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.322,54 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.741,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 580,64 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İnceleenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

18/01/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2020/2462, K. 2024/104, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2020/2462
Karar No
2024/104
Tarih
18 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2468 K.2024/68
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2476 K.2024/110
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2479 K.2024/79
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2483 K.2024/105
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2486 K.2024/86
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2020/2498 K.2024/80

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.