İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1011 K.2024/973

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/1011Karar2024/973Tarih23 Mayıs 2024Okuma10 dk · 1.986 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Dosya no
2021/1011
Karar no
2024/973
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
12/03/2021
Numarası
2021/52 E. - 2021/45 K.
Davanın konusu
Tazminat (Fikir Ve Sanat Eserleri Sahipliğinden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
23/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.986 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirketin ortaklarından olan davalı ... isimli şahıs adına kayıtlı olan ... ili ... ilçesi ... köyü ... ada 10 parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması hususunda yüklenici sıfatıyla dava dışı ... ile davalı ... arasında sözlü bir anlaşma yaptığını, bu anlaşma uyarınca dava dışı ... ortaklığıyla kurulan ... ile ...

A.Ş arasında kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile beraber taşınmazın mülkiyeti ... devredildiğini, bu sözleşme ile beraber ... A.Ş yüklenici sıfatıyla proje hazırlığına başladığını, genel hatlarıyla 850 dairelik bir site projesinin başından sonuna kadar tamamlanması işinin tüm sorumluluğu ... A.Ş tarafından müvekkiline verildiğini ve müvekkilinin işini tam ve gereği gibi eksiksiz şekilde yaptığını, geçen süre içerisinde ...

A.Ş ile davalı şirketin ortaklarından ... arasındaki ticari ilişkinin bozulduğunu, ... Şti kontrolü tamamen ...'na geçtiğini, bu defa .... Tic. Ltd. Şti'nin ortakları ile kurulan ... Tic. Ltd. Şti. Arasında bir anlaşma sağlandığını, akabinde bu firmanın ekonomik sıkıntıları ve iflas noktasına gelmiş olması sebebiyle yine aylı ortaklarla kurulan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ... Tic.

A.Ş önceden başlanılan ve yarım bırakılan inşaat işini tamamlamayı üstlendiğini, bu kapsamda müvekkili tarafından hali hazırda yapılmış ve tamamlanmış proje üzerinden inşaat işlerine ... Tic.

A.Ş tarafından başlandığını, müvekkilinin yaptığı proje çok küçük bir takım değişiklikler ile tadil edilerek Esenyurt Belediyesine sunulmuş ve tasdik ettirilerek ruhsat alındığını, gelinen noktada müvekkili tarafından oluşturulan proje müvekkilinin izni ve onayı alınmaksızın kullanıldığını, bu durum hem projede imzası bulunan yani proje müellifi olan müvekkilinin onur eser sahipliğinden doğan manevi hakkının ihlal edilmesine ve müvekkilinin bu nedenle mağdur edilmesine ehm de sıfırdan bir proje oluşturulmasına gerek kalmaksızın davalı tarafından maddi bir takım haksız kazanımlar elde etmesine yol açtığını,

açıklanan bu sebeplerle proje müellifi sıfatıyla eser sahipliğinden doğan hakları FSEK m. 15 ve 16 hükümleri kapsamında ihlal edilen müvekkilinin nezdinde ortaya çıkan zararın tazminini talep ve dava etmiştir.

Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09/03/2016 tarih, 2016/118 esas, 2016/78 karar sayılı kararı ile taraflar arasındaki ilişkinin Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında olduğundan bahisle mahkemelerinin görevsizliğine karar verilerek dosyanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildiği görülmüştür. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın tensip ara kararına uygun bir şekilde bir dilekçe sunmamış olduğundan öncelikle davanın usulden reddini, aksi takdirde davacı tarafa iddialarını somut bir şekilde açıklattırılmasının istenilmesini, müvekkilleri ile davacı arasında doğrudan doğruya herhangi bir iş veya sözleşme ilişkisinin olmadığını, tüm müvekkilleri yönünden husumet itirazında bulunduklarını, dava dilekçesinde 25/03/1994 tarihli yapı ruhsatının ekli olduğu belirtilmiş ise de dilekçe ekindeki ruhsatın okunaklı olmadığını,

ancak davacı beyanı ile sabit olduğu üzere 1994 yılında yapılan proje ile ilgili iddiaların ileri sürülmesi için gereken zamanaşımı süresinin geçmiş olduğundan zamanaşımı itirazında bulunduklarını, tazminat talebinin yasal dayanaklarının oluşmadığını, davacı tarafın müvekkillerinin hiçbirine proje çizim hizmeti sunmadığını, müvekkillerinin davacıya hiçbir taahhütte bulunmadığını, yapılan araştırmalar neticesinde esas alınan projenin ...

Proje grubu tarafından çizilmiş olduğunu, davacının iddia ettiği hususların gerçeği yansıtmadığını, davacı tarafça yapılmış ve yürürlükte olan bir projenin varlığı ve işbu proje çizim hususunda müvekkilleri ile davacı arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisinin varlığı davacı tarafça kanıtlanması gereken bu hususta somut bir belge ve delil ibraz etmeyen davacı tarafın kötüniyetli iddialarının reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddini talep etmiştir.

Davalı vekili Av. ... her ne kadar ..., ... Tic. A.Ş., ... Tic. Ltd. Şti.adına cevap dilekçesi sunmuş ise de dosyanın tetkikinde yalnızca davalı ... adına olan vekaletnamenin sunulduğu anlaşılmıştır. Diğer davalılar adına dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edildiği, davaya cevap vermedikleri anlaşılmakla davanın reddini istedikleri kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda.

"Mahkememizce toplanan tüm deliller, taraf beyanları ve alınan raporlar karşısında; davacı tarafından 1994 yılının imar şartları doğrultusunda hazırlanan ilk projenin FSEK md. 2/1 anlamında eser vasfını haiz olduğu; bu proje üzerinde davacının ismi ve imzasının yer aldığı ve bu şekilde tastik edildiği, bu nedenle davacının eser sahibi olduğu konusunda bir tereddüt bulunmadığı, ancak davalının kullandığı projenin işbu davacıya ait proje (eser) olmayıp, mimari açıdan tamamen farklı olarak nitelendirilmesi gereken başka bir proje olduğu,

raporla tespit olunan iki proje arasındaki farkların önemli ve majör mahiyette olması sebebiyle davacıya ait projede değişiklikler yapılmış olmasından bahsedilemeyeceği; davalının uyguladığı projenin tamamen farklı bir eser olduğu, bu hali ile davacının eserinden kaynaklı herhangi bir hakkının ihlal edilmediği anlaşıldığından davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm" kurulmuştur.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacı tarafından ikame edilen davada; davalı ... adına kayıtlı olan ... ili ... ilçesi ... köyü ... ada ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerinde inşaat yapılması hususunda yüklenici sıfatıyla dava dışı ... ile davalı ... arasında yapılan sözlü anlaşma uyarınca dava dışı ... ile ... ve .... A.Ş arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile taşınmazı mülkiyeti anılan kooperatife devredildiğini, bu sözleşme ile beraber ....

A.Ş yüklenici sıfatıyla proje hazırlığına başlayarak 850 dairelik bir site projesinin başından sonuna kadar tamamlanması işi davacı müvekkiline verildiğini ve müvekkili tarafından anılan iş tam ve eksiksiz bir şekilde yapıldığını, devamında .... A.Ş ile davalı şirketin ortaklarından ... arasındaki ticari ilişkinin bozulması sonucunda ... ile .... Tic. Ltd. Şti'nin ortakları ile kurulan ... Tic. Ltd.

Şti. arasında bir anlaşma sağlandığını ve bu firmanın da ekonomik sıkıntıları ve iflas noktasına gelmiş olması sebebiyle yine aynı ortaklarla kurulan kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile ... Tic. A.Ş önceden başlanılan ve yarım bırakılan inşaat işini tamamlamayı üstlendiğini, bu kapsamda davacı müvekkili tarafından hazırlanmış ve tamamlanmış proje üzerinden inşaat işlerine... Tic.

A.Ş tarafından başlandığını, Davacı müvekkili tarafından yapılan proje bir takım değişiklikler ile tadil edilerek Esenyurt Belediyesine sunulduğunu ve tasdik ettirilerek ruhsat alındığını, ancak bu proje müvekkilinin izni ve onayı alınmaksızın kullanılmış olması sebebi ile eser sahipliğinden doğan manevi hakları ihlal edilen davacı müvekkili lehine FSEK m. 15 ve 16 gereğince ortaya çıkan zararın tazmini talep edildiğini, dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayanmakta olduğunu,

17.02.2021 tarihli ek bilirkişi raporunda her ne kadar “Davacı ve davalılar tarafından hazırlanan projelerin fikir ve sanat eseri niteliğiyle birbirinden tamamen farklı olduğu, davacıya ait ilk mimari eserin davalılarca değişiklik yapılarak izinsiz kullanılması değil, hiç kullanılmadığını” yönünde hatalı kanaat bildirildiğini, somut olayda davalıların, davacı müvekkili tarafından hazırlanmış olan projede sadece vaziyet planı-yerleşim planını değiştirmiş olduklarını, davacı müvekkili tarafından hazırlanmış olan projenin tamamıyla değiştirilmesinin kesinlikle söz konusu olmadığını,

17.02.2021 tarihli bilirkişi ek raporunda da tespit edildiği üzere 05.05.2005/39 tarih sayı ile onaylanarak Revizyon İmar planı hazırlandığından belediyece yeni imar uygulamaları yapıldığını, değişen imar uygulamasına göre sıfırdan yeni bir proje hazırlamak yerine davacı müvekkili tarafından hazırlanmış olan proje üzerinde oynamalar değişiklikler yapılarak yeni bir proje gibi gösterildiğini, -davacı müvekkil tarafından hazırlanmış olan projeye eski TL ile 1 trilyon 890 (yeni TL ile 1 milyon TL.) maliyete sebep olan iş bu projenin tamamen bertaraf edilmesinin rastlanılır bir durum olmadığını,

Belediye kayıtlarında bu ödemelerin mevcut olduğunu, bu hususun da araştırılması istendiğini, Belediyeden ödeme makbuzları dosyaya celp edilmiş olsa idi, projelerin birbirinin devamı olup-olmadıklarının açıkça anlaşılabileceğini,-ek raporda tasarımsal benzerliklerin kesinlikle incelenmediğini, her projenin birbiri ile benzerlik arz edip-etmediği salt inşaat alanı değişikliği veyahut blok sayısı artış ve/veya azalma, bağımsız bölüm adedindeki artma ve/veya azalma üzerinden irdelenemeyeceğini, binanın çekirdek yapısı üzerinden incelemenin yapılması gerektiğini, bu yönde de herhangi bir incelemeye yer verilmediğini,

-Davacının 6098 Sayılı yasanın 485.maddesi uyarınca tazminata hak kazandığını, her halükarda, davacının eser sahibi olduğunu ve davacı tarafından projenin çizilmiş olduğunu, taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava,

FSEK gereğince eser sahipliğine dayalı mali hakların ihlali iddiası ile tazminat istemine ilişkin olarak açılmıştır.Dosyanın davacı tarafından hak sahibi olduğu herhangi bir proje olup olmadığı, bu projenin FSEK anlamında eser niteliğinde olup olmadığı, davalılar tarafından davacının eserden kaynaklı haklarının ihlal edilip edilmediğinin ve dilekçede belirtilen şekilde davacının isteyebileceği tazminat tutarını gösterir rapor tanzim etmek üzere bilirkişiye tevdi edildiği,

bilirkişilerin 23/01/2020 havale tarihli kök ve 17/02/2021 havale tarihli ek raporlarında: "projenin hazırlandığı 1994 yılının imar planı şartları doğrultusunda davacı mimar ... tarafından hazırlanan ilk projenin FSEK 2/1 anlamında eser vasfını haiz olabileceği, davaya konu proje üzerinde davacının ismi ile imzası yer aldığından ve bu projenin ilgili belediyesince de tasdiklendiği anlaşıldığından dava konusu eserin sahibinin davacı kişi olduğu, davalılar tarafından mimar ...

30/11/2006 tarih, ... sayı ile ikinci kez inşaat ruhsatı alındığı, davacı ve davalılar tarafından on iki yıl arayla hazırlanan her iki proje de fikir ve sanat eseri niteliğiyle birbirinden tamamen farklı olduğu, konut blokları ve ticari blok; blok sayısı, vaziyet planı, kontur, gabari ve kat planları olarak birbirine benzerlik tespit edilemediği, davacı 1994 yılında eski 8532 parsel için ruhsat aldığı ve projesini ilgili belediyeye onaylattığı, ancak kooperatifin anlaşmazlıklar nedeniyle el değiştirdiği,

aldığı ruhsatın geçen süre nedeniyle geçersiz olduğu 05/05/2005/39 tarih sayı ile uygulamaya giren Revizyon İmar Planıyla da mesken ve ticaret bloklarına kat ilavesi hakkı elde edildiğinden davalılar tarafından davacının ilk projesinin kullanılmayıp ikinci kez daha sade bir proje hazırlattırarak yeni 10 parsel için 30/11/2006 tarihli ruhsat aldığı, davacıya ait ilk mimari eserin davalılarca değişiklik yapılarak izinsiz kullanılması değil, hiç kullanılmadığı, davacının ileri sürdüğü nedenlerin oluşmadığı" hususlarını tespit ve rapor ettikleri görülmüştür.

Davacı tarafından 1994 yılının imar şartları doğrultusunda hazırlanan ilk projenin FSEK md. 2/1 anlamında eser vasfını haiz olduğu, bu proje üzerinde davacının ismi ve imzasının yer aldığı ve bu şekilde tasdik edildiği anlaşılmıştır.

5846 Sayılı FSEK 2/3. maddesi uyarınca mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak korunabilmesi için aynı Kanun'un 1/B. maddesine göre sahibinin hususiyetini taşımasının yeterli olduğu, mimari projenin uygulanması sonucu ortaya çıkan dava konusu mimari yapının aynı Kanun'un 4/3. maddesinde sayılan mimarlık eseri (güzel sanat eseri) olarak nitelendirilip mimari projeden ayrı olarak korunabilmesi için söz konusu yapının aynı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca "estetik değere sahip olması" da (bedii vasfı) gereklidir.

Dava konusu mimari projenin ilim ve edebiyat eseri olarak aynı Kanun'un 1/B maddesine göre sahibinin hususiyetini taşımayıp taşımadığı ile mimari yapının aynı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca bedii (estetik) vasfı bulunan bir güzel sanat eseri niteliğinde olup olmadığı hususları teknik incelemeyi gerektirmekte olup hakimin hukuki görüşü ile tespit edilemez.

Mahkemece uzman bilirkişilerden alınan bilirkişi heyeti raporlarında da; davacıya ait mimari projenin hususiyet taşıyan FSEK 2.madde kapsamında ilim ve edebiyat eseri olarak korunan mimarlık eseri niteliğinde olduğu belinlenmiştir.

Buna göre davacının iki talebi olan, mimari proje bedelinin ödenmesi talebi ve Mimari projesinin davalılarca izin alınmadan ek projesi yaptırılması sebebiyle izinsiz işlenmesi sebebiyle tazminat ödenmesi talebi bulunmakla, davacının meydana getirdiği "mimari proje" üzerinde FSEK 2/3. maddesi uyarınca eser sahipliği mevcut olmakla uzman bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere, davalının davacıya ait özgün projeyi kullanmadığı sabit olup, davacının istinaf istemlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacı her ne kadar makbuz ile gerçeğin ortaya çıkacağını beyan etmiş ise de, makbuzun projenin kullanılıp kullanılmadığına ilişkin tespite delil olamayacağı, bilirkişi raporlarının da teknik olması sebebiyle Mahkemece yapılacak başka bir yorumun da bulunmadığı anlaşılmakla davacı tarafından yapılan bu istinaf istemenin de reddinin gerektiği anlaşılmıştır.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 12/03/2021 tarih ve 2021/52 E., 2021/45 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

23/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/1011, K. 2024/973, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1011
Karar No
2024/973
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1013 K.2024/786
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1016 K.2024/788
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1028 K.2024/746
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1059 K.2024/754
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1063 K.2024/983
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/1065 K.2024/457

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.