İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/129 K.2024/333

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/129Karar2024/333Tarih22 Şubat 2024Okuma11 dk · 2.101 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Şubat 2024
Dosya no
2021/129
Karar no
2024/333
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
06/10/2020
Numarası
2017/508 E. - 2020/159 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
22/02/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.101 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tütün sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, alanında lider bir firma olarak ..., ..., ... ve ... gibi tanınmış markaların üreticisi ve tescilli tek ve gerçek hak sahibi olduğunu, "..." marka sigaralarının ilk olarak 1954 senesinde Amerika Birleşik Devletleri'nde piyasaya takdim edilmiş olduğunu, bugün hali hazırda Türkiye de dahil olmak üzere Dünya çapında satıldığını, ... markasının Türkiye pazarına ilk olarak 1994 yılında girmiş olduğunu, Şubat 2017 itibariyle %11.3'lük pazar payı ile en büyük sigara markalarından biri olarak varlığını sürdürdüğünü,

Türkiye'de toplam 18 çeşit ... sigarası bulunduğunu, "..." markasının bu başarısı ile itiraz sahibi ... ile adeta özdeşleştiğini, müvekkili tarafından yapılan yatırım ve emeklerle bu ibareye tanınmışlık ve ayırt edicilik kazandırılmış olduğunu, "..." markasının Türkiye dahil olmak üzere dünya çapında "tanınmış marka" statüsüne yükseltildiğini, bununla birlikte ..., "..." ibaresini içeren 3800'den fazla marka başvurusu ve tescilinin de dünya çapında sahibi olduğunu, "..." markasının TPE nezdinde müvekkili adına ilk tescilinin 10/07/1973 tarihinde ... tescil numarası ile gerçekleştirilmiş olduğunu,

... markasının aynı zamanda TPE nezdinde ... numarası ile de tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, bu kapsamda 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu nezdinde özel olarak korunduğunu, davalı ...'un, "..." ibareli marka başvurusunu TPE nezdinde 11/09/2012 tarihinde gerçekleştirdiğini, söz konusu markanın 12/03/2013 tarih ve ... numaralı Marka Bülteninde yayınlanmasını takiben TPE tarafından markanın tesciline karar verildiğini, söz konusu markanın 16/01/2015 tarihinde ... numarası ile 16.ve 41.sınıflar bakımından davalı ... adına tescil edildiğini, her iki markanın birebir aynı olduklarını, davalıya Beşiktaş ...

Noterliği'nin 25/01/2017 tarih ve ... numaralı ihtarnamesinin gönderilmesine rağmen cevap vermediğini, markaların halk nezdine karıştırılma ihtimali bulunduğunu, markaların farklı sınıflarda tescilli olmasına rağmen davacı markası tanınmış olduğundan davalının haksız yarar sağlayabileceğini, davacının markasının itibarının zarara görebileceğini, ayırt edici karakterinin zedelenebileceğini, davalının tescilinin kötü niyetli olduğunu belirterek, tüm bu sebeplerle, SMK'nın 18.ve 25.maddesi hükmü gereği, davalı ...'un 11/09/2012 tarih ve ... nolu "..." ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin çok uzun yıllardır yayıncılık alanında faaliyet gösterdiğini, taraflara ait markaların farklı sınıfta olduklarını, "..." kelimesinin İngiltere'de bir erkek ismi olduğunu, davacının müvekkilinin marka tescil başvurusuna yaptığı itirazın TPMK tarafından reddedildiğini, dava konusu uyuşmazlık ile ilgili kesin hüküm yahut derdestlik bulunup bulunmadığının tespiti için, ... tarafından, TPMK aleyhine 21/07/2014 tarih ... sayılı red kararına karşı, Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde dava açılıp açılmadığının, açılmış ise akıbetinin araştırılması gerektiğini,

hükümsüzlük koşullarının mevcut olmadığını belirterek, davacı tarafın haksız, dayanaksız ve hukuka aykırı olarak, müvekkilinin markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talepleri ile açmış olduğu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,Davalının ... numaralı "..." markasının 41.sınıfta tescilli olduğu "eğlence hizmetleri" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalı ... numaralı “...” ibareli markasının tescilli olduğu 16. sınıfta bulunan “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular” emtiaları bakımından, dava konusu markanın kullanılması halinde, söz konusu kutu/ambalajlamaların içerisinde müvekkili tarafından üretilen ve satışa sunulan sigara ve tütün ürünlerini barındırdığı izlenimi doğabileceğini, nitekim, sigaraların karton paketler içerisinde satıldığını ve bu karton paketlerin üzerinde de sisaraların markaları bulunduğunu,

ihtilafa konu markanın 16. sınıf bakımından tescil edildiği durumda, sigara paketlerindeki “...” ibaresi ile aynı olarak davalı ...'un da “...” ibaresini kartonlar/kağıtlar üzerinde kullanmaya hak kazanmış olacağını, bu bağlamda, davalıya ait üzerinde “...” ibaresi yer alan karton kutular ile müvekkiline ait “...” ibareli sigara karton kutularının işlevleri bakımından aralarında benzerlik olacağını, Öte yandan, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen gerekçeli kararda,

müvekkili ve davalıya ait “...” markaları arasında davalı markasının 41. sınıfta yer alan “eğlence hizmetleri” bakımından karıştırma ihtimali doğacağı hususu isabetli olarak belirtilmiş ise de bu tespitin eksik bir tespit olduğunu, bilindiği üzere, “eğlence hizmetleri' yer aldığı 41/3. alt sınıfının salt eğlence hizmetleri olarak parçalara bölünerek değil, tüm alt sınıfı yani “spor, kültür ve eğlence hizmetleri” ni bir bütün olarak kapsayacak şekilde ele alınması gerektiğini, alt sınıflarda yer alan mal veya hizmetlerin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini,

her ne kadar İlk Derece Mahkemesi tarafından 41/3. alt sınıf parçalara bölünerek, karıştırılma ihtimalinin yalnızca “eğlence hizmetleri” bakımından oluşacağı vurgulanmış ise de söz konusu tespitin, bir bütün olarak "spor, kültür ve eğlence hizmetleri” olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Davacı markasının tanınmış olması nedeniyle farklı sınıflarda bile olsa korunması gerektiğini, sınıfsal benzerlik bakımından tütün ürünlerinin, özellikle 16. sınıfta bulunan kağıt ve sair emtialar ile 41. sınıfta yer alan “Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri.",

ve bunlarla sınırlı kalmayacak şekilde söz konusu sınıflarda yer alan tüm mal ve hizmetler ile bağlantısı ve tüketicilerin söz konusu hizmetlerin verildiği yerlerdeki genel tüketim eğilimleri nedeniyle, ihtilaf konusu marka ile müvekkilinin markası arasında yakın bir ilişki bulunduğunu, ancak bu hususun, gerekçeli kararda yalnızca 41. sınıfta yer alan eğlence hizmetleri bakımından isabetli olarak tespit edildiğini, diğer mal ve hizmetler bakımından kapsayıcı bir değerlendirme yapılmadığını, Sosyalleşme ve rahatlama amaçlı ziyaret edilen ve günümüzde sosyalleşme için merkez kabul edilen kültür,

eğlence mekânları ile yine aynı amaçlarla tüketilen tütün ürünleri arasında bir bağlantı olduğu, müvekkiline ait “...” markasının bir spor, kültür, veya eğlence mekânında gören ortalama bir tüketicinin aklına refleks olarak müvekkilinin geleceğini ve bu sebeple SMK m. 6/5 hükmünün uygulama alanı bulacağını, müvekkiline ait markanın sulandırılması tehlikesinin bulunduğunu, Davacıya ait “...” ibaresi dünyaca tanınmış bir marka olup, Türkiye'de de hemen herkes tarafından bilindiğini,

davacının bu denli yüksek derece tanınmış markası karşısında yukarıda izah edilen şekilde ayniyet taşıyan bir nitelikteki markanın tescil edilmesi tamamen davalının kötü niyetinin bir ürünü olduğunu, bu doğrultuda davalı markasını özgün bir biçimde oluştururken müvekkiline ait “...” markasından haberdar olmadığını düşünmenin olağan hayatın akışına aykırı olacağını, bu bağlamda bir değerlendirme yapıldığında, davalının “...” ibaresinden bir marka portföyü yaratmaya çalışmakta olduğu,

dolayısıyla marka başvurularını kötü niyetle yaptığını, bir başka ifade ile davalının, ihtilaf konusu markayı ve diğer markalarını satışa sunmak, müvekkilin itibarından faydalanmak suretiyle ticari kazanç elde etmeyi hedeflediğini, dolayısıyla davalıya ait “...” marka başvurusunun da kötü niyetli bir marka başvurusu olarak değerlendirilmesi gerektiğini beyan ederek, davanın tümden kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan rapora dayanak emsal kararın tamamı okunduğunda, dosya kapsamındaki somut olayla örtüşmediğini, söz konusu kararın 41. Sınıf kapsamında bulunan mal ve hizmetler açısından değil, 43/1. Sınıf kapsamındaki “Yiyecek ve İçecek Sağlanması Hizmetleri” ile 43/2. Sınıf kapsamındaki “Geçici Konaklama Hizmetleri" açısından verilmiş olduğunu, 41. Sınıf kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin, kararda bahsedildiği şekilde 43/1. ve 43/2.

Sınıftaki mallar ve hizmetler gibi, 34. Sınıfta bulunan mal ve hizmetlerle yakın ilişkisi ya da birbirini tamamlama / ikame etme durumları bulunmadığını, Bilirkişilerin, "Eğlence Hizmetleri"nin çok geniş bir hizmet sektörünü kapsadığı iddiası ile yapmış olduğu yorumun, somut ve denetlenebilir herhangi temele dayanmadığını, Bir önceki 15.09.2019 tarihli Heyet Raporunda bilirkişilerin, davacı tarafın 34. Sınıfta yer alan malları ile müvekkilinin 41. Sınıfta bulunan mal ve hizmetleri arasında, "Eğlence Hizmetleri" yönünden neden ilgi ve benzerliğin bulunmadığını detaylı bir biçimde açıkladıklarını,

her iki markanın da kapsadığı malların / hizmetlerin tamamiyle farklı olduğunu, tüketici kitlelerinin de farklı olduğunu, davacının markasının tanınmış marka olarak kabul edilmesi durumunda bile, bu tanınmışlığın sadece tütün sektöründe geçerli olduğunu, Davanın tamamen reddine karar verilmesi gerekirken, 41.sınıfta tescilli olduğu "EĞLENCE HİZMETLERİ" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davalı adına tescilli ... numaralı "..." markasının davacı adına tescilli ... numaralı "..." markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, davacının markasının tanınmış marka olduğu ve davalının marka tescilinin kötüniyetli olduğu iddiası ile açılan hükümsüzlük davasıdır.

Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "..." markasının 16. ve 41. sınıflarda 16/01/2015 tarihinde davalı ... adına tescil edildiği, ... numaralı "..." markasının tanınmış marka olarak 06/01/2012 tarihinde davacı ... adına, ... numaralı "..." markasının ise 34. sınıfta yer alan "sigaralar" emtiası için10/07/1973 tarihinde yine davacı ... adına tescil edildiği anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, davalının ... numaralı "..." markasının 41.sınıfta tescilli olduğu "eğlence hizmetleri" için kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen karar, yukarıda yazılan sebeplerle taraflarca istinaf edilmiştir.

Marka tescilinde nispi ret sebeplerinin yer aldığı 6769 sayılı SMK'nun 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil, karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.

Karıştırılma (iltibas) tehlikesi, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle, sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir.

Diğer bir tanıma göre karıştırılma ihtimali, bir -tescilsiz- işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması veya önceki marka ile ilişkilendirilmesi tehlikesidir.

Somut olayda; davacının markası ile davalının markasının "..." ibaresinden oluştuğu ve birebir aynı olduğu, ancak marka benzerliği nedeniyle hükümsüzlük kararı verilebilmesi için markaların aynı veya benzer mal ve hizmetler için tescil edilmesinin de gerekli olduğu, davacının ... numaralı tanınmış "..." markası 34.sınıfta yer alan "Sigaralar" için tescilli iken, davalının ... numaralı "..." markası ise 16 ve 41.sınıfta yer alan mal ve hizmetler için tescil edildiği görülmektedir.

Davalının tescil kapsamında 41.sınıfta yer alan hizmetlerden "eğlence hizmetleri" dışındaki malların davacı markası kapsamındaki "sigara, tütün ürünleri, purolar" ile tamamen farklı ve birbirleri ile ilgisiz mallar olduğu, ancak davacı markası ile davalı markasında "eğlence hizmetleri" açısından yaş, eğitim, sosyal ve kültürel açıdan orta halli tüketici kitlesine hitap edildiği, ortalama tüketicinin dikkat ve özen düzeyi göz önüne alındığında "eğlence hizmetleri" açısından, aynı zamanda bir sosyalleşme ve eğlence aracı olarak görülen sigara ve tütün mamullerinin taraf markaları yönünden ilişkilendirme ihtimalinin bulunduğu,

ortalama tüketicinin iltibasa düşme tehlikesinin mevcut olması nedeniyle davalı şirketin davacı şirketin markasının tanınmışlığından faydalanması ve haksız yarar sağlamasının veya markanın itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verme ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla kısmen hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, açıklanan nedenlerle Mahkemece davalı markasının 41.sınıfta yer alan mal ve hizmetlerden "eğlence hizmetleri" yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, alt sınıflar bakımından kısmen hükümsüzlüğe karar verilmesine hukuki imkansızlık bulunmadığından,

bu sebeplerle gerek davalının gerekse davacının istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

Diğer yandan davalının tescil kapsamında 16.sınıfta yer alan malların davacı markası kapsamındaki "sigara" ve bu kapsamda olan "tütün ürünleri, purolar" ile tamamen farklı ve birbirleri ile ilgisiz mallar olduğu, bu nedenle Mahkemece bu yönden hükümsüzlük talebinin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.

Davacı aynı zamanda kötüniyetli tescil nedeniyle de hükümsüzlük talep etmiş olup, davalının markasını tescil ettirirken kötü niyetli olduğuna dair dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı, davacı tarafça davalının kötüniyetli olduğu hususunun ispatlanamadığı, Mahkemece bu yönde varılan kanaatin yerinde olduğu, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davalının markasının tescilli olduğu 16. ve 41. Sınıflarda sigara ürünleri ile dolaylı bağlantısı olan "eğlence hizmetleri" dışında kalan mal ve hizmetlerin davacının markasının tanınmış olduğu mallar ile hiç bir benzerliği veya ilişkisi bulunmadığından, davalının davacının markasının tanınmışlığından haksız bir yarar sağlama ihtimalinin bulunmadığı, davacının markasının itibarının zarar görmesine yol açacak bir tescilin mevcut Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı,

kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 06/10/2020 tarih ve 2017/508 E., 2020/159 K. sayılı kararına karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 54,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,20 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı ve davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda,

20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/02/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/129, K. 2024/333, 22 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/129
Karar No
2024/333
Tarih
22 Şubat 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/131 K.2024/301
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/140 K.2024/150
  • İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/140 K.2024/16
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/166 K.2024/320
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/167 K.2024/154
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/170 K.2024/202

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.