İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1436 K.2024/1116

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/1436Karar2024/1116Tarih6 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.455 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
6 Haziran 2024
Dosya no
2021/1436 Esas
Karar no
2024/1116
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
01/06/2021
Numarası
2018/194 E. - 2021/239 K.
Davanın konusu
Fikir ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli
İstinaf karar tarihi
06/06/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.455 kelime·12 dk okuma·5 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA DİLEKÇESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Taraflar arasında 17.01.2017 tarihli Ortaklık Tasfiye Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin Marka Hakları başlıklı 5.2 maddesi uyarınca davalı ... AŞ’nin, ... Ltd. Şti’nin mülkiyet sahibi olduğu “... markalarının 3 yıl süre ile kullanma hakkına sahip olduğunu, sözleşmede markaların kullanımı ile ilgili herhangi bir ücretin davacıdan talep edilmediğini, davalı ... Ltd.

Şti’nin ... markalarının kullanımını engellemeye çalıştığını, davalının davacının müşterilerine ihtarname çekerek davacının söz konusu markalarını kullanmasını engellemeye çalıştığını ihtarnameler nedeniyle davacının müşteri kaybettiğini ve kaybetmeye devam ettiğini, bu nedenle maddi zararı olup bilirkişi marifeti ile tespitini, tespit edilen bedel üzerinden harç tamamlanarak zararın tazminini talep ettiklerini, davalının davacı müşterilerine çektiği ihtarnamelerde ... markalı oyuncakların TPE’ndeki tek maliki olduğunu başta ...

AŞ olmak üzere ... Ltd. Şti. haricindeki hiçbir 3. Kişinin markalara ilişkin üretim dağıtım, pazarlama ve satış hakkına sahip olmadığını ihtarnamenin tebliğinden itibaren markalara ilişkin faaliyetlerini sonlandırmasını aksi halde yasal yollara başvuracaklarını beyan ettiğini, müşterilerin ürünleri davacıya iade etmek istediklerini davacının müşteri kaybettiğini, ticari itibarının zedelendiğini,

davalının söz konusu eylemlerinin davacının şeref ve haysiyetine tecavüz niteliği taşıdığını belirterek 25.000 TL manevi fazlaya dair haklan saklı kalarak şimdilik 500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, esas bakımından davalı tarafından davacının dayanmış olduğu sözleşmeden haklı nedenle dönüldüğünü, bu kapsamda 3. Kişi firmalara gönderilen ihtarnamelerin davacının kişilik haklarına saldırı olarak nitelendirilmesinin kabulünün mümkün olmadığını, davalı şirket pay sahibi ... ile davacı şirket pay sahipleri ... ile ... arasında 17.01.2017 tarihinde ... ile ...

AŞ, ... üzerindeki pay sahipliklerini sonlandırmak üzere sözleşme bağıtlandığını, davacı şirket pay sahiplerinin sözleşme uyarınca edimlerini yerine getirmediklerini, ... Beşiktaş .... Noterinin 26.05.2017 tarih ... y. no’hı ihtarnamesi ile davacı pay sahiplerine edimlerini yerine getirmeleri aksi halde sözleşmeden haklı nedenle dönüleceğini ihtar ettiğini, davalı yetkililerinin sözleşmeye aykırı eylemlerini devam ettirdiğini, Beşiktaş ....

Noterinin 07.07.2017 tarih ... y. no’lu ihtarnamesi ile sözleşmeden dönüldüğünü, ihtarnamede ayrıca ... adına tescilli, tescil aşamasındaki tüm marka, patent vs. fikri hakların tebliğden itibaren üretim, pazarlama ticari herhangi bir unsurun veya tamamen kullanılmaması üretim, pazarlama, vs ticari faaliyetlerin tamamına derhal son verilmesinin aksi halde yasal yollara başvurulacağı, ... markalarının ... kalmaya devam edeceğinin ihtar edildiğini ancak davacı şirket ... sözleşmenin yürürlükte olduğuna ilişkin beyanlarda bulunduğunu, gizlilik ilkesini hiçe saydığını,

sözleşmeyi 3. Kişilerle paylaştığı ihtarlara ve uyarılara rağmen davacının davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerine devam ettiğini, 3. kişi firmalara gönderilen ihtarnamelerde davacının kişilik haklarına saldırı niteliğinde ifadeler bulunmadığını, davacının manevi tazminat talebine dayanak olarak İleri sürdüğü kişilik haklarına hiçbir şekilde saldırı gerçekleşmediğini, davacının dayanağını açıklamadığı maddi tazminat talebi şartlarının da gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesince. Davacı yan taraflar arasında imzalanan 17/01/2017 tarihli sözleşmede ihtarla fesih konusunda bir anlaşma/madde bulunmadığını ileri sürmektedir. Ancak taraflar her zaman imzaladıkları akitden dönme hakkına sahiptirler. Ancak dönme halinde ne gibi kuralların uygulanacağı hususunda sözleşmede hüküm bulunmadığı görülmektedir. Yüksek yargı içtihatlarında da işaret edildiği üzere.

Taraflardan biri fesih iradesi karşı tarafa ulaştıktan sonra, artık karşı taraf sözleşmeye dayalı olarak aynen ifayı talep edemeyecektir. Fesih beyanı karşı tarafa ulaşmakla hayata geçmiş olur ve karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Dosyaya sunulan deliler kapsamında ... tarafından, Beşiktaş .... Noterliği’nden 26.05.2017 tarih, ... yevmiye numarasıyla gönderilen ihtarname, Beşiktaş ...

Noterliği’nin 07.07.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi içeriklerine göre davacıya ödenmesi gereken bedel ihtar edilmiş ve domain iadeleri de dahil olmak üzere ihtarnamedeki hususlara riayet edilmediği takdirde savcılık nezdinde de yasal şikayet başlatılacağı bildirilmiştir, dolayısıyla davacıya ihtar tebliğ edilmiş olup, davacıya bir mehil verildiği de anlaşılmaktadır. TBK'nin 123 ve 124. Maddeleri gereğince davalının TBK'nin 125.

Maddesinde belirtilen fesih seçimlik hakkını kullandığı ve feshin hukuka aykırı nitelikte bulunmadığı anlaşılmıştır.Öte yandan basiretli bir tacir fesih iradesi kendisine ulaştıktan sonra feshin hukuka uygun olup olmadığını tartışmadan kullanıma son vermesi gerekir. Zira verilen lisans münhasir lisans olmayıp basit lisans kapsamındadır. Toplanan deliller, ... tarafından, Beşiktaş .... Noterliği’nden 26.05.2017 tarih, ... yevmiye numarasıyla gönderilen ihtarname, Beşiktaş ....

Noterliği’nin 07.07.2017 tarih, ...yevmiye numaralı ihtarnamesi, Sözleşme tarihi itibariyle ... adına tescilli olan “...” (...), “...” (...) ve ... (...) markalarının kurum kayıtlarında davalı adına tescilli olup, bir başkası adına lisans verilmediğine dair yazı içeriği, mali kayıtlar , Bakırköy 1.FSHHM’nin 2018/407 eses-2020/237 karar ve 2.10.2020 tarihli ilamı, Beşiktaş ....

Noterliği’nin 14.09.2017 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gözetildiğinde; feshin muhatabına ulaşması ile hukuki sonuçlarının doğduğu, sunulu delillere göre davacının bu fesih nedeniyle ticari itibarının zedelendiği yada maddi olarak zarara uğradığını ispat hukuku kurallarına göre ispat edilemediğinden; ispat edilemeyen davanın reddi" şeklindeki gerekçeleri ile;"Davanın reddine" şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan usulsüz fesihten dolayı müvekkilinin müspet zarara uğradığını, müvekkilinin 3 yıl kullanım hakkı olduğu düşüncesi ile ... ve ... ürünlerinin satışına devam etmekteyken davalı şirketin haksız ihtarından sonra hem yurtdışı hem yurtiçi satışlarının durduğunu, bunun yanı sıra siparişlere göre bahsi geçen marka için yaptırılmış etiket, ambalaj, kutu ve kolilerin de kullanılamaz hale geldiğini, bundan kaynaklı bir zararın mevcut olduğunu, ... markası ile yapılmış olan yıllık satış rakamının 400.000,00 TL civarında olduğunu,

sözleşme dönemini kapsayan şirket içindeki satış payının %60 civarında olduğunu, ancak alınan ilk raporda bilirkişi kurulunun yanlış bir değerlendirme yaparak geçmişe dair inceleme yaptığını, 2017 ve sonraki döneme hiç değinmediği gibi bu yönde bir araştırma yapmadığını, müvekkilinden gerekli olan belgeleri istemediğini, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/6497 esas, 2014/20280 karar sayılı ilamı ile diğer kararlarında olduğu gibi bilirkişi heyetinin;

müvekkilinin sözleşmenin feshi tarihi olan 17/01/2020 tarihine kadar geçerli olsa idi yani sözleşme haksız olarak feshedilmeseydi bu süre içinde elde etmesinin muhtemel gelirinin tespit edilmesinin ve sonrasında bu geliri elde etmek için yapacağı tüm harcama ve giderlerin de mahsup edilmesi sonrasında belirlenecek karının, sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle mahrum kalınan kar olarak tespit edilmesi gerekirken böyle bir incelemenin yapılmadığını, müvekkilinin davalı tarafın haksız feshi ve akabinde müşterilerine çekmiş olduğu ihtar ile prestij ve imaj kaybettiğini,

uzun zamandır şekerleme vb alanda faaliyet gösteren müvekkilinin müşterileri nezdinde maddi ve manevi açıdan büyük kayıpta olduğunu, tüm bu izah edilen nedenler ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sözleşmenin feshi noktasında hatalı değerlendirme yapılarak ve müvekkilinin var olan maddi ve manevi zararını dikkate almaksızın verilen ilk derece mahkemesinin kararının ortadan kaldırılarak,

yapılacak olan istinaf incelemesinde davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkili hakkında ilamdan kaynaklı henüz başlamış bir icra takibi bulunmamakla birlikte ilerleyen aşamalarda icra takibinin yapılacağının kuvvetle muhtemel olduğunu, bu nedenle başlaması muhtemel icra işlemi için tehiri icra talep etmiştir.Davalı vekili istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Davacı, davalının 17/01/2017 tarihli sözleşme hükümlerine aykırı davranarak, davacının dava konusu markaları kullanımını engellemeye çalıştığını, bu durumun davacının ticari itibarının zedelediğini, bu nedenle 25.000- TL manevi tazminat ve şimdilik 500 TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.TPMK kayıtlarına göre; ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ... şekil markası, ... tescil numaralı ... markasının ...

Limited Şirketi adına kayıtlı olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, bilirkişiler ...

04/09/2019 tarihli bilirkişi raporlarında özetle; ... numaralı ... ibareli, ... numaralı ... ibareli ve ... numaralı taybaş ibareli markaların dosya durumları incelendiğinde, markaların tescilli olduğu, 10 yılık koruma süresinin devam ettiği, herhangi bir lisans ve devir sözleşmesi girişi olmadığı ve davaya konu ..., ... ve ... ibareli markaların tanınmış olmadığı, Davacı şirketin 2017 yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu,

ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, Davacı şirketin manevi tazminat talebine ilişkin ortaklık tasfiye sözleşmesine konu ..., ... ve ... markalarına ilişkin 2015-2016-2017 yıllarında ilgili ürünlerin satış tutarları ile davacı Şirketin yıllık satış tutarı karşılaştırılmak suretiyle ciro içindeki payı incelenmiş ve raporda tespit değerlendirme bölümünde gösterildiğini, davacı şirketin mali verileri incelenmiş ve işletmenin gerçekte karlı bir işletme olmadığı, 2015-2016-2017 yıllarında satışlarının artmasına karşılık kar elde etmediği,

faaliyet zararının satışlarla orantılı şekilde artmaya devam ettiği görüldüğü, olması gereken şirketlerin satışlarının artması ile başa baş noktasını yakalayarak nihai sonuçta kar elde etmesi olduğunu ancak, Şirketin faaliyetine devamında karlılığın oluşmadığı, zarar kalemlerinin artarak devam ettiğini, davacının talep edebileceği manevi tazminatın hesaplanması mümkün olmamakla birlikte takdirin Mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişiler ..., 13/03/2020 tarihli bilirkişi raporlarında özetle. TBK m. 114/2 atfı ile TDK m.50, m.51 çerçevesinde taraflar arasındaki 17.01.2017 tarihli sözleşmenin davalı .... Ltd. Şti tarafından haklı nedenle feshedildiğinin ispata muhtaç olduğunu, davacı ... Tic.

AŞ’nin üç yıllık süreyi kapsayan sözleşmenin süresinden önce feshedilmesi nedeniyle yaklaşık kazanılan kazancın firmanın faaliyet zararının yüksek olduğundan hesaplanamadığını, davacının manevi tazminat talebinin takdirinin mahkeme ait olduğu belirtilmiştir.

17/01/2017 tarihli ortaklık tasfiye sözleşmesinde; tarafların ... (alıcı), ve ... (satıcı) olduğu, sözleşmede satıcılar ... sahip oldukları payların tamamını nominal değerleri üzerinden alıcıya satıp devretmeyi kabul ettikleri, alıcının altı aylarda sahip olduğu payların tamamını satıcıların belirleyeceği oranlarda nominal değerleri üzerinden satıcılara satıp devretmeyi kabul edecekleri, marka haklarının düzenlendiği 5. madde de alıcı ve satıcılar, ... adına tescil edilen veya tescil aşamasındaki markalardan ... hariç tüm markalar ve hakların satıcılar ... veya gösterecekleri bir şirkete devredileceğini,

bu devir nedeniyle ... tarafından bir devir bedeli talep edilmeyeceği ancak devir ve noter işlemleri tamamlanmak kaydıyla yapılacağını, ilgili noter giderlerinin satıcılara ait olduğunu kabul ve beyan ettikleri, madde 2.3 de belirtilen taksitler tamamlanmadığı taktirde ... ve ... markalarının satıcılarda kalacağı, 5.2.

Maddesinde ... uhdesinde kalacak ... markalarının mülkiyetinin alıcıya ait olduğunu, sözleşmenin imzasından itibaren 3 yıl süre ile satıcılar veya ... tarafından kullanılabileceğini, bu lisansın münhasır olmaksızın satıcılar veya ... tanındığını, alıcıların bu markaları kullanmak hakkının kabul ve beyan edileceği belirtilmiştir. İTO kayıtlarına göre, tasfiye halinde ... A.ş'nin yetkilileri, ..., davalı ... Ltd Şti'nin yetkilisinin ... , olduğu görülmüştür. Beşiktaş ....

Noterliğinin 26/05/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ihtar edenin ... , muhatapların ..., ihbar olunan ... A.ş olduğu, sözleşme gereği muhatap tarafından ödenmesi gereken bedellerin müvekkil tarafından ödenmesi sebebiyle 26.041,80 TL nin tahsilinin talebi ile sözleşmenin haklı nedene dayanarak taraflarınca feshinin gündeme geleceği belirtilmiştir. Beşiktaş ...

Noterliğinin 07/07/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ihtar edenin ..., muhatapların ... ve ... olduğu, Beşiktaş ....

Noterliğinin 26/05/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile taraflar arasında akdedilen 17/01/2017 tarihli sözleşme uyarınca ... borçlarının müvekkil tarafından ödendiği, ihtarnamenin tebliğinden itibaren 26.041,80 TL bedelin ödenmediği taktirde sözleşmeden haklı neden ile dönme seçeneğinin gündeme geleceğinin ihtar edildiği, geride kalan süre için de haklı taleplerinin yerine getirilmediği, sözleşme ilişkisinin devamının çekilmez hali geldiğini, TBK 125.maddesi gereğince sözleşmeden dönüldüğünü ihtar ve ihtar olunduğu belirtildiği, işbu ihtarnamenin muhataplara 11/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.Beşiktaş ...

Noterliğinin 06/09/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ihtar edenin ... Ltd Şti'nin muhattabın ... Tic. Aş. olduğu, markaların tek sahibinin kendilerinin olduğu, ... A.ş'nin herhangi bir hakkının bulunmadığı ihtaren bildirilmiştir.Beşiktaş ... Noterliğinin 14/09/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinde ihtar edenin ... Ltd Şti muhatabın ... Aş. İhbar olunanların ... olduğu, ihtarnamenin konusunun Beşiktaş ....

Noterliğinin 07/07/2017 tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile müvekkil ... tarafından tüm haklar saklı kalmak suretiyle 17/01/2017 tarihinde imzalanan sözleşmeden haklı nedenle dönüldüğünün muhataplara ihtar edildiği, ihtarnamenin muhataplara 11/07/2017 tarihinde tebliğ edildiği, müvekkiline ait olan ... markalarına yapılan tecavüzün meninin talep edildiği, işbu ihtarnamenin ... Ltd Şti adına 15/09/2017 tarihinde tebliğ edildiği görülmüştür.

Bakırköy 1. FSHHM 2018/407 Esas 2020/237 Karar sayılı kararında; davacının ... Ltd Şti davalının... A.ş olduğu, taraflar arasında insari olmayan lisans sözleşmesi davacının tek taraflı feshi beyanı ile son bulunduğuna göre davalının bu sözleşmeye konu markaları ve tasarımı kullanmaya devam etmesinin hukuka uygun bir kullanım olmadığı, markalara ve tasarıma tecavüzün gerçekleştiği belirtilmek suretiyle, ..., ... ve ... markalarına tecavüzün durdurulmasına karar verilmiştir.

İşbu kararın istinaf edilmesi neticesinde İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin 2020/2161 Esas 2022/1848 Karar sayılı ilamı ile davalı tarafından 17/01/2017 tarihli sözleşmenin feshinin geçersizliği iddiası ile İstanbul 1. FSHHM'nin 2018/194 esas sayılı dosya ile dava açıldığını ileri sürüldüğü, davalının kullanımını sözleşmeye dayalı olması sebebiyle işbu dava dosyasının sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken, verilen kararın yerinde olmadığı belirtilerek istinaf isteminin kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmiştir.

Mahkemece; feshin muhataba ulaşması ile hukuki sonuç doğurduğu, davacının bu nedenle ticari itibarının zedelendiğini veya maddi olarak zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 125. Maddesine göre.

Temerrüde düşen borçlu, verilen süre içinde, borcunu ifa etmemişse veya süre verilmesini gerektirmeyen bir durum söz konusu ise alacaklı, her zaman borcun ifasını ve gecikme sebebiyle tazminat isteme hakkına sahiptir. Alacaklı, ayrıca borcun ifasından ve gecikme tazminatı isteme hakkından vazgeçtiğini hemen bildirerek, borcun ifa edilmemesinden doğan zararın giderilmesini isteyebilir veya sözleşmeden dönebilir.

Sözleşmeden dönme hâlinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulurlar ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Bu durumda borçlu, temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edemezse alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini de isteyebilir. Düzenlemesi yer almaktadır.

Davacı tarafından istinaf dilekçesinde davalı tarafın fesih talebinin hukuki dayanağının bulunmadığı, ihtarnamenin ... tarafından düzenlendiği, ... kendi adına tescil edilmemiş markaların kullanılmasını engelleme amacıyla sözleşmeyi fesh etmek, veya sözleşmeden dönme yetkisinin bulunmadığı, bu yetkinin münhasıran davacı şirkete ait olduğu, bahsi geçen ihtarların davalı şirket adına gönderilmediği, bu nedenle müvekkili şirkete ulaşmış bir fesih ihtarının hukuken hiç var olmadığı, müvekkili şirkete sözleşme gereği kullanım hakkının bırakıldığı, usulüne uygun bir fesih bulunmadığından müvekkili şirketin zarara uğradığı,

müvekkili şirketin 3 yıl süre ile kullanım hakkı olduğu düşüncesi ile siparişlere göre marka için yaptırılmış etiket, ambalaj, kutu ve kolilerin kullanılmaz hale geldiği, bilirkişi heyetinin sözleşmenin fesih tarihi 17/01/2020 tarihine kadar geçerli olsa idi bu süre içinde muhtemel gelirin hesap edilmesi, masrafların mahsup edilmesi,

sonrasında belirlenecek karın sözleşmenin haksız fesih nedeniyle mahrum kalınan kar olarak tespit edilmesi gerekir iken, böyle bir inceleme yapılmadığı ileri sürülmüştür.Somut olayda taraflar arasında 17/01/2017 tarihinde ortaklık tasfiye sözleşmesi tanzim edildiği sözleşmenin 5.2 maddesine göre markaların kullanım hakkının 3 yıl süre ile davalıya bırakıldığı sözleşme süresi dolmadan önce davalı tarafından düzenlenen Beşiktaş ...

Noterliğinin 07/07/2017 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin feshedildiği görülmüştür.Ortaklık tasfiye sözleşmesinin alıcı ve satıcı sıfatıyla gerçek kişilerce imzalandığı, sözleşmeyi imzalayanların şirket yetkilisi olduklarının anlaşıldığı, 26/05/2017 tarihli temerrüt ihtarı ve sözleşmeden dönme iradesinin bildirildiği,07/07/2017 tarihli ihtarnamenin gerçek kişilere tebliğ edilmesinin ihtarnameleri geçersiz hale getirmeyeceği kanaatine varılmıştır.26/05/2017 tarihli ve 07/07/2017 tarihli ihtarlarda davacı tarafça ödenmesi gereken tutarların davalı tarafça ödendiği,

ve davacının sözleşme gereği üzerine düşen edimleri yerine getirmediği, 26.041,80 TL ödemenin yapılmadığı ileri sürülmekle, öncelikle sözleşmeden dönmenin haklı nedene dayanıp dayanmadığının değerlendirilmesi, daha sonra davacı tarafın maddi ve manevi zarara uğrayıp uğramadığının değerlendirilerek, ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususun değerlendirilmediği ,mahkemece taraf defterleri üzerinde inceleme yaptırılmış ise de; bu hususlar üzerinde durulmadığı,

eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2-İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 01/06/2021 tarih, 2018/194 E. 2021/239 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4-İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5-Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6-İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

06/06/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/1436, K. 2024/1116, 6 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava Dilekçesi
  5. Cevap Dilekçesi
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf
  8. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1436
Karar No
2024/1116
Tarih
6 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1437 K.2024/960
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/1440 K.2024/913
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1441 K.2024/1022
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1444 K.2024/1138
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1446 K.2024/990
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/1448 K.2024/1066

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.