KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Şubat 2021
- Dosya no
- 2021/17
- Karar no
- 2021/88
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2020/586 E.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 04/02/2021
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı, icra takibine konu edilen senet nedeniyle borçlu olmadığının tespitini talep ettiği davada, icra takibinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; davacının talebinin, 2004 Sayılı İİK'nın 72/3 maddesine göre;" icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez" hükmü uyarınca reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının iradesi sakatlanarak kendisine korku, baskı ve tehdit yolu ile bono imzalatıldığını, bono geçersiz olup hüküm ve sonuçlarını doğurmayacağını, somut olayda takip devam ettiğinden davalının haksız icra işlemlerine devam ettiğini, takibin durdurulması yönünde tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davacının okuma yazma dahi bilmediğini, bu nedenle telafisi güç ve imkansız zararların doğabileceğini, 6100 Sayılı HMK'nun 209. maddesi hükmünün somut olayda dikkate alınması gerektiğini beyanla İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; davalı tarafından davacı aleyhine 07.08.2020 tanzim, 15.08.2020 vade tarihli 190.000,00 TL bedelli senet nedeniyle icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Sonrasında davacının eldeki davayı açtığı görülmüştür.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, 2004 Sayılı İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise, icra takibinin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin karara karşı yapılan itirazdır.
2004 Sayılı İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemez. İİK'nun 72/3 maddesinde de açıkça belirtildiği üzere, sadece teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde tedbir kararı verilebilir. Diğer yandan 6100 Sayılı HMK'nın 209/1.
Maddesine göre; adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu yargılama usullerini düzenleyen genel nitelikte bir kanun iken, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ise takip hukukuna ilişkin özel nitelikte bir kanundur.
Eldeki davadan önce, icra takibine girişilmiş olması nedeniyle takip hukukuna ilişkin kurallar uygulanmaya başladığından özel nitelikteki İİK'nın 72/3.
Maddesindeki "İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği" şeklindeki özel nitelikteki emredici düzenlemeye rağmen genel kanun olan HMK'nın 209/1. maddesine göre takip hukukuna ilişkin sonuç doğuracak şekilde ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilmesi mümkün değildir.
HMK'nın 209/1. maddesi mahkemelerdeki yargılamalara ilişkin olarak adi senedin hiçbir işleme esas alınamayacağını ve delil olarak kullanılamayacağını öngörmekte olup icra takibine etkisi yoktur. Açıklanan sebeplerle mahkeme kararının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/17, K. 2021/88, 4 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama