KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/381 Esas
- Karar no
- 2024/398
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/12/2020
- Numarası
- 2017/515 E. - 2020/824 K.
- Davanın konusu
- Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Menfi Tespit
- İstinaf karar tarihi
- 29/02/2024
Karar Metni
1.268 kelime·6 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin kimlik bilgileri kullanılarak ... Bank A.Ş. Küçükbakkalköy Şubesinden ... hesap numarasına bağlı çek koçanı alındığını ve alınan çeklerle ilgili müvekkiline bir çok takip başlatıldığını, takip konusu 0009465 nolu 21.000,00-TL bedelli çek için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas (Yeni Esas ...) sayılı dosya ile 24.963,75-TL icra takibi başlatıldığını ancak takibe konu çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirterek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; " Somut olayda keşide tarihi öncesine ve sonrasına ilişkin davacıya ait resmi kurumlar nezdinde atılmış bir kısım imzaları celp edilmiştir. Ayrıca mahkememizce de davacı bizzat istiktab edilmek suretiyle imza örnekleri alınmıştır. ATK tarafından yapılan inceleme neticesinde çekteki keşideci imzasının davacı ... Çorum'un eli ürünü olmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle menfi tespit davası yerindedir.
Ancak davalı bankanın kötü niyetli olduğu anlaşılamamıştır. Zira, keşideci imzası davalı bankanın huzurunda atıldığı anlaşılamadığı gibi 3. Kişi konumunda olduğundan kötü niyeti ispatlanamadığı, " gerekçeleriyle Davanın KABULÜ ile. İstanbul ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas (eski esas ...) sayılı icra takip dosyasına konu edilmiş ... nolu 21.000,00-TL bedelli, keşidecisi davacı olarak gözüken çek nedeniyle imza sahteliği sabit olduğundan davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalı banka çekte 3. Kişi ciranta konumunda bulunmakla kötü niyeti anlaşılamadığından kötü niyet tazminat isteminin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece hükmedilen vekalet ücretinin 3.400,00-TL olarak verilmesinin yanlış olduğunu, o tarihte AAÜT göre Asliye mahkemelerinde takip edilen davalar için 4.080,00 TL olarak belirlendiğini, hükümde davalının kötü niyetli olmadığı değerlendirmesi hatalı olduğunu, yapılan icra işlemleri neticesinde müvekkilinin araçlarına haciz konulduğunu, çalıştığı işyerine maaş haczi gönderildiğini, menkul malları mahallinde haczedildiğini, müvekkilinin maddi ve manevi varlığına büyük zararlar verdiğini, dava konusu çekteki imzanın davacı müvekkilin el ürünü olmadığının açık olduğunu,
davalı alacaklı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmemesinin hatalı olduğunu, tüm bu nedenlerle vekalet ücretinin 4.080,00 Tl olarak düzeltilmesini, asıl alacağın %40'ı oranında icra tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, mahkeme kararının düzeltilmesini, davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ... tarafından keşide edilen ... Bank A.Ş.
Küçükbakkalköy Şubesi'ne ait 26.03.2008 tarihli ... seri numaralı 21.000,00- TL bedelli çek, dava dışı ciranta tarafından tahsilinde kredi borcuna mahsup edilmek üzere müvekkil banka lehine ciro edilerek müvekkili bankaya teslim edildiğini, müvekkili bankan çekin yetkili hamili olduğunu, çekin ibraz edildiğini ama karşılıksız olduğundan tahsilinin yapılamadığını, buna istinaden davacı aleyhine icra takibi başlattıklarını, icra takibi sonrası davacı tarafından dava açıldığını, mahkemece ATK raporuna istinaden çekteki imzanın davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
alınan ATK raporunun denetime elverişsiz olduğunu, rapora itirazlarının mahkemece reddedildiğini, ATK tarafından karşılaştırılan imzanın hangi sebeple ve hangi kriterlerle farklı olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle desteklendirilmesi gerektiğini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu, istinaf isteminin kabulünü davanın reddini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, İİK 72.mad.göre açılan menfi tespit davasıdır. İstanbul ... icra müdürlüğünün ...
E. (... eski no) E. sayılı dosyası ile alacaklı banka tarafından borçlu aleyhine 26/03/2008 keşide tarihli 21.000,00 TL bedelli ... çek nolu çeke istinaden kambiyo senedine dayalı icra takibi başlatıldığı, süresi içinde bankaya ibraz edildiği, TTK 711/3 uyarınca işlem yapılmadığının belirtildiği, alacaklının cirosu üzerine iptal kaşesinin mevcut olduğu görülmüştür. 6102 sayılı TTK 780.mad. göre takip konusu bononun kambiyo senedi vasfına haiz olduğu anlaşılmıştır.
Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı) Bu durumda davanın niteliği itibari ile imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama külfeti alacaklıya aittir. İstanbul 15. Sulh Ceza Mahkemesi 2010/600 E. 2012/2823 K. sayılı kararında müştekinin ...
Bankası A.Ş, sanığın ... olduğu, suçun karşılıksız çek keşide etme suçu olduğu, çekin dava konusu çek ile aynı çek olduğu, imzanın sanığa ait olmadığı anlaşılmakla idari yaptırım uygulanmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
Adli Tıp Kurumuna ait 07/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda, inceleme konusu çekteki keşideci imzası ile ...'un mukayese imzaları arasında; tersin biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalara kıyasla ...'un eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
Somut olayda icra takibine konu çekteki imzanın dosyadan aldırılan ATK ya ait raporda, öncesinde aynı çeke ilişkin İstanbul 15. Sulh Ceza Mahkemesi 2010/600 E. 2012/2823 K. sayılı dosyasında aldırılan raporda, davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden mahkemece davanın kabulü ile, davacının icra dosyasındaki çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar ve davalı bankanın ciranta olması ve arada yüz yüzelik ilkesi bulunmaması sebebiyle tazminat talebinin reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.
Karar tarihi 09/12/2020 tarihi itibariyle AAÜT uygulanması gerektiği, 24/11/2020 tarihinde yürürlüğe giren AAÜT göre mahkemece davacı lehine nispi vekalet ücreti, maktu vekalet ücretinden az olamayacağından karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 4.080,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bir önceki eski tarifeye göre hükmedilen vekalet ücreti yerinde değildir.
Tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacının katılma yolu ile yaptığı istinaf başvurusun ilam vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, mahkeme kararı Yargıtay içtihatlerine göre bölünemeyeceğinden tümden kaldırılmasına, davacının icra takibine konu çekten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminat talebinin reddine, davacı lehine karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ne göre 17.900,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/381, K. 2024/398, 29 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama