İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/476 K.2024/648

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/476Karar2024/648Tarih28 Mart 2024Okuma12 dk · 2.328 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
28 Mart 2024
Dosya no
2021/476
Karar no
2024/648
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
22/12/2020
Numarası
2018/227 E. - 2020/264 K.
Davanın konusu
Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
28/03/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.328 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 19.04.2012 başvuru tarihli, ... numaralı endüstriyel tasarım belgesine konu tasarımlarının yeni ve ayırt edici olmadıklarını, tescil tarihinden önce kamuya arz edildiğini, müvekkilleri tarafından alınan 2011 07823 numaralı tescil belgesindeki tasarım ile davaya konu tasarımın ayırt edilemeyecek derecede benzerlik içerdiğini, müvekkili tasarımının daha evvel tarihli olduğunu, davalı tarafın ise dava konusu tasarımı müvekkillerinden kopyalayarak sonradan tescil ettirdiğini, dava konusu ürünlerin davalı şirkete fatura ile satıldığını belirterek,

bu sebeplerle davalı adına tescilli ... numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, müvekkili şirketin ortağı ... ile davacılardan ...'ın ... ve ... markalarının müşterek ortakları olduklarını, diğer davacı ... ile fason iş yapma sözleşmesi imzalandığını, üretimden haberdar olan davacıların yıllar sonra tasarımının hükümsüzlüğünü talep etmelerinin kötü niyeti ortaya koyduğunu, davacı ... fason iş sözleşmesinin feshinden sonra müvekkiline ait markalı ürünlerin aynılarını yapıp piyasaya sürdüğünü,

davacı ...'ın diğer davacının oğlu ile müşterek bir şirket kurarak müvekkiline ait ürünleri izinsiz olarak ürettiklerini, bu durumun Mahkememizin 2016/34 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davaya konu tasarımın müvekkili tarafından fiili kullanımının TPMK'ya müracaat tarihinden önce olduğunu, ...

Gazetesinin 04.06.2011 tarihli ekinde müvekkilinin adının yer aldığı görsellerde müvekkiline ait ürünlerin reklamının yapıldığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"....Bu yasal düzenlemeler ışığında somut olaya bakıldığında.

TPMK kurumundan getirtilen tasarım tescil kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı ile, davalının ... numaralı çoklu endüstriyel tasarımının 19/04/2012 başvuru ve tescil tarihli olduğu, davalının kendi beyanı ile 04/06/2011 tarihinde kendileri tarafından kamuya sunulmuş olduğu, yine bilirkişi tarafından internet üzerinde yapılan incelemede "..." isimli ürün ambalajında 06/07/2011 tarihinde davacı tarafından kamuya sunulduğunun tespit edildiği,

" ..." ve ..." markalarının davalı şirket tek ortağı ve yetkilisi ... ait oldukları, Bursa'da görülen davanın konusunun da "..." markası ile davaya konu ambalaj tasarımının davacı ... tarafından taklit edildiği iddiasıyla ilgili olduğu, davacıların ... numaralı çoklu endüstriyel ambalaj tasarımının 27/12/2011 başvuru ve tescil tarihli olmasına rağmen, tescilden sonra Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada ...'ün bu ambalaj tasarımının kendileri adına tescilli olduğuna dair bir savunmada bulunmadığı,

taraflar arasında fason üretim sözleşmesi olduğunu kabul ettiği, davacılar tarafından dosyamıza delil olarak sunulan fatura örneklerinde davaya konu tasarımla ilgili bir bilginin yer almadığı, yalnızca "..." markasına yer verildiği, kaldı ki davalı ile davacı ... arasında fason üretim sözleşmesi olduğunun her iki tarafça da kabul edildiği, davacının sözünü ettiği 15/05/2011 tarihli fatura dava konusu tasarımla ilgili kabul edilse bile, fason üretim sözleşmesi gereğince tasarım sahibi davalının verdiği izinle tescil tarihinden geriye doğru bir yıl içinde kamuya sunulmuş olduğu,

davaya konu tasarımın davalı tarafça kamuya sunulduğu 04/06/2011 ve 06/07/2011 tarihlerinin de dava konusu tasarımın tescil tarihinden geriye doğru bir yıllık süre içinde olduğu ve tasarım sahibi davalı tarafından kamuya sunulduğu, bu nedenle SMK'nun 57/2. maddesi uyarınca tasarımın yeniliğini ve ayırt ediciliğini etkilemeyeceği, tasarımın daha önceki tarihlerde davalı dışındaki kişiler tarafından kamuya sunulduğunun ispatlanamadığı,

davacıların davalı tarafından tasarımın kamuya sunulduğu tarihten sonra yaptıkları ve halen hükümsüz hale gelen tasarım tescillerinin davalıya ait tasarımın hükümsüzlüğüne neden olmayacağı anlaşılmakla, davanın reddine" karar verilmiştir.

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -gerekçeli kararda usul ve yasaya aykırı olarak hazırlanmış bilirkişi raporuna göndermeler yapıldığını, raporda bir internet sitesi üzerinde yapılan incelemenin, kime ait olduğunun belli olmadığını, davalı tarafın delilleri arasında yer almadığını, delil olarak kabul edilemeyeceğini,

HMK m.141'de düzenlenen iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık oluşturulduğunu,-gerekçeli kararda müvekkili ... ile ... arasında Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada müvekkilinin bahse konu ambalaj tasarımının kendisi adına tescilli olup olmadığı hususunda beyanda bulunmamasının mevcut davanın reddine gerekçe olduğunun belirtildiğini, sayın mahkeme tarafından usule aykırı olarak müvekkilinin Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada sükut etmesini ikrar mahiyetinde nitelendirmesinin hukuka aykırı olduğunu, -bilirkişi tarafından hazırlanan raporda,

sunulan önemli faturaların silik olduğu ve üzerlerinde görsel olmadığını belirterek herhangi bir görüş bildirmediklerini, 27.02.2020 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanlarını içeren dilekçelerinde faturaların asıllarını dosyaya sunabileceklerinin belirttiklerini ancak dikkate alınmadığını, itirazlarının dikkate alınmasının savunma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, -Davalı yanın davacıya ait davaya konu tasarımları ayırt edilemeyecek şekilde birebir kopyalayarak kendi adına tescil ettirdiğini, tescil işleminin, müvekkili tarafından davalı şirkete 15.05.2011 tarih ... numaralı, 23.05.2011 tarih ... numaralı,

23.05.2011 tarih ... numaralı, 30.05.2011 tarih ... numaralı ve 13.06.2011 tarih ... numaralı faturalar ile satılan ürünlerden kopyalandığını, işbu tasarımların ilk üreticisinin müvekkili olduğunu, piyasaya yine ilk defa müvekkili tarafından sokulduğunu, sayın bilirkişinin usul ve yasaya aykırı olarak üzerine vazife görüp kime ait olduğu belli olmayan bir internet sayfasını raporuna eklemek suretiyle davalı lehine rapor sunduğunu, -Davalı yanın, cevap dilekçesinde dava dışı endüstriyel tasarımları davaya konu ettiğini ve bunları delil olarak gösterdiğini,

söz konusu marka ve tasarımlara ilişkin davaların hiçbirinin işbu dava ile alakası olmadığını, asılsız ve mesnetsiz iddialar ile dava konusu tasarımlara ilişkin haksız yararlanma çabası içerisinde olduğunu, ancak gerekçede karşı tarafın bu delillerine de dayanıldığını, -Davaya konu tasarımların müvekkili tarafından, davalı yan'dan daha önce piyasaya sunulmuş olduğunun başka bir kanıtının ise yine delilleri arasında bulunan 23.05.2012 tarih ve ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı faturalar ile ....

AŞ.'ye satılan mallar olduğunu, ancak değerlendirmeye alınmadığını, -Davalı şirketin ... numaralı tescil belgesi ile haksız bir şekilde tescil ettiği tasarımlar ile müvekkilinin daha öncesinde ... numaralı tescil belgesi ile tescillediği tasarımlar arasında herhangi bir fark bulunmadığının en basit incelemeyle dahi anlaşılabilmekte olduğunu, bu hususun sayın bilirkişi raporunda da belirtildiğini, Davaya konu tasarımlar arasında herhangi bir fark olmamakla beraber, eğer sayın mahkemece usul ve yasaya aykırı hazırlanmış bilirkişi raporu esas alınmasaydı,

işbu bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanları dikkate alınsaydı ve sunduğkları deliller yeteri kadar incelenseydi davanın kabul edileceğini bu nedenle kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davaya konu tasarımın müvekkili şirket yetkilisine ait ... isimli kese markasına ait olduğunu, istinaf kanun yoluna başvuran davacı ...’ün de bu keselerin fason üreticisi olduğunu, davaya konu tasarımın davacıların da başvuru tarihinden çok daha önce müvekkili tarafından kamuya sunulmuş olduğunu, ... isimli markanın tescil tarihinin 10.02.2011 olduğunu, tasarımın kullanıldığı ambalajlı ürünlerin müvekkili tarafından fiili kullanımının davacıların TPE’ye müracaat tarihlerinden daha önce olduğunu,

... isimli satış merkezinin 04.06.2011 tarihli ... gazetesinin cumartesi ekindeki tam sayfa reklam amaçlı ilanında müvekkilinin adının yer aldığı görseller içinde müvekkiline ait ürünlerin reklamı da yapıldığını, İstanbul Anadolu 1.Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2016/34 Değişik İş dosyası ile davacılar tarafından, müvekkiline ait olan tasarımın izinsiz kullanılıp satışa sunulduğunun tespit edildiğini, Bursa 3.Asliye Hukuk Mahkemesi E.2012/138 sayılı dosya ile görülen davada, davacıların dava konusu tasarım üzerinde hak sahipliği konusunda en ufak bir beyanda bulunmadıklarını,

mahkemece müvekkilinin tasarım üzerinde hak sahibi olduğuna karar verildiğini ve işbu kararın Yargıtay incelemesinden geçerek davalarının kabul edildiğini istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, davalı şirket adına tescilli ... numaralı endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.Uyuşmazlık, davacı adına TPE nezdinde 27.12.2011 tarihli,

... numaralı tescil belgesi ile tescillenmiş tasarım ile davalı adına tescilli 19.04.2012 başvuru, 01.09.2012 yayınlanma tarihli, ... numaralı endüstriyel tasarım belgesinin ayırt edici nitelikte olmadığı hususundan kaynaklanmaktadır. Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları incelendiğinde; ... numaralı "ambalaj deseni" isimli endüstriyel tasarımın 19.04.2012 tarihinde davalı ...

Limited Şirketi adına tescil edildiği, ... numaralı "ambalaj kutusu" isimli endüstriyel tasarımın 27.12.2011 tarihinde davacılar ... Ve ... adına tescil edildiği, ancak davacıların süresi içerisinde yenileme yapmaması üzerine tasarımın geçersiz kılındığı anlaşılmıştır. Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2012/138 E, 2016/172 K sayılı davasında, davacıların ... Tic. Ltd.

Şirketi ve ... , davalının ... olduğu, davacı ... adına tescilli "..." markası ile davacıların ürün ambalajında kullanılan eserin izinsiz olarak davalı tarafından kullanıldığı iddiasıyla dava açıldığı, davalı ... bu yargılamada fason üretici olduğunu savunduğu, ambalaj üzerindeki şeklin davaya konu ... tescil numaralı tasarım ile aynı olduğu, Mahkeme'nin 2012/138 Esas, 2017/172 Karar sayılı ve 14/04/2016 tarihli kararı ile davacı ...'ya ait markaya tecavüz edildiğinin tespitine ve manevi tazminata, ayrıca davaya konu tasarımın ambalaj üzerinde kullanılması nedeniyle FSEK 68. maddesi uyarınca tazminata hükmedildiği,

kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından incelenen kararın 2016/14595 Esas, 2018/5876 Karar sayılı ilamıyla yalnızca ticaret unvanının da kullanıldığının kabulü gerektiği gerekçesiyle bozulduğu tespit edilmiştir.

13.01.2020 tarihli bilirkişi raporunda; davalı tarafa ait 2012/02771 tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımların ... nolu tasarım görselinde yer alan ambalaj kompozisyonu tasarımı ile aynı olma derecesinde benzer oldukları, davalı tarafa ait ... tescil numaralı endüstriyel tasarım belgesindeki tasarımların başvuru tarihinden önce kamuya sunulmuş olsa da, kamuya sunumun başvuru tarihinden 12 ay önceki zaman diliminde yapıldığı, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu yönünde görüş bildirmiştir.

Delil olarak incelenen internet sitesinin bilirkişiler tarafından re'sen dikkate alındığı, ancak bu durumun hukuka aykırılık oluşturmadığı, hükümsüzlük davalarında re'sen incelemenin kamu düzenine ilişkin hususlarda yapılabileceği, HMK 141.

Maddesine göre iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağına aykırılık oluşturmadığı, bu konudaki istinaf talebinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Tasarım, 6769 sayılı SMK'nın 55. maddesinde tanımlanmış olup aynı Yasa'nın 56. maddesinde, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip tasarımların anılan Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunacağı düzenlenmiş, aynı maddenin 4. bendinde de yenilik unsuru tanımlanmış ve bir tasarımın aynısı, başvuru veya rüçhan tarihinden önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarımın yeni kabul edileceği, sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteren tasarımların aynı olduğu hüküm altına alınmıştır.

Davacı taraf, Bursa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen davanın gerekçe yapıldığını, o davadaki beyanların ikrar niteliğinde olmadığını ileri sürmüş ise de, gerekçede beyanların ikrar niteliğinde olduğuna dair bir beyana yer verilmediği, sadece sunulan cevap dilekçesine göre ... fason üretim sözleşmesi olduğunu ilişkin beyanına değinildiği, ...

Tic.Ltd.Şti ile ... arasında 16.03.2011 tarihinde fason imalat sözleşmesi düzenlendiği ve süresiz olarak akdedilmiş 16.03.2011 tarihli fason imalat sözleşmesine göre banyo kesesi üretim ve satışı amacıyla imalathanelerle anlaşıp fason üretim yapılması ve satılmasının sağlanması amaçlandığı, sözleşmenin 4.1 ve 5.1 maddeleri incelendiğinde logo ve tasarımların davalı ..

Tic.Ltd.Şti'ne ait olduğunun kabul edildiği ve davacı tarafça sözleşme dışında kullanmamayı taahhüt ettiği buna göre ilgili sunulan faturaların da değerlendirildiği ve bu konuda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.

6769 Sayılı SMK'nin 57. maddesine göre kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsayacağı, tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanmasının kamuya sunulma sayılmayacağı, koruma talep edilen bir tasarımın başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması halinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceği belirtilmiştir.

Davaya konu tasarımların davacı tarafından daha önce piyasaya sunulmuş olduğunun kanıtının 23.05.2012 tarih ve ... numaralı, ... numaralı, ... numaralı faturalar ile ....

AŞ.'ye satılan mallar olduğu ,Davalı şirkete 15.05.2011 tarih ... numaralı, 23.05.2011 tarih ... numaralı, 23.05.2011 tarih ... numaralı, 30.05.2011 tarih ... numaralı ve 13.06.2011 tarih ... numaralı faturalar ile satılan ürünlerden kopyalandığı ileri sürülmüş olup, davacı ve davalı arasında yapılan fason üretim sözleşmesi bulunduğunun tarafların kabulü nedeniyle tasarım sahibi davalının verdiği izinle tescil tarihinden geriye doğru bir yıl içinde kamuya sunulmuş olduğu,

6769 Sayılı SMK'nin 57. maddesine göre rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması halinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceğinden bu konudaki istinaf talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Sunulan bilirkişi raporunda, "..hükümsüzlüğü talep edilen ... tescil no'lu tasarım belgesi çoklu tasarım tesciline sahip olup, 2 adet tasarımdan oluşmaktadır.

Bu belgedeki her iki tasarım da 32-00 locarno sınıfında (locarno 32-00: Grafik Semboller ve Logolar, Yüzey Desenleri, Süslemeler) olup, ambalaj içeriğinin anlatıldığı “ambalaj deseni / ambalaj grafik kompozisyonlarıdır”. ... no'lu tasarımda ambalajın ön görünümü, ... no'lu tasarımda ise aynı ambalajın ön ve arka kısımları beraber tanımlanmıştır. Davacılar taraflara ait olan ... no'lu tasarım belgesi de çoklu tasarım tesciline sahip olup, 2 adet tasarımdan oluşmaktadır.

Bu tasarım belgesinde tanımlanan tasarımlar ise 09-03 focarno sınıfında (locarno 09-03: Kutular, Çantalar, Kaplar (Muhafaza) Teneke veya Metal Kutular) olup “ambalaj kutusu” olarak tanımlanan ürüne aittir.

Görselde asıl tasarım yanında yer alan grafik kompozisyon incelendiğinde, tasarımın içeriğin özellikleri hakkındaki ibareleri yarım bırakacak ve tüketici tarafından anlaşılamayacak şekilde bıçak kesim hattının oluşturulduğu görülmektedir. ... no'lu tasarım görselinde yer alan ambalaj kompozisyonu tasarımının davalı tarafa ait ... tescil no'lu tasarımın kesilmiş hali olduğu, tasarımların bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı, birbirleri üzerinde aymı olma derecesinde benzer olarak algılandıkları" tespit edilmiştir.

Davacı adına TPE nezdinde 27.12.2011 tarihli, ... numaralı tescil belgesi ile tescillenmiş tasarım ile davalı adına tescilli 19.04.2012 başvuru, 01.09.2012 yayınlanma tarihli, ... numaralı endüstriyel tasarım belgesinin başvuru tarihleri dikkate alındığında,

6769 Sayılı SMK'nin 57. maddesine göre rüçhan tarihinden önceki 12 ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması halinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemeyeceğinden bu konudaki istinaf talebinin de yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,

dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 22/12/2020 tarih ve 2018/227 E. 2020/264 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 118,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 309,00-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

28/03/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/476, K. 2024/648, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/476
Karar No
2024/648
Tarih
28 Mart 2024

İlgili Kararlar

  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/477 K.2024/224
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/478 K.2024/451
  • İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/478 K.2024/290
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2021/479 K.2024/398
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/479 K.2024/220
  • Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/480 K.2024/383

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.