KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi Birleşen Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2015/310 Esas Sayılı Dosyası
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/567
- Karar no
- 2024/564
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 2.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/11/2020
- Numarası
- 2017/225 E. - 2020/373 K.
- Birleşen dava
- Tasarımın İptali, Hükümsüzlüğü, Sicilden Terkini
- İstinaf karar tarihi
- 21/03/2024
Karar Metni
1.738 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili firmanın 2000 yılından bu yana arabalara yönelik olarak yedek parça ve aksesuar sektöründe faaliyet gösteren bir firma olduğunu, ürün gamını Türk Patent nezdinde tescilli markalan altında; tescilli tasarımları ile tüketicilerin beğenisine sunulduğunu, ürün çeşitliliği olarak pick-up, suv, jeep, ağır ticari ve hafif ticari araçların her türlü alüminyum, krom ve poliüretan malzemelerden olmak üzere ön koruma barları, yan basamak barları, arka koruma barları, tavan portbagajları, çeki demirleri gibi birçok aksesuar üretimini gerçekleştirdiğini, yurt içinde ...
A.Ş. ... San. ve Tie A.Ş. (...), ... Paz. A.Ş. (...), ... A.Ş., ... Otomotiv A.Ş., ...
A.Ş. gibi distribütör firmalar ile çalışmakta olduğunu, Hollanda, Ukrayna, İran, Polonya, Mısır, Cezayir, Rusya, Ingiltere, Finlandiya, İsrail, İsveç, Almanya, Irak, Katar ve Azerbaycan gibi pek çok ülkeye ihracat yaptığını, müvekkili firmaya ait ..., ... ve ... kod numaralı tasarımlarının 554 sayılı KHK kapsamında yenilik ve ayırt edici nitelik kriterlerine haiz tasarımlar olduğunu, davalı firmanın müvekkili firmaya ait tescilli tasarımların ayniyet derecesinde benzerlerini ürettiğini,
sair firmaların yaptığı gibi araç aksesuarları bakımından neredeyse sonsuz-sınırsız denilebilecek sayıda tasarım geliştirme açısından seçenek özgürlüğü varken müvekkili firmaya ait tescilli tasarımların taklitlerini üretmekte bir sakınca görmediğini, davalı firmanın, müvekkilinin Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescil ettirmiş olduğu tasarımlara tecavüz suretiyle adı geçen firmalara ürün sattığını, dava dilekçesi ekinde sunulan ürünlerin ayniyet bakımından ortalama tüketici üzerinde İltibasa sebebiyet vereceği açık olduğunu,
davalı tarafın müvekkili firmaya ait tasarımları taklit etmek sureti ile ticaret hayatında haksız kazanç elde ettiğini belirterek, davalı firma eylemlerinin, müvekkili firma adına tescil edilmiş olan ..., ... ve ... kod numaralı tasarımlarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitine, müvekkili firmanın tasarımdan doğan haklarına karşı tecavüz fiillerinin durdurulması ve önlenmesine, tasarımdan doğan haklara tecavüz suretiyle üretilen ürünlere, bunların üretiminde doğrudan doğruya kullanılan araç-gereçlere el konulmasına,
davanın etkinliğini temin için davalının dava dilekçesinde yer alan ve tespit edilebilen sair adreslerinde ki taklit ürünlerine ve bu ürünleri üretmeye yarayan araç ve gereçlere ihtiyati tedbir ile el konulmasına, davanın etkinliğinin sağlanması amacı ile 554 s. KHK ve HMK kapsamında davalının malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasına, davalı firma tarafından müvekkili firma adına tescil edilmiş olan endüstriyel tasarımların tanıtıcı katalog ve broşürlerde kullanılması, üretiminin ve satışının yapılması, ticari amaç ile elinde bulundurması,
tasarımın uygulandığı ürünlerin depolanması nedenleri ile müvekkilinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların ve yoksun kalınan kazancın tazmini saklı kalmak kaydı ile karar verilmesini talep etmiştir. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça husumetin yanlış yöneltilmiş olduğunu, davalı tarafından gösterilen şirketin unvanının ...
Sanayi ve Ticaret ... olduğunu, tarafın yanlış belirtildiğini, müvekkili davalı şirketin, dava dışı ...den fatura karşılığı yedek parça salın almakta olduğunu, davacının iddia ettiği ürünleri üretmediğini, söz konusu ürünlerin kamuya mal olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik niteliğe haiz olmadığını, davacı tarafın dilekçesinde ..., ..., ... tescil numaralı tasarımların 554 sayılı KHK'nın aradığı anlamda yenilik ve ayırt edici nitelik kriterine haiz tasarımlar olduğunu iddia ettiğini, ancak söz konusu tasarımların yeni olmadığını, davacı taraftan önce piyasada başka firmalar tarafından üretilip, satışa sunulan ürünler olduğunu,
bu sebeple davacı tarafın tasarımlarının hükümsüzlüğü gerektiğini, yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığını, davacı tarafın ... tescil numaralı tasarımının daha önceden kamuya sunulduğuna ilişkin olarak ekte sundukları "www...com” sitesinin 25 Aralık 2006 tarihinde yayınlanan görsellerinde görüleceği üzere davacı tarafın tescilli tasarımının daha önceden kamuya arz edildiğinin anlaşılacağını, davalı tarafın ... tescil numaralı tasarımının yenilik ve ayırt edici niteliğe haiz olamayıp, davacı şirketten önce TPE'de ...
İhracat San. ve Tic. Ltd. Şti tarafından 04.11.2011 tarihinde ... tescil numarası ile tescil edildiğinin görüleceğini, davacı tarafın taklit edildiğini iddia ettiği henüz tescil edilmemiş olan 15/12/2014 başvuru tarihli ... nolu tasarımına ilişkin iddialarını kabul etmediklerini belirtmekle birlikte, iddia konusu ürünlerin müvekkili şirket tarafından ekte sundukları faturada görüleceği üzere ... San. ve Tic. Ltd.
Şti’den alındığını, işbu davada müvekkili şirkete husumet yönlendirilemeyeceğini, davacı tarafın benzer olduğunu iddia ettiği ürünlerin TPE'de...adına 18/06/2014 tarihinde ... tescil numarası ile tescil edilmiş olduğunu, davaya konu tasarımının yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığının açık olduğunu, müvekkili şirket tarafından tecavüz edildiği öne sürülen davaya konu yedek parçaların 554 sayılı KHK kapsamında yeni ve ayırt edici tasarımlar olmadığını belirterek, öncelikle husumet yönünden aksi durumda esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin tasarımlarının 554 sayılı KHK kapsamında yeni ve ayırt edici nitelik kriterini taşımadığını, davalı şirket tarafından ... ve ... numaraları ile tescil ettirilen tasarımların başta Tayland, Vietnam, Hindistan gibi birçok uzak doğu ülkelerinde yerleşik şirketler tarafından üretilip dünyanın farklı ülkelerine satışa sunulduğunu, davalı şirketin daha önceden kamuya arz olmuş, yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olmayan işbu tasarımları sanki kendi tasarımlarıymış gibi tescil ettirerek,
üçüncü kişilerin Türkiye sınırları içerisinde kullanımını engelleyerek haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, bu durumun TMK m.2 gereği Dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, çeşitli sitelerden alınan ekran görüntüleri ile bahse konu tasarımların tescil tarihlerinden önce kamuya arz edildiğini, davalının mevzuat ve uygulamanın zafiyeti sayesinde aldığı endüstriyel tasarım belgelerinin verdiği koruma sayesinde piyasada tekel olabilmek amacıyla kamuya mal olmuş araç aksesuar tasarımlarını kendi adına tescil ettirdiğini ve müvekkili şirket ile diğer şirketlere karşı haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğunu belirterek,
... ve ... tescil numaralı tasarım tescil belgelerinin iptaline ve hükümsüzlüğü'ne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili dava dilekçesinde özetle. Öncelikle açılan davanın, davalı tarafın haksız ve hukuka aykırı eylemlerine hukuki bir yol bulma çabasından ibaret olduğunu, işbu davada davacının asıl dava dosyasında ihbar olunan sıfatı ile yer aldığını, ...
Sanayi ve Ticaret ... şahıs firması sahibi ve yetkili olan ... isimli şahsın, huzurdaki dava bakımından davacının ortağı ve yetkilisi olduğunu, bahse konu firmalar arasında organik bağ bulunduğunun aşikar olduğunu, davacı yanın müvekkili firma adına ... ve ... kod numaraları ile tescilli tasarımların tescil edildiği dönemde “yenilik” ve “ayırt edicilik” kriterlerini haiz olmadığı yönündeki iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve bu iddiaların kabulünün mümkün olmadığını,
554 sayılı KHK m.5 ve m.7 uyarınca tasarımların yenilik ve ayırt edicilik kriterleri değerlendirilirken tasarımcının seçenek özgürlüğünün kapsamının göz önüne alınması gerektiğini, müvekkili tarafından tescil edilen tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olması nedeniyle tescil edildiğini ve bahse konu tasarımların müvekkilinin yıllar süren emek ve sermaye sarfı ile bilgilenmiş tüketici nezdinde ayırt edicilik kazandığını, davacı yanın müvekkili tasarımının yeni ve ayırt edici olmadığını yönündeki iddialarının delil listelerinde ve dilekçelerinde yer alan internet sitesi görsellerinden de aşikar olduğunu,
bahse konu görsellere ilişkin ekran görüntülerinin de dosyaya sunulduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; asıl davanın reddine, Birleşen Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/310 Esas, 2016/196 Karar sayılı davasının kabülü ile, davacı birleşen dosya davalısı adına TPMK nezdinde tescilli ... ve ... numara ile tescilli tasarımların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı birleşen dosya davalısı vekili istinaf dilekçesinde; dosya kapsamında tanzim edilen bilirkişi raporlarında dava konusu olan tasarım bakımından seçenek özgürlüğü ve bilgilenmiş kullanıcı algısı hiçbir suretle dikkate alınmadan, bu hususlarda değerlendirme ve açıklama yapılmadan tanzim edilmiş olan raporlar hükme esas alınarak usul ve yasaya aykırı olarak karar verildiğini, Dosya kapsamında tasarımcının seçenek özgürlüğü bakımından herhangi bir inceleme yapılmadığını, kaldı ki;
müvekkilinin tasarımlarının kullanıldığı sektörde seçenek özgürlüğünün hayli dar olduğunu, zira, bir araç için yan basamağın, veyahut ön tamponun aracın ölçüleri ile uyumlu olması, çok fazla yer kaplamaması gerektiğini, bu nedenle de seçenek özgürlüğünün oldukça sınırlı olduğunu beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Asıl dava, davalı şirket kullanımlarının davacıya ait ..., ..., ... numaralı tasarım tescillerinden kaynaklanan haklara tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi, üretim araçlarına el konulması ile maddi ve manevi tazminat, birleşen dava ise, davacı adına tescilli ..., ... numaralı tasarım tescil belgelerinin iptal ve hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemine ilişkindir.
Toplanan delillere ve denetime elverişli 27/05/2020 tarihli rapor içeriğine göre; hükümsüzlük davası yönünden yapılan değerlendirmede, davacıya ait ... ve ... numaralı tasarım tescillerinin başvuru tarihi olan 02/12/2011 ve 03/10/2012 tarihleri itibarı ile koruma şartı olan yenilik ve ayırt edici nitelik özelliklerine sahip olmadığı,
hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan web sitesinde yer alan görseller ile yapılan karşılaştırmada davacı birleşen dosya davalısının bu tasarımının bilgilenmiş kullanıcı nezdinde oluşturduğu genel izlenim ile diğer ( davalı ve dava dışı firmalar) tasarımların böyle bir kullanıcıda oluşturduğu genel izlenim arasında belirgin farklılıkların bulunmadığı, dolayısı ile davacı/ birleşen dosya davalısı ürünlerinin yeni ve ayırt edici nitelikte olmadığı, ayniyet derecesinde benzer olarak algılandıkları ve daha önceden piyasaya arz edilen davalı / birleşen dosya davacısı ve dava dışı diğer firma ürünleri ile ayniyet derecesinde benzer olduğu,
bu nedenle birleşen davada tasarımın hükümsüzlük isteminin kabulü ile davalı tarafa ait ... ve ... numaralı tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Teknik bilirkişi raporlarına göre; daha önceden piyasaya arz edilen davalı/ birleşen dosya davacısı ve dava dışı diğer firma ürünleri ile ayniyet derecesinde benzer olduğu ve davacı/ birleşen dosya davalısı tarafından birebir taklit edilmek sureti ile endüstriyel tasarım tescillerinin yapıldığı anlaşılmış, bu nedenlerle, davacının tasarımlarının yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin bulunmaması gerekçesiyle asıl davanın reddine, yukarıda açıklanan hükümsüzlüğe ilişkin gerekçeler doğrultusunda da birleşen davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı-birleşen davalı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
21/03/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/567, K. 2024/564, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama