İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/848 K.2024/675

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/848Karar2024/675Tarih4 Nisan 2024Okuma10 dk · 2.069 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Nisan 2024
Dosya no
2021/848
Karar no
2024/675
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
11/03/2021
Numarası
2019/185 E. - 2021/40 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
04/04/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.069 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kökleri 1894 de dayanan, 125 yıllık bir şirket olan ...

LTD ("...") merkezi İngiltere' de bulunmakla beraber Amerika Birleşik Devletleri' nden Almanya'ya Hollanda' dan Avusturya'ya, Fransa' dan Yeni Zelenda' ya, İtalya' dan Japonya'a dünyanın dört bir yanında onlarca mağazası ve iş birliği yaptığı distribütörler vasıtasıyla uzun yıllardır milyonlarca tüketiciye ulaşmakta olduğunu, müvekkilinin aynı zamanda ticaret unvanın da esas unsuru olan "..." markası altında sattığı ürünlerin zamansız moda anlayışı ve üstün kalitesi ile dünya çapında bir tanınmışlık elde eden köklü ve prestijli bir hazır giyim üreticisi olduğunu,

müvekkilinin ticaret unvanının esas unsurunu teşkil eden ve tüketici nezdinde son derece tanınmış hale getirdiği "..." marka tescillerinin de sahibi olduğunu, bu kapsamda müvekkilinin TPMK kurumu nezdinde tescilli ve tanınmış olan ve aynı zamanda iş bu davaya dayanak teşkil eden "..." markalarının ..., ..., ..., ... sayılı olduğunu, müvekkili şirketin davaya dayanak "..." markasının tanınmış olduğunu, yapılan araştırmalar çerçevesinde ...

DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKEDİ adına ..., ..., ..., ... numaralı markaların tespit edildiğini, dava konusu marka tescillerinin kötü niyetli olduğunu, davalının 2000 yılından beri, Türk Patent ve mahkemeler ile Yargıtay' ın kararlarına rağmen, ıslarla müvekkilinin özgün, tescilli ve tanınmış "..." markasını kopyalamakta ve tescil ettirmeye çalıştığını, davalının dünyaya ünlü başka markaları da kötü niyetle kendi adına tescil ettirmeye çalıştığını, dava konusu markaların kötü niyetli tescil ettirildiğini tevsik eder nitelikte yargıtay kararlarını belirtmekle,

dava konusu markaların müvekkilinin tescilli markaları ile ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimali yaratmakta olup SMK' nun 6/1 maddesi uyarınca da hükümsüz kılınması gerektiğini, dava konusu markaların karıştırma ihtimali yaratacak derecede benzer olduğunu, dava konusu marka tescilleri kapsamında yer alan mal ve hizmetlerin müvekkiline ait "..." markaları kapsamında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür ve benzer olduğunu,

dava konusu marka tescillerinin müvekkiline ait "..." markaları ile karıştırılma ihtimali yaratacak derecede benzer olması ve tescil kapsamlarında yer alan malların/hizmetlerin de müvekkiline ait dayanak markalar kapsamındaki mallar/hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer olması neticesinde markaların halk tarafından karıştırılacağının açık olduğunu, dava konusu marka tescillerinin SMK' nın 25/1.

Maddesinin yaptığı atıfla 6/4 ve 6/5 maddesi uyarınca hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, dava konusu marka tescilleri nedeniyle müvekkilinin markasının itibarının zarar göreceğini, ayırt edici karakterinin zedeleneceğini, dava konusu markaların müvekkilinin alan adınını ve ticaret unvanının esaslı unsurunu içeriyor olduklarından SMK' nın 6/6 maddesi uyarıca da hükümsüz kılınmasını, bu nedenlerle, davalı adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ... sayılı “...” markasının, ... sayılı “...” markasının,

... tescil sayılı “...” markasının ve ... tescil sayılı “...” markasının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 25/1. maddesinin yaptığı atıfla 6/1, 6/4,6/5, 6/6 ve 6/9. maddeleri uyarınca hükümsüzlüklerine ve sicilden terkinlerine, yukarıda belirtilen markalardan,

03.01.2012 tescil tarihli ve ... tescil sayılı “...” markası ile 20.12.2011 tescil tarihli ve ... tescil sayılı “...” markasının tescil kapsamlarında yer alan tüm mallar için dava tarihinden önceki son 5 yıl içerisinde ciddi biçimde kullanılmamaları nedeniyle 6769 sırasıyla sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 26/1(a) ve 27/2 maddeleri uyarınca tümden iptalleri ve sicilden terkinlerine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, iddia ettiği gibi tanınmış marka olmadığını, üstelik bu hususta TPMK' dan kendisine ait bir tanınmış marka kaydının bulunmadığını, tarafların mal hizmetlerinin birbirinden farklı olduğunu, davacının tekstil alanında, müvekkilinin ise saat sektöründe yüksek faaliyetinin bulunduğunu, tarafların mal ve hizmetlerinin birbiriyle çakışmadığını,

davacının tanınmış marka olmaması ve 45. Sınıfın tamamında tescilinin bulunmaması davacının saat sektöründe faaliyette bulunmamasının tüm bu hususlara ek olarak müvekkilinin markasının esas unsurunun sırf ... ibaresinden oluşmaması müvekkilinin markasının esas unsurunun ... ibaresini oluşturduğunu, salt olarak müvekkilinin ... ibaresiyle bir markasının bulunmadığını, markanın esas unsurunun ... olması nedeniyle, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, gerek kavramsal, gerek görsel, gerekse de işitsel bir benzerlik bulunmayan davacı ve müvekkili markalarına yönelik olarak davacının tüm iddialarının reddi, kötü niyet,

iptal ve hükümsüzlük iddialarının reddinin gerektiğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davanın kabulü ile, davalı adına tescilli ..., ..., ... ve ... sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ... ve ... sayılı markalar yönünden kullanılmama nedeniyle iptal talebinde bulunulmuş ise de, markalar ile ilgili hükümsüzlük kararı verildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde.

Mahkemece, müvekkili tarafından dava konusu ... tescil sayılı “...” markası ve ... tescil sayılı “...” markası yönünden kullanmama nedeniyle iptal talebinde bulunulmuş ise de “işbu markalar yönünden hükümsüzlük kararı verildiğinden iptal talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına" dair karar verildiğini, söz konusu iki marka için iptal talebinin, bu markaların hükümsüzlüğü talebinden ayrı bir talep olduğundan, yerel mahkemenin bu talep yönünden de esas hakkında karar oluşturması gerektiğini, her ne kadar, yerel mahkemece çok yerinde bir şekilde dava konusu tüm markaların tümüyle hükümsüzlüklerine karar verilmiş olsa da,

iptal talebi yönünden kanunun aradığı şekilde ciddi bir biçimde kullanılmayan markaların tümüyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, ... sayılı “...” ve ... sayılı “...” markalarının tescil edildikleri sınıflarda yer alan hiç bir mal ve hizmet üzerinde son 5 yıldır ciddi biçimde kullanılmamış olup, iptal edilmeleri gerektiğini, Bilirkişiler tarafından kullanımı tespit edilen ürünler yönünden gerçekleştirilen kullanımların da ciddi kullanım olmayıp, iptal talebine konu markalar kapsamlarındaki tüm ürünler yönünden iptal edilmesi gerektiğini, ... sayılı markanın 03.sınıftaki “parfümlerde” ve 14.sınıfta “kol saatinde”,

... sayılı markanın da 25.sınıftaki “ayakkabılarda” tespit edilen kullanımlarının ise 13.03.2014 ve 17.03.2019 tarihleri arasında ciddi kullanım seviyesinde olmadığını, SEMBOLİK olduğunu, ilgili faturaların ciddi kullanımı göstermekte yeterli olmadığını, ... tescil sayılı “...” markasının kullanmama nedeniyle ayakkabılar dahil tüm kapsamı yönünden iptal edilmesi gerektiğini,göstermeye yeterli değildir.

Dolayısıyla ... tescil sayılı “...” markasının kullanmama nedeniyle “parfümler” ve “saatler” dahil tüm kapsamı yönünden iptal edilmesi gerektiğini, Somut olayda, 13.03.2014 ve 17.03.2019 tarihleri arasında düzenlenen faturalarda “...” için ayakkabı, “...” için parfüm, kol saati ürünlerinin satışın ilişkin bir kısım fatura yer almakta olup, bu ürünlere yönelik düzenlenen fatura adetleri, tarihleri (satışlar belli günlerde toplanmakta 5 yıllık zamana yayılmamaktadır) ve satış rakamlarının ciddi kullanımın tespiti için yeterli olmadığını, dolayısıyla, bu ürünler bakımından cüzi bir satış rakamı elde edilmiş olmasının,

ciddi kullanım olmadığını açıkça gösterdiğini, markanın iptal yaptırımı ile karşılaşmaması için işlevine uygun olarak sürekli, etkin ve ciddi şekilde kullanılması gerektiğini beyan ederek, hükmün belirtilen nedenlerle kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde.

İlgili markaların sınıf ve emtialarında iltibas meydana gelmediğinin bilirkişi raporunda açıkça ispatlandığını, ilgili markaların sınıf ve emtialarında müvekkilinin ciddi şekilde kullanım gerçekleştirdiğini, iptal koşullarının oluşmadığını, buna rağmen ilk derece mahkemesinin bu hususları dikkate almadan karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, ADALET DİVANI’nın SWATCH/SWATCHBALL kararının (T-71/14) mutlaka incelenmesi gerektiğini, ilgili karar incelendiğinde açıkça davacının markasının tanınmış marka olması,

müvekkilinin kullandığı markalarla farklı mal ve hizmet sınıfında faaliyet göstermesine engel teşkil etmeyeceğini, davacının tanınmış markaya dayanarak kendisinin haksız rekabet gerçekleştirdiğini, bu nedenle müvekkilinin farklı mal ve hizmet sınıfında faaliyet gösterdiğini, bilirkişinin verdiği raporun ADALET DİVANI kararına birebir aykırılık teşkil ettiğini, Davalıca ait ... markası ile müvekkile ait ... markası KAVRAMSAL olarak birbirinden farklı olduğunu, davacıya ait markanın esas unsuru ... ibaresiyken , müvekkiline ait markaların ... ve ... markası olup, müvekkilinin markalarından birinin esas unsurununun ...,

diğerinin esas unsurunun ise ... ibaresi olduğunu, Markaların şekil unsuru itibariyle görsel ve ayrıca işitsel olarak da birbirinden farklı olduğunu, farklı mal ve hizmet sınıflarında bulunduğunu, müvekkilinin yoğun olarak saat alanında faaliyet gösterdiğini, davacının ise tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, İtirazları bakımından yeni bir bilirkişi heyetinden yeni bir rapor alınması gerektiğini, Davacının kötüniyet iddiasının gerçeği yansıtmadığını beyan ederek, Mahkemece verilen kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava; marka hükümsüzlüğü ve kullanmama nedenine dayalı iptal davasıdır.

Davacı; "..." markasının sahibi olduğunu, davalı adına tescilli ... sayılı "...", ... sayılı "...", ... tescil sayılı "..." ve ... tescil sayılı ... şekil markalarının kendi markasıyla iltibas tehlikesi oluşturduğunu beyan ederek, 6769 sayılı SMK'nun 6/1, 6/4, 6/5, 6/6, 6/9 uyarınca davalı markalarının hükümsüzlüğü ile ... numaralı ve ... numaralı markaların kullanılmama nedeniyle iptaline ilişkindir.

Mahkemece toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre hükümsüzlük talebi yönünden yapılan incelemede; davacının "..." markası adı altında yüz yılı aşan bir süredir yaygın bir coğrafi alanda faaliyet gösterdiği, söz konusu markanın Türkiye'de 1995 yılından itibaren tescil edilmiş olduğu ve bu tarihten itibaren Türkiye'de kullanıldığı,

Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2012/2305 E. 2013/4455 K. sayılı kararı onama kararı ile ... markasının tüketici kitlesi nezdinde herhangi bir sınırlama getirilmeksizin aynı tüketici çevresindekiler tarafından refleks halinde ortaya çıkan çağrışım ve etkileşim sonucu maruf olarak tanınmış marka statüsünde olduğunun kabul edildiği, dolayısıyla davalı markasının, tescil edildiği tarihte dünyada ve Türkiye'de tanınmış marka statüsünde bulunduğu,

bu nedenle davacının ... markasının 03, 14 ve 25. Sınıfa yer alan emtialar açısından, davalının 30/05/2008 tarihinden itibaren tescilli ..., 05/11/2010 tarihinden itibaren tescilli ..., 07/06/2018 tarihinden itibaren tescilli ... ve 10/12/2018 tarihinden itibaren tescilli ... no'lu markalarının başvurularının yapılmış olduğu tarihlerde tanınmış marka statüsünde olduğu anlaşılmıştır.

Davacının ... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ... tescil nolu ..., ... atescil nolu ... markalarının kelime markası olduğu, “...” olarak okuduğu, Türkçe'de bir karşılığının bulunmadığı, bu nedenle tescil edildikleri sınıflar itibariyle de ayırt ediciliklerinin yüksek olduğu, taraf markalarının bütünsel olarak karşılaştırılmasında her ne kadar her iki taraf markasındaki şekil unsurları itibariyle aralarında farklar olsa da; kelime unsurları olarak ... ve ... ibarelerinin benzer olduğu, özellikle ... ibaresinin son hecesindeki uzatma ve işitsel vurgunun baskın olduğu, markalar arasında fonetik benzerlik olduğu,

görsel farklılığın markaları birbirinden uzaklaştırmaya yetmediği, mal ve hizmet sınıfları itibariyle markaların birbirleriyle büyük oranda benzer oldukları, her ne kadar sınıfsal benzerlik tam olmasa da, markanın tescilinde kötüniyetli olunması halinde sınıfsal benzerliğin dikkate alınmaması gerektiği, bu kapsamda; davaya konu esas unsuru ... olan davacı markasının 1894 yılından beri davacı tarafından kullanıldığı, markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğu, davacı markasının tanınmış marka olduğu,

davalının davaya konu markalar dışında Mahkeme kararı ile iptal edilen ... sayılı ..., ... numaralı ..., ... sayılı ..., ve ... numaralı www...com.tr markaları yönünden de tescil başvurusunda bulunduğu, bu markaların davacı tarafından davalı aleyhine açılan davalar neticesinde iptal edildiği, davalının 2000 yılından başlayarak davacıya ait ... markasını tescil ettirdiği, mahkeme kararlarıyla markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesine rağmen, değişik şekil ve ibareler eklemek ve ... esas unsuru kalmak suretiyle marka tescillerinde bulunduğu,

davalının sürekli olarak gerçek ve üstün hak sahibinin davacı olduğunu bildiği ... markasını ısrarlı bir şekilde kendi adına tescil ettirmeye çalışması, buna ilişkin iptale ve hükümsüzlüğe yönelik mahkeme kararlarına rağmen, tescillerini devam ettirmesi nedeniyle kötü niyetli olduğu, basiretli bir tacirden beklenen ve kendi iştigal alanına giren markaları bilmesi gereken tacirin ''...'' markasını kendi adına tescil ettirmesinin TMK'nun 2. maddesi anlamında objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu, markanın tescilinde kötüniyetli olunması halinde sınıfsal farklılığında dikkate alınmaması gerektiği kanaatine varılmıştır.

(Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2011/11000 esas, 2013/12771 karar ve 2012/2305 esas, 2013/4455 karar sayılı ilamları) Davacı yan her ne kadar istinaf başvurusunda, iki marka için kullanmama nedeniyle iptal talebinin, bu markaların hükümsüzlüğü talebinden ayrı bir talep olduğunu, Mahkemece bu markalar yönünden de karar verilmesi gerekirken ''karar verilmesine yer olmadığına'' karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüş ise de; taleplerin terditli olarak sıralanmadığı, kullanmama nedeniyle iptali talep edilen ... numaralı ve ... numaralı markaların aynı zamanda hükümsüzlüğünün de talep edildiği,

markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi durumunda bu kararın, marka başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğurması nedeniyle kararın hukuki sonuçlarının daha geniş bir etki oluşturduğu, bu nedenle hükümsüzlük kararı verilmesi halinde artık ''kullanmama nedeniyle iptal'' kararı verilmesinde hukuki bir fayda bulunmadığı, dolayısıyla Mahkemece, iptali talep edilen markalar yönünden ''karar verilmesine yer olmadığı'' kararı verilmesinde bir hata bulunmadığı, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/03/2021 tarih ve 2019/185 E., 2021/40 K. sayılı kararına karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,3 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Taraf vekillerince istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

5-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

04/04/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/848, K. 2024/675, 4 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/848
Karar No
2024/675
Tarih
4 Nisan 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/849 K.2024/659
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/850 K.2024/792
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/854 K.2024/660
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/854 K.2024/291
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/854 K.2024/579
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/856 K.2024/265

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.