İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/923 K.2024/968

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/923Karar2024/968Tarih23 Mayıs 2024Okuma12 dk · 2.420 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Dosya no
2021/923 Esas
Karar no
2024/968
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
10/12/2020
Numarası
2019/41 E. - 2020/386 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
23/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.420 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili adına 03/05/2011 tarih ve ... numarası ile işleme alınan "..." ibareli marka başvurusu ile yine aynı şekilde 03/05/2011 tarih ve ... numarası ile işleme alınan "..." ibareli marka başvurusunun davalı tarafa ait marka nedeniyle reddedildiğini, müvekkili firmanın o tarihlerde idari süreçlerde karara itiraz ve sair aşamaları gerçekleştirmiş olduğunu, gelinen noktada davalının redde mesnet markayı kullanmadığı ve sicili meşgul ettiğinin tespit edildiğini,

... tescil numaralı markanın kullanılmaması nedeniyle tescilli olduğu 34. sınıftaki tüm mallar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın yetkili mahkemede açılmadığını, yetki yönünde itiraz ettiklerini, markanın hükümsüzlüğü davasında yetkili mahkemenin 6769 sayılı SMK nın 156/5.maddesine göre belirlendiğini, bu doğrultuda yetkili mahkemenin müvekkili ...

Anonim Şirketinin yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, müvekkilinin yerleşim yerinin ... ... Mah. ... Cad. No ...

Arnavutköy/İSTANBUL olduğunu bu adresin İstanbul Ticaret Odası firma sicil bilgileri bölümünde de yer aldığını, görevli ve yetkili mahkemenin Lüleburgaz Asliye Hukuk mahkemeleri olmadığını, görevli mahkemenin İstanbul Fikri ve Sinai Haklar Mahkemesi olduğunu, üçüncü kişiler tarafından marka başvurusu veya marka sahibi aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin Yargıtay kararında da belirtildiği üzere davalının ikametgah yeri olduğunun açık olduğunu, mahkememizin yetkisiz olduğundan ve yetki itirazı da ilk itirazlardan olduğundan öncelikle yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik sebebiyle reddine karar verilmesini,

davacının müvekkilinin söz konusu markanın ciddi kullanımını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş ise de böyle bir zaruretin bulunmadığını, müvekkilinin markayı kullanmadığının ispat yükünün davacıya ait olduğunu,

6769 sayılı SMK'da 5 yıl markanın kullanılmamasının hükümsüzlük sebebi olarak değil bir iptal sebebi olarak düzenlendiğini hükümsüzlük sebepleri arasında markanın 5 yıl süre ile kullanılmaması gibi bir sebep olmadığından ve mahkemenin talep sonucu ile bağlı olduğundan başka bir incelemeye gerek olmaksızın davanın reddine karar verilmesini usul ve yasaya aykırı davanın öncelikli açılmamış sayılmasına karar verilmesi mahkeme aksi kanaate ise ihtiyati tedbir kaldırılarak markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;

"..İptali istenilen markanın kullanımının, söz konusu markanın tescil edildiği mal ve hizmetler için pazar yaratmak yahut mevcut pazarı korumak amacıyla, temel işlevine uygun olarak anılan ürünlerin ve hizmetlerin menşeini garanti edecek şekilde gerçekleşmesi icap etmektedir.

Bu kullanımın markanın, tüketiciye yahut son kullanıcıya ürün veya hizmetin menşeini, bu ürün ya da hizmetin diğer kaynaklardan gelenlerden ayırt etmesine izin verecek ve karıştırmaya mahal vermeyecek biçimde, yalnızca ilgili teşebbüs nezdinde değil, piyasaya ulaşacak ve belirli müşteri çevresi yaratacak şekilde ciddî olarak gerçekleşmelidir.

Mevzuat, SMK hükümleri ve Mahkememizce itibar edilen bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, Davalı şirketin ticari defterlerinin, açılış tasdiklerinin süresinde ve usule uygun olarak yapıldığı, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli olarak ve yasalara uygun olarak tutulması nedeniyle delil vasfına haiz olduğu, dava tarihinden geriye dönük olarak son beş yıla ait defter ve belgeler incelendiğinde ... numaralı "..." markasının 34. sınıfta kullanılmadığı kanaatine varıldığından davanın kabulüne" karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Hükme esas alınan bilirkişi raporunda 03/10/2016 tarihli ... seri nolu fatura ile 5 adet 50 gr. ... marka aromalı nargile tütününün, 2 adet 2250 gr. ... marka aromalı nargile tütününün, 1 adet 1000 gr. ... marka aromalı nargile tütününün Mısır'a, 10/01/2017 tarihinde ... seri nolu fatura ile 3 adet 50 gr. ... marka nargile tütünü, 1 adet 250 gr. ... marka nargile tütünü, 1 adet 1000 gr. ... marka nargile tütününün ise Ukrayna'ya gönderildiğinin tespit edildiğini, ayrıca aynı bilirkişi raporunda müvekkilinin ... sayı no iler ... ismi altında,

... sayı no ile "...ismi altında "Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi" taleplerinin olduğu ve bu taleplere ek olarak kullanım için gerekli hazırlıkları yaptığının tespit edildiğini, müvekkili firmanın adına tescilli "..." markasını tescil edildiği sınıfta kullandığını ve ihracatını yaptığını, 2016 ve 2017 yıllarında "..." markası adı altında Ukrayna'ya ve Mısır'a tütün ürünü ihracatı yaptığının tespit edildiğini, yargılamanın devam ettiği süreç içerisinde de müvekkilinin birçok ülkeye ihracatını devam ettirdiğini,

-Müvekkilinin markasını ciddi kullanmama hali olsa dahi haklı sebeple kullanamama durumunun Yerel Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini, SMK’nın 9(1)’inci maddesinde.

"Tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir." düzenlemesine yer verildiğini, TRIPS Anlaşmasının, "Markayı Kullanma Koşulu" başlıklı 129.

Maddesine göre, marka ile korunan mal veya hizmetlere uygulanan "ithalat kısıtlamaları" veya "hükümetçe uygulanan başka koşullar" gibi, markanın kullanılmasına engel oluşturan ve marka sahibinin iradesinden bağımsız olarak doğan koşulların, markanın kullanılmaması için geçerli nedenler olarak kabul edileceğini, Müvekkili firma adına tescilli markanın kullanılması amacıyla "Sigara" mamulat çeşidini üretim ve piyasaya arz etmeyi planladığı ... isimli T.C.

Gıda Tarım Ve Hayvancılık Bakanlığı Tütün Ve Alkol Dairesi Başkanlığından "Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi" talep ettiğini, söz konusu Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi alınmadan Türkiye sınırları içerisinde satışa sunamadığını, bu durumun Türkiye sınırları içerisinde markanın kullanılamaması için haklı bir sebep oluşturduğunu,

-ciddi kullanımı tespit edebilecek marka hukukunda özel uzmanlığı bulunması gereken bir bilirkişi olması gerekirken hükme esas alınan bilirkişi raporunda marka hukukuyla ilgili bilgisi ve tecrübesi olmayan bir mali müşavirden alındığını,-iptal sebebi olarak yapılan SMK madde 9'daki düzenlemeye göre Markanın kullanılmamasına ilişkin 5 yıllık süre söz konusu düzenlemenin yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihinden sonraki 5 yılda kullanılmaması durumunda uygulanması gerektiğinden kanunun ilgili maddesindeki şartların gerçekleşmemesi sebebiyle davanın reddi gerektiğini, daha önceden var olan hükümlerin AYM kararıyla iptal edildiğini,

bu iptal davasının ise 10.01.2022'den erken açılamayacağını, -İlk Derece Mahkemesinin verdiği hüküm ile hükmün gerekçesinin uyuşmadığını, Davacı tarafın dava dilekçesinin talep sonuç kısmında markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiğini, ancak markanın 5 yıl kullanılmamasının bir hükümsüzlük sebebi olarak değil bir iptal sebebi olarak düzenlendiğini, mahkeme talep sonucu ile bağlı olduğundan mahkeme tarafından başkaca hiç bir incelemeye gerek olmaksızın davanın reddi gerektiğini, SMK'ya bakıldığında 25. Maddede hükümsüzlük hallerinin, 26. Maddede ise iptal sebeplerinin düzenlendiğini,

SMK'nın 27. Maddesinde ise hükümsüzlük ve iptalin sonuçlarının ayrı düzenlendiğini, bu düzenlemeye göre de hükümsüzlüğün sonucu ex tunc etki doğururken, iptalin sonucu ex tunc etki doğurduğunu, Mahkemenin markanın kullanılmaması hususunu gerekçe olarak kabul ettiğini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verdiğini, markanın 5 yıl kullanılmamasının bir hükümsüzlük sebebi olmadığını,

taleple bağlılık ilkesi gereğince iptale karar verilemeyeceğinden ve hükümsüzlük sebepleri içerisinde de markanın kullanılmamasının bulunmaması sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hukuken mümkün olmadığını kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

Davalı yanın yasal süresi içerisinde istinaf harcı dahi yatırmadan yaptığı istinaf taleplerinin öncelikle usulden reddedilmesi gerektiğini, iddianın ispat yükünün davalı yanda olduğunu, dava tarihinden sonraki tarihlere ait bir kısım idari belge ibraz ettiğini, ancak bu belgelerin dava konusu markaya ait olmadığı gibi içerisinde ... ibaresi geçen izin belgelerinin dava konusu markanın kullanımına delalet etmediğini, Davalı tarafından sunulan delillerdeki marka kullanımının dava tarihinden geriye dönük olmadığı gibi sundukları faturalardaki miktarlarda düşünüldüğünde,

bu belgelerin delil niteliğini haiz olmaması bir yana ticari kullanım için yeterli olmadığı ve ciddi bir ticari marka kullanımı olarak kabul edilemeyeceğini, Davalı yanın daha önce markasal kullanımı TAPDK’dan aldığı idari izin belgeleri ile ispatlamaya çalışarak,

bu aşamada 03/10/2016 tarihli ... seri nolu fatura ile 5 adet 50 gr. ... marka aromalı nargile tütününün, 2adet 2250 gr. ... marka aromalı nargile tütününün, 1 adet 1000 gr. ... marka aromalı nargile tütününün Mısır'a, 10/01/2017 tarihinde ... seri nolu fatura ile 3 adet 50 gr. ... marka nargile tütünü, 1 adet 250 gr. ... marka nargile tütünü, 1 adet 1000 gr. ... marka nargile tütününün ise Ukrayna'ya gönderildiği,

... sayı no ile ... ismi altında, ... sayı no ile "..." ... ismi altında "Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi" taleplerinin olduğu ve bu taleplere ek olarak kullanım için gerekli hazırlıkları yaptığını, bunun da haklı sebeple kullanmama durumu olduğu ileri sürmesinin de kabul edilemeyeceğini, kullanamama durumu için kişinin kendi iradesi dışında, yalnız kendisine özgü olmayan, kusuruna dayanmayan ve kaçınamayacağı hukuki veya fiili engellerin haklı neden olduğu kabul edileceğini, örneğin getirilen bir ithalat, ihracat yasağı, doğal felaketler, ambargo, savaş gibi durumların haklı sebep teşkil edeceğini,

davalının dava aşamasında böyle bir iddiası bulunmadığı gibi ... firmasının da ülkemizdeki büyük firmalardan birisi olduğunu ve dava konusu ürün grubu ile ilgili ithalat/ihracat yasağı da olmadığını, Ülkemizde TAPDK uygulamaları gereği tütün ve alkollü içeceklerin kullanılmasına ilişkin izin alınması ve kullanılacak markanın da ilgili kuruma bildirilmesi zorunlu olduğunu, bu zorunluluk gereği TAPDK da bir başvurusu olması,

ya da "Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi" alınmasının markanın kullanıldığı anlamına gelmeyeceğini, dava tarihinden sonraya ait belgelerin kullanımı ispat edemeyeceğini, sunulan belgelerde yer alan markanın ... markasına ait olduğunu, dava kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası olduğunu, ticari defterlerde inceleme yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği zorunlu olduğunu, Tescilli markaların iptali yetkisi halihazırda 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname kapsamında yargıya ait olduğundan, SMK ile idari bir iptal müessesesinin düzenlenmiş olmasının önemli bir yenilik olduğunu,

davalı yanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu, davalı adına tescilli markanın kullanmama sebebi ile iptali davasıdır.

Davacı taraf, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın, 34.sınıfta kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş ise de, dava dilekçesi incelendiğinde hükümsüzlük ile beyan edilmek istenenin kullanmama nedeniyle iptali olduğu,

bu nedenle davanın talep sonucunun bu şekilde yorumlanarak karar verilmesi gerektiği, bu nedenle bu konudaki istinaf isteminin kısmen yerinde olduğu anlaşılmıştır.30/09/2019 havale tarihli bilirkişi raporunda özetle, Davalı firmanın dava tarihinden geriye dönük olarak son beş yıla ait defter ve belgeleri üzerinden yapılan incelemede,

... numaralı "..." markasının 34. sınıfta ciddi olarak kullanılmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.6769 sayılı kanunun 9.maddesine göre tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetle bakımından marka sahibi tarafından Türkiye'de ciddi biçimde kullanılmayan yada kullanımına 5 yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması, markanın sadece ihracat amacıyla mal veya ambalajlarında kullanılması, markanın marka sahibinin izni ile kullanılması da marka sahibi tarafından kullanım olarak kabul edilir.

6769 sayılı SMK ile tescilli markaların kullanılması yükümlülüğü getirilmiştir. Bu yükümlülüğün amacı inhisarı hakkı ve bu hakka dahil olan yasaklama dahi olağan üstü bir yetkinin sebepsiz yere tanınarak birçok işaretin anlamsız ve yararsız şekilde topluma kapatılmasını önlemektir.

(Ünal Tekinalp Fikri Mülkiyet Hukuku İstanbul 2004, s.423)Davalı istinafında davanın yasal dayanağı olan KHK'nin 14. maddesinin Anayasa Mahkemesi'nin kararı ile iptal edildiğinden davanın dayanağı kalmadığından davanın reddi gerektiğini talep etmiş ise de, 556 Sayılı KHK'nın "markanın kullanılması" başlıklı 14. maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından 06.01.2017 tarihinde iptal edilmiş, 10.01.2017 tarihinde de 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu yürürlüğe girmiştir.

Somut olaya bakıldığında, dava tarihi 12.06.2018 olup Sınai Mülkiyet Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde açılmıştır. 6769 Sayılı SMK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 6769 Sayılı SMK'nın yürürlüğe girdiği 10 Ocak 2017 tarihinden önceki 4 günlük yasa boşluğu dönemi hariç, 6 Ocak 2017 tarihine kadar bir yasal düzenleme eksikliği bulunmamaktadır.

6769 Sayılı SMK'nın 9., 26. ve geçici 4.madde ile Mülga 556 Sayılı KHK'nın iptal yaptırımını düzenleyen 14.maddesinin yerine aynı yasal yaptırım tekrar getirilmiş olup, önceden bilinmeyen, öngörülemeyen ve geçmişe dönük olarak mülkiyet hakkını kısıtlayan bir durum söz konusu değildir.

6769 Sayılı SMK'nın 9.1 maddesinde 5 yıllık kullanmama şartında sürenin markanın tescilinden itibaren başlayacağı öngörülmüş olup, kanunun bu maddesi de 192. maddeye göre kanunun yayımlandığı tarihten itibaren yürürlüğe girmiştir.

Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 26.maddesinde, markanın iptaline karar verme yetkisinin Kurum tarafından kullanılacağının belirtildiği, geçici 4. maddesinde de 26. madde hükmü yürürlüğe girinceye kadar, iptal yetkisinin, kurum tarafından değil anılan maddedeki usul ve esaslara göre mahkemeler tarafından kullanılacağının belirtildiği, anılan hükmün, Anayasa Mahkemesinin iptali hükmü nedeniyle oluşturulan bir geçiş hükmü değil, Sınai Mülkiyet Kanunu'na ilişkin bir geçiş hükmü olduğu,

bu hükmün, Sınai Mülkiyet Kanunu döneminde açılmış, halen görülmekte olan davalarda, iptal yetkisinin, mahkemeler tarafından kullanılmaya devam edileceği şeklinde yorumlanması gerektiği anlaşılmıştır.

SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalının, somut uyuşmazlık açısından kullanımını ispat etmesi gerektiği, buna rağmen mahkemece alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere, dava konusu markanın tescilli olduğu emtia sınıfı kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullanımının olduğunun kanıtlanamadığı,

diğer taraftan SMK'nın markanın kullanım külfetine ilişkin 9. maddesi hükmü uyarınca, marka kullanımının SMK'nın 7. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7. maddenin 3. fıkrası ve SMK'nın 9. maddesinin 2 ve 3. fıkrasında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi gerektiği ,delil olarak sunulan faturalarda markanın tescilli olduğu şeklinden farklı ... olarak kullanıldığı,

sunulan faturaların yeterli olmadığı,"Piyasaya Arz Uygunluk Belgesi" taleplerinin ise mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği bu konulardaki istinaf istemlerinin yerinde olmadığı ancak davacı taraf, davalı adına TPMK nezdinde tescilli ... numaralı "..." ibareli markanın, 34.sınıfta kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş ise de, dava dilekçesi incelendiğinde hükümsüzlük ile beyan edilmek istenenin kullanmama nedeniyle iptali olduğu,

bu nedenle davanın talep sonucunun bu şekilde yorumlanarak karar verilmesi gerektiği, markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi durumunda bu kararın, marka başvurusunun yapıldığı tarihten itibaren hüküm ve sonuç doğurması nedeniyle kararın hukuki sonuçlarının daha geniş bir etki oluşturduğu, markanın kullanmama nedeniyle iptaline karar verilmesi gerekirken, hükümsüzlüğüne karar verildiğinden, kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b2. maddesi gereğince kaldırılmasına, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalının açıklanan gerekçe ile markayı kullandığını kanıtlamadığından,

davacının davanın açıldığı tarih itibariyle talebinde haklı olduğu anlaşıldığından, Mahkeme kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, kararın gerekçe ve hüküm fıkrası düzeltilerek, davanın kabulüne karar verilmesi kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile,2- İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10/12/2020 tarih, 2019/41 E., 2020/386 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,3-Açılan davanın KABULÜ İLE, 34. Sınıfta ... numaralı "..." markasının kullanılmama nedeniyle iptaline,

sicilden terkinine 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar harcından peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile 391,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 35,90 TL başvurma harcı, 35,90 peşin harç, 5,20 TL vekalet harcı, 750,00 TL bilirkişi ücreti, 55,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 882,00 TL'nin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,4/c-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,

5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;5/a-İstinaf talebi kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,5/b-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 31,50 TL tebligat,

müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 193,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle davalıya verilmesine,5/c-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

23/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/923, K. 2024/968, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/923
Karar No
2024/968
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/925 K.2024/770
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/929 K.2024/748
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2021/934 K.2024/778
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/936 K.2024/969
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/948 K.2024/511
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/953 K.2024/970

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.