İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/936 K.2024/969

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2021/936Karar2024/969Tarih23 Mayıs 2024Okuma11 dk · 2.254 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
23 Mayıs 2024
Dosya no
2021/936
Karar no
2024/969
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
17/12/2020
Numarası
2017/565 E. - 2020/401 K.
Davanın konusu
Alacak (Fikir Ve Sanat Eseri İle İlgili Sözleşmeden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
23/05/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.254 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle: ... televizyonunda 9 (dokuz) bölüm olarak yayınlanan "..." adlı dizinin yapımcısı olan davalının, müvekkillerinin dizide kullanılmak üzere beste yapmalarını istemiş ve gönderdiği sözleşme ile gerekli muvafakat namenin imzalanması ve teslim edilmesi karşılığında bölüm başına ilk 13 bölüm için 7.500 TL+KDV, 14-38 bölümler için bölüm başına 8.000 TL+KDV ve bestelerin kaydı için enstrümanları çalacak müzisyenlere verilmek üzere 15.000 TL+KDV ödemeyi taahhüt ettiğini,

müvekkillerinin kendilerine gönderilen sözleşme ve muvafakat nameyi imzalayarak kendilerinden istenen müzikleri besteleyip kaydederek davalıya teslim ettiklerini, müvekkillerinin kendi edimlerini yerine getirdiklerini ancak davalının sözleşmeyi imzalamadığını buna rağmen müvekkilleri tarafından bestelenen müzikleri dizide kullandığını, dizinin 9 bölüm yayınlandıktan sonra yayından kaldırıldığını, müvekkillerinin tüm sözlü ve elektronik posta yoluyla yaptıkları yazılı başvurularına rağmen davalının sözleşmeyi imzalamaması ve taahhüt ettiği ödemeleri yapmaması üzerine Kadıköy ....

Noterliğinin 09/05/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek davalıya kendileri tarafından imzalanan sözleşmenin davalı tarafından da imzalanarak kendileri tarafından imzalanan sözleşmenin gönderilmesini, sözleşmede yazılı bedellerin ödenmesini, kendilerine teslim edilen bestelerin kayıtlarına ait altyapıların üçüncü kişilerle paylaşılmamasını ve aksi halde muvafakat nameyi iptal edeceklerini ihtar ettiklerini, 10/05/2017 tarihinde ihtarnameyi tebellüğ eden davalının tavrında bir değişiklik olmayınca müvekkillerinin Kadıköy ...

Noterliğinin 22/05/2017 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile imzaladıkları muvafakat nameyi iptal ettiklerini, davalının, müvekkilleri tarafından bestelenerek kendisine gönderilen müzikleri dizide kullandığını, müvekkillerinin adlarının dizi jeneriğinde yazıldığını ancak bazı bölümlerde müvekkillerinin isimlerinin dizinin başında değil sonunda kullanıldığını ve müvekkillerinin isimlerinin görünmesinin zorlaştırıldığını, müzisyen olan müvekkillerinin,

dizinin müziklerinin kendileri tarafından bestelendiğini geniş halk kesimleri tarafından bilinmesini isteme hakkına sahip olduklarını zira bu sayede daha fazla üne kavuşmak ve başka dizilere de müzik yapmak imkanına kavuşacaklarını, davalının bu olumsuz tavrı emeklerinin karşılığını alamayan müvekkillerinin manen daha da üzdüğünü, davalının, müvekkillerine dizide kullanılacak besteleri karşılığında ilk 13 bölüm için bölüm başına 7.500 TL+KDV ödemeyi taahhüt ettiğini, müvekkillerinin besteleri dizide kullanıldığını,

9 bölüm yayında kalan dizide kullanılan besteler için davalının müvekkillerine toplam 67.500 TL+KDV ödemesi gerektiğini ayrıca davalının bestelerin kaydı için enstrüman çalacak müzisyenlere ödenmek üzere 15.000 TL+KDV ödemeyi de taahhüt ettiğini, böylece davalının ödemesi gereken toplam miktarın 82.500 TL+KDV olduğunu,

müvekkillerinin uğradıkları manevi üzüntünün de bir nebze olsun giderilmesini isteme hakkına sahip olduklarından her bir müvekkili için 5.000.-TL olmak üzere toplam 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacılar tarafından mali haklarına tecavüz iddiasıyla müvekkili şirket aleyhine açılan davanın tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasında geçerli bir sözleşme akdedilmediğini, taraflar arasında mevcut bir yazılı sözleşme bulunmadığını her ne kadar dava dilekçesinde böyle bir iddiaya dayanılmış ise de dilekçe ekinde herhangi bir sözleşme ibraz edilmediğini,

bilindiği üzere fikri mülkiyete ilişkin mali haklara dair sözleşmelerin yazılı olarak yapılmasının geçerlilik şartı olduğunu, mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı yapılmamaları durumunda hükümsüz olduğunu, diğer taraftan HMK 200. maddesi uyarınca "Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri iki bin beş yüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir." hükmünün yer aldığı,

eldeki davada davacıların talebinin bu miktarı aştığını ancak davacıların bu taleplerine dayanak teşkil edecek herhangi bir belge sunmadıklarını, davacıların sadece sözleşmeyi değil, delil listesinde göstermiş oldukları hiçbir belgeyi sunmadıklarını ve taraflarına tebliğ etmediklerini, HMK'nun 121-(1) maddesinde "Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek,

mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur." hükmünün yer aldığı, diğer taraftan davacıların müvekkili şirkete vermiş oldukları "mali hak devir belgesiyle" eser sahibi sıfatıyla sahip oldukları tüm haklarını müvekkiline devrettiğini, söz konusu belgede müvekkili şirkete devredilen hakların tek tek gösterildiğini, söz konusu belge FSEK 52. madde göre geçerli bir belge olduğunu,

bu nedenle davacılara ait fikri hakların müvekkili tarafından kullanılmasında gerek FSEK gerek diğer ilgili mevzuatlar açısından herhangi bir sakınca bulunmadığını, davacıların manevi tazminat talebinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacıların tahsil edemediğini iddia ettiği ücretleri nedeniyle manevi zarara uğradıklarını söylemelerinin abesle iştigal olduğunu, bu taleplerinin zaten alacak talebinin konusu olduğunu, burada manevi tazminatın temel şartı olan kişilik haklarının zarar görmesinin hiçbir şekilde söz konusu olmadığını, bununla birlikte, davacıların,

esas itibariyle hakkı olmayan bir kazancı elde etme gayesinde olduklarını ortaya koyduğunu, davacıların manevi tazminat talebine konu olabilecek bir manevi zararlarının söz konusu olmadığını, davacıların zorlama yorumlarla, manevi zarar iddiasında bulunduklarını, davacıların salt alacak talebine dayanan bu olayda manevi bir zarara uğraması söz konusu olmadığını, davacıların bu talebinin gerekçelerini açıklarken anlamsız ifadeler kullanıldıklarını, davacıların,

taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklı herhangi bir alacağı bulunmamakla beraber bir an için aksi düşünüldüğünde dahi müvekkili şirketin borca batık olması nedeniyle İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/615 E. sayılı davası nezdinde iflas başvurusunda bulunulduğunu, reyting sisteminin hakim olduğu yayıncılık ve yapımcılık sektöründe, müvekkilinin gelirinin yapımcılığını üstlendiği projelerin izlenme oranlarıyla doğrudan ilişkili olduğunu,

izlenme oranlarının istenen seviyede olmaması halinde müvekkilinin yapımlarını yayınlayan televizyon kanallarının bekledikleri reklam gelirini alamadıkları gerekçesiyle yapımları ivedilikte yayından kaldırmakta olduğunu, izleyici taleplerine göre yön alan bu sektördeki her yapım, yapımcı açısından yüksek risk alınması anlamına geldiğini, ülkemizde yaşanan ve halen devam eden siyasi ve ekonomik gelişmeler nedeniyle, dizi yapımcılığı sektöründe hissedilir bir daralma meydana geldiğini, müvekkilinin son dönem gerçekleştirmiş olduğu dizi projelerinin beklenen reytingi alamaması nedeniyle ilgili televizyon kanalları tarafından sona erdirildiğini,

erken sona erdirilen bu projeler için yapılan yüksek yatırımlardan beklenen gelirin elde edilemediğini diğer yandan reklam sektöründe reklam verenlerin yatırımlarının da azalması söz konusu olduğunu, dolayısıyla, televizyonların reklam gelirlerinde büyük düşüşler olduğunu, bu durumun müvekkilinin yapımlarını yayınlayan televizyonların müvekkilinine olan borçlarının ödenmesinde gecikmelere ve nakit akışı sıkıntılarına sebep olduğunu, müvekkilinin gerek hizmet ve mal aldığı kişilere gerekse bankalara önemli derecede borçlandığını, müvekkilinin halihazırda yapımı devam eden herhangi bir projesinin bulunmadığını,

mevcut durum itibariyle müvekkilinin aktifleri borçlarını karşılamaya yetmediğini, bu nedenle müvekkilinin, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/615 E. sayılı davası nezdinde iflas başvurusunda bulunduğunu, yukarıda açıklanan nedenlerle haksız ve hukuka aykırı davanın reddini talep etmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...FSEK 15.maddeye göre eseri, sahibinin adı veya müstear adı île yahut adsız olarak umuma arzetme veya yayımlama hususunda karar vermek salahiyeti münhasıran eser sahibine aittir. FSEK 15. maddesi eser sahibine, hem eseri adıyla veya adsız (anonim) olarak umuma arz etme hakkı hem de eser sahibi, eseri adıyla umuma arz edecekse bunun, şekline karar verme hakkı tanımaktadır.

Dolayısıyla eser sahibi eserde gerçek adını, bunun kısaltılmış halini veya lakabını kullanabilir. Bu durumda eser sahibinin tercihine saygı gösterilmeli ve eser sahibinin adı kendi istediği şekliyle belirtilmelidir. Aksi halde adın belirtilmesi hakkı ihlal edilmiş olur.

Davacılar, dizinin sonraki bölümlerinde isimlerine dizi başlarken değil dizi sona erdiğinde yer verilmesi nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunmuş iseler de, davacıların dizinin müziklerini yapan kişiler olarak belirtildikleri, bazı bölümlerde sadece davacıların değil dizinin tüm künyesine dizi biterken yer verildiği bu durumun herhangi bir manevi hak ihlali yaratmayacağı ve bu nedenle manevi tazminat şartlarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, manevi tazminat talebinin reddine" karar verilmiştir.

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Davacıların müvekkili şirketten herhangi bir alacağı bulunmadığını, Yerel Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ("rapor") yapılan davacıların taleplerine ilişkin değerlendirmelerin tamamıyla hatalı olduğunu, taraflar arasında mevcut bir yazılı sözleşme bulunmadığını, Davacıların dilekçenin ekinde herhangi bir sözleşme ibraz etmediklerini, fikri mülkiyete ilişkin mali haklara dair sözleşmelerin yazılı olarak yapılmasının geçerlilik şartı olduğunu, mali haklara ilişkin sözleşmelerin yazılı yapılmamaları durumunda kesin hükümsüz olduklarını,

Davacılar tarafından sunulan sözleşmede Müvekkili Şirketin imzası bulunmamakla birlikte mali hak devir belgesiyle eser sahibi oldukları tüm eserleri Müvekkili Şirkete devrettiklerini, işbu belgenin cevap dilekçesi ekinde sunulduğunu, Davacıların sunduğu e-mail çıktılarının hiçbir şekilde Müvekkili Şirket'e borç yükleyen belge niteliğinde olmadığını, ilgili belgelerde Müvekkili Şirket'in imzası olmamakla birlikte Müvekkili Şirket'in herhangi bir borcun altına girmesinin de söz konusu olmadığını,

bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmede ilgili tutar hiçbir şekilde göz önüne alınmadan bir e-mail adresinden Davacılara gönderildiği iddia edilen mail çıktıları esas alınarak Müvekkili Şirket'in Davacılar'a toplam 82.500,00.-TL tutarında borçlu olduğu belirtildiğini, ancak hukuki olmadığını,-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun ("HMK") 200. maddesi uyarınca senetle ispatı gerektiğini, mail çıktılarının da HMK m. 200'de belirtilen senetlerden olmadığını, kararın kaldırılarak yeni bir bilirkişi raporu alınmasını talep etmişlerdir.Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle;

güncel Yargıtay kararlarında mail yazışmalarının da belge olarak kabul edildiğini, davacı müvekkiller ile davalı Şirket arasında mail yazışmaları yapıldığını, yazışmalardan 27.03.2017 tarih s.13.12 de ...@... adresinden davacılara gönderilen mailde bölüm başına 7.500 TL telif bedeli ile canlılar için 15.000,00 TL bedelin ödeneceğinin kabul edildiğini, davacıların adının dizi jeneriğine yazıldığını, ancak bazı bölümlerde davacıların isimlerinin dizinin başına değil sonunda kullanıldığını, bu nedenle davacıların isimlerinin görünmesinin zorlaştığını,

müzisyen olan davacı müvekkillerinin kendileri tarafından bestelendiğini geniş halk kesimleri tarafından bilinmesini isteme hakkına sahip olduklarını, zira bu sayede daha fazla üne kavuşmak ve başka dizilere de müzik yapma imkanına kavuşacaklarını, Davalı şirketin bu olumsuz tavrının emeklerinin karşılığını alamayan davacıları manen daha da üzdüğünü, manevi tazminat hakkı almaları gerektiğini, manevi tazminata yönelik kısmen reddolunan kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını talep etmiştir.İnceleme,

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava, eser sahipliğinden kaynaklan hakların ihlal edildiğinin tespiti, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.Dava, Davalı şirket tarafından prodüksiyonu gerçekleştiren, ... de yayınlanan "..." adlı TV dizisinde kullanılan ve davacılar tarafından bestelenen müzik eserleri için 67.500 TL + KDV,

eserlerin kaydı için 15.000 TL + KDV olmak üzere toplam 82.500 TL+KDV maddi tazminat ve her bir davacı için 5.000 TL 'den toplam 15.000 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 10/05/2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline istemine ilişkindir. 13/12/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle.

Davaya konu bestenin FSEK 3.maddesi anlamında musiki eseri olduğu, davacıların FSEK 11. maddedeki karine çerçevesinde davaya konu bestenin FSEK 10.madde çerçevesinde iştirak halinde eser sahibi sayılabileceği, dosyadaki CD’lerden ve taraf beyanlarından dizinin 9 bölüm yayında kaldığı ve dizide davacıların bestesinin kullanıldığı, davacılara 9 bölümde kullanılan müzikler için ödenen herhangi bir bedele dosya kapsamında rastlanmadığı, 27.03.2017 tarih s.13.12 de ...@... adresinden davacılara gönderilen mailde bölüm başına 7.500 TL telif bedeli ile canlılar için 15.000 TL bedelin ödeneceğinin kabul edildiği,

bu mail dikkate alındığında davacıların 9 bölüm kullanılan müzik için bölüm başına 7.500 TL ve enstrüman çalınması hizmeti için 15.000 TL olmak üzere 9 X 7.500 TL = 67.500 TL ve 15.000 TL = 82.500 TL yi talep hakkının olabileceği, dosyada mübrez CD’ler incelendiğinde davacıların dizinin müziklerini yapan kişiler olarak belirtildikleri, bazı bölümlerde sadece davacıların değil dizinin tüm künyesine dizi biterken yer verildiği bu durumun herhangi bir manevi hak ihlali yaratmayacağı kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

Davalı istinaf istemi yönünden yapılan incelemede.

Davalı taraf, fikri mülkiyete ilişkin mali haklara dair sözleşmelerin yazılı olarak yapılmasının geçerlilik şartı olduğunu ileri sürmüş ise de, mali hak devri sözleşmesinin yazılı yapılması gerekmekle birlikte, davada mali hak devrine ilişkin bir talep ve taraf bulunmadığı, davanın fikri mülkiyete ilişkin mali hak talebi olduğu ve dosyada taraflar arasında TBK anlamında eser sözleşmesine rastlanmamış ise de, Davalı şirket tarafından prodüksiyonu gerçekleştiren, ... de yayınlanan "..." adlı TV dizisinde kullanılan müzik eserinin davacılara ait olduğunun sabit olduğu,

ayrıca dizi müziği yapımcıları olarak dizinin künyesinde görünür yerlerinde adlarının da bulunduğu, davacı tarafın davalı tarafa mail yoluyla gönderdiği mailler ve müziğin kullanılmış olması nedeniyle taraflar arasında zımni bir sözleşmenin kurulmuş olduğu, 27.03.2017 tarih s.13.12 de ...@... adresinden davacılara gönderilen mailde bölüm başına 7.500 TL telif bedeli ile canlılar için 15.000 TL bedelin ödeneceğinin kabul edildiği,

bu mail dikkate alındığında davacıların 9 bölüm kullanılan müzik için bölüm başına 7.500 TL ve enstrüman çalınması hizmeti için 15.000 TL olmak üzere 9 X 7.500 TL = 67.500 TL ve 15.000 TL = 82.500 TL yi talep hakkının olabileceği sonucuna ulaşılmasında aykırılık bulunmadığı istinaf talebinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.Davacılar istinaf istemi yönünden yapılan incelemede.

Dosya kapsamından davacıların FSEK 15/2 çerçevesinde dizi müziği yapımcıları olarak dizinin künyesinde görünür yerlerine isimlerinin gözükmesini talep hakkı bulunduğu ve somut olayda dizinin tüm künyesine dizi biterken davacıların isimlerine yer verildiği, davacıların isminin yeterli şekilde gözükmediğine ilişkin iddiasının yerinde olmadığı, manevi haklarının ihlal edildiği ya da manevi tazminatı gerektirir bir fiilinin bulunduğunun ispatlanamadığı,

manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmakla, mahkemece manevi tazminatın reddine dair verilen hukuken yerinde olup, istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,

dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/12/2020 tarih ve 2017/565 E., 2020/401 K. sayılı kararına karşı taraf vekillerince yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı davacılar tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.635,57 TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.488,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.147,37 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,7- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi,

harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 23/05/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2021/936, K. 2024/969, 23 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/936
Karar No
2024/969
Tarih
23 Mayıs 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/948 K.2024/511
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2021/953 K.2024/970
  • İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/959 K.2024/319
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/962 K.2024/776
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/965 K.2024/571
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/976 K.2024/781

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.