İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2022/233 K.2022/317

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2022/233Karar2022/317Tarih24 Şubat 2022Okuma11 dk · 2.251 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
24 Şubat 2022
Dosya no
2022/233
Karar no
2022/317
İncelenen kararın mahkemesi
Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
29/12/2021
Numarası
2021/635 E.
Davanın konusu
Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
24/02/2022
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.251 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'in diğer müvekkili ... Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğunu, müvekkili ... tekstilin, tekstil sektörüne 1955 yılından beri hizmet veren ... Ltd. Şti.'ni kardeş kuruluşu olarak, 1989 yılında ... Paz. Olarak faaliyete geçtiğini, bu tarihten beri, boya ve apre konularında Avrupa'nın önde gelen şirketlerinin mümessilliğini yaptığını, 2018 yılı itibariyle firmanın unvanının ... Ltd. Şti.

Olduğunu, müvekkili şirketin İtalya'da kurulu ... firmasının 1980 yılından beri Türkiye'de ticari mümessilliğini yapmakta ve taraflar arasında imzalanan mümessillik sözleşmesi gereği uzun yıllardır marka adı altında ürün satışı yaptığını, bu sebeple müvekkili şirketin "..." markasıyla haklı bir ün yapmış olup, bu marka ile tanınmakta, ayrıca markayı uzun yıllardır kullanmakta olduğunu, müvekkili şirketin "..." markasını kullanımının eskiye dayalı olup, söz konusu markanın üzerindeki tek hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin yetkili mümessil sıfatıyla markayı kullanmakta iken,

davalı ... tarafından 03/02/2014 tarihinde "..." markası için tescil başvurusu yapıldığını, ancak müvekkilinin itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, davalı ...'in kötüniyetli marka başvurusu üzerine "..." markasının müvekkili ... tarafından 25/07/2016 yılında 17.ve 35.sınıfta ... tescil numarası ile tescillendiğini, davalı ...'in ise müvekkilinin fikri ve sınai haklar kapsamında sahibi olduğu "..." markasını 06/05/2019 tarihinde 22. sınıfta tescil ettirdiğini,

davalı ...'in tescili kapsamına dahil olan 22.sınıftaki mal ve ürün listesinde açıkça "kauçuk olmayan" ürünler belirtilmiş olmasına rağmen müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıf kapsamına giren "kauçuktan yapılmış Silindir Sargı Bantlarının" davalı ve davalının yetkilisi bulunduğu firma tarafından ... markası adı altında haksız olarak kullanıldığı, sergilendiği, satışa sunulduğu ve haksız kazanç elde edildiğini, bu hususta Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/195 d.iş dosyasında delil tespiti yapıldığını alınan raporda;

davalı ...'in, müvekkili ...'in marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliği taşıdığını iddia ettikleri fiillerinin sürdürüldüğünün tespit edildiğini, tecavüz oluşturacak şekilde markayı kullandığı ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, reklamının, tanıtımının ithal ve ihracının önlenmesine, tabela, afiş, kartvizit ve basılı evraka el konulmasına, ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. Davalı - karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Davacı tarafın sunacağı her türlü delil ve beyana karşı beyanda bulunma hakkımız saklı kalmak kaydıyla; tedbir talebimiz, davaya cevaplarımız ve davacı karşı davalının ikame ettiği asıl davanın tüm ferileri ile reddine, karşı davamız yönünden ise.

Öncelikle davacı ve karşı davalıların müvekkillerimin ticaret ünvanına tecavüz niteliğindeki faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına, Karşı davalıların müvekkile ait ticaret unvanına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına ve yasaklanmasına,

Davacı Karşı davalı adına tescilli "..." ve "..." isimli markalara ait ürün ve araçların imhasına, Davacı Karşı davalı adına tescilli "..." ve "..." isimli markaların terkinine, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik;1.000-TL maddi, 20.000-TL manevi tazminata,dava tarihinden itibaren reeskont faizili ile tahsiline karar verilmesini talep etmşiştir.

İlk Derece Mahkemesince;" Davacının ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesinde; dosya kapsamı deliller ve Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/195 d.iş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna göre, marka tescili kapsamındaki emtialar yönünden markasal kullanıma dair yaklaşık ispata yeter delil bulunmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine," karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Yerel Mahkemenin yukarıda esas sayısı yazılı dosyasından verilen 29/12/2021 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebimizin reddine karar verilmiş olup; kararın gerekçesinde, dosya kapsamı deliller ve Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/195 d.iş sayılı dosyası üzerinden alınan bilirkişi raporuna göre, marka tescili kapsamındaki emtialar yönünden markasal kullanıma dair yaklaşık ispata yeter delil bulunmadığından davacının ihtiyati tedbir talebinin bu aşamada reddine karar vermek gerektiği belirtilmiştir.

İşbu dilekçemiz aracılığıyla, ihtiyati tedbirin reddi kararına karşı istinaf sebeplerimizi sunmaktayız.

1-Dava dilekçesinde de yer verildiği üzere, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7/2. maddesi "Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir." şeklinde düzenlenmiş olup, şüphelinin kullanmış olduğu “...” markasının, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun marka tescilinden doğan hakların kapsamının düzenlendiği 7. maddesinin b ve c bendlerine de açıkça aykırılık teşkil ettiğini, yine davalılarca müvekkilin markası ile neredeyse aynı olacak şekilde ayırt edilemeyecek derecede benzer ismi kullanması,

reklamını yapması nedeniyle ortalama tüketici kitlesi nezdinde iltibas yaratan eylemlerinin, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu uyarınca müvekkillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, 2-Davalı ...'in tescili kapsamına dahil olan 22. sınıftaki mal ve ürün listesinde açıkça "kauçuk olmayan" ürünler belirtilmiş olmasına rağmen, dava dilekçesi ekinde sunulan görsellerden de görüleceği üzere, müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıf kapsamına giren "kauçuktan yapılmış Silindir Sargı Bantlarının" davalı ve davalının yetkilisi bulunduğu Firma tarafından ... markası adı altında haksız olarak kullanıldığı, sergilendiği, satışa sunulduğu,

haksız kazanç elde edildiğinin görüldüğünü, başka bir deyişle davalıların, markayı tescil ettirdikleri sınıfta bulunan ürünlerde değil, müvekkilin tescil hakkı sahibi olduğu 17. ve 35. sınıf kapsamına giren ürünlerde kullandıklarını, bu hususların, Bakırköy 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2021/195 D.İş , 2021/195 K. Sayılı dosya kapsamında alınan 04/10/2021 tarihli bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, yine davalı tarafından müvekkiline ait ... markası adı altında 17. ve 35. sınıf kapsamına giren ürünlerin satıldığına dair görsellerin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu,

3-Yine davalı firmanın unvanında haksız şekilde "..." ibaresine yer verilmiş olmasının, davalı firmaya bu ibareyle ilgili markasal hak tanımadığını,başka bir deyişle, tescilli de olsa ticaret unvanının başkalarının haklarına tecavüz oluşturur biçimde kullanılamayacağını, markanın aynı veya benzeri bir sözcüğün, aynı veya benzer konularda faaliyet gösteren bir firma tarafından ticaret unvanında kullanılmasının, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edeceğini, somut olayda da, müvekkilinin "..." markasının, davalı şirketin ticaret unvanında kullanılmakta ve hatta unvandaki ayırt edici, en keskin unsur olarak yer aldığını, yine,

davalı firmanın ticaret unvanının, müvekkilin "..." markası ile karışıklık yaratacak şekilde kullanılması ve söz konusu markayı taşıyan mal ve hizmetlerin, sanki davalı firmanın işletmesinde de üretiliyor izleniminin verilmesinin, müvekkilin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturtuğunu, 4-Müvekkili adına tescilli "..." markasının, davalılarca, ticaret ünvanında iltibas yaratmak suretiyle müvekkilinin haklı ününden ve ticari portföyünden faydalanmak kastıyla kullanıldığını, öte yandan www...com uzantılı e-ticaret sitesinde müvekkilinin tescil sınıfına giren kauçuktan silindir sargı bantlarının satışını yaptığını,

müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde tescilli markasını haksız bir şekilde kullanarak "aslen müvekkil şirkete ait olan müşteri portföyü nezdinde güven yaratma" saiki ile haksız kazanç elde ettiğini, somut olayda bahse konu durumların ve yukarıda yer verilen marka hakkının ihlali ve haksız rekabet ile ilgili hükümlerin tamamının mevcut olup davalıların söz konusu fiillerinin, müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini, 5-HMK m.389’da gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceğinin düzenlendiğini,

6-Ayrıca SMK m.159 “Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.” Hükmüne amir olduğunu, marka hakkı tecavüze uğrayan müvekkilinin, daha fazla zarara uğramasını engellemek ve ileride verilecek hükmün etkinliğini temin etmek amacıyla,

6769 sy SMK m.159 ve 6100 sy HMK m.389 ve 390.maddeleri gereğince davalıların tecavüz oluşturacak şekilde markayı kullandığı ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, reklamının, tanıtımının ithal ve ihracının önlenmesi, tabela, afiş, kartvizit ve basılı evraka el konulmasını teminen, takdiren teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekir iken, yerel mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddedilmiş olmasının, usul ve yasaya aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle, yerel mahkeme'nin istinaf nedenleri bağlamında usul ve yasaya aykırı olan kararının kaldırılmasını,

ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile takdiren teminatsız olarak tecavüz oluşturacak şekilde markayı kullandığı ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, reklamının, tanıtımının ithal ve ihracının önlenmesine, tabela, afiş, kartvizit ve basılı evraka el konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.

Dava, davalının marka kullanımının davacının tescilli markasına tecavüz niteliğinde olduğu gerekçesiyle, davalıların tecavüz oluşturacak şekilde markayı kullandığı ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, reklamının, tanıtımının ithal ve ihracının önlenmesine, tabela, afiş, kartvizit ve basılı evraka el konulmasına, ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir. Davacı vekili tedbir talepli dava dilekçesinde, müvekkili ...'in diğer müvekkili ... Ltd.

Şti.'nin yetkilisi olduğunu, müvekkili ... tekstilin, tekstil sektörüne 1955 yılından beri hizmet veren ... Ltd. Şti.'nin kardeş kuruluşu olarak, 1989 yılında ... Tic. Ve Paz. Olarak faaliyete geçtiğini, bu tarihten beri, boya ve apre konularında Avrupa'nın önde gelen şirketlerinin mümessilliğini yaptığını, 2018 yılı itibariyle firmanın unvanının ... Ltd. Şti.

Olduğunu, müvekkili şirketin İtalya'da kurulu ... firmasının 1980 yılından beri Türkiye'de ticari mümessilliğini yapmakta ve taraflar arasında imzalanan mümessillik sözleşmesi gereği uzun yıllardır marka adı altında ürün satışı yaptığını, bu sebeple müvekkili şirketin "..." markasıyla haklı bir ün yapmış olup, bu marka ile tanınmakta, ayrıca markayı uzun yıllardır kullanmakta olduğunu, müvekkili şirketin "..." markasını kullanımının eskiye dayalı olup, söz konusu markanın üzerindeki tek hak sahibi olduğunu, müvekkili şirketin yetkili mümessil sıfatıyla markayı kullanmakta iken,

davalı ... tarafından 03/02/2014 tarihinde "..." markası için tescil başvurusu yapıldığını, ancak müvekkilinin itirazı üzerine başvurunun reddedildiğini, davalı ...'in kötüniyetli marka başvurusu üzerine "..." markasının müvekkili ... tarafından 25/07/2016 yılında 17.ve 35. sınıfta ... tescil numarası ile tescillendiğini, davalı ...'in ise müvekkilinin fikri ve sınai haklar kapsamında sahibi olduğu "..." markasını 06/05/2019 tarihinde 22. sınıfta tescil ettirdiğini,

davalı ...'in tescili kapsamına dahil olan 22.sınıftaki mal ve ürün listesinde açıkça "kauçuk olmayan" ürünler belirtilmiş olmasına rağmen müvekkilinin markasının tescilli olduğu sınıf kapsamına giren "kauçuktan yapılmış Silindir Sargı Bantlarının" davalı ve davalının yetkilisi bulunduğu firma tarafından ... markası adı altında haksız olarak kullanıldığı, sergilendiği, satışa sunulduğu ve haksız kazanç elde edildiğini, bu hususta Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/195 d.iş dosyasında delil tespiti yapıldığını alınan raporda;

davalı ...'in, müvekkili ...'in marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet niteliği taşıdığını iddia ettikleri fiillerinin sürdürüldüğünün tespit edildiğini, tecavüz oluşturacak şekilde markayı kullandığı ürünlerin üretiminin, satış ve dağıtımının, reklamının, tanıtımının ithal ve ihracının önlenmesine, tabela, afiş, kartvizit ve basılı evraka el konulmasına, ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, davalı taraf davanın reddinin yanısıra, karşılık davasında öncelikle davacı ve karşı davalıların müvekkillerinin ticaret ünvanına tecavüz niteliğindeki faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına,

karşı davalıların müvekkiline ait ticaret unvanına tecavüzünün ve haksız rekabetinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, kaldırılmasına ve yasaklanmasına, davacı karşı davalı adına tescilli "..." ve "..." isimli markalara ait ürün ve araçların imhasına, davacı karşı davalı adına tescilli "..." ve "..." isimli markaların terkinine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik;1.000-TL maddi, 20.000-TL manevi tazminata,dava tarihinden itibaren reeskont faizili ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkemece,

davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve bu red kararı davacı vekilince yukarıdaki sebeplerle istinaf edilmiştir. Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20121/195 d.iş sayılı dosyasında davacıların talebi üzerine keşif ve delil tespiti yapılmış olup, 04.10.2021 tarihli bilirkişi raporu dosyaya sunulmuş, söz konusu raporda, sonuç olarak ihtilaf konusu bakımından her iki taraf şirket adına tescilli herhangi bir markalarının bulunmadığı,

2015/12340 kod numaralı markanın Markalar Ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğin 17. ve 35. sınıflarında davacı şirket yetkilisi adına, 2018/114910 kod numaralı "..." ibareli markanın Markalar ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğin 22. sınıfında davalı şirket yetkilisi adına tescilli olduğu, davacının acentalık sözleşmesi yaptığı yabancı firmmanın Türkiyede tescilli bir markasının bulunmadığı tespitlerinin yapıldığı, dosyadaki Ticaret Sicili örneğinden davalı ...

Ltd. Şti.'nin 16.01.2014 tarihli ttsg'de tescil ve ilan olunduğu görülmüş, mahkemece davacının ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat şartları oluşmadığından reddine karar verildiği görülmüştür.

6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi ile ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir.

Ayrıca marka hukukunda tescilli markalar bakımından 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu m.159’da özel bir düzenleme yer almaktadır. SMK m.159/1.

“Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir.” şeklinde düzenlenmiştir.

Maddede belirtildiği üzere dava açma hakkı olan kişiler, markanın ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek biçimde kullanıldığını veya bu tecavüz halinin gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla mahkemeden ihtiyati tedbir talep edebilecektir.

Mahkemece ihtiyati tedbir talebinden önce talep üzerine 2021/195 değişik iş sayılı dosyada delil tespiti yapılmış ve bilirkişiden 04.10.2021 tarihli rapor alınmış, bu rapor ve dosyada mevcut diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde bu aşama itibarıyla, ihtiyati tedbir kararının verilebilmesi için gerekli yasal şartların oluşmadığının görüldüğü, ileride değişen koşullara göre yeniden bilirkişi raporu alınabileceği ve yaklaşık ispat şartlarının varlığının tespiti halinde mahkemece her zaman tedbir kararı verilebileceği, sonuç olarak,

ilk derece mahkemesince açıklanan ve benimsenen sebeplerle dosya içeriğine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf talebinin, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/635 E., sayılı, 29/12/2021 günlü kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 80,70 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırıldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına 3- Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Davacı tarafça yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.24/02/2022

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/233, K. 2022/317, 24 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/233
Karar No
2022/317
Tarih
24 Şubat 2022

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2022/233 K.2022/352
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi E.2022/234 K.2022/270
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi E.2022/234 K.2022/347
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/234 K.2022/313
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/234 K.2022/279
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/234 K.2022/213

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.