KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/469 Esas
- Karar no
- 2024/1754
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/06/2021
- Numarası
- 2020/960 E. - 2021/640 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/10/2024
Karar Metni
1.387 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilleri ve ... aleyhine Bakırköy ....
İcra Dairesinin 2020/2173 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine özgü icra takibi başlatıldığını, yasal süre içerisinde müvekkillerinin davalılara borcu olmadığına dair icra mahkemesine itiraz yapıldığını ancak icra mahkemesinde sınırlı inceleme yapıldığından kısmen kabul kısmen red kararı verildiğini, işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, işbu takibe dayanak çekin müvekkili ... ile keşidecisi arasındaki ilişki neticesinde doğan alacak nedeni ile ...
Tekstil- ... tarafından keşide edilerek müvekkili ...'a teslim edildiğini, söz konusu çek müvekkili ... tarafından ciro edilerek diğer ciranta olan müvekkili ...'na teslim edildiğini, çekin arkasına iptal yazılmadığından ve yırtılmadığından keşidecinin kötüniyetli olarak çekte tahrifat yaratarak yeni keşide tarihi de koyarak çeki yeniden piyasaya sürdüğünü ve gerçek dışı bir ticari ilişki yaratarak alacaklı olan müvekkillerini borçlu, kendisini de alacaklı konumuna soktuğunu beyanla icra takibine konu kambiyo senedi yönünden müvekkillerinin borcu olmadıklarının tespiti ile davalarının kabulüne, icra takibinin iptaline,
haksız ve kötü niyetli olarak açıldığı bildirilen icra takibinden müvekkilinin uğradığı zararın giderilmesi amacıyla takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak kaydıyla davalılar aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; takibe konu çekin keşideci diğer davalı ... tarafından düzenlenerek ...'a teslim edildiğini, ... tarafından da yeniden ciro edilerek ...'na teslim edildiğini, ... tarafından da yeniden keşideciye ciro edildiğini ve keşideci tarafından müvekkiline ciro edildiğini, ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk bulunmadığını, çeki elinde bulundurup ödeyen borçlunun cirosunu silmeden çeki iade etmesinin mümkün olmayacağını, çekin yeniden keşideciye ciro edilmesinin ise farklı bir hukuki ilişkinin varlığına karine olduğunu beyanla açılan davanın ve tazminat talebinin reddine,
dava sebebiyle müvekkilinin uğrayacağı zararlara karşı dava açma hakkını saklı tutarak yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "AÇILAN DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,1-...sayılı takibine konu edilen Çiftlik/Bağcılar şubesine ait, ... seri numaralı, 31/12/2018 olarak yazılan ve sonrasında paraflanarak değiştirilen keşide tarihi 28/09/2019 olan, 40.000,00 TL bedelli, ... (...) tarafından ... lehine düzenlenen çek nedeniyle davacılar ... ve ...'nun BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, takibin iptali talebinin REDDİNE, 2-Davacılar vekilinin kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı ... vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu çekte ciro silsilesinde herhangi bir kopukluk olmadığını ve davalı müvekkilinin yetkili hamil olduğunu, çekin keşide eden lehine ciro yapılabileceğini, keşidecinin de çeki yeniden ciro edebileceğini,Yargıtay kararları ve TTK hükümlerine göre düzgün ciro silsilesine sahip çeki elinden bulunduran alacaklının kendinden önceki cirantalara başvurmasının usul ve yasaya uygun olduğunu, ciro silsilesindeki cironun iptal edilmemesi çekin ödenmediğini göstereceğini, cironun silinmemesi basiretsizlikten değil borcun ödenmediğinin göstergesi olduğunu,
davacılar tarafından çekin ödendiğine dair hiçbir delil ileri sürülmediğini, elden ödediklerini beyan edip delil sunmamalarının anlamsız olduğunu ve buna itibar edilmemesi gerektiğini, ispat yükünün davacılarda olduğunu, çekin keşideciye yeniden ciro edilmesi farklı bir hukuki işlemin varlığına karine olduğunu, müvekkilinin çekte kendinden önceki cirantalara başvurmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, çek bedelinin 40.000 TL olduğunu bu tutarın elden ödenmesinin hayatın olağan akışına olmadığını, dosyaya sunduğu cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının kaldırılmasını,
müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İstinaf yoluna başvuran davacı vekili harç yatırmadığından, Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 03/02/2022 tarihli kararı ile Davacılar vekilinin istinaf istemi red edilmiş olup bu karara karşı istinaf talep edilmemiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355.
Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72. Madde uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir... sayılı takip dosyasında, davalı ... tarafından davacılar ve diğer davalı aleyhine Çiftlik/Bağcılar şubesine ait, 0011208 seri numaralı 31/12/2018 düzenleme tarihli olup sonrasında paraflanarak değiştirilen 28/09/2019 keşide tarihli 40.000,00 TL bedelli, ... (...) tarafından ... lehine düzenlenen çeke dayalı olarak kambiyo takibine geçildiği,
takip dayanağı çekin sırasıyla lehtar ... , ..., ... (...) ve ... tarafından ciro edildiği, ... AŞ cirosunun üzerinin çizilerek iptal yazıldığı, çekin ...tarafından ibraz edildiği karşılıksız kaldığı anlaşılmıştır.Somut olayda, davalı çekin hamili, davacılar ise lehtar ve ara cirantalarıdır. Uyuşmazlık ve takip konusu çekte davcı ... lehtar olarak gösterilmiş, lehtar tarafından ciro edilmiş, davacı ... cirosundan sonra tekrar keşideci ... (...)'e ciro yoluyla devredilmiştir.
6102 sayılı T.T.K 793 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, tarihsiz bir cironun, protesto veya aynı nitelikte bir belirlemeden veya ibraz süresinin geçmesinden önce yapıldığı, aksi sabit oluncaya kadar karinedir.
Bu durumda çek 6102 sayılı T.T.K 788/3 maddesi hükmü uyarınca, tedavül kabiliyetinin devam ettiği süreçte , ciro çizilmeden geriye ciro yoluyla keşideciye devredilmiş ve keşideci tarafından düzenleme tarihi değiştirilerek yeniden tedavüle sokularak davalı hamil ...'ye ciro edilmiştir.Eldeki davaya konu çekin keşideci tarafından 31/12/2018 tarihli olarak düzenlendiği çek üzerindeki düzenleme tarihinin çeki geri alan keşideci tarafından paraflanarak 28/09/2019 tarihi olarak değiştirildiği , kambiyo senedi vasfına haiz olduğu ve bu şekliyle davalı çek hamiline verildiği,dava konusu çek,
tedavül görmek suretiyle keşideci sıfatını taşıyan ... (...)'e ciro edilmekle alacaklı borçlu sıfatı birleştiğinden, keşideci, kendinden önceki ciranta ve lehdar konumunda olan kişilere müracaat edemese de keşidecinin yeniden ciro etmek suretiyle çeki tedavüle sürmesi sonucu meşru hamil pozisyonuna gelen davalı ...'ye karşı, çekte imzası bulunan keşideci-lehdar ve cirantaların müşterek müteselsil sorumlu oldukları, davacıların cirolarının iptal edilmemiş ciro sahiplerine başvurma hakkı bulunduğu gözetilerek bu davalıya karşı davanın reddi yoluna gidilmesi gerekirken,
davalıların hukuki durumlarının farklı olduğu gözetilmeden her iki davalı yönünden de davanın kabul edilmiş olması doğru görülmemiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2405-2024/4963, Sayılı 12.06.2024 tarihli ilamı ; "dava konusu çek, tedavül görmek suretiyle keşideci sıfatını taşıyan ....
Şti.’ne ciro edilmekle alacaklı borçlu sıfatı birleştiğinden, keşideci, kendinden önceki ciranta ve lehdar konumunda olan kişilere müracaat edemese de keşidecinin yeniden ciro etmek suretiyle çeki tedavüle sürmesi sonucu hamil pozisyonuna gelen davalı ....
Şti.'ye karşı, çekte imzası bulunan keşideci-lehdar ve cirantaların müşterek müteselsil sorumlu oldukları gözetilerek davanın reddi yoluna gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir., bozmaya uyulmakla..ONANMASINA"Tüm bu açıklamalara göre ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın reddi yerine yasal olmayan gerekçeye dayalı davanın kabulü yönündeki kararın isabetli olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.
Davalı ... vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/469, K. 2024/1754, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama