KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Ekim 2024
- Dosya no
- 2022/505
- Karar no
- 2024/1736
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/11/2021
- Numarası
- 2017/633 E. - 2021/746 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 24/10/2024
Karar Metni
1.016 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkil hakkında ....
Sayılı dosyasında... şubesine ait 0407767 numaralı 27.02.2017 tarihli 23.500 TL lık çekte ciranta olduğu iddiasıyla icra takibi yapıldığı, takip yapılan çekte kaşe ve imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, bu çekin müvekkil defter kayıtlarında olmadığı, bu nedenlerle, çekte ciranta olduğu iddiasıyla borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin tedbiren durdurulmasına, haksız olan alacaklı davalının asıl alacağın % 20 sinden aşağı olmamak üzere tazminata, % 10 oranında para cezasına, mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin ... firması olduğunu , davaya konu 23.500 TL tutarlı çek faktoring işlemi sonucu ciranta ... Şti. den devir alındığını, mevzuata uygun olarak sözleşme ile fatura bedeli karşılığı alınan çek bedelinin ...
Ltd. şti. ne ödendiğini, 6361 sayılı kanun 9/2 md. sinde alacağın fatura ile tevsiki yeterli görülmüş, faktoring şirketlerine ayrıca araştırma yapma sorumluluğu getirilmemiş olup müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, çek üzerindeki ciranta imzasının sahte olup olmadığını bilecek durumda olmadığını beyanla , davanın reddine, lehlerine tazminata, karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı:Mahkemece; "Davanın kabulü ile... sayılı takip dosyasına konu ...bank A.Ş. Çorlu Şubesinin... numaralı ... firması hesabından keşideli ... numaralı 27/06/2017 tarih. 23.500,00 TL bedeli çekteki davacı kaşesi üzerinde yer alan imzanın şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşıldığından davacının bu çek ve takip yönünden borçlu olmadığının tespitine,-Koşulları sabit görülmediğinden davalının kötü niyet tazminatına ve para cezasına mahkum edilmesine dair davacı taleplerinin ayrı ayrı reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, taraflarına yönelik menfi tespit davasının çekte ciranta sıfatında bulunan davacının imza inkarına dayandığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda davacının ... sayılı dosya borcuna yönelik taraflarına borçlu olmadığının belirtildiğini, çekin factoring işlemi kapsamında yasaya ve usule uygun olarak ...
ŞTİ den devralındığını, müvekkilinin iyi niyetli meşru hamil konumumda olduğunu, bankalardan gelen müzekkere cevaplarına istinaden yeni taleplerinin hiç birinin işleme konulmadığını, Ticaret Sicil kayıtlarına göre çekin keşide tarihinden önce ... ve ...'ün davacı şirketin temsilci olarak gösterildiğini, müvekkili şirket tarafından faktoring işlemi çekin keşide tarihinden çok önce yapıldığından ve de ticari hayatta ileri tarihli çek düzenlenmesi durumu da yaygın olduğundan bu kişilerinde imza örneklerinin alınması gerektiğini,
mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu belirterek kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç:HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili , çekte ciranta olduğu iddiasıyla icra takibi yapıldığını, söz konusu çekteki kaşe ve imzanın müvekkil şirket yetkilisine ait olmadığını, iddiasıyla borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, dava konusu çekin ... işlemi sonucu ciranta ...
Şti. den devir alındığını, alacağın fatura ile tevsiki dışında ... şirketlerine ayrıca araştırma yapma sorumluluğu getirilmediğini, müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu savunmuştur. ... sayılı takip dosyasında, davalı tarafından keşideci ve cirantalara karşı, ...A.Ş. ...
Şubesinin ... numaralı ... firması tarafından keşide edilen ... numaralı , 27/06/2017 tarihli 23.500,00 TL bedeli çeke dayalı olarak kambiyo takibi yapıldığı, davacı şirketin çekin arka yüzünde 2. Ciranta olduğu görülmektedir. Ticaret sicil kayıtlarına göre, davacı şirket yetkilisinin ... olduğu tespit edilmektedir. Adli Tıp Kurumu 2020/17103 sayılı 09.07.20120 tarihli raporunda. İnceleme konusu çek arka yüzde "....
A.Ş. kaşesi üzerine atılı basit tersimli 2. Ciranta imzası ile ...’ ün mevcut mukayese imzaları arasında ilgi ve irtibat tespit edilemediği belirtilmiştir. 08/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda, davacı şirket kayıtlarında dava konusu çekin olmadığı, ciro edilerek .... şti.'ne devir edilmediği tespit edilmiştir.
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. “imzanın sahte olması” iddiası senedin hükümsüzlüğüne yönelik olup, her hamile (iyiniyetli olsa dahi) karşı ileri sürülebilen mutlak def’i olarak kabul edilmektedir.Dosya kapsamına göre ; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır.
Dava konusu çek nedeniyle takip yapıldığı, ancak çekte ciranta olan davacı şirket yetkilisi adına atılmış olan imzanın davacı şirketin yetkilisinin eli ürünü olmadığının tespit edildiği, ayrıca dava konusu çekin davacının delil niteliği bulunan ticari kayıtlarında yer almadığı, davacı ile kendisinden sonraki cirantalarla ticari ilişkisinin bulunmadığı, bu durumda davacı adına yapılan cironun sahte olduğu,
davalı faktoring şirketi her ne kadar çeki usûlüne uygun tevsik edici belge ile aldığını, kanundan kaynaklanan yükümlülükleri yerine getirdiğini ileri sürmüş ise de, imzada sahtecilik mutlak def'ilerden olup, herkese karşı ileri sürülebileceği, çek hamillerinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden davalı savunmasının yerinde olmadığı, açıklanan nedenlerle dava ve takip konusu çekteki imzanın davacıya ait olmaması nedeniyle davacının çekten kaynaklı olarak davalıya borçlu bulunmadığı anlaşıldığından,
mahkemece eldeki menfi tespit davasının kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir .Yine davalının çeki ciro yolu ile iktisap ettiği, yüzyüzelik ilkesi gereği keşidecinin imzasının sahte olduğunu bilecek durumda olmadığı bu nedenle haksız ve kötü niyetle takip yaptığı ispatlanamadığından davalı açısından koşulları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır.
Sonuç olarak, menfi tespit talebinin kabulünde ve kötü niyet tazminatı talebinin ise reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
24/10/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2022/505, K. 2024/1736, 24 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama