İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1125 K.2025/1654

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/1125Karar2025/1654Tarih4 Aralık 2025Okuma10 dk · 1.936 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
4 Aralık 2025
Dosya no
2023/1125 Esas
Karar no
2025/1654
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/02/2023
Numarası
2021/700 E. - 2023/128 K.
Davanın konusu
Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle
İstinaf karar tarihi
04/12/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.936 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle. İstanbul 9. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından yazılan talimatla Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü ...

Talimat sayılı dosyasından 21/06/2017 tarihinde, dosya borçlusu olmayan müvekkillere ait iş yerinde menkul haczi uygulandığını, bu hacze karşılık müvekkillerce istihkak iddiasında bulunulduğunu, davalının istihkak iddialarına itirazı İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/1196 Esas ve 2017/758 Karar sayılı kararı ile kabul edildiğini, bu karara karşı İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesi 2017/1306 Esas sayılı dosyası ile taraflarınca istihkak davası açıldığını,

İstihkak davası icra işlemlerini durdurmadığından dolayı 18/07/2017 tarihinde davalı tarafından aynı adrese tekrar hacze gelindiğini ve hacizli malların muhafaza altına alınacağının söylendiğini, müvekkiller dosya borcunu aylık 4.500,00-TL'lik taksitlerle ödemek üzere protokol imzalama zorunda kaldıklarını, bu protokol, müvekkillerden İstanbul 9. İcra Müdürlüğü ...

Esas sayılı dosya borcuna mahsuben bir adet 108.000,00-TL bedelli bono alındığını ve bu bononun aylık 4.500,00-TL'lik taksitler halinde ödeneceği, herhangi bir taksitin ödenmemesi durumunda diğer taksitlerin muaccel olacağı ve senedin tamamının icra takibine konu edileceği şartına yer verilerek müvekkillere haciz ve muhafaza baskısı altında imzalatıldığını, taksitlerin her ayın 25'inde ödeneğinin bildirildiğini, 25.07.2017 tarihinde 4.500,00-TL, 25.08.2017 tarihinde 4.500,00-TL, 25.09.2017 tarihinde 4.500,00-TL, 25.10.2017 tarihinden 4.500,00-TL ödeme yapan müvekkiller,

Kasım 2017 taksitini gecikmeli olarak 30.11.2017 tarihinde (4.500,00-TL) ödediği için, ... BANK A.Ş. Tarafından 108.000,00-TL'lik bono için İstanbul 11. İcra Müdürlüğü 2017/40113 Esas sayılı dosyası üzerinden İstanbul 9. İcra Müdürlüğü ...

Esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile icra takibine başlandığını, bu icra dosyasından yazılan talimatla Bakırköy 12. İcra Müdürlüğü ... talimat sayılı dosyasından 05.12.2017 tarihinde tekrar hacze gelinerek muhafaza işlemi uygulanmak istendiğini, bunun üzerine müvekkilleri tarafından haciz mahallinde haciz baskısı ile 62.500,00-TL ödeme yapıldığını, bu ödemeye ilişkin alacaklı vekili tarafından müvekkillerine elden ödeme makbuzu verildiğini, alacaklı vekili Av. ...'ın ofisine gidilerek 30.000,00-TL daha ödeme yapıldığını ve karşılığında 9. İcra Müdürlüğü ...

Esas sayılı dosyası ile İstanbul 11. İcra Müdürlüğü 2017/40113 Esas sayılı dosyasına ilişkin ibraname alındığını, 15.12.2017 tarihinde taraflarınca İstanbul 11. İcra Müdürlüğü dosyasına 2.843,75-TL tahsil harcı yatırıldığını, bu şekilde müvekkilleri tarafından icra tehdidi altına toplam 117.843,75-TL ödeme yapıldığını, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla, davalarının kabulünü, 4.500-TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 25.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile,

4.500TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 25.08.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile, 4.500-TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 25.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile, 4.500-TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 25.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile, 4.500-TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 30.11.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile,

62.500-TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 05.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile, 2.843,75-TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 15.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile, 30.000-TL'sinin fiili ödeme tarihi olan 18.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte toplam 117.843,75-TL'nin davalıdan alınarak müvekkillere verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ile dava ettikleri görüldü.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kambiyo senetlerinden kaynaklanan sebepsiz iktisap davasında zamanaşımı süresine ilişkin olarak TBK md.82 uyarınca sebepsiz zenginleşmeye ilişkin hükümlerin uygulanmasının gerekmekte olup bu kapsamda işbu davanın ikame edilebilmesi için iki yıllık zamanaşımı süresi dolmuş olmakla davanın usulden reddinin gerektiğini,

davacılar tarafından borca istinaden verilen 108.000,00 TL'lik senet ve işbu senede ilişkin imzalanan taksitlendirme protokolü ile konu borç açıkça kabul ve ikrar edilmiş olup davacılar tarafından verilen 108.000,00 TL'lik senedin mücerret kıymetli evrak niteliğine haiz olması ve konu bonoya ilişkin yapılan ödemelerin borca istinaden gerçekleştirilmiş olması sebebiyle davacının soyut ve mesnetsiz iddialarla sayın mahkememiz nezdinde ikame etmiş olduğu işbu alacak davasının reddinin gerektiğini,

nitekim borçluların ilgili bakiyeyi ilgili icra dosyasına teminat olarak depo ederek ilgili takibi durduracak hukuki imkanları mevcutken dosya borcunu ödeyerek borcu kabul etmiş olmaları ve senet tanzim ederek esas borçlu gibi kıymetli evrakla borçtan sorumlu olduklarının kabulü akabinde işbu davayı ikame etmiş olmalarının genel hukuk ilkeleri nezdinde korunmadığını, dava dışı müvekkili banka borçlularının resmi faaliyet adresinde,

aralarında organik bağ olduğu tespit edilen davacılar hakkında gerçekleşen haciz işlemleri sırasında davacılar ile müvekkili banka arasında dosya borcuna yönelik protokol yapıldığını ve davacılar tarafından borca istinaden 108.000-TL bedelli senet verildiğini, işbu senedin ödeme planı niteliğindeki taksitli ödeme protokolü kapsamında davacılar tarafından ödemenin geciktirilmesi ve protokole aykırı hareket edilmesi sebebiyle İstanbul 11. İcra Müdürlüğü'nün ...

E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi ikame edildiğini, ayrıntılı izah edildiği üzere dava dışı borçlular ile davacılar arasında organik bağ bulunduğu ve davacılarca öne sürülen istihkak iddialarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, davacılar tarafından müvekkili Banka'ya verilen 108.000,00 TL'lik senedin sebepten mücerret olduğunu, ayrıca konu kambiyo takibinden önce yapılan ödemelerin de yine müvekkili banka nezdinde ki alacağa binaen davacı/borçlular tarafından tanzim edilen bonoya müteakip yapılmış olduğu işbu ödemelerin de iadesinin mümkün olmadığını,

davacılar tarafından söz konusu ödemelerin iadesinin talep ettiği işbu davanın salt haksız kazanç elde etme gayesiyle ikame edildiğini belirterek, davacı/borçlular tarafından ikame edilen haksız ve mesnetsiz davanın öncelikle usulden reddine, aksi kanaatte olunması halinde esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Dairemiz 14/10/2021 tarihli 2021/1225 Esas 2021/1141 Karar sayılı kararıyla.

"Dava dosyası incelendiğinde, ara buluculuk son tutanağı mevcut olup, son görüşmenin 03.07.2021 tarihinde yapıldığı, davanın 23.07.2021 tarihinde açıldığı ve dava açıldığında ara buluculuk son tutanağının bulunduğu anlaşılmakla, Mahkemece, dava dosyasındaki uyapta görünen taraflar arasında görülen arabuluculuk başvuru tutanakları getirtilerek, işin esası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunmadığından,

bu nedenle davacılar vekilinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin kabulüne, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a/6. maddesi gereği mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden esastan görülmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucu gerekçesi ile,1-Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile, 2-İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 25/07/2019 gün ve 2019/410 Esas, 2019/1072 Karar sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, karar verilmiştir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda. "Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacıların takip borçlusu olmadıklarını, davalı tarafından işyerinde haciz işlemi yapıldığını, haciz ve muhafaza baskısı altında borçlu olmadıkları bir tutarı ödeme yapmak durumunda kaldıklarını, bu nedenle davalının sebepsiz zenginleştiğini belirterek davalıya ödedikleri bedelin istirdatını talep ettikleri, davacıların İstanbul 9.İcra Müdürlüğünün ...

E. sayılı dosyasında takip borçlusu olmadığı, buna rağmen ödemeler yaptıkları ancak İİK'nın 9 ve devamı maddeleri uyarınca icra dosyasına yapılan ödemelerin borçlu adına yapılmış sayıldığı ve ödenen bedelin istirdatını borçlu olmadığı bir parayı ödemek mecburiyetinde kalan borçlunun talep etmesi gerektiği, ayrıca davacıların yapılan ödemeler ile davalının sebepsiz zenginleştiğini de ileri sürülemeyeceği, yapılan ödemeler ile dava dışı borçlular borcundan kurtulmakta olup, sebepsiz zenginleşenin dava dışı borçlular olduğu, bu nedenlerle davacıların ödedikleri bedeli davalıdan geri isteme hakları bulunmadığından,

davanın davacıların aktif husumet ehliyetinin bulunmaması nedeniyle reddine" karar verilmiştir.

Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; -Müvekkilleri tarafından haciz baskısı altında ve borçlu olmadıkları halde davalıya ödenmek zorunda kalınan toplam 117.843,75 TL'nin davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesine ilişkin açmış oldukları sebepsiz zenginleşme kaynaklı alacak davalarının haksız olarak reddedildiğini, dava dilekçesinin hiçbir kısmında istirdat lafzı ile talepte bulunmadıklarını, davanın istirdat davası olduğu kabul edilerek aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinin hatalı, haksız ve hukuka aykırı olduğunu,

gerekçeli kararda ayrıca sebepsiz zenginleşme davasının alacaklıya karşı açılamayacağına dair bir kısım da bulunmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2022/80 Esas 2022/107 Karar sayılı kararında açıkça; haciz baskısı altında üçüncü kişilerce yapılan ödemelerin sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca alacaklıdan talep edilebileceği, zira sebepsiz zenginleşenin alacaklı olduğu hüküm altına alındığını davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

Takip dosyasının tarafı olmayan ve dosyaya ödeme yapan üçüncü kişilerin ödedikleri bedeli sebepsiz zenginleşme kurallarına göre ancak takip dosyası borçlusundan geri isteme hakkı bulunabileceğini, Çünkü anılan durumda sebepsiz zenginleşen kişi takip alacaklısı yani müvekkili banka değil takip borçlusu kişiler olduğunu, dosyaya ödeme yapan üçüncü kişi konumundaki davacıların, müvekkili bankanın sebepsiz zenginleştiği gerekçesiyle yaptıkları ödemeleri müvekkili bankadan geri tahsilini istediklerini, sebepsiz zenginleşen kişi müvekkili banka olmayıp dosya borçluları olduğunu,

sunulu ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararında açıkça ihtiraz-i kayıtla yapılan ödemelerde 3. Kişinin sebepsiz zenginleşme iddiasında bulunabileceği tespiti mevcutken somut vakıa da ihtirazi kayıtla yapılan hiçbir ödeme bulunmadığını, davada aktif husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine şeklinde karar verilmesinde aykırılık bulunmadığını istinaf isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava,

takip borçlusu olmayan davacının haciz baskısı altında takip borcuna istinaden ödeme yapmış olması sebebiyle sebepsiz zenginleşme iddiasına dayalı istirdat istemine ilişkindir. İİK 72. Maddesine dayalı açılacak istirdat davalarında davacı sıfatı takip borçlusuna aittir. Takip borcunun 3. Kişi tarafından ödenmesi halinde de, borçlu sıfatı bulunmayan 3. Kişiye takip hukukuna özgü düzenleme getiren İİK 72.maddeye dayalı istirdat davası açma hak ve yetkisi vermez.

Eldeki davada davacı takip borçlusu olmadığı halde haciz baskısı altında, takip borcuna karşılık yapmış olduğu ödemenin tahsilini talep etmiş olmakla, davanın hukuki dayanağı TBK 77. ve devamı maddelerde düzenlenen sebepsiz zenginleşme müessesesidir ve davacının aktif husumet ehliyetine sahip olduğu açıktır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarihli 2022/3-80 E. 2022/107 K sayılı ilamı bu konuda emsal nitelikte olup, "...asıl borçluyla ilgisi bulunmayan davacının adresine gelinerek malları haczedilmeye çalışılmış, bunun üzerine davacı vekili haczi engellemek adına dosya borcunu ihtirazî kayıtla ödemek durumunda kalmıştır.

O hâlde, eldeki davanın sebepsiz zenginleşme hukuksal nedenine dayalı olduğu kabul edilmelidir... yapılan ödemeyle ilk bakışta icra dosyasının borçlusunun borcunun söndüğü, bu nedenle menfaat temin edenin dava dışı asıl borçlu şirket olduğu, sebepsiz zenginleşme davasının muhatabının da anılan şirket olması gerektiği düşünülebilirse de, davacı ihtirazî kayıtla yatırdığı parayı asıl borçlunun borcundan kurtulması amacıyla kendiliğinden değil, haciz tehdidinden korunmak amacıyla ve bu hususu da haciz tutanağında açıkça belirterek yatırmıştır.

Yatırılan para davalı alacaklının mal varlığına dâhil olmuştur. Davacının istemi, kendisinden haksız şekilde tahsil edilerek davalının mal varlığına giren paranın iadesi olduğuna göre muhatap da davalı olmalıdır. Aksinin kabulü, davacıyı muhatabı olmayan, borcu ödeme kabiliyetinin olup olmadığı belirsiz dava dışı borçluya yönelmeye zorlayacaktır ki, bu tür bir riskin davacıya yüklenmesi adil olmaz.

Öyle ise, dava konusu olayda sebepsiz zenginleşenin davalı olduğunun kabulü gerekir..." gerekçesine yer verilmiştir.O halde mahkemece, davanın husumet yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığından (bkz.

Yargıtay HGK 2022/3-80 E., 2022/107 K.) ve yukarıda açıklanan resen gözetilen sebeplerle de, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, esas yönünden inceleme yapılmak, davacı vekilinin İstanbul 16. İcra Hukuk Mahkemesinin 2017/1306 E. Sayılı dosyası ile istihkak davası açıldığını beyan ettiği anlaşılmakla istihkak iddiasına ilişkin dava açılıp açılmadığı araştırılmak, icra dosyası ve haciz tutanaklarının incelenerek davalının haciz baskısı altında ödeme yapıp yapmadığının , 3. kişinin borcunu üstlenip üstlenmediğinin değerlendirilerek sonucu varılmak üzere,

istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-a-4-6 maddesi gereğince istinaf nedenleri ve işin esası incelenmeksizin kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/02/2023 tarih, 2021/700 E. 2023/128 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

04/12/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/1125, K. 2025/1654, 4 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1125
Karar No
2025/1654
Tarih
4 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1126 K.2025/1590
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1126 K.2025/1654
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1128 K.2025/1701
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1129 K.2025/1668
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1135 K.2025/1779
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1138 K.2025/1526

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.