İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1719 K.2026/91

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/1719Karar2026/91Tarih22 Ocak 2026Okuma10 dk · 1.960 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Ocak 2026
Dosya no
2023/1719
Karar no
2026/91
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
28/03/2023
Numarası
2021/393 E. - 2023/95 K.
Davanın konusu
Marka (Maddi Tazminat İstemli
İstinaf karar tarihi
22/01/2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.960 kelime·10 dk okuma·4 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...

AŞ.'nin isim ve logosunun marka olarak tescilli olduğunu, “...” ibaresinin tanınmış marka statüsünde olduğunu, “.../... tescil numarası ile de koruma altında olduğunu, ... ve ... tescil numaralı ve şekline ilişkin de 2015/... tescil numaralı marka tescillerinin bulunduğunu, , müvekkili şirketin tescilli markalarına art niyetli ve yetkisiz üçüncü kişiler tarafından kullanılmak suretiyle haksız şekilde tecavüz edildiğini ve müvekkilinin yıllar boyu oluşturmuş olduğu marka değeri ve ticari itibarından faydalanılarak bu yolla haksız kazanç elde edildiğini,

davalı işyeri yetkilisi tarafından işletilen işletmede müvekkili şirketin tescilli markalarının yahut ayırt edilemeyecek derecede benzerlerinin mağaza tabela ve sair işyeri materyallerinde belirgin şekilde kullanıldığının tespit edildiğini, bu tespitin ardından söz konusu tecavüz eylemlerinin durdurulması amacıyla karşı tarafa Kartal 21. Noterliğinin 04.03.2021 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edildiğini, karşı tarafça marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlere devam edildiğini, davalı aleyhine ihtiyati tedbir istemli delil tespiti davası açıldığını,

dosyanın İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/205 D.İş sayılı dosyasına tevzi olduğunu, alınana bilirkişi raporu ile aleyhine tespit istenen firmanın, tespit talep eden firmanın tescilli ve tek hak sahibi olduğu “...” markasını tescil kapsamında kalan hizmetlerde herhangi bir hak sahibi olunmaksızın yoğun olarak kullandığını, söz konusu kullanımın tespit talep edenin haklarını ihlal eder mahiyette olduğu kanaatine ulaşıldığını, davalının marka ihlaline son vermesi için keşide edilen ihtarnameyi tebliğ alması akabinde dahi mütecavizin eylemlere son vermediğini,

ancak delil tespiti işlemini takiben aksiyon aldığı göz önünde bulundurulduğunda müvekkilinin tüm bu süreçte ihlal edilen marka hakkı sebebiyle uğradığı maddi ve manevi zararının tahsilini talep etmesinin gerekli ve zaruri olduğunu, müvekkili şirket tarafından söz konusu markaların kullanılmasına hiçbir şekilde izin verilmediğini, bu kullanımların açıkça müvekkili adına tescilli markalara haksız tecavüz teşkil ettiğini ve bu durumun tüketiciler nezdinde müvekkili şirketin tescilli markasına olan güveni zedelediğini, huzurdaki davada davalının söz konusu fiillerinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, tecavüzün önlenmesini,

durdurulmasını ve müvekkili şirketin uğramış olduğu maddi ve manevi zararların tazmini ile Mahkeme tarafından verilecek hükmün tirajı en yüksek 3 gazetede ve en az 3 gün süre ile yayımlanma suretiyle ilanına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin Cerrahpaşa Mah. ... Cad. ...

Fatih İstanbul adresinde mukim işyerini tüm tabela ve süsleme vs.ile birlikte devralarak 01.01.2021 tarihinde işyeri açılışı yaptığını, müvekkilinin işyerinde teknik servis olarak hizmet verdiğini, müvekkilinin işyerini ... ... yazısı ve cam ve iç dekorasyonda telekomünikasyonda faaliyet gösteren 3 büyük firmanın ... ve amblemleri ile birlikte devraldığını, Türkiye'nin her yerinde telefon işi ile iştigal eden tüm işyerlerinde davacı ve muadili ..., ... şirketlerinin ... ve amblemlerinin bulunması nedeniyle müvekkilinin bu tabela,

... ve amblemlerin bulunmasının hukuka aykırı bir durum oluşturduğunu düşünmediğini ve herhangi bir işlem yapmadığını, davacı şirket çalışanı olduğunu söyleyen bir kişinin işyerine gelerek ... tabelasını kaldırması gerektiğini ilettiğini, akabinde de dava dilekçesi ekinde bulunan Kartal 21. Noterliğinin 04.03.2021 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin müvekkiline tebliğ edildiğini, müvekkilinin tabelayı kaldırdığını ve kaldırılmış halini fotoğraflayarak - ihtarnamede belirtilen ve görevli tarafından iletilen [email protected] mail adresine 06.03.2021 tarihinde iletildiğini,

müvekkilinin gelen görevlinin sadece tabelanın kaldırılmasına ilişkin bilgilendirmesi nedeniyle talepleri yerine getirdiğini düşünürken, birkaç ay sonra işyerine yine ... şirketi ile ilgili olarak bilirkişilerin geldiğini, bilirkişilerin tabela haricinde camda ve iç dekorasyonda da ... bulunduğuna yönelik tespitler yapıldığını, tespit akabinde camda ve iç dekorasyonda bulunan tüm ... ... ve amblemlerini tamamen kaldırdığını, keza İcra Müdürlüğü tarafından icra için gelindiğinde de bu durumun tespit edildiğini, müvekkilinin,

... ismini herhangi bir haksız kazanç elde etmek amacıyla bilinçli ve kusurlu şekilde kullanmasının söz konusu olmadığını, işbu logoların kullanımı nedeniyle müvekkili tarafından herhangi bir haksız kazanç elde edilmediği gibi davacı şirketin de herhangi bir zararı da doğmadığından maddi tazminata hükmetmenin mümkün olmadığını, müvekkilinin ... bayisi gibi hareket ederek tüketiciler nezdinde bu yönde bir algı oluşturmasının söz konusu olmadığını, kusur, zarar ve illiyet bağı şartlarının bulunmadığını, manevi zarara hükmedebilmek için marka hakkının zedelenmesi sonucu uğranılan bir zarar olması gerektiğini,

ancak davaya konu olayda marka hakkının toplum nezdinde güvenirliği ve saygınlığının herhangi bir şekilde zedelenmesi veya zarara uğramasının söz konusu olmadığını beyanla davanın reddini, talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile; 1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile bunun durdurulmasına, önlenmesine, 2-43.589,24 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 4-Hüküm özetinin, karar kesinleştiğinde Türkiye çapında yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde masrafı davalıya ait olmak üzere bir kez ilanına, karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin marka hakkında tecavüze ilişkin hiçbir eylemi bulunmadığını, davacı tarafın herhangi bir tazminat talep hakkı olmadığını, müvekkili ile davacı şirketin marka hakkını aldığı faaliyet alanına ilişkin herhangi bir faaliyette bulunmadığını, müvekkili teknik servis olarak hizmet verdiğini, davacı şirket bir GSM operatörü olduğunu ve bu alanda faaliyette bulunduğunu,

dava konusu ihtilaf müvekkilinin işyerinde davacı şirkete ait marka hakkının bulunduğu ... ve Marka ismine ilişkin tespitler olduğunu, iki tarafında hiçbir şekilde aynı faaliyette bulunmadığını, müvekkili haksız bir kazanç elde etmediğini ve davacı şirketin markasının itibarına zarar verecek hiçbir eylemi olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna itirazlarının da dikkate alınmadığını, yeniden bilirkişi raporu alınmasına gerek duyulmayarak doğrudan bilirkişi raporunda belirtilen tazminata hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu,

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2021/205 D. iş sayılı dosyasından alınan raporda ... kesinlikle ...'e ilişkin hiçbir ibare ve ... bulunmadığı görüldüğünü, ... sadece ...

SERVİS yazdığını, bilirkişi hesaplama yaparken uygun bir uyarlama ve oranlama yapmadığını, iki şirketin faaliyet alanının farklı olması göz önünde bulundurulduğunda kararın hakkaniyete ve hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, Kanun maddesinde belirtildiği şekilde müvekkilinin neredeyse tüm cirosunun davacı şirketin markasını kullanarak haksız kazanç sağlaması kesinlikle mümkün olmadığını, Tabelaya ilişkin bedelin tazminata eklenmesi de hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacı tarafın sunduğu faturada görülen hizmet bedeli ile tabela bedeli toplandığını,

ancak davacı şirketin iddiası zaten kendilerinden habersiz tabela kullanıldığına yönelik olduğunu, tazminat bedeline tabela bedelinin eklenmesi olaya, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğundan istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını haksız davanın reddini talep etmiştir.

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının istinaf başvurusu haksız ve dayanaksız olduğunu, davalının kullanımlarının müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğu ve markasını zedeleyeceğini, davalı tarafça işyerinin tabelasında Müvekkili Şirketin marka ve logosu bulunduğunu, camekanında da aynı şekilde yer alan stickerların marka ihtiva eder kullanım olduğunu, alınan raporlarda da bunun tespit edildiğini, davalının müvekkilinin marka ve logosunu kullanarak haksız kazanç elde ettiğini, mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarı Müvekkili Şirketin marka değeri, itibarı,

iş hacmi gibi hususlar dikkate alındığında son derece düşük olduğundan müvekkilinin manevi zararını tazmin etmekten uzak ve yeterli gerekçeden yoksun olduğundan, mahkeme kararının bu yönden kaldırılmasını davalının istinaf isteminin reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı kullanımlarının davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığının tespiti ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Davacı, ... ...A.Ş.’nin, “...” ibareli markasının tanınmış marka olduğu, davalının işlettiği işyerinde davacıya ait marka ve ayırt edici ... unsurlarının tabela, işyeri camı ve iç dekorasyon materyallerinde davacının izni ve herhangi bir hukuki ilişki olmaksızın kullanıldığı, bu kullanımın ortalama tüketici nezdinde davalı işyerinin davacı ile bağlantılı olduğu, bayi veya şube olduğu izlenimini yaratacak nitelikte bulunduğu,

bu suretle marka hakkına tecavüz teşkil ettiği ileri sürülmüş, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi ve durdurulması ile şimdilik 1.000,00-TL maddi ve 75.000,00-TL manevi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiz ile davalıdan tahsiline, karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı taraf ise, işyerini mevcut haliyle devraldığını, teknik servis faaliyeti yürüttüğünü, davacı ile aynı faaliyet alanında bulunmadığını, ihtar üzerine tabela başta olmak üzere markaya ilişkin unsurları kaldırdığını, haksız kazanç elde etmediğini, maddi ve manevi zarar koşullarının oluşmadığını savunmuştur.

İlk derece mahkemesince; davalının işyerinde davacıya ait “...” markası ve ayırt edici unsurlarını, davacı ile aralarında herhangi bir lisans/bayilik/izin ilişkisi bulunmaksızın, ticaret alanında ..., işyeri camında ve iç dekorasyonda kullandığı, bu kullanımın ortalama tüketicide doğrudan şube/irtibat izlenimi yaratacak mahiyette olduğu; gerekçesi ile 6769 sayılı SMK’nın 7 ve 29. maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği kabul edilerek, davalının kullanımlarının marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile durdurulmasına ve önlenmesine,

43.589,24 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.Taraf vekilleri istinaf talep etmiştir.

Dosyada mevcut bilirkişi raporlarında; davacı ... ...A.Ş.’nin “...” ibareli markasının tanınmış marka statüsünde olduğu, davalı ile davacı arasında marka kullanımına ilişkin herhangi bir lisans veya bayilik sözleşmesi bulunmadığı , davalının işyerinde davacı markasının tabela, cam yüzeyler ve iç dekorasyon unsurlarında kullanıldığı, bu kullanımın ticari etki yaratacak nitelikte olduğu,

ortalama tüketici nezdinde davalı işyerinin davacıyla bağlantılı olduğu izlenimini doğurduğu ve bu nedenle marka hakkına tecavüz teşkil ettiği , maddi tazminat bakımından, SMK 151/2-c maddesi uyarınca, marka hakkına tecavüz edenin markayı hukuka uygun şekilde lisans yoluyla kullanmış olması halinde ödemesi gereken bedelin dosyaya sunulan emsal lisans sözleşmesi ve fatura ile davalının sunduğu gelir-gider tabloları birlikte değerlendirilerek,

davacının talep edebileceği maddi tazminat miktarının 43.589,24 TL olabileceği, manevi zarar yönünden ise, ihlalin niteliği ve kapsamı dikkate alındığında manevi tazminat koşullarının oluştuğu belirtilmiştir.

Davacı vekili maddi tazminat talebini 43.589,24 TL olarak arttırmıştır.

Toplanan deliller ile dosyada mevcut bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde; davacıya ait “...” ibareli markanın Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli ve tanınmış marka statüsünde olduğu, davalı ile davacı arasında markanın kullanımına ilişkin herhangi bir lisans, bayilik veya başkaca bir hukuki ilişkinin bulunmadığı, delil tespiti dosyası ve dosya kapsamındaki tespitler uyarınca davalının işlettiği işyerinde davacı markasının tabela, cam yüzeyler ve iç dekorasyon unsurlarında ticari etki yaratacak biçimde kullanıldığı, söz konusu kullanımın ortalama tüketici nezdinde davalı işyerinin davacı ile bağlantılı olduğu,

bayi veya şube izlenimi doğurduğu, bu suretle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 7 ve 29. maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz teşkil ettiği anlaşılmaktadır.

Davalı tarafın, işyerini mevcut haliyle devraldığı, ihtar üzerine kullanımın sona erdirildiği, faaliyet alanlarının farklı olduğu ve haksız kazanç elde edilmediği yönündeki istinaf itirazlarının, yapılan tespitler ve bilirkişi raporları karşısında yerinde olmadığı, zira marka hakkına tecavüzün tespiti için kullanımın ticari etki yaratacak nitelikte gerçekleşmiş olmasının yeterli olduğu,

ayrıca tanınmış markaların haksız yararlanma halinde farklı faaliyet alanlarında da koruma kapsamında olduğu görülmektedir.Maddi tazminat yönünden, ilk derece mahkemesince SMK 151/2-c maddesi uyarınca lisans bedeli yönteminin uygulanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, dosyaya sunulan emsal lisans sözleşmesi ile davalının gelir-gider tabloları birlikte değerlendirilerek belirlenen 43.589,24 TL tutarındaki maddi tazminat hesabının denetime elverişli olduğu, ihlalin boyutu, ihlalin süresi (yaklaşık 8 ay ;

ilk ihtar tarihi 04.03.2021 delil tespiti - 03.11.2021 dava tarihi), kusur durumu dikkate alınmak suretiyle hakkaniyete aykırılık içermediği anlaşılmıştır.

Manevi tazminat bakımından ise, davacı markasının tanınmışlığı, ihlalin niteliği, süresi, kusur durumu dikkate alındığında, ilk derece mahkemesince hükmedilen 25.000,00 TL manevi tazminat miktarının yerinde olduğu, davacının katılmalı istinafı ile bu miktarın artırılmasına yönelik taleplerinin ise yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Bu itibarla, ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, istinaf başvurusunun reddi gerektiği kanaatine varılmış aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 4. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/03/2023 tarih ve 2021/393 E. 2023/95 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.685,33- TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 1.171,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 3.514,00-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 22/01/2026

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/1719, K. 2026/91, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1719
Karar No
2026/91
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/1721 K.2026/51
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1722 K.2026/125
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1723 K.2026/59
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1728 K.2026/143
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1731 K.2026/126
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/1733 K.2026/65

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.