KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2023/175
- Karar no
- 2025/827
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 28/11/2022
- Numarası
- 2021/452 E. - 2022/775 K.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 29/05/2025
Karar Metni
984 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, davacı müvekkilleri aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, ancak takibin ve alacağın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira, müvekkilleri ile davalı arasında hiçbir ticari işlem ya da borç alacak ilişkisi bulunmadığını, senetteki imzanın müvekkillerine ait olmadığını, takibe konu bononun zaman aşımına uğradığını belirterek;
müvekkilleri aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetle icra takibi başlatmış olması nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yana dava dilekçesi ve tensip zaptının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı yanca herhangi bir yazılı cevap verilmediği, bu haliyle de münkir sayıldığı anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesi kararı ile. "Davanın KABULÜ ile, Davacıların, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasından dolayı davalı yana borçlu olmadıklarının TESPİTİNE, Davacıların kötü niyet tazminatı istemlerinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu senedin keşidecisi ...'nun, ciranta borçlusu ... ve ...'nun oğlu olduğunu, dava konusu senede dair bu üç kişinin icra takibinden önce bu senedin de konu edildiği İstanbul CBS'ye şikayette bulunduklarını, ... soruşturma no'lu dosyanın celbi ile ... no'lu savcılık kararında görüldüğü üzere ifade ve imza örneği vermekten kaçındıklarını, borçluların dava dilekçesine, imza ve ifadeden imtina etmek suretiyle borcu ikrar ettiklerini, bu kararın kesinleştiğini, borçlular ... ve ...'nun,
...'nun vefatından istifade ederek işbu davayı açtıklarını, aynı tarafların aynı konuda bu davadan önce 2020/535 Esas İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi'nde dava açtıklarını, bu dosyanın halen derdest olduğunu, dava şartları bakımından reddedilmesi gerektiğini, karara dayanak yapan imza incelemesinin borçlu ... dahil edilmediğinden eksik olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacılar vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalının imza vermekten kaçınıkları ve bu nedenle borcu ikrar etmiş sayıldıkları iddiasının hiçbir tutarlı yanı olmadığını, bu davada bilirkişi raporu ile dava konusu çek üzerindeki imzaların davacılara ait olmadığının kesinlik kazandığını, davalının derdestlik iddiasının da yersiz ve hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 28. İcra Hukuk Mahkemesi'ndeki dosyanın takibe itiraz davası olduğunu, her iki davanın farklı olduğunu, davalının imza incelemesine borçlu ...'nun dahil edilmemesi nedeniyle eksik inceleme yapıldığını iddia ettiğini, dava dışı bu borçlunun vefat ettiğini,
bu kişi yönünden taraflarınca bir menfi tespit talepleri olmadığından davalının bu yöndeki talebinin de yersiz olduğunu, davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava, İİK 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı takip dosyasında, kambiyo senedine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığını, takibin dayanağı senetteki imzanın müvekkillerine ait olmadığını, takibe konu bononun zaman aşımına uğradığını belirterek icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespitine, kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyasında, davalının , davacılar hakkında, 100.000,00 TL senet dayanak yapılarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi yaptığı, 10.02.2017 düzenleme ve 10.07.2017 ödeme günlü 100.000,00-TL senette keşidecinin ..., lehtarın ... olduğu, arka yüzünde lehtar adına ciro bulunduğu görülmektedir. Grafolaji uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 09/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda.
"Borçlusu "..." ve alacaklısı '..." olan,10.02.2017 düzenleme ve 10.07.2017 ödeme günlü 100.000,00-TL meblağlı senet aslı ön yüzündeki düzenlenme tarihi altındaki borçlu hanelerinde borçlu "... " isimli şahıs adına atılı borçlu imzalarının ve arka yüzünde "..." isimli şahıs adına 1.Ciranta imzasının - ... ve ... isimli şahısların mukayese imzaları ile aralarında farklılık bulunduğunun belirlenmiş olması sebebiyle-, ... ve ... isimli şahısların eli mahsulü olmadığı" belirtilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup, menfi tespit davaları ise, genel mahkemelerde görülüp maddi anlamada kesin hüküm doğurmaya elverişli olmaları yönüyle dar yetkili icra mahkemelerinde takip hukuku çerçevesinde değerlendirilen imzaya borca itiraz davası ile derdestlik teşkil etmez. Eldeki menfi tespit davasının açılmasında davacıların hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır.
Menfi tespit davasında borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, kural olarak, hukukî ilişkinin varlığını ispat yükü davalı/alacaklıdadır ve alacaklı hukukî ilişkinin ( borcun ) varlığını kanıtlamak durumundadır. Senetteki imzanın borçluya ait olduğunun ispat külfeti senet elinde olup, takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. (HGK 26/04/2006 tarih, 2006/12-259 E., 2006/231 K. sayılı kararı).
Dosya kapsamına göre ; dava, imza inkarına dayalı olarak açılmış, nitekim imza incelemesi yapılmıştır.
Dava konusu senet nedeniyle takip yapıldığı, ancak senedin keşidecisi ve 1. Cirantası olan davacılar adına atılmış olan imzaların davacıların eli ürünü olmadığının tespit edildiği bu durumda senedin davacılar tarafından tanzim ve ciro edilmemesi nedeniyle davacıların senetten sorumlu tutulamayacakları , imza inkarı herkese karşı ileri sürülebilen mutlak defilerden olup senet hamilinin iyiniyetli olup olmamaları hukuki sonucu değiştirmeyeceğinden,
yine ceza dosyasında imza incelemesi yapılamamış olmasının imzanın ikrarı anlamına gelmeyeceğinden menfi tespit talebinin kabulüne karar verilmesi dosya kapsamına uygun bulunmuştur.Davalının İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar veri mesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
29/05/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/175, K. 2025/827, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama