İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/211 K.2023/1359

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/211Karar2023/1359Tarih8 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.128 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Kasım 2023
Dosya no
2023/211
Karar no
2023/1359
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
29/11/2022
Numarası
2010/195 E. - 2022/165 K.
Davanın konusu
Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) (Maddi Tazminat İstemli
İstinaf karar tarihi
08/11/2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.128 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkilinin İTO’ya 2002 yılından kayıt olarak ... Sanayi- ... işletmesini kurduğunu, işletmesinin paslanmaz çelik tasarım radyatör alanında iştigal ettiğini, müvekkilinin aynı zamanda ... Ticaret Ltd.

Şti. ‘nin de kurucu ortağı olduğunu, Türkiye’nin ilk paslanmaz çelik tasarım radyatörlerini tasarlayan ve üreten kişisi olduğunu, kendi markası olan "..." yada "..." markasının dekoratif radyatörler alanında bilinir olduğunu, ürünlerini bu markalarla pazarladığını, davacı müvekkilinin ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... nolu “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...”, ... numaralı “...” markalarının kalorifer emtiası ve benzeri ürünlerin satış ve hizmetlerinde tescilli olduğunu,

davalının da aynı sektörde faaliyet gösteren ... Lt. Şirketi’nin bayisi olduğunu, davalının iş yerinin www...com.tr alan adlı web sayfasında “...” olarak yer aldığını, davacı ile aralarında aynı konuda dava bulunan ... Turizm Ltd. Şirketi'nin dışarıdan atanan müdürü ...'nin davalı ...'nin kardeşi olduğunu, dava dışı ... LTD Şirketi'nin ürettiği bu ürünleri davalı aracılığıyla iç piyasada satışa sunduğunu, Kadıköy C. Başsavcılığınca 2010/5866 sor.

Sayılı soruşturması sonucunda davacının markalarının kullanıldığı 700 adet katalog ve 35 adet irsaliyeli satış faturlarının ele geçirildiğini, davalı ve iş yeri sorumlusu ... hakkında Kartal FSHCM’nin 2010/492 Esas sayılı davasının açıldığını, davalının bu şekilde marka haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu belirterek, davalının davacıya ait 15 adet tescilli markasına yönelik vaki tecavüzünün ve haksız rekabetinin durdurulmasına, önlenmesine ve tekrarının yasaklanmasına,

davalının 15 adet markaya tecavüzü sonucu elde ettiği kazanç üzerinden hesaplanacak tazminatın, fazlaya ilişkin talep ve hakları saklı kalmak şartıyla şimdilik 15.000,00TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, hüküm kesinleştiğinde ilamın masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye’de yayımlanan tirajı yüksek en az iki gazetede tam sayfa ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın dayanağının ...’ nin mağazasında bazı yurtdışı (İngilizce) katalogların bulunması olduğunu, dava konusu markalar altında satılan ürün tasarımlarının müvekkilinin ortağı olduğu İngiltere merkezli ... Ltd. ve ...

Ltd. tarafından İngiltere ve OHİM nezdinde tescil edildiğini ve tüm Dünyada kullanıldığını, dava konusu markaların Türkiye'de kullanılmadığını, davacının zararı olmadığını, müvekkilinin dava konusu tasarımları ve markaları altında yapılan satışların sadece yurtdışına olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu şirket aracılığıyla yurtdışında sahip olduğu markalarını Türkiye'de tescil ettirmek istediklerinde TPE tarafından reddedildiğini, bu sebeple davacının tescilinin öğrenildiğini, davacının üzün süreden bu yana kadar sessiz kaldığını, davalının ticaretine itiraz etmediğini,

davacının geçmişte müvekkilinin ortağı olduğu şirketlere ait marka ve tasarımlara üretim yapan bir firma olduğunu, ancak yurtdışı merkezli müvekkilinin markalarının Türkiye‘de tescilli olmamasından yararlanarak bu markaları tescil ettirdiğini, müvekkilinin ortağı olduğu firmaların Türkiye’de ve yurtdışında kalorifer, radyatör ve benzeri ürünler altında uzun yıllardır üretim ve pazarlama yapan, sektöründe bilenen, tanınan firmalar olduğunu, müvekkilinin marka ve tasarımlarının yurtdışında İngiltere ve OHİM’ de ... ve ...

LTD adına kayıtlı bulunduğunu,bu markaların ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... olduğunu, davacı ile aralarında açılmış davalar olduğunu, davacının müvekkiline göndermiş olduğu tebligattan sonra markaları kullanmadığını, iş bu davanın konusu (tasarımları müvekkiline ait) ürünlerin başka bir marka altında Türkiye’de satışını yaptıklarını, müvekkilinin dava konusu markanın kullanılmasına son verme amacının iddiaları kabul etmek olmadığını, Türk Mahkemelerinde yasal durumun kesinlik kazanmasına kadar hukuka aykırı işlem yapmamak özeninden kaynaklandığını,

dolayısıyla zarar edildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, zarar oluşmadığından tazminat talep edilemeyeceğini, davacının iddia ettiği markaların müvekkiline ait Dünyada tanınan bilinen markalar olduğunu, tüm talepleri red ettiklerini, müvekkilinin ortağı olduğu şirket ortağı ...'in marka ve tasarımların ilk yaratan gerçek hak sahibi olduğunu, davacının evvelce müvekkili ile aralarında ticari alış veriş bulunması sebebiyle markaların müvekkillerine ait olduğunu bildiğini ve bu markaları Türkiye’de yasal prosedürlere erken davranışla kendi adına tescil ettirdiğini, davacının açmış olduğu davanın yalnızca markanın kullanılmasına ilişkin olup,

ürünler ve ürün dizaynlarına ilişkin olmadığını, davalının bu markalara yurtdışında sahip olduğundan katalogları yurtdışına göndermek için işyerinde bulundurduğunu, İngilizce olan katalogların Türkiye’ye hitap ettiği iddiasının hayatın olağan akışına ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı tebliğlerine aykırı bulunduğunu, çünkü katalogların Türkçe olmak zorunda olduğunu, müvekkilinin Türkiye’de satış yapmadığını,

davacının ise müvekkilinin yurt dışında sahip olduğu marka haklarını ihlal ederek 23/03/2010 tarihinde İtalya’nın Milano şehrinde düzenlenen fuarda davaya konu markalarla götürdüğü ürünleri müvekkili tarafından yapılan şikayet üzerine toplattıklarını ve şikayete konu olduğunu belirterek, bu sebeplerle davacının haksız ve mesnetsiz davanın reddini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece.

"Davanın KABULÜNE, Davalının ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ibarelerini kullanmak suretiyle davacıya ait ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ..., ... numaralı ... markalarından kaynaklanan haklarına TECAVÜZÜNÜN VE HAKSIZ REKABETİNİN DURDURULMASINA,

ÖNLENMESİNE VE YASAKLANMASINA,15.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Hüküm kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalıdan alınmak suretiyle Türkiye'de yayınlanan tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına, " karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

13) Dava konusu; “...,...,...,...,...,..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." markaları müvekkil şirket ortaklarının İngiltere 'de kurmuş oldukları ... LTD. VE ... LTD.

Tarafından İngiltere ve Ohim nezdinde tescil edilmiş ve halen de tüm dünya'da kullanılan davacının marka başvurularını salt davalıya ait tasarımların ürün isimlerinin Türkiye'de tescil edilmemiş olmasındaki boşluktan yararlanıldığı, davalı tarafından ihdas edilmiş ürün isimlerine sahip olmak ve davalının Türkiye'ye girişi ve TPE'de muhtemel tescil girişimini engelleme ve aynı ürünleri taklit suretiyle gelir elde etmek amacıyla yapıldığı,

dosyada davalı müvekkile ait tasarım tescil bilgileri ve görüntülerinin mevcut olduğunu, müvekkil davalının kök markası ...' olduğunu, dosyada uzun yıllar 2010 yılı için yapılan incelemelerde ilk alınan Kök Rapor ve Ek rapor da "markaların kullanılmadığından tazminat hesaplamaya yer olmadığına" dair tespitlerin mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda da şirket defterlerinde ve bilgisayar kayıtlarında her hangi bir kazanç tespiti olmadığını, bu sebeplerle yerel mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddi karar verilmesini talep etmiştir.

İstinafa Cevap:Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle.

Davalı hakkında hakkında açmış olunan eldeki davada, müvekkil adına her biri tescilli olan, ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu E-..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., ... nolu ..., -... nolu .. olan toplam 15 adet tescilli markalarına yönelik tecavüzün men’i ve ref’ine karar verilmesi ile müvekkilin uğradığı maddi zararlarının işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte tazmini talep edildiğini, davalı ticari defter ve belgelerin zamanaşıma uğradığından bahisle imha ettikleri gerekçesi ile bir kısmını sunmadığını,

oysaki her ne kadar davalı tarafından 2005, 2006, 2007, 2008 ve 2009 yıllarına ait ticari defter ve belgelerin TTK’nın ilgili hükümleri gereği zamanaşımına uğradıklarından dolayı imha ettikleri iddia edilse de bu husus doğru olamadığı gibi, davalının kötü niyetini de orataya koyduklarını, bu sebeplerle davalı tarafın istinaf taleplerinin gerçeği yansıtmadığını belirterek istinaf taleplerinin reddine, yerel mahkeme kararının onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:Dava davacı adına tescilli 15 adet marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulması, önlenmesi ve yasaklanması ile maddi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı adına tescilli, "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." "..." ibareli ve herbirinin sonunda "..." ibaresi bulunan markalarının davalı tarafından iltibas oluşturacak şekilde kullanıldığını, bu kullanımların marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu beyanla eldeki dava açılmıştır.

TPMK kayıtlarına göre, davacının davaya dayanak gösterdiği markaların 2006,2007,2008 ve 2016 yıllarında davacı adına 06,11,35 sınıflarda tescil edilmiş oldukları görülmektedir. İstanbul Adadolu 1. FSHM 2011/214 E. Sayılı dosyasında eldeki dosya davacısı aleyhine sahip olduğu markaların hükümsüzlüğü istemi ile açılan davaların her bir marka yönünden tefrik edildiği, davacılar ... LTD ile ...

LTD' nin gerçek hak sahipliği ve kötü niyet iddialarına dayalı hükümsüzlük iddialarının yerinde görülmeyerek davaların reddine karar verildiği ve verilen kararların Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kartal FSHHM'nin 2010/48 ve 2010/68 Değişik İş sayılı dosyasında eldeki dosya davacısı tarafından ... Nakliyat Turizm Ltd.

Şirketi aleyhine delil tespiti talebi sonucu alınan bilirkişi raporlarında "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "...", "..." markalarının davalıya ait www...com.tr alan adlı internet sitesinde radyatör ürünleri üzerinde kullanıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.

İstanbul Anadolu FSHCM'nin 2010/492 Esas ve 2013/135 Karar sayılı kararı ile, sanıklar ... ve ... hakkında , markaya tecavüz suçundan faturalara ve kataloglara konu ürünlerin ele geçirilememiş olması nedeniyle delil yetersizliği gerekçesi ile beraat kararı verildiği ve 22.11.2017 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. 04/07/2020 tarihli bilirkişi raporunda, Kartal FSHHM'nin 2010/ 48 D.İş sayılı ve 2010/68 D.İş sayılı dosyası ile yapılan delil tespitlerinde dava dışı ...

Dış Ticaret Nakliyat Turizm Ltd.

Şirketi tarafından internet sitelerinde davacıya ait markaların kullanıldığının tespit edildiği, bu kullanımların davacı adına tescilli ve radyatör emtiasını da kapsayan markalar ile iltibasa neden olacak derecede benzer oldukları , davacının marka haklarına tecavüzün söz konusu olduğu, ancak ticari defterler ve 19/03/2010-07/09/2010 döneminde bilgisayar ortamında davalının incelenen kayıtları kapsamında davacıya ait markalı ürünlerin davalı tarafında üretilmediği, başka bir firmadan temin ederek satılmadığı, tazminat hesaplanması yapılacak bir kayda rastlanmadığı belirtilmiştir.10/01/2022 tarihli bilirkişi raporunda;

davalı şirketin 2005,2006,2007,2008,2009 ve 2010 yıllarına ait ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği için tespit yapılamadığı belirtilmiş, daha sonra mahkeme kasasında bulunan davalıya ait 35 adet fatura kapsamında yapılan inceleme sonucu alınan 03/06/2022 tarihli ek raporda; incelenen 35 fatura içeriğinde markaların “...” ibaresi olmadan kullanıldığı, “...” ibaresinin markada yan unsur olduğu, esas unsurun “..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..." ibareleri olduğu,

“...” ibaresi olmadan sadece bu markaların kullanılmasının davacı tescilli markalarına iltibas oluşturacağı, davalı ... firmasının dosya kapsamındaki ticari belgelerinden yapılan tespitte dava konusu benzer ürünlerden 70.596,61 TL satış yaptığı ve bu satıştan 9.495,16 TL kâr elde ettiği, davalının kendi markası ve tasarımlarının satışa etkisi dikkate alındığında dava konusu ürünlerin markasının kâra etkisi oranının %15 olduğu, maddi tazminat tutarının ise 1.424,27 TL hesaplandığı yönünde görüş belirtilmiştir.

Uyuşmazlığın çözümünde davanın açıldığı tarihe göre 556 sayılı KHK hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.

Dosya kapsamına göre, davacının markalarının kalorifer ve radyatör emtialarında kullanıldığı, markaların davalı tarafından belirlenerek tescil ettirildiği, davalının irtibatlı olduğu şirketlerin daha önce davalıdan ürün tedarik ederek satış yaptıkları, ancak ibarelerin gerçek hak sahibi olmadıklarının ve davacının markalarının tescilinin kötü niyetli olmadığının kesinleşmiş yargı kararları ile sabit olduğu, yurt dışında tescilli markalarının tanınmış marka olduğuna dair somut delil bulunmadığı,

dava dışı şirketler adına tescilli tasarımlar bulunmasının davacı markaları üzerinde kullanıma dair bir yetki ve hak sağlamayacağı, davalı tarafın bu ibareler üzerinde korunmaya değer bir hakkının bulunmadığı, davalının internet üzerindeki ticari etki yaratacak şekildeki kullanımlarına ilişkin arşiv kayıtlarındaki tespitler, yine ceza soruşturmasında davalıya ait iş yerinde arama sonucu tespit edilen kataloglar, faturalar ve toplanan delillerle, davalının davacıya ait markaları sonundaki yan unsur olan "..." ibaresi olmadan ürettiği radyatör modellerinin ismi olarak satış ve tanıtımını yaptığı ürünler üzerinde kullandığı,

"..." ibaresinin kullanılmamasının iltibası engellemediği, markaların asıl unsurlarının ayırt edici ibareler olduğu, bu ibarelerin davacı markalarının tescilli olduğu radyatör emtiasında kullanılmasının ortalama tüketici nezdinde işletmeler arasında bağlantı kurma dahil iltibasa neden olacağı, davalı kullanımlarının davacı markaları ile iltibas oluşturduğu, bu nedenle KHK 9. ve 61. maddeleri kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği açıktır.

Marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin 556 sayılı KHK' 61/A maddesinde aynı zamanda da suç olarak düzenlendiği, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan BK'nın 60.maddesine (TBK m.72) göre haksız fiil aynı zamanda suç oluşturuyorsa ve ceza zamanaşımı daha uzun ise ceza zamanaşımının uygulanacağının kabul edildiği, davalı hakkında ceza davası açıldığı, bu nedenle fiilin uzamış ceza zamanaşımına tabi olduğu, marka haklarına tecavüz sebebiyle fiil için öngörülen ceza miktarına göre, TCK'nın 66/1-e ve 67/4 maddelerine göre uzamış ceza zamanaşım süresinin 12 yıl olduğu,

fiilin işlendiği tarihten itibaren uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde eldeki davanın açıldığı bu nedenle davanın zamanaşımına uğradığına ilişkin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, davalının bayiliğini yaptığı dava dışı şirketlerin davacı markalarının iptali talepli açtıkları davanın reddine dair mahkeme kararının 2009 tarihinde kesinleştiği, davacının markanın kullanılmasına dava tarihinden geriye 5 yıl sessiz kaldığına ilişkin savunmanın da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davacının tazminat seçimlik hakkını elde edilen kazanca göre kullandığı, dosyaya sunulan deliller ile davalının dava tarihinden önce ne miktarda ve ne kadar süre üretim yaptığının ve tecavüze konu ürünlerin alış-satış kayıtlarına ait belgelere göre ne kadar kazanç elde ettiğinin ilgili belge ve ticari defterlerin sunulamamış olması nedeniyle kesin olarak tespit edilemediğinden , bu durumda tazminat miktarının 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 ve 51. maddeleri kapsamında res'en taktir edilmesi gerektiği, davalının kusurunun derecesi, davacının aldığı önlemler, tecavüze konu edilen marka sayısı,

incelenebilen az sayıdaki faturaların toplam bedelinin 70.596,61 TL olması dikkate alınarak hüküm altına alınan 15.000,00 TL maddi tazminatın dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının , toplanan delillere ve hukuka uygun olduğu istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır.

Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/11/2022 tarih ve 2010/195 E. 2022/165 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.024,65-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 260,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 764,65-TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

08/11/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/211, K. 2023/1359, 8 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/211
Karar No
2023/1359
Tarih
8 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/211 K.2023/1787
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/212 K.2023/461
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/212 K.2023/895
  • İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/212 K.2023/752
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/213 K.2023/810
  • Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/213 K.2023/500

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.