İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/242 K.2025/811

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/242Karar2025/811Tarih29 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.178 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
29 Mayıs 2025
Dosya no
2023/242
Karar no
2025/811
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
27/09/2022
Numarası
2020/305 E. - 2022/150 K.
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
29/05/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.178 kelime·11 dk okuma·6 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili Tas. Hal. ... San.ve Tic.Ltd.Şti.

2003 yılında kurulmuş olduğunu, kurulduğu günden bu yana panayır markası altında faaliyette bulunduğunu, ... markası TÜRKPATENT nezdinde ..., ..., ... kod no.su ile 29, 30, 35 ve 43.sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu, davalının müvekkili şirketin ortağı olduğunu, müvekkilinin Kadıköy ...Noterliğinin 26.08.2020 tarih ve ... yev.nolu ihtarnamesi ile davalının markayı tescil ettirdiğinden haberdar olduğunu, müvekkilinin yaptığı araştırmada adına tescilli markaların vekili olan ...'ın davalı adına tescilli olan markalarda da vekil olduğunu, bu nedenle benzer marka başvurusundan müvekkilini haberdar etmediğini,

Müvekkili şirketin ortağı davalının markayı kendi adına tescil ettirmesinin tamamen kötü niyetli bir durum olduğunu, davalının şirket ortağı olması karşısında kötü niyeti sabit olmamakla birlikte bir an için aksi düşünülse dahi markanın benzerlik nedeniyle de hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkiline ait markanın benzerinin kullanılmasının tüketici zihninde karışıklığa neden olacağını, yine müvekkiline ait markanın benzerinin kullanılmasının, dava konusu ibarenin müvekkiline ait markalar zincirine dahil olduğu izlenimi uyandıracağını, bu durumda da, davalının haksız olarak müvekkilinin emeğinden yararlanmış olacağını,

müvekkili adına tescilli markaların asli unsurunun ... olduğunu, dava konusu edilen markaların ise ... "...", ... lezzet festivali şeklinde olduğunu, her ne kadar müvekkiline ait markaya gurme, lezzet festivali gibi ibareler eklenmişse de, bahsi geçen ibarelerin genel tabir niteliğinde olduğunu, dolayısıyla markanın asli unsurunun ... ibaresi olduğunu, bu bakımdan bahsi geçen markaların müvekkili adına kayıtlı marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, tüm açıklamaları sebebi ile; ”.

Öncelikle ..., ... - kod no.lu markaların 3.kişilere devrinin engellenmesi için teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, 2017/88078, ... kod no.lu markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkili ...'un , tasfiye halindeki "... San. Ve Tic. Ltd. Şti."'nin %50 hissedarı olduğunu, ilgili şirketin tasfiyesi kararı ile birlikte "... Mad. Tic. Ltd.

Şti." markasının 14.12.2015 tarihinde müvekkili adına tescilinin gerçekleştirildiğini, daha sonrasında ise müvekkili tarafından unvan değişikliğine gidilmesi üzerine 15.08.2018 yılında müvekkil "..." markasının tescil sahibi olduğunu, tüm bu süreçte müvekkili tarafından yasal prosedürlerin eksiksiz olarak yerine getirildiğini, ilgili kurum nezdinde başvuru yapıldığını, itiraz sürelerinin geçtiğini ve en nihayetinde markanın müvekkil adına tescilinin gerçekleştiğini,

müvekkilinin %50 hissedarı bulunduğu davacı şirketin bünyesi altında 2003 yılından beri faaliyette bulunduğunu ve bu faaliyet neticesinde "..." markasının müvekkilince belli bir - tanınmışlık seviyesine ulaştığını, bu anlamda taraflarınca müvekkil tarafından "..." markasının kullanmasının kötü niyetli olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını davacı tarafın bu yöndeki iddialarının da gerçeği yansıtmadığını, yetkilisi olduğu şirketin unvanı ve şirketin faaliyet konusu dikkate alındığında "..." markasının müvekkili adına tescil edilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığını ve davacı tarafın niyetli olarak söz konusu davayı açtığını,

tüm açıklamaları sebebi ile Haksız ve hukuka aykırı davanın reddini, Davacı aleyhine % 20 den aşağı olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, Yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesin kararıyla; " Dava davalı adına tescilli ... numaralı ... marka ile ... numaralı ... markasına ilişkin olup, davacı şirket davalının şirket ortağı olduğunu, davacı şirket adına tescilli ..., ... ve ... numaralı ... esas unsurlu markaların tescilli sahibi olduğunu, davalı markasının davacı markasına benzerlik nedeniyle iptalinin gerektiği, davalının aynı zamanda davacı şirketin ortağı olduğunu buna rağmen kötü niyetli olarak, davacı şirkete ait markalara benzer şekilde marka tescili yaptırdığını belirterek markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ettiği, davalı vekili cevap dilekçesi ile,

davacı şirket ile tasfiye kararı alındığını, ... markasını davalının belirli bir tanınırlık seviyesine ulaştırdığını bu sebeple markayı kendi adına tescil ettirmesinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkememizce davacı şirkete ait ticaret sicil kayıtları celp edilip incelendiğinde, şirketin tasfiye halinde olduğu, şirket yetkililerinin dava dışı ... ve davalı ... olduğunun görüldüğü, şirketin halen tasfiyesinin devam ettiği ve faal olduğu, davacı ve davalıya ait markalar celp edilip davacı şirketin ... numaralı ... ibareli markanın 35 ve 43. Sınıflarda ... numaralı ... ibareli markanın 30 ve 35. Sınıflarda tescilli olduğu ... numaralı ... ibareli markanın ise davacı şirket adına 29, 30 ve 35. Sınıflarda tescil edildiği fakat dava tarihi itibariyle davacı adına hüküm ifade etmeyip hükümden düştüğünün belirtildiği,

davalı adına tescilli davaya konu ... numaralı ... ibareli markanın 30. 35. 43. Sınıflarda ve ... numaralı markanın 29. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, mahkememizce dosya kapsamı bakımından aldırılan bilirkişi raporunda taraf markalarının esas unsurlarının ... olması nedeniyle benzer sınıflarda tescilli olmaları sebebiyle kısmi hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun bildirildiği, ek raporda da kök rapordaki görüşün muhafaza edildiği ayrıca 30. Sınıftaki tüm emtialar bakımından da karıştırılma olasılığının olduğunun bildirildiği, mahkememizce yapılan değerlendirmede taraf markalarının esas unsurunun ... ibaresi olduğu,

davalı tarafından kullanılan ... ibarelerinin ... ibaresinin markanın esas unsuru olmasının etkilemediği, bu yönüyle gerek görsel, gerek işitsel gerekse fonetik olarak markaların benzer olduğu, sınıfsal yönden yapılan incelemede ise, davacı markalarının 30, 35 ve 43. Sınıflarda tescilli olduğu,

bu yönüyle davalının ... numaralı markası ile tescilli olduğu sınıflar bakımından da benzerlik olduğu ve aynı sınıflarda tescilli olduğu dikkate alındığında, ortalama tüketici nezdinde taraf markalarının hem kelime ibaresinin esas unsurunun ...dan oluşması hem de aynı sınıflarda tescilli olmaları sebebiyle aynı işletmeye ait markaymış gibi algılanabileceği ve bunun karışıklığa sebebiyet vereceği bu sebeple ... numaralı marka yönünden hükümsüzlüğüne karar vermek gerektiği, davaya konu ... numaralı markanın ise 29. Sınıfta tescilli olduğu,

davacı markalarının esas unsurunun ... olması iş bu markanın da esas unsurunun ... olması nedeniyle görsel, işitsel ve fonetik olarak benzerlik olduğu her ne kadar tescil sınıfları farklı ise de davacı markalarının 43. Sınıfta tescilli olması davalı markasının tescilli olduğu 29. Sınıftaki emtiaların 43. Sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri ile yine davacı markasının 35. Sınıftaki yiyecek içecek sağlanması hizmetleri ile ilişkili olduğu bu yönüyle de bilirkişi raporuna göre hükümsüzlük koşullarının oluştuğu,

öte yandan davacı tarafından kötü niyetli tescil iddiasında da bulunulduğundan davalının davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olması şirket her ne kadar tasfiyeye girmiş ise de hali hazırda tasfiyenin devam edip şirketin hukuki anlamda tüzel kişiliğini devam ettirdiği, şirketin 25/04/2019 tarihinde tasfiyesine karar verildiği, davalının ise davaya konu marka tescil başvurularının 2017 yılında olduğu bu yönüyle davacı şirket hakkında henüz tasfiye kararı alınmamışken davalının bu markaları kendi üzerine tescil ettirmek için başvuruda bulunduğu,

davalının şirket ortağı olması sebebiyle şirketin ... esas unsurlu marka tescillerinden ve faaliyet alanından doğal olarak haberdar olduğu, davacı şirket adına kayıtlı markaların şirketin tüzel kişiliğine ait olduğu buna rağmen davalı tarafından davacı şirketin ortağı olmasına rağmen davacı şirket markalarına benzer ve aynı sınıflarda tescil yaptırarak davacı şirket ile benzer ticari faaliyette bulunmak amacıyla da bu tescilleri yaptırmış olmasının Türk Medeni Kanunun 2. Maddesine göre iyi niyetli bir davranış olmadığı bu sebeple kötü niyetli tescil iddiası yönünden de davalı tescillerinin kötü niyetli olduğu kanaatine ulaşıldığından,

SMK' nun 6/9. Maddesi uyarınca" şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KABULÜ ile, davalı adına tescilli ... ve ... numaralı markaların Hükümsüzlüğüne, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemece verilen kararın karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili ...' a, davacı Tasfiye Halinde ... İht. şirketinin diğer hissedarının yeni kurmuş olduğu dava dışı ... San. ve Tic. Ltd.

Şti firması tarafından yine İstanbul Anadolu 2. FSHHM 'nin 2020/321 E. Sayılı dosyası ile açmış olduğu aynı konulu davası mevcut olduğunu, söz konusu davada alınan bilirkişi raporunda "... ibareli markaların başvuru tarihinden öncesinde hitap ettiği kitle nezdinde belirli bir bilinirlik ve ayırt edicilik kazandığı,

... ve Davalı ...'un panayır markası üzerinde birlikte ve ortak hak sahipliğinin bulunduğu." şeklindeki tespiti yer aldığını, buna göre müvekkilinin ... markası üzerinde hak sahibi olduğunu, müvekkilinin söz konusu markayı kullanmakta haklı olduğunu ve kötü niyetli olmadığını, davacının da bu suretle davasını ispat edemediğini beyanla istinaf isteminin kabulü ile mahkeme kararının kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının istinaf taleplerinin hiç bir gerekçeye dayanamadığını, dosya kapsamında alınan birbiri ile uyumlu bilirkişi raporları ile sabit olmak üzere, taraf markalarının benzer olduğu,

sınıfsal yönden yapılan incelemede ise müvekkili markası ile davalı markalarının benzer olduğu tespit edildiğini, bahsi geçen markalar müvekkili adına kayıtlı marka ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğundan karışıklığa sebebiyet verileceğinin sabit olduğunu, davalının müvekkilinin taraf olmadığı İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2020/321 Esas sayılı dosyasına değinerek,

müvekkilinin markayı kullanmakta haklı olduğuna değindiğini, ancak bu davada tarafların farklı olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu, başka bir şirketin taraf olduğu bir dava dosyasında alınan bilirkişi raporlarının işbu davaya etki etmeyeceğinden, davalının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu, davalı adına tescilli ... tescil nolu ... markasının 29.sınıfta, ve ... numaralı ... markasının 30,35 ve 43 sınıflarda hükümsüzlüğü davasıdır.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

07/03/2021 tarihli marka vekili tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda özetle;" Taraf markalarının görsel, işitsel, anlamsal ve ticari izlenim bakımlarından bütünsel benzerliği, başvuru veya tescilde yer alan malların ve / veya hizmetlerin niteliği ve benzerliği, yerleşik ve devamlılık göstereceği düşünülen ticaret kanalların benzerliği, tüketici kitlesinin benzerliği nedeni ile, davalıya ait ... dosya numaralı ... ibareli markanın 29.35.43.

Sınıf emtialarda ortalama tüketiciler/hizmet alıcıları açısından davacı markalarıyla karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, Davalıya ait ... dosya numaralı ... ibareli markanın; ortalama tüketiciler nezdinde davacıya ait markaların devamı gibi algılanacağı, taraflar arasında ekonomik veya işletmesel birliktelik algısının oluşacağı, bu sebeple 29. Sınıf malların tamamında ortalama tüketiciler nezdinde davacı markalarıyla ilişkilendirilmeye yol açacağı " belirtilmiştir.

03/12/2021 tarihli bilirkişi EK raporda özetle: "Kök rapordaki kanaatlere ek olarak davalıya ait ... dosya numaralı ... ibareli markanın 30. Sınıfın tüm emtiaları bakımından, davacıya ait ... tescil numaralı ... ibareli markalarıyla karışıklığa yol açarak iltibas yaratacağı" belirtilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesine göre 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.

"Marka tescilinde mutlak ret nedenleri" Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez: .... d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler...

(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez." hükümlerine amirdir.

"Marka tescilinde nispi ret nedenleri" başlıklı Madde 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir....(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir." hükümlerine amirdir.

Davacı vekilinin dava dilekçesinde, müvekkili Tas. Hal. ... San.ve Tic.Ltd.Şti. 2003 yılında kurulduğunu, kurulduğu günden bu yana panayır markası altında faaliyette bulunduğunu.

Panayır markasının TÜRKPATENT nezdinde ..., ..., ... kod no.su ile 29, 30, 35 ve 43.sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğu, davalının ise müvekkili şirketin ortağı olduğunu, markanın kötüniyetli olarak tescil edildiğini ileri sürmüştür.Davalı vekili cevap dilekçesinde, Müvekkili ...'un, tasfiye halindeki "... San. Ve Tic. Ltd. Şti."'nin %50 hissedarı olduğunu ilgili şirketin tasfiyesi kararı ile birlikte "... Tic. Ltd.

Şti." 14.12.2015 tarihinde müvekkil adına tescili gerçekleştirildiğini, daha sonrasında ise müvekkili tarafından unvan değişikliğine gidilmesi üzerine 15.08.2018 yılında müvekkil "..." markasının tescilli sahibi olduğunu belirtmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusunun davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü davası olduğu, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlam yönünden benzer olduğu,

markaların bütünsel benzerliği, başvuru veya tescilde yer alan malların ve / veya hizmetlerin niteliği ve benzerliği, yerleşik ve devamlılık göstereceği düşünülen ticaret kanalların benzerliği, tüketici kitlesinin benzerliği nedeni ile; ortalama tüketiciler nezdinde davacı markalarıyla karıştırılma ve ilişkilendirilmeye yol açacağının bilirkişi raporu ile tespit edildiği, dava konusu markaların hükümsüzlük koşullarının oluştuğu, ... unsurlu markaların 2009 yılından itibaren davacı şirket adına tescilli olduğu,

davalının davacı şirketin %50 ortağı ise de, şirket ortağının marka üzerinde şirketten bağımsız olarak hak sahipliği bulunmadığı gibi, kendi adına tescil ettirme hakkının da bulunmadığı, mahkemece davalı marka tescilinin kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu, her davanın kendi somut koşullarına göre değerlendirilmesi gerektiği, İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2020/31 Esas sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunun bu dosya yönünden bağlayıcılığının bulunmadığı kanaatine varılmıştır.

Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.

1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 27/09/2022 tarih ve 2020/305 E., 2022/150 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3- Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

29/05/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/242, K. 2025/811, 29 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Dava Dilekçesi
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf
  7. İstinafa Cevap
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/242
Karar No
2025/811
Tarih
29 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/243 K.2025/840
  • İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/244 K.2025/328
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/245 K.2025/351
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/246 K.2025/371
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/249 K.2025/586
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/251 K.2025/518

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.