KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2023/335
- Karar no
- 2025/951
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 13/12/2022
- Numarası
- 2021/76 E. - 2022/263 K.
- Davanın konusu
- Patentten Doğan Haklara Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması
- İstinaf karar tarihi
- 03/07/2025
Karar Metni
1.818 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili şirketin teknoloji ve tasarım geliştirmeleri sonucunda üretilen patentli, yenilikçi ve hareket özgürlüğü sağlayan özellikli "... ®" markalı gözlükleri dünya çapında 45 ülkede satışa sunduğu ve her ülkede kendi kulvarında pazar lideri konumunda olduğunu, müvekkili şirketin patentlerini ve markalarını Türkiye'de TPMK nezdinde tescil ettirdiğini, bu bağlamda TPMK nezdinde ..., ... ve ... sayılar ile tescilli patentlerin müvekkili adına tescilli olduğunu, ancak hal böyle iken, davalı tarafın müvekkilinin patent hakkına ihlal oluşturan ürünleri izinsiz olarak sattığını, dağıttığını,
başka bir şekilde ticaret alanına çıkardığını ya da bu amaçlar için ithal etmekte ve/veya ticari amaçla elde bulundurduğunu, dolayısıyla davalı tarafın müvekkilinin patent hakkına tecavüz oluşturduğunu iddia ederek, öncelikle davalı adresinde bilirkişi incelemesi yapılarak müvekkili şirketin patent haklarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylem gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin tespit edilmesini, davanın esasına ilişkin ise, davalı eylemlerinin müvekkili adına tescilli patent belgelerine yönelik tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespitini, önlenmesini ve durdurulmasını talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davalı ... cevap dilekçesi ile, davacı tarafça davaya konu edilen ürünlerin kendisi tarafından üretilen ürünler olmadığını, fatura karşılığında başka bir firmadan satın alındığını, ürünlerin üretiminin ... Limited Şirketi tarafından yapılmış olduğunu, davanın bu firmaya ihbar edilmesini de talep ettiğini, söz konusu ürünün pek çok örneğinin de farklı markalarla piyasada satıldığını, söz konusu ürünün farklı marklar ile ülke genelinde satıldığını, kendisi tarafından bu ürünlerin bu sebeple satın alındığını, aksinin kabulü halinde davacı tarafın ülkedeki tüm gözlük satıcılarına karşı dava açarak ürünleri toplatmasının gerekeceğini, davacının işbu davayı açmakta kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesin kararıyla. "Olayımızda davalı belirli kurallar çerçevesinde dava konusu gözlük ürününü üretici veya ithalatçı firmalardan satın alıp perakende olarak satışını yapmaktadır.
Aralarında sektör bilirkişisininde bulunduğu bilirkişi raporunda her ne kadar davalı tarafça satılan gözlük ürününün davacı patentine ait istemleri taşıdığı tespit edilmiş ise de, üretilmiş olan gözlüklerin malzeme yapısının ve/veya iki parçalı yapısının değiştirilmeden patent koruma kapsamı dışına çıkması mümkün olmadığı, satıcı tarafından, üretici veya distribütör firmalardan kendi markaları adı altında aldığı ürünlerin alım satımları hususunda her ürünün tamamen veya kısmen taklit veya patentlerin özellikleri ve patent koruması altında olduğunu bilemeyecekleri belirtilmiştir.
Buna göre, SMK'nun 141/1-b bendi kapsamında "Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği" şeklindeki koşulun gerçekleşmediği sonuç ve kanaatine varılarak, davacının patent haklarına tecavüze ilişkin talep yönünden dava reddedilmiştir.
Davacı, aynı zamanda haksız rekabete de dayanmış ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2019/5189 E, 2022/1852 Karar sayılı, 14.03.2022 Tarihli kararında; "... markaların(patentlerin) kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığından,
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının tescilli markasının benzerinin, tescil kapsamındaki ilaç emtiasında kullanılması şeklindeki davalı eyleminin TTK’nın 55/1-a-4.maddesi uyarınca aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğine ilişkin gerekçesi yerinde görülmediğinden, hükmün bu kısım yönünden temyiz eden davalı yararına bozulması..." şeklindeki gerekçe ile açıklandığı üzere; somut uyuşmazlıkta, davacının haksız rekabet iddiasının patent hakkına dayandığı, bu durumda TTK 55/1-a-4 maddesi gereğince aynı zamanda haksız rekabetin oluştuğundan söz edilemeyeceğinden" davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
Eksik ve hatalı inceleme ile hukuki nitelendirme sonucu patent hakkı ihlali ve haksız rekabetin tespiti ve bu ihlallerin refi ve meni taleplerinin reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada davalıdan ihlal teşkil eden ürün satın alındığını ve akabinde delil tespiti ile davalının ihlal teşkil eden ürünleri sattığı tespit edildiğini, davalının iş yerinde satışa arz vaziyette ilgili ürünler bulunduğunu, dosya kapsamında 2 tane bilirkişi raporu aldırılmasına rağmen raporlar mahkemece dikkate alınmadan hukuka aykırı şekilde 3.rapor alınarak karar verildiğini,
davalının bu işin ticaretini yapan ve optisyenlik işini yürüttüğünü, müvekkilinin patentlerini "bilmediği ve bilemeyecek olması" durumunu kabul etmediklerini, müvekkilinin ürünleri sadece ve sadece slastik çatısı altında satıldığını ve bunu da her optisyenin bildiğini, bu kişilerin işin eğitimini almış kişiler olduğunu, Patent hakkı tecavüzünde, ilgili kişilerin kusurunun belirlenmesinde somut olayın özellikleri ile ihlal yapanın mesleği gibi unsurlar dikkate alınarak o olay ile ilgili normal insan tipi belirlenmesi gerektiğini,
TTK m.18/2 gereği her tacir ticaretine ait faaliyetinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmek durumunda olduğunu, tacir ticari faaliyetlerinde sıradan insanlara göre daha fazla tedbirli ve dikkatli davranması gerektiğini, taklit ürünleri piyasa fiyatının çok altında bir fiyatla satın alan veya korunmakta olan bir patenti taşıyan ürünlerin dağıtım kanalları dışından ürün temin eden kişinin, bu malların taklit bir mal ve patent hakkı ihlali olduğunu bildiği kabul edilmesi gerektiğini, Yargıtay birçok kararında taklit malları satan tacirin TTK m.18/2 hükmü gereği,
ürünlerin taklit olduğunu bilmediği savunmasının dinlenmeyeceğine karar verdiğini, Mahkemece haksız rekabet talebinin reddine karar verilemesinin hukuka aykırı olduğunu, doktrin ve yerleşik yargıtay içtihatlarına göre Fikri mülkiyet haklarının kendi özel kanunları yanında ayrıca haksız rekabet hükümlerince de korunma imkânı bulunduğunu, mahkemece aldırılan ilk 2 bilirkişi raporunda davalının haksız rekabet ve müvekkilinin patent hakkını ihlal ettiğinin sabit olduğunu belirterek, mahkemece verilen kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; bilirkişiden istenen görüş hukuki olmadığından davacının bu yöndeki itirazları yersiz olduğunu, davacı taraf itirazları üzerine alınan 3. Bilirkişi raporunda mahkeme tarafından talep edilen hususların hukuki değerlendirme olduğunu ve bu hususlarda bilirkişiden rapor alınamayacağını iddia ettiğini, alınan ilk rapor müvekkilinin yokluğundan alındığını ve tek taraflı bilgileri göre düzenlendiğini, sadece benzerlikler yönünden değerlendirme yapıldığını, alınan ek rapor dosyanın aydınlatılması için gerekli olduğundan, hukuki bir görüş barındırmadığını,
davacı taraf kötü niyetli olarak küçük işletmeleri hedef aldığını ve üretici firmaya karşı herhangi bir işlemde bulunmadığını, müvekkili ürünlerin taklit suretiyle üretildiğini bilmeden ürünleri satın aldığını, kötü niyetli olarak bu ürünleri sattığı davacı tarafça ispatlanması gerektiğini, bilirkişi raporunda açıkça ifade edildiği üzere müvekkili söz konusu ürünlerin taklit sureti ile üretildiğini bilebilecek durumda olmadığını belirterek davacının istinaf isteminin reddi ile mahkeme kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, davalının, davacıya ait patent belgesinden doğan haklarına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i ve tecavüz teşkil eden ürünlere el konulması talebine yöneliktir.
Türk Patent ve Marka Kurumu kaydına göre, ..., ... ve ... sayı ile tescilli patent belgelerinin davacı adına tescilli olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacının delil tespiti talebi üzerine dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda sonuç olarak, 01.04.2021 tarihinde tespiti yapılan gözlük saplarının yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle ... nolu patentte tanımlı koruma kapsamının içinde olduğu, 01.04.2021 tarihinde tespiti yapılan gözlük saplarının yukarıda açıklanan gerekçeler nedeniyle ... nolu patentte tanımlı koruma kapsamının içinde olma ihtimalinin yüksek olduğu belirtilmiştir.
11/04/2022 bilirkişi heyet raporunda özetle;" dava dosyasında davalı ürünü olarak yer alan gözlüğün, ... nolu “Gözlük için esnek sap” buluş başlıklı patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduğu bu nedenle söz konusu gözlüğün ... nolu patent belgesinin koruma kapsamında kaldığı, dava dosyasında davalı ürünü olarak yer alan gözlüğün, ... nolu “Esnek saplı gözlük” buluş başlıklı patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduğu bu nedenle söz konusu gözlüğün ... nolu patent belgesinin koruma kapsamında kaldığı,
dava dosyasında davalı ürünü olarak yer alan gözlüğün, ... nolu “Gözlükler için esnek sap” buluş başlıklı patent belgesinin 1 nolu bağımsız isteminin koruma kapsamında olduğu bu nedenle söz konusu gözlüğün ... nolu patent belgesinin koruma kapsamında kaldığı" belirtilmiştir.
05/10/2022 tarihli bilirkişi heyet ek raporda özetle;" sonuç olarak, üretilmiş olan gözlüklerin malzeme yapısının ve/veya iki parçalı yapısının değiştirilmeden patent koruma kapsamı dışına çıkması mümkün olmadığı, satıcı tarafından, üretici veya distribütör firmalardan kendi markaları adı altında aldığı ürünlerin alım satımları hususunda her ürünün tamamen veya kısmen taklit veya patentlerin özellikleri ve patent koruması altında olduğunu bilemeyecekleri " belirtilmiştir.
6769 Sayılı SMK da patent hakkının kapsamı, sınırları ve tecavüz sayılan fiiller Madde 85 ve Madde 141 de düzenlenmiş olup, yazılı maddeler uyarınca patent hakları tecavüze uğrayan hak sahiplerinin ileri sürebileceği talepler ve kapsamları yine 6769 Sayılı SMK Madde 149 da belirlenmiştir.
MADDE 141- (1) Aşağıdaki fiiller, patent veya faydalı model hakkına tecavüz sayılır: "a) Patent veya faydalı model sahibinin izni olmaksızın buluş konusu ürünü kısmen veya tamamen üretme sonucu taklit etmek. b) Kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirildiğini bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla üretilen buluş konusu ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu ürünle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak,
c) Patent sahibinin izni olmaksızın buluş konusu usulü kullanmak veya bu usulün izinsiz olarak kullanıldığını bildiği ya da bilmesi gerektiği hâlde buluş konusu usulle doğrudan doğruya elde edilen ürünleri satmak, dağıtmak veya başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak ya da bu amaçlar için ithal etmek, ticari amaçla elde bulundurmak, uygulamaya koymak suretiyle kullanmak veya bu lerle ilgili sözleşme yapmak için öneride bulunmak." Düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalının dava konusu gözlük ürününü üretici veya ithalatçı firmalardan satın alıp perakende olarak satışını yaptığı, 01/04/2021 tarihinde adresinde yapılan incelemede, hak ihlali oluşturacak düzeyde benzer olarak görülen gözlük tespit edildiği, davalının üretici değil satıcı olduğu,
patent hukukunda tecavüzden bahsedilebilmesi için, 6769 Sayılı SMK 141/1-b maddesi gereğince davalı satıcının bu ürünün taklit olduğunu bildiği yahut bilmesi gerektiğinin tespiti gerektiği, dosya kapsamında davalının kusurlu olduğu ve sattığı ürünün patente tecavüz ettiğini bildiği yada bilmesi gerektiğinin ispatlanamadığı, davalının sattığı tüm ürünlerin patente konu olup olmadığını kontrol yükümlülüğünün bulunmadığı, TTK 18/2.
Madde de düzenlenen basiretli tacir ilkesinin de davalıya bu yükümlülüğü yükleyemeyeceği, davalının kusurlu olduğunun ispatlanamadığı anlaşılmakla mahkemece davanın reddine dair verilen karar hukuken yerindedir.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
03/07/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/335, K. 2025/951, 3 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama