İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2023/497 K.2025/1262

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2023/497Karar2025/1262Tarih8 Ekim 2025Okuma11 dk · 2.212 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
8 Ekim 2025
Dosya no
2023/497
Karar no
2025/1262
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
20/12/2022
Numarası
2020/286 E. - 2022/221 K.
Davanın konusu
Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini
İstinaf karar tarihi
08/10/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.212 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların İddia ve Savunmaları:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacının İsrail bölgesinin önde gelen fotoğraf ajanslarından biri olup, mali hakları davacıya ait fotoğrafların "...", "..." gibi uluslararası haber sitelerinde yayınlandığını, davalının, davacıya ait, yayın ve pazarlama haklarına sahip olduğu 6 ayrı fotoğrafı, izin almaksızın ve hiçbir bedel ödemeksizin farklı tarihlerde "https://www...com" web sitesi aracılığıyla umuma arz ettiğini, davaya konu fotoğrafları içeren haberin listesinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu,

mali hakları davacıya ait olan ve hepsi sahibinin hususiyetini taşıyan 6 ayrı fotoğrafın FSEK 4/5 uyarınca koruma altında olup davalının davranışının mali haklara tecavüz niteliğinde olduğunu, öncelikle tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması için davaya konu fotoğrafların davalıya ait haber sitesinden derhal kaldırılması ve iş bu belirsiz alacak davalarının kabulü ile,

davaya konu fotoğraflar hakkında sözleşme yapılmış olması halinde davacıya isteyebileceği bedelin veya bu Kanun (FSEK) hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin üç kat fazlasının ayrı ayrı tespiti ile şimdilik her bir fotoğraf için 1000 TL olmak üzere 6.000 TL'nin her bir fotoğrafın davalı sitesinde yayınlandığı günden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini, belirlenecek 3 kat fazlası bedelin davacı zararlarını karşılamaması durumunda.

FSEK 70/2 uyarınca zararlarının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Dava konusu fotoğrafların zamanaşımına uğradığını, dava konusu fotoğrafların yayın tarihine bakıldığında tamamının 4 ve 6 ayı çoktan aştığını, Davalının habercilik alanında faaliyet gösterdiğini, davacının ise fotoğraf ajanı olduğunu, uyuşmazlığın 5651 sayılı ve 5187 sayılı Basın Kanunu ile çözülmesi gerektiğini, Huzurdaki davanın konusunun, maddi zarara dayanan tazminat talebi olduğunu, huzurdaki davaya bakıldığında, davacının bir internet haber sitesi olmasına bağlı olarak gazetecilik faaliyetleri kapsamında dava konusu fotoğrafların kullanıldığını,

kaldı ki kullanılan fotoğrafların internette onlarca ajans tarafından çekilmiş ve kullanıma sunulmuş fotoğraflar olduğunu, dilekçelerinin ekinde dava konusu fotoğrafların davalıdan önce kullanıldığını, Davalının, fotoğrafların davacının sitesinden alındığı ve bedel ödenmediği tamamen afaki bir suçlama olduğunu, davalının 13 yıldır sayısız haber ve fotoğraf ajansına ücretli abonelik yolu ile haberlerini oluşturduğunu, Davalının, fotoğrafları umuma arz etmediğini, dava konusu fotoğraflar aradan yıllar geçmesine rağmen Google'da ve birçok haber kaynağında anonim bir şekilde dolaştığını,

kanun ve usul hükümlerine aykırı olarak açılan ve somut kanıtlardan uzak davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı ile. Bilirkişi heyetinin 18/08/2021 tarihli raporunda fotoğrafların davacının sitesinde 2013–2019 yılları arasında yayınlandığının, eser niteliğinde olmadığının ancak haksız rekabet hükümleri çerçevesinde korunabileceğinin, rayiç değerinin de fotoğraf başına 500 TL olduğunun belirtildiği, fotoğrafların bire bir aynı olduğunun tespit edildiği, karine olarak hak sahipliğinin davacıya ait olduğunun kabul edildiği,

ancak fotoğrafların eser sayılmayacağından FSEK kapsamında korunamayacağını, buna karşılık FSEK m.84 göndermesiyle haksız rekabet hükümlerine göre koruma sağlanabileceğini, davalının izinsiz kullanımıyla haksız fiil işlediğini , bu nedenle bilirkişinin rayiç bedel değerlendirmesi esas alınarak her bir fotoğraf için 500 TL olmak üzere toplam 3.000 TL maddi tazminata, faiz başlangıç tarihi olarak davacının sunduğu CD’nin oluşturulma tarihi olan 27/01/2020 kabul edilmesi gerektiği fotoğrafların eser niteliğinde olmaması nedeniyle FSEK m.68 uyarınca talep edilen tazminatın kabul edilemeyeceği,

taraflar arasında farazi sözleşme ilişkisi kurulduğundan bahsedilemeyeceği bu sebeple tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması talebi yönünden de davanın kısmen kabul kısmen reddi gerektiği belirtilerek "Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİ ile, davalının tecavüzünün önlenmesine, davaya konu fotoğrafların davalının haber sitesinden kaldırılmasına, her bir fotoğraf için 500 TL olmak üzere toplam 3.000,00 TL'nin 27/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine," karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle beraber davacının iddia ettiği şekilde kullanılmış fotoğraflar olsa dahi bu fotoğrafların kullanıldığı haber tarihlerine bakıldığında dava açma süresinin zamanaşımına uğradığının görüleceğini, haber konusu fotoğrafların üzerinden 6 yıl geçtiğini ve o sırada müvekkilin hangi ajansla anlaşmalı olduğunun belirlenmesinin imkansız olduğunu, bu yönüyle davanın usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporu ve ek bilirkişi raporunda da fotoğrafların yayın tarihlerinin belirtildiğini,

mahkeme kararında zamanaşımına dair karar verilmediğini, mahkemenin işbu dava yönünden görevli olmadığını, dava şartı yoksunluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekmekteyken mahkemece bu hususun dikkate alınmadığını, davacı şirketin İsrail'de faaliyet gösteren yabancı bir tüzel kişilik olup Türkiye'de mutad meskeni bulunmadığını, bu durumda MÖHUK m.48 ve HMK m.114/ğ hükümlerine göre davacının teminat göstermesinin bir dava şartı olduğunu, hakimin taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın tamamen reddi gerektiğini,

dava ikamet edilirken FSEK 84 hükmü gereğince haksız rekabet hükümlerine göre herhangi bir koruma talebi olmamasına rağmen mahkemenin bu konuda kurduğu hükmün taleple bağlılık ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, hakimin talebin daha azına hükmedebileceğini ancak daha fazlasına hükmedemeyeceğini, dava konusu fotoğrafların eser niteliğinde olmadığını, fotoğrafların haksız rekabet hükümlerince de korunamayacağını, davacı yararına 15.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin kabul edilemeyeceğini, tazminatın 5 katı bir vekalet ücretine hükmedilmesinin adil olmadığını,

tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı iddialarının süresinde olmadığını, basın kanununda ceza zaman aşımı için öngörülen sürelerin hukuk davasında uygulanamayacağını, görev itirazının yersiz ve geçersiz olduğunu, mahkemece dava konusu fotoğrafların eser niteliğinde olduğu iddiaları kabul edilmese de haksız kullanım sebebiyle tazminata hükmedilmesinin hakkaniyete uygun olduğunu, müvekkilinin mali hak sahibi olduğuna kuşku olmadığını,

tüm bu nedenlerle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;Dava, FSEK kapsamında eser niteliğinde olduğu iddia olunan davacıya ait 6 adet fotoğraftan kaynaklanan mali haklara tecavüzün tespiti, önlenmesi giderilmesi ve tazminat istemine ilişkindir.

Davacı vekili, mali hakları müvekkiline ait olan 6 fotoğrafın, davalıya ait "https://www...com" sitesinde izinsiz ve bedelsiz şekilde yayımlandığını, bu durumun mali haklara tecavüz oluşturduğunu beyanla , tecavüzün önlenmesi ve kaldırılması ile. FSEK 68 ve 70/2 maddesine dayalı 6.000 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı, dava konusu fotoğrafların yayın tarihinden itibaren zamanaşımına uğradığını, uyuşmazlığın Basın Kanunu kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, fotoğrafların habercilik faaliyeti çerçevesinde ve zaten internette birçok kaynakta anonim şekilde yayılmış olarak kullanıldığını, dava konusu fotoğrafların davacının sitesinden alındığına dair somut delil bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. 18/08/2021 tarihli raporda sonuç olarak.

Davaya konu 6 adet davalının haber sitesinde yer alan ekran görüntülerin zaman damgalı olduğu ve davalının internet sitesinde haber içerikleri ile birlikte davaya konu fotoğrafların yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 15.06.2015 tarihinde yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 01.08.2016 tarihinde yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 11.03.2013 tarihinde yayınlandığı, “...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 07.02.2019 tarihinde yayınlandığı,

“...” adlı şahısın fotoğrafının davacının internet sitesinde 16.02.2015 tarihinde yayınlandığı tespit edilmiştir Söz konusu fotoğrafların anlık olarak çekilen haber amaçlı fotoğraflar olduğu bu fotoğrafların eser mahiyetinde olmadığı, dolayısıyla FSEK m.84 atfı ile haksız rekabet hükümleri uyarınca korunabileceği, Ürünlerin eser mahiyetinde olmaması sebebiyle davacının FSEK m.68 dayalı tazminat talep edemeyeceği, Dava konusu ürünlerin birim rayiç değerinin 500-TL olabileceği, toplam kullanılan 6 adet ürün sayısı ile çarpılması neticesinde 3.000-TL tazminat talep edilebileceği belirtilmiştir.

28/02/2022 tarihli ek raporda sonuç olarak. Dava konusu uyuşmazlıktaki dava konusu fotoğrafın FSEK m.4 anlamında güzel sanat eseri sayılamayacağı, Dava konusu ürünlerin birim rayiç değerinin 500-TL olabileceği, toplam kullanılan 6 adet ürün sayısı ile çarpılması neticesinde 3.000-TL tazminat talep edilebileceği, belirtilmiştir.

Dosya kapsamına göre, dava konusu fotoğrafların davacıya ait internet sitesinde davalıdan önce yayınlandığı, aksi ispatlanamadığından karine gereği söz konusu fotoğrafların davacıya ait olduğunun kabulü gerektiği, davacıya ait fotoğrafların davalı yanca davacıdan izinsiz olarak internet sitesinde haber içerikleriyle birlikte yayınlandığı , kullanıldığı sabittir.

Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere dava konusu fotoğrafların anlık haber amaçlı çekimler olup bir olayın fotoğraflanması niteliğinde olduğu ve eser niteliğinin bulunmadığı, ancak FSEK 84.maddesindeki " Bir işareti, resim veya sesi, bunları nakle yarıyan bir alet üzerine tesbit eden veya ticari maksatlarla haklı olarak çoğaltan yahut yayan kimse, aynı işaretin, resmin veya sesin 3 üncü bir kişi tarafından aynı vasıtadan faydalanılmak suretiyle çoğaltılmasını veya yayımlanmasını menedebilir.

Tevacüz eden tacir olmasa bile birinci fıkra hükmüne aykırı hareket edenler hakkında haksız rekabete mütaallik hükümler uygulanır.

Eser mahiyetinde olmıyan her nevi fotoğraflar, benzer usullerle tesbit edilen resimler ve sinema mahsulleri hakkında da bu madde hükmü uygulanır." yasal düzenleme gereğince, eser niteliği taşımasa bile fotoğrafın ilk tespit sahibi davacıya FSEK kapsamında koruma sağlayacağı, davacının fotoğrafların izinsiz kullanılmasına, yayınlanmasına FSEK'in 84. maddesi delaleti ile haksız rekabet hükümlerine dayalı olarak karşı koyabileceği ve tazminat talebinde bulunabileceği ancak eser niteliği bulunmayan fotoğraflar nedeni ile FSEK 68.maddeye dayalı telif tazminatı talebinde bulunulamayacağı anlaşılmaktadır.

FSEK 37. Maddesi gereğince"haber mahiyetinde olmak ve bilgilendirme kapsamını aşmamak kaydıyla günlük hadiselere bağlı olarak fikir ve sanat eserlerinden bazı parçaların işaret, ses veya görüntü nakline yarayan vasıtalara alınması" serbest ise de, aynı maddenin son fıkrasında da belirtildiği üzere "bu serbestlik hak sahibinin hukuki menfaatine zarar verecek şekilde veya eserden normal yararlanmaya aykırı biçimde kullanılamaz.

Davalı taraf, davacının hak sahibi olduğu fotoğrafları izinsiz ve bedelsiz hukuka aykırı olarak yayınladığından eylemin FSEK 37. Maddesi kapsamında korumasına olanak bulunmadığı, anılan düzenlemenin dava konusu fotoğrafların eser niteliğinin bulunmaması nedeniyle somut olay bakımından uygulama yeri bulunmadığı, yine fotoğrafın alenileştiğinden bahisle izinsiz kullanılabileceği iddiasının yerine olmadığı anlaşılmıştır.

Aşağıdaki Yargıtay ilamına konu dava , davacı İhlas haber ajansı tarafından hak sahibi olduğu haber fotoğraflarının davalı tarafından gazete ve internet sitesinde izinsiz kullanımı nedeniyle ... Gazetecilik şirketine karşı açılmış olup, fotoğrafların haber içeriğinde kullanılması , alenileştiği ve FSEK 37 kapsamında kaldığı savunmalarını içeren emsal niteliktedir.

Yargıtay 11. H.D 2011/8859- 2012/15637 "Davacı vekili müvekkilinin haber ajansı olarak faaliyet gösterdiğini,.. internet sitelerinde yayınlamış oldukları haber ve fotoğrafları bilgileri olmadan ve ücret ödemeden davalının kendi internet sitesinde ve gazetesinde yayınladığını ileri sürerek, asıl ve birleşen davalarda fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ayrı ayrı 500 TL'nin davalıdan faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili asıl ve birleşen davalarda, davacının haber ve fotoğraflar üzerinde hak sahibi olduğunu ispatlaması gerektiğini, bunların internet sitesinde yayınlanmak suretiyle alenileştiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davacının internet sitesinde bulunan haber ve fotoğrafların, davalı tarafından kaynak gösterilmeksizin, imzasız olarak internet sitesi ve gazetede yayınlandığı, bunların eser niteliğinde olmadığı, FSEK 84. maddesi delaletiyle TTK'nun 56. maddesi uyarınca hukuka aykırılık bulunduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kabulüne, karar verilmiştir.. usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA,.."FSEK'in 84. maddesi delaleti ile 6102 sayılı TTK 56.maddesine göre, haksız rekabet halinde kusur varsa maddi zararın tazminini talep edebilir.

Somut olayda , davacı tarafından ilk çekimi yapılan fotoğrafların davalı tarafından davacıdan izinsiz kullanıldığı, bu durumun haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi zararının tazminini gerektirdiği , izinsiz kullanılan fotoğraflar için tespit edilen, 500 TL rayiç değer üzerinden maddi tazminat tutarının makul olduğu, 3.000 ,00 TL maddi tazminatın hüküm altına alınması ile davanın kısmen kabulü kararının dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmıştır.

Somut olayda, davalıya dava dilekçesinin 03.09.2020 tarihinde tebliğ edildiği, süresinde cevap dilekçesi sunulmadığından zamanaşımı definin süresinde ileri sürülmediği, kaldı ki, eldeki davada haksız rekabet hükümlerinin uygulandığı buna göre TTK 60. Maddesi gereğince 1 ve 3 yıllık zamanaşımı süresinin söz konusu olduğu,

fotoğrfların yayın tarihleri itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı , dava konusu uyuşmazlığın FSEK hükümleri kapsamında olduğu bu nedenle görevli mahkemenin FSEK 77. Maddesi gereğince Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesi olduğu , davacı her ne kadar İsrail'de mukim tüzel kişi ise de, İsrail devletinin 1954 tarihli “Hukuk Usulüne Dair Lahey Sözleşmesi”ne taraf olduğu, sözleşmenin 17. Maddesi gereği teminattan muaf olduğu , davalı vekili her ne kadar sözleşmenin 17. Maddesinin tüzel kişileri kapsamına almadığını ileri sürmüş ise de ;

yabancılık muafiyetine ilişkin 1954 tarihli sözleşmenin 17. maddesinin uygulanmasında gerçek ya da tüzel kişi ayrımı bulunmadığı , yargısal uygulamada bu hususta duraksamanın bulunmadığı , Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2017/8463 - 2017/15601 sayılı kararında " Her ne kadar borçlu tarafından dosyaya sunulan, 1954 tarihli sözleşmenin 17. maddesinde, tüzel kişilerle ilgili olarak, 25.10.1980 tarihinde imzaya açılan ve Türkiye Cumhuriyeti tarafından 07.07.2004 tarihinde imzalanan, ancak henüz yasalaşmayan "Adalete Uluslararası Erişim Hakkında Sözleşme'nin" 14/1. maddesi ile.

"Bir akit devlette mutat meskeni olup, diğer bir akit devletin mahkemelerinde açılmış davalarda, davacı veya müdahil olarak bulunan kişilerden (tüzelkişiler de dahil), sırf yabancı uyruklu olmaları veya davaların açıldığı devlette ikamet etmemeleri yada mutat meskenlerinin olmamaları sebebiyle her ne isim altında olursa olsun herhangi bir teminat, kefalet yada depozito istenemez" şeklinde değişikliğin yapılması sonucu, sözleşmenin ilk halinin tüzel kişileri kapsamadığına ilişkin Dairemizce kararlar verilmiş ise de, anılan kararlar maddi hataya müstenit olup,

yabancılık muafiyetine ilişkin 1954 tarihli sözleşmenin 17. maddesinin uygulanmasında gerçek ya da tüzel kişi ayrımı bulunmamaktadır." şeklindeki karar ile aksi yöndeki eski kararların yerinde olmadığı belirtilerek tereddüt giderilmiştir. Tüm bu açıklamalara göre, davalı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/12/2022 tarih ve 2020/286 E., 2022/221 K. sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL harcın davalıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,

3-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.

08/10/2025

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2023/497, K. 2025/1262, 8 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/497
Karar No
2025/1262
Tarih
8 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/497 K.2025/712
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2023/499 K.2025/1481
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/499 K.2025/785
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/499 K.2025/780
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/500 K.2025/1636
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/501 K.2025/667

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.