KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1220 Esas
- Karar no
- 2024/1629
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 06.06.2024 ara karar
- Numarası
- 2024/396 E.
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)
- İstinaf karar tarihi
- 10/10/2024
Karar Metni
832 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
Tarafların İddia ve Savunmaları: İhtiyati tedbir talep eden vekili ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. dosyasına yatırılan bedele, dava sonuna kadar alıcısına ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece 02/05/2024 tarihli ara karar ile. "Tedbir talebinin kabulü ile %15 teminat mukabilinde İİK'nin 72/3 maddesi uyarınca icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesi şeklinde ihtiyati tedbir uygulanmasına, teminatın yatırılması halinde icra dairesine ara kararın tebliğine," karar verilmiştir.
Davalı vekili sunmuş olduğu 02/05/2024 tarihli tedbire itiraz dilekçesinde özetle; istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiş bir hüküm olduğunu, kesin hüküm itirazı ile karşılaşışacak bir davadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi müvekkilini zarara uğratacağını, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına i karar verilmesini ve haksız talebin reddine, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece 06/06/2024 tarihli ara karar ile.
"İhtiyati tedbire karşı yapılan itirazın reddine," karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davalı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hak ve nezafete kuralları ile hukuka aykırı olduğunu, geçen 10 yıllık hukuki süreçte menfaat dengesinin davalı alacaklı lehine değiştiğini, 2014 yılında başlatılan icra takibi olduğunu, davacı tarafça menfi tespit davası açıldığını ve davada verilen ret kararının kesinleşmesi beklendiğini, davacı tarafından daha önceden hile-korkutma, okuma yazma bilmeme gibi aynı sebeplere dayalı menfi tespit davası açıldığını, kararın reddedildiğini,
istinaf ve temyiz incelemelerinden geçerek kesinleştiğini, istinaf ve temyiz aşamalarından geçerek kesinleşmiş bir hüküm olduğunu, kesin hüküm itirazı ile karşılaşılacak bir davadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesinin müvekkilini zarara uğrattığını, itirazlarının reddinin hukuka aykırı olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç: HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede. Dava İİK 72/1 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir.
Davacı vekili, Hile ve korkutma ile elde edilen boş kağıdın üzerinin doldurulması ile üretilen sahte belgeye dayalı takibin haksız ve mesnetsiz olduğunu , gerçekte böyle bir borç olmadığını beyanla Bakırköy ... İcra Dairesi ... E. Dosyasına konu davacının borçlu bulunmadığının tespitine, yatırılan bedele, dava sonuna kadar alıcısına ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, teminat karşılığı icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talebinin kabulüne ve bu karara davalı tarafça yapılan itirazın ise reddine karar verilmiş, davalı vekili istinaf yoluna başvurmuştur. İİK 72/3 maddesi gereği, İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez.
Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir.
Somut olayda, eldeki davanın davalı tarafından başlatılan icra takibinden sonra açıldığı , İİK 'nun 72/3 maddesi uyarınca yasal düzenlemeye uygun şekilde teminat alınarak icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yolunda ihtiyati tedbire hükmedilebileceği, ancak somut olayda davacının Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/607 esas saylı dosyası ile aynı takip nedeniyle eldeki dava ile benzer olan dolandırıldığı,
okuma yazması olmadığı senedi bilmeden imzaladığı gibi nedenlere dayalı menfi tespit davası açtığı, 2015/607 esas.2017/776 karar sayılı ve 02.11.2017 karar tarihli karar ile davanın reddine dair verilen kararın İstinaf ve Yargıtay denetiminden geçerek onanmak suretiyle 18.05.2023 tarihinde kesinleştiği , ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44.hukuk Dairesi'nin 2020/496 Esas,2021/997 Karar Sayılı ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2022/141 Esas,2023/3077 Karar Sayılı kararları) görülmektedir.
Bu durumda davacının önceki davanın kesinleşmesinden sonra takip konusu senedin iradesi sakatlanarak hile ile alındığını ileri sürdüğü dikkate alındığında dava konusu senedin alınması ve davacının borçlanma iradesinin bulunup bulunmadığına ilişkin iddiaya ilişkin bu aşamada tedbir uygulanması bakımından yaklaşık ispat koşulunun mevcut olmadığı, tedbir amaçlarına, usul ve yasaya, hak ve yarar dengesine göre, mahkemece tedbire hükmedilmesinde ve bu karar karşı itirazın reddine dair verilen kararların dosya kapsamına ve hukuka uygun olmadığı, davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Davalı vekilinin İstinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, tedbire itirazın kabulüne tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1220, K. 2024/1629, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama