KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Dosya no
- 2024/1305
- Karar no
- 2024/1794
- İncelenen ara kararın mahkemesi
- Bakırköy 1. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/08//2024 (Tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2024/153 E. -
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 05/11/2024
Karar Metni
1.720 kelime·9 dk okuma·7 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA DİLEKÇESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı adına tescilli ..., ..., ... ve ... tescil markaların müvekkil adına devrine, kabul edilmediği takdirde markaların hükümsüzlüğüne ve iptaline ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03/07/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararınca. Davanın niteliği ve mevcut delil durumuna göre davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren 100.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı KABULÜ ile, -Davalı adına tescilli ise ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve lisans verilmesinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin 06/08/2024 tarihli ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen kararınca;"Somut uyuşmazlık bakımından mahkememizce verilen tedbir kararının davalının markaların kullanım hakkını kısıtlamadığı, devrin önlenmesine yönelik tedbirin davalının ticari faaliyetlerini engeller mahiyette olmadığı, bu itibarla belirlenen teminatın tedbirin kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşıldığından teminatın miktarına yapılan itirazın reddi" şeklindeki gerekçeleri ile.
1-Davalı vekilinin mahkememizce verilmiş ihtiyati tedbir kararına ve teminat miktarına yapmış olduğu itirazların ayrı ayrı REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle. Davacı tarafından, davalı müvekkil şirket adına Türk Marka Ve Patent Kurumu nezdinde ... sayı ve tescilli ("...") ... sayı ve tescilli ("...") ... sayı ve tescilli ("...") ve...sayı ve tescilli ("...") markalarının öncelikle davacı şirkete devrine;
devir taleplerinin kabul görmemesi halinde markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talepli olarak ikame edildiğini, Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/153 Esas sayılı dosyası ile görüldüğünü, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir şartı olarak kabul edildiğini, mahkeme,
ihtiyatî tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından işbu hususların varlığını ispata yarar herhangi bir delil ibraz etmediğini,, Bakırköy 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/153 Esas sayılı dosya ile görülmekte olan davada ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacı taraf bakımından hakkın elde edilmesini önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği bir durum söz konusu olmadığını, ihtiyati tedbir talebini hiçbir somut gerekçeye büründürmediğini,
Yani HMK 389 ve 390.
Maddeleri içeriğinde, hangi koşullar altında uygulanabileceği yazılı olan ihtiyati tedbir koşullarının, davacı tarafından yerine getirilmediğini, Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 06/08/2024 tarihli ara kararı ile tesis etmiş olduğunu, ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen karar istinaf yasa yoluna konu edilmiş olup istinaf incelemesi neticesinde işbu usule ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep ettiğini, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli olan yaklaşık ispat şartı gerçekleşmediğini,
Bakırköy 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi'nin 03/07/2024 tarihli tedbir kararında ve 06/08/2024 tarihinde vermiş olduğu ihtiyati tedbir kararına itirazın reddi kararında da görüldüğünü, mahkemece yaklaşık ispat şartı üzerinde hiç durulmadığını, mahkeme işbu hususta herhangi bir değerlendirmede bulunmadığını, dosyası incelendiğinde davacı şirketin dosyaya herhangi bir teminat yatırmadığını mahkemece de bu hususta karar oluşturulmadığını, davacının dava şartlarını ikmal etmediğini Bakırköy 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından tesis edilen tedbir kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kaldırılması gerektiğini,
dava konusu edilen davalı müvekkil şirket adına Türk Marka Ve Patent Kurumu nezdinde ... sayı ve tescilli ("..."), ... sayı ve tescilli ("...") ,... sayı ve tescilli "...") ve ... sayı ve tescilli ("...") markalarının üçüncü kişilere devri ve temlikinin veya üçüncü kişilere lisans verilmesinin önlenmesi için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş ve mahkemece işbu talep 100.000,00-TL teminat karşılığında kabul ettiğini, Davalı müvekkil şirketin Türk Marka ve Patent Kurumunda kendi adına tescilli markaları ile 11, 18, 20, 21, 22,
28 ve 35. nice sınıflarında 500'den fazla farklı ürün seçenekleri ile ürünler üretmekte ve Türkiye pazarında sattığını, Örnekleme yapacak olursak davalı müvekkil şirket.
"Hamak, Çadır, Güneş örtüsü, Dağ çadırı, Kamp çadır seti, Çadır ve şemsiye kazığı, Çadır ipi, Otomatik çadır, Plaj çadırı, Matara, Termos contası, Çelik kahve termosu, Termos bardaklığı Kapaksız termos, Mug, Yemek termosu, Katlanır Kamp masası, Katlanır Kamp sandalyesi, Kamp matı, Otomatik şişen kamp matı, Sırt çantası, Seyahat çantası, Kompresörlü buzdolabı, Baharatlık seti, Termos camı, Pizza çantası buzluk, Taşıma çantası, Otobuzdolabı kontrol paneli, Cibinlik, Uyku Tulumu vb. ürünler" başta olmak üzere bilhassa adı ile müsemma outdoor alanında yüzlerce farklı ürün yelpazesi ile ticari faaliyetine devam ettiğini,
ihtiyati tedbir kararında belirtilen teminat miktarının çok düşük kaldığını, teminat bedelinin de istinaf merci tarafından değerlendirilmesini talep ettiklerini, Mahkemenin 03/07/2024 tarihli tedbir kararında, müvekkil markası üzerine ihtiyati davacıdan 100.000,00-TL teminat karşılığında tedbir kararı verildiğini, İhtiyati tedbir konulmak üzere davacıdan talep 100.000,00-TL edilen teminat bedeli, davanın konusu karşısında cüz'i kaldığını, müvekkile ait markaların devrinin önlenmesi 100.000,00-TL teminat bedeli karşılığından mümkün kılınması taraflar arası menfaat dengesini ihlal ettiğini, mahkeme,
tarafların ekonomik durumlarını ve davalı müvekkilin haklarını gözeterek daha yüksek teminat bedeli belirlemesi gerektiğini, davacının yabancı olması sebebi ile dava açarken MÖHUK 48. Madde hükümlerine göre teminat yatırılmadığını dava şartı olduğunu, müvekkil şirketin Türk Marka Ve Patent Kurumu nezdinde tescilli tüm markalarına; nice sınıflarına bakılmaksızın ihtiyati tedbir kararı konulması hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf başvurusunun kabulü ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle davalı, müvekkilin hak sahibi olduğu Igloo markalarını haksız bir şekilde kendi adına tescil ettirerek müvekkilin markasını gasp ettiğini, kelime unsuru olarak hiçbir farklılık barındırmayan dava konusu markalar, ayrıca görsel olarak Igloo markasının kendine özgü yazı tipinin, özellikle karakteristik “G” harfinin birebir taklit edildiğini ve müvekkil markaları ile dava konusu markaların ilk bakışta dahi görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayniyet taşıdığı açık ve net bir şekilde anlaşıldığını,
markalar arasındaki benzerliği ortaya koyan dava konusu markalar ile müvekkilin hak sahibi markasının karşılaştırılması gerektiğini, müvekkil markasının stilizasyonunu birebir taklit edildiğini, davalının müvekkil eski distribütörü olması ve marka stilizasyonunun taklit edildiğini ve, dava konusu markaların davalı şirket tarafından kötü niyetle tescil edilmiş olduğunu ortaya koyduğunu, 2 Ağustos 2024 tarihli dilekçesinde sunulan, Türkiye ile Abd arasındaki 28 Ekim 1931 tarihli İkamet Sözleşmesi’nin 1. maddesi uyarınca mütekabiliyet ilkesi gereği,
ülkemizde Abd vatandaşları ya da Abd’de mukim şirketler tarafından ikame edilen davalarda teminat alınmadığını, ihtiyati tedbir kararının uygulanması için belirlenen 100.000,00 TL tutarındaki teminat tutarına karşı davalının ileri sürdüğü iddialara katılmadıklarını, hükümsüzlük talebiyle açılan davalarda Fikri ve Sınai Haklar Mahkemeleri tarafından teminatsız olarak dahi dava konusu markanın devrinin önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilebildiğini, davalı şirketin müvekkilin markalarını kötü niyetli bir şekilde gasp etmiş olduğunu, mahkeme tarafından karar verilen teminat miktarının yeterli olduğunu,
davalı şirketin gerek ihtiyati tedbir şartlarını sağlanmadığı gerekse teminat miktarının yetersiz olduğuna yönelik iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu markaların tescilli olduğu bütün mal ve hizmetleri kapsayacak şekilde, talepleri doğrultusunda, müvekkile devredilmesi gerektiğini, yerel mahkeme tarafından verilen 03.07.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalının ihtiyati tedbir kararına karşı istinaf taleplerinin usulden ve esastan reddine, karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP
Davacı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.
GEREKÇE
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Mahkemece 03/07/2024 tarihli ara kararı ile, Davanın niteliği ve mevcut delil durumuna göre davacının ihtiyati tedbir talebinin takdiren 100.000,00 TL nakdi veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu teminat karşılığı KABULÜ ile, -Davalı adına tescilli ise ..., ..., ... ve ... tescil numaralı markaların üçüncü kişilere devrinin önlenmesi ve lisans verilmesinin önlenmesi açısından TPMK sicil kaydına tedbir konulmasına karar verildiği ve ihtiyati tedbire itiraz üzerine istinafa konu 06/08/2024 tarihli ara kararı ile ;ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 159. maddesine göre, " Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." 159/3. maddesinde ise ihtiyati tedbirlerle ilgili bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
Bilindiği üzere SMK'daki ihtiyati tedbire ilişkin bu özel düzenleme gereği verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, yaklaşık ispat koşulu mevcut ise dava sonucunda elde edilecek menfaatin sonucunu doğuracak şekilde tedbire hükmedilebileceği açıktır.
HMK’nın 389/1. maddesindeki düzenlemeye göre, tedbir kararına hükmedilebilmesi için; şartlara uygun tedbir kararı verilmemesi halinde mevcut durumda olabilecek değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin zor hatta imkansız hale gelmesine yönelik kuvvetli endişenin bulunması gerektiği, ayrıca HMK’nın 390/3. maddesinde, "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yer aldığı, düzenleme gereği, ihtiyati tedbir kararının verilmesi için tam bir ispat aranmadığı,
talebin yeterliliği hususunda mahkemeye kanaat verecek delilerin varlığının yeterli olduğu anlaşılmaktadır.Somut olayda davacı tarafından dava dilekçesi ile Davalı’ya ait markaların hükümsüzlüğünün talep ve dava ettiği mahkemece 100.000,00 TL teminat karşılığında davalı adına tescilli markaların TPMK sicil kaydına üçüncü kişilere devrinin önlenmesi açısından ihtiyati tedbir kararı verildiği usul ekonomisi taraf teşkilinin sağlanması açısından verilen ihtiyati tedbir kararı dosya kapsamına uygundur.
Mahkemece takdir edilen teminatta verilen ihtiyati tedbirin içeriği gözetildiğinde dosya kapsamına uygun ve yeterli olduğu anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
05/11/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1305, K. 2024/1794, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama