İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAFMAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi E.2024/1691 K.2024/2099

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

Esas2024/1691Karar2024/2099Tarih19 Aralık 2024Okuma9 dk · 1.829 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
19 Aralık 2024
Dosya no
2024/1691
Karar no
2024/2099
İncelenen arakararın mahkemesi
Bakırköy 2. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Tarihi
10.09.2024
Numarası
2024/127 E. -
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
İstinaf karar tarihi
19/12/2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.829 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına kayıtlı olduğu bildirilen ... tescil nolu markanın tescil belgelerinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, dava konusu davalının ...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... numaralı markasından kaynaklanan hakları dava süresinde müvekkile karşı kullanmasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

CEVAP DİLEKÇESİ

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil Şirket 13.05.2022 tarihli ... tescil numaralı 35. ve 43. sınıflarda tescilli "..." markasının gerçek ve tescilli hak sahibi olduğunu, davanın konusu önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği nedeniyle markanın hükümsüzlüğü olduğundan ispat yükü davacıda olduğunu, davacı taraf müvekkil Şirketin başvuru tarihi olan 13.05.2022 tarihinden önce markayı kullandığını ispat etmek için TPMK nezdinde yapmış oldukları başvuruya değinmişlerse de kayıtlara bakıldığında başvurunun 19.01.2023 tarihinde yani müvekkil Şirketin başvuru tarihinden daha sonra yapıldığını,

davacı taraf gerçek hak sahipliği iddiasını delillendirmek için ayrıca sosyal medya hesaplarını delil olarak gösterdiğini, bilirkişi Raporunda da "Ancak verilen bilgiler doğrultusunda dosya münderecatından davalı yanın kötü niyetli olduğunun anlaşılamadığı" belirtilmiş olup davacının beyanlarına itibar edilemeyeceğini, davacı, müvekkil Şirketin "...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... tescil numaralı markasının devir ve temlikin önlenmesi için TPMK sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını ve markadan kaynaklanan haklarını dava süresince davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu,

10.06.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini, talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesi 10/09/2024 tarihli ara kararı ile.

"Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava konusu deliller, TPMK kayıtları, alınan rapor ve ek rapor içeriğine göre bu aşamada yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin dava konusu ...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ...numaralı markadan kaynaklanan hakları dava süresinde davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine" şeklindeki gerekçeleri ile;Davacı vekilinin ...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... numaralı markadan kaynaklanan hakları dava süresinde davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,

şeklinde hüküm kurulmuştur.

Davalı vekilinin 26/10/2024 tarihli ihtiyati tedbire itiraz dilekçesi ile; müvekkil şirketin 13.05.2022 tarihli ... tescil numaralı 35. ve 43. sınıflarda tescilli "..." markasının gerçek ve tescilli hak sahibi olduğunu, davacının ise müvekkil şirket adına tescilli markayı izinsiz ve lisanssız olarak kullanma teşebbüslerinde bulunduğunu, bu eylemlerini delillendirecek şekilde dava dilekçesinde beyan ve belgeler sunulduğunu, davanın konusu önceki kullanıma dayalı gerçek hak sahipliği nedeniyle markanın hükümsüzlüğü olduğunu,

davacı tarafın müvekkil şirketin başvuru tarihi olan 13.05.2022 tarihinden önce markayı kullandığını ispat etmek için TPMK nezdinde yapmış oldukları başvuruya değinmiş ise de kayıtlara bakıldığında başvurunun 19.01.2023 tarihinde yani müvekkil şirketin başvuru tarihinden daha sonra yapıldığı görüldüğünü, davacı taraf gerçek hak sahipliği iddiasını delillendirmek için ayrıca sosyal medya hesaplarını delil olarak gösterdiğini, müvekkil şirketin marka hakkına tecavüz niteliğinde olduğunu ve bu hususta hukuki ve cezai yollara başvurma, karşı dava açmak haklarının saklı tutulduğunu,

müvekkil şirketin tescil başvuru tarihi öncesinde kullanıldığı iddiasını desteklendiğini, bir an için bu iddialar kabul edilecek olsa dahi sosyal medya üzerinden paylaşım yapma etkinliğinin 35. ve 43. kodlar kapsamında bir markasal kullanım olarak değerlendirilemeyeceğini, Bilirkişi Kök Raporunda da;"(...)gerçek hak sahibi markayı, üçüncü kişinin başvurusu veya varsa rüçhan tarihinden önce kullanmaya başlamış olmalıdır.

Kullanımın Türkiye'de gerçekleşmesinin gerekip gerekmediği Yargıtay kararlarına konu olmuştur.

Yargıtay, kararlarında, ülkesellik ilkesine atıfta bulunmakta ve marka üzerinde gerçek hak sahipliği iddiasında bulunulabilmesi için o markanın Türkiye'de kullanılmasını aramaktadır.(...)" "eskiye dönük kullanıma ilişkin veriler ve heyetimizce yapılmış olan incelemlerde tespit edilen veriler ile (ilgili kullanımlar 43. sınıfta “yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri” ile bağlantılı görülebilecek ise de ilgili hizmet ile birebir mahiyette de olmadığından) davacı yanın davaya mesnet markasal kullanımlarını davalı yan adına tescilli başvurunun başvuru konusu edildiği tarihten önce ülkemize sirayet edecek biçimde “kullanım ile maruf hale

getirdiği” tespit olunamadığından dava konusu markanın SMK 6/3 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğunun değerlendirilemeyeceği kanaati heyetimizde hâkimdir" denildiğini, davacının iddialarının gerçek hak sahipliği yönünde değerlendirilemeyeceği yönünde görüş bildirildiğini, davacı dava dilekçesinde de kök rapora itiraz dilekçesinde de, müvekkillerinin 2022 yılında Ramazan ayında Birleşik Arap Emirlikleri Şeyhinin Oğlu ...’ın özel davetlisi olarak Birleşik Arap Emirlikleri Başkanlık Sarayına yemek yapmak üzere çağrıldığını,

müvekkillerinin buradaki chef hizmetleri sebebi ile müvekkillerine Birleşik Arap Emirlikleri’ne her zaman girip çıkması için Altın İkamet Kartı dahi verildiğini tekraren belirtmişse de bu iddiaları dahi müvekkil Şirketin tescilli markasını ülkesel olarak kullanmadığını, ve işbu dava ile davacının aşçılık alanındaki başarıları arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı tarafından ayrıca müvekkil şirketin kötü niyetli olarak tescil başvurusunda bulunduğunu ileri sürmüş olsa da bu iddia soyut beyanlardan ibaret olup herhangi bir delil de sunulamadığını,

davacı dava dilekçesi ile müvekkil Şirketin "....” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... tescil numaralı markasının devir ve temlikin önlenmesi için TPMK sicil kaydına ihtiyati tedbir konulmasını ve markadan kaynaklanan haklarını dava süresince davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, 10.06.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesinin 20/11/2024 tarihli kararıyla "Geçici hukuki korumaların bir türü olan ihtiyati tedbirin şartlarını düzenleyen 6100 sayılı HMK'nın 389.

Maddesi ile, ihtiyati tedbir kararı, bir hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında uygulanacak geçici bir hukuki koruma olup, taraf vekillerince dosyaya sunulan deliller ve tüm dosya kapsamı topluca değerlendirildiğinde, dava, davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı markanın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkin olup,

söz konusu hükümsüzlüğü talep edilen markanın davanın devamı sırasında üçüncü kişilere devredilmesi durumunda, taraf teşkili sağlanması hususunda zorluk ve verilecek kararın infazında sıkıntı yaşanmaması, bu cümleden olmak üzere, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşmaması amacıyla verildiği, yerleşmiş istinaf uygulamalarının da (İst. BAM 16. HD., 17/11/2020 tarih, 2020/1877-2020/1919. İstanbul BAM.

16. HD. 07/12/2018 tarih, 2018/3590Esas, 2018/2636 Karar) aynı mahiyette olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin mahkememizce verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin itirazın reddine"gerekçeleri ile;1-Davalı vekilinin mahkememizce verilmiş 10/06/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapmış olduğu itirazın REDDİNE, şeklinde hüküm kurulmuştur.

İSTİNAF

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil “...” markası ile yiyecek içecek, restoran ve turizm işletmeciliği sektöründe faaliyet gösterdiğini, ayrıca Türkiye' den, sosyal medya hesapları üzerinden yayın yaptığını, müvekkilinin 2021 yılından beri Türkiye’ de ....

Şti. ile birlikte yiyecek içecek, restoran ve turizm işletmeciliği alanında ticari faaliyet gösterdiğini, İstanbul adresinde restoran işletmesi olduğunu, başta Türkiye’ ye gelen Arap kökenli turistler olmak üzere, Orta Doğu mutfağını merak eden yerli ve yabancı bir çok turistin uğrak noktası olan bir yer haline geldiğini, davalı ...

Şirketi'nin de kurucularının Suriye kökenli olan kişiler olduğunu ve bu hali ile davalının tacir olması, basiretli davranma ve kontrol mükellefiyeti, aynı sektörde faaliyet göstermesi yanı sıra davalı şirket kurucularının da Suriye kökenli olması sebebi ile müvekkilden ve “...” markasından haberdar olmamasının mümkün olmadığını, müvekkilin henüz “...” markasının tescilin almadığı bir dönemde davalı "...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... numaralı marka tescilini aldığını, bilirkişi raporunda;

müvekkilin 2020 yılından beri “...” ibaresini kullanarak sosyal medya mecralarından yiyecek içecek sektörü dahilinde yayın yaptığı ve çok ciddi bir takipçi ve izlenme sayısına sahip olduğunu, yine müvekkilin 2021 yılından beri kendisine ait internet sitesi üzerinden “...” ticari faaliyet gösterdiği tespit edildiğini, buna karşılık sosyal yayınların Türkiye' yi de kapsayacak şekilde global olarak yapılması, yayın içeriklerinin Türkçe olmaması sebebi ile sanki bu yayınların Türkiye' de yapılmadığı gibi bir sonuca varıldığını, bilirkişi incelemesinde müvekkilin restorant işletmesi bulunduğu,

yani faaliyetlerinin sadece yemek tarif etmekten ibaret olmadığı hususunun da gözden kaçırıldığını, hükme esas alınan ek rapor dosya kapsamı deliller incelenmeden hazırlandığını, kök rapora olan itirazların giderilmediğini, mahkemece kök rapora itiraz dilekçesinde belirtilen deliller toplanmadan ek rapor aldırıldığını, müvekkilinin 17.04.2015 tarihinde Türkiye ye girdiğini ve o tarihten bu yana Türkiye'de yaşadığını, müvekkilin Türkiyede gerçekleştirdiği Youtube, Instagram gibi sosyal medya hesaplarından yapmış olduğu yayınlardan elde etmiş olduğu gelir ile ilgili vergi incelemesi başlatıldığını,

bu hususun dahi müvekkilinin ... isimli markasının ülkemizde aktif olarak kullandığını ve Türkiye'de ticari faaliyette bulunduğunu gösterdiğini, müvekkilin “...” restorant işletmesinin ne zamandan beri faaliyette bulunduğu hususunun vergi kayıtları ile de sabit olduğunu, müvekkilin 2020 yılından beri Türkiye' de yaşadığının Bakanlık kayıtları ile sabit olduğunu müvekkilinin yaptığı yayınların tamamının kaynağının Türkiye olduğu,... adresi ve çeşitli teknik kayıtlarla da sabit olduğunu, konusunda uzman bilirkişinin de bildiği üzere, İnternet üzerinden yapılan yayınların hangi tarihte yapıldığı webarchive.org üzerinden tespit edilebildiğini,

İhtiyati tedbir taleplerini reddine dair usul ve yasaya aykırı 10.09.2024 tarihli karara karşı istinaf taleplerini kabulüne ve kararın kaldırılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.

İSTİNAFA CEVAP

Davalı vekili istinafa cevap dilekçesi sunmamıştır.

GEREKÇE

İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu davalı adına ...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ... tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü davasıdır.İstinaf incelemesine konu karar 10/09/2024 tarihli ihtiyati tedbirin reddine ilişkin karar olup,

bu karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış bilirkişi heyetine ait 25/06/2024 tarihli raporda özetle;"sosyal medya paylaşımları her ne kadar fazlaca takipçi ve izlenme sayılarına erişmiş ise de, davacı yanın ilgili faaliyetlerinin ülkemiz dışında gerçekleştirildiği, yine ilgili faaliyetlerin yemek yapma videolarının paylaşımından ibaret olduğu, bu eksende davalı yana ait markanın tescilli olduğu hizmetler bakımından ülkemiz sathında davacı yanın davalı yana karşı gerçek hak sahibi olduğunun anlaşılamadığı,

davalı yanın dava konusu markasının SMK 6/3 hükmü gereği hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, ancak süreç bakımından taraf delil ve beyanlarının toplanması ile kati kanaate erişilebileceği, davalı yanın marka başvurularında kötüniyetli olduğunun dosya münderecatından anlaşılamadığı, ancak davacı yanın ülkemizin dışında gerçekleştirdiği faaliyetler ile ciddi sayıda takipçi ve izlenme sayılarına ulaştığı hususları göz önünde bulundurulduğunda konu hakkında nihai takdirin Mahkemeye ait olduğu"belirtilmiştir.

09/09/2024 tarihli ek bilirkişi heyet raporunda özetle. "Kök raporda arz edilen görüş ve kanaatlerin devam ettiği yönündeki görüş ve kanaatlerini bildirdiklerini" belirtilmiştir.Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, dava konusunun markanın hükümsüzlüğü davası olduğu TPMK kayıtları,

alınan rapor ve ek rapor içeriğine göre bu aşamada yaklaşık ispat koşulları oluşmadığından dava konusu davalı adına tescilli ...” ibareli 13.05.2022 başvuru tarihli ...numaralı markadan kaynaklanan haklarının dava süresince davacıya karşı kullanmasının tedbiren durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir verilemeyeceğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar dosya kapsamına uygundur.Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine,

dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 10.09.2024 tarih ve 2024/127 E. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL istinaf karar harcı davacı tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,

5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 610Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, E. 2024/1691, K. 2024/2099, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap Dilekçesi
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf
  7. İstinafa Cevap
  8. Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1691
Karar No
2024/2099
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2024/1691 K.2024/2160
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1692 K.2024/2102
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1694 K.2024/1856
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2024/1694 K.2024/1806
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1695 K.2024/2216
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2024/1695 K.2024/1950

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.